- İstatistikte sabit
- #1
PAYBACK #94
31 Ocak Cumartesi, 20:00 - C
bp pulse LIVE
Birmingham, England, United Kingdom
PAYBACK #94'Ü TAKİP ETMEK İÇİN 3 NEDEN!
1- Açılış: Yeni World Heavyweight şampiyonu John Cena, açılışı yapacak!
2- "PGW World Television Champion" Matt Cardona, ailesiyle birlikte Major Vlog çekiyor olacak!
3- Ana Olay: "There is no fuckin' mercy!"
Last Week
The Twenty-Fifth of January— After Money in the Bank 2026
The Twenty-Fifth of January— After Money in the Bank 2026
Alleigant Stadium
Paradise, Nevada
(...)
Bu şirket, 'Prestige' adını hak etmiyor!
Paradise, Nevada
(...)
Bu şirket, 'Prestige' adını hak etmiyor!
Bu şirket sikilmeye mahkum!
Bu şirkette çok çalışmanın anlamı yok!
Bu şirkette verdiğin emeğin anlamı yok!
Hemen koyun sürüsü peşine takılıyor— koyun sürüsündeki tek insan benim, hepsi aynı beyaz-salak hayvan!
Ben Prestige Grand Wrestling'de aklı başında bir adam görmedim— deli zırvası her şey!
Bray Wyatt sonsuza kadar şampiyonunuz olup sizi sikmeye devam edebilir!
Bu kadar tembel bir konsept, ancak böyle GARABET yerden çıkardı!
THAT'S ENOUGH
diye bağırıyor The Rock! Evet, an itibarıyla The Rock'ın ofisindeyiz, reklamlardan sonra şovun başlamasının akabinde ilk olarak kendisi ekrana geliyor— pyro gösterisi hâlâ gerçekleştirilmiş değil! Şovu ekranları başından seyreden izleyiciler bu görüntüyü tam ekran olarak karşılarında bulurken, arena içerisinden takip eden seyirciler ise Titantron'da-dev ekranda bu görüntüleri buluyorlar. Rock, ofisinde masanın üzerinde oturuyordu ve bu görüntüleri seyrediyordu. Geçen hafta, şov sonrasında gerçekleştirilen Exclusive Interviews bölümünde gerçekleştirilen bu röportajı seyrediyordu. Karşısına çıkan bu manzara karşısında kendisi son derece öfkeli görünüyor. Öfkesini bastırmaya, kendisini kontrol etmeye çalışıyor- bu, gözlemci gözüyle bakıldığında rahatlıkla gözle seçilebilir bir vaziyette. Kafasını kaldırıyor ve odasının içerisine konulmuş olan kameraya doğru bakışlarını dikiyor, konuşmaya-anlatmaya başlıyor.
The Rock: Sevgili Prestige Grand Wrestling izleyenleri! (Bir süre sessiz kaldıktan sonra devam ediyor) Evet; dünya değişiyor ve bu da güreş dünyasındaki tüketim yönünü değiştiriyor— ama bazı şeyler vardır, durumunu ve varlığını her zaman koruyan. Saygı bunların en başında geliyor. Yağmurdan dolayı ıslanmamak için altında sığındığımız bu logo, düzenli olarak güreş etkinlikleri düzenleyen bir promosyondan çok daha fazlasını simgeliyor. Bu sonu olmayan bir imparatorluktur ve bu imparatorluğun tepesinde, her şeyi seyreden bir Final Boss vardır. Şov sonrasında yayınladığımız Exclusive Interviews sırasında yaşanan bu olay, sosyal medya üzerinde fazlasıyla döndü ve Rock'ın bunun karşısında bir aksiyon almaması imkansızdı. Rock burada oturup, bir adamın çıkıp markasının ismini kirletmesini, bu şirkete 'garabet' demesini ve Prestige Grand Wrestling'in geleceğine 'sikilmeye mahkum' yakıştırması yapmasını öylece izlemez! Eleştiri bir şeydir ancak logoya, ringe ve bu organizasyona doğrudan hakaret etmek bambaşka bir şeydir. Sen bu şirketin sana sunduğu platformu, bu şirketi aşağılamak için kullanamazsın. Burası sahipsiz bir tarla değil Kazuchika- bu logoya yapılan her hakaret, doğrudan Final Boss’a yapılmıştır. (Boğazını temizliyor) Bu yüzden; bizzat benim kararımla, Kazuchika Okada şu andan itibaren süresiz olarak uzaklaştırılmıştır!
The Rock: Sevgili Prestige Grand Wrestling izleyenleri! (Bir süre sessiz kaldıktan sonra devam ediyor) Evet; dünya değişiyor ve bu da güreş dünyasındaki tüketim yönünü değiştiriyor— ama bazı şeyler vardır, durumunu ve varlığını her zaman koruyan. Saygı bunların en başında geliyor. Yağmurdan dolayı ıslanmamak için altında sığındığımız bu logo, düzenli olarak güreş etkinlikleri düzenleyen bir promosyondan çok daha fazlasını simgeliyor. Bu sonu olmayan bir imparatorluktur ve bu imparatorluğun tepesinde, her şeyi seyreden bir Final Boss vardır. Şov sonrasında yayınladığımız Exclusive Interviews sırasında yaşanan bu olay, sosyal medya üzerinde fazlasıyla döndü ve Rock'ın bunun karşısında bir aksiyon almaması imkansızdı. Rock burada oturup, bir adamın çıkıp markasının ismini kirletmesini, bu şirkete 'garabet' demesini ve Prestige Grand Wrestling'in geleceğine 'sikilmeye mahkum' yakıştırması yapmasını öylece izlemez! Eleştiri bir şeydir ancak logoya, ringe ve bu organizasyona doğrudan hakaret etmek bambaşka bir şeydir. Sen bu şirketin sana sunduğu platformu, bu şirketi aşağılamak için kullanamazsın. Burası sahipsiz bir tarla değil Kazuchika- bu logoya yapılan her hakaret, doğrudan Final Boss’a yapılmıştır. (Boğazını temizliyor) Bu yüzden; bizzat benim kararımla, Kazuchika Okada şu andan itibaren süresiz olarak uzaklaştırılmıştır!
Rock, bu sözleri sarf ettikten sonra dakikalar önce çalışma masasının üzerine bıraktığı tableti tutuyor, duraklatmış olduğu görüntüye göz ucuyla bakıyor- tekrardan oynatmadan. Sonrasında bakışlarının yönünü, tekrardan kendisini çekmekte olan kameraya doğru çeviriyor ve konuşmasına kaldığı noktadan devam ediyor.
The Rock: Aldığım bu kararın sonrasında, hayal kırıklığı yaşayan Prestige Grand Wrestling hayranları için üzgünüm. Ancak karşınızda duran adamın sadece sert bir el olmadığını, aynı zamanda adil bir patron olduğunu unutmayın; her hatanın bir bedeli olduğu gibi, her adamın da bir kefaret şansı olmalıdır. Bu yüzden Kazuchika'ya bir çıkış yolu da sunuyor olacağım: Önümüzdeki hafta gerçekleştiriyor olacağımız PAYBACK #95 şovunda, Manchester'da, Final Boss ve 'Rainmaker' o masada karşı karşıya oturacak. Kazuchika, o masaya geldiğinde önünde iki seçenek olacak: Eğer The Rock'ın gözlerinin içine bakarak, bu şirketten ve kırdığı tüm o insanlardan samimiyetle özür dilerse; işte o zaman bu süresiz uzaklaştırma kararını yeniden değerlendirebilir, belki de bu cezayı tamamen kaldırabilirim. Ama o masaya gelip hala o kibirli 'koyun sürüsü' masallarını anlatmaya niyetlenirse... İşte o zaman The Rock, ona dilini uzattığı imparatorluğun gerçek sahibinin kim olduğunu çok daha sert bir yolla hatırlatır! (Bir süre sessiz kaldıktan sonra devam ediyor) Seçim senin Kazuchika. Haftaya PAYBACK'te özrünü dileyeceksin ya da bu şirketteki defterini süresiz bir şekilde kapanacak- kararını ver... (Sesi iyice sertleşiyor) Evet, bu devasa gösteri, bu devasa şov artık başlayabilir— pyroları patlatın, konuşma burada bitmiştir.
Rock'ın sözlerini tamamlaması ve görüntülerin sona erdirilmesine yönelik talimatının sonrasında, kamera farklı bir yöne doğru çevriliyor. Birmingham'da, bp pulse LIVE geniş açılarla gösteriliyor- seyirciler inanılmaz bir yoğunlukla bu arenayı doldurmuşlar ve Prestige Grand Wrestling'in sunduğu PAYBACK #94 şovunun bir an önce başlamasını bekliyorlar. Arenanın önce dışarıdan, sonra da içeriden geniş açıyla görüntülenmesinin sonrasında seyircilerin istediği yönde bir gelişme yaşanıyor—
BİR HAYLİ UZUN SÜREN REKLAMLARIN SONRASINDA, BEKLENEN AN GELİYOR- PYROLAR BÜYÜLEYİCİ BİR GÖSTERİ EŞLİĞİNDE PATLAMAYA KOYULUYOR! PYROLAR, GÖZ KAMAŞTIRICI BİR SENKRONİZASYONLA ARENAYI PAYBACK MAVİSİNE BOYAYARAK PATLAMAYA BAŞLIYOR! IŞIKLARIN DANSI EŞLİĞİNDE, PRESTIGE GRAND WRESTLING'İN EFSANELEŞEN HAFTALIK SERİSİ PAYBACK'İN 94. ŞOVU, BIRMINGHAM'DAKİ SEYİRCİLERİN KULAKLARI SAĞIR EDEN TEZAHÜRATLARIYLA RESMEN BAŞLIYOR!
Şovun başlamasının ardından kameralar ilk olarak yorumcuların masasına gidiyor. Yorumcularımız, şovu yorumluyorlar, şovda gerçekleşeceği duyurulanları değerlendiriyorlar. John'ın şovu açacağını ve dakikalar içerisinde orada olacağından söz ediyorlar. Birmingham'dan da söz ediyorlar, burası inanılmaz bir şehirmiş ve Prestige Grand Wrestling buraya çok daha önce gelmeliymiş. Bu konuşmaların sonrasında, kamera ringe dönüyor çünkü Greg Hamilton'ın ringde olduğunu görüyoruz. Elindeki mikrofonu, işareti aldıktan sonra ağız seviyesine kadar kaldırıyor ve konuşmaya başlıyor.
Greg Hamilton: Ladies and gentlemen, please welcome... The Woorld Heavyweight Champiooooon... Joooooohhhhnnn... Ceeeeenaaaaa!
Drone bütün arena boyunca geziyor! Arenada yerinde oturmayı başaran tek bir insan bile yok! Herkes bu inanılmaz an karşısında çığlık çığlığa kalıyor! Şarkının hareketli kısmı gelmiş bile değil ama inanılmaz bir heyecan mevcut! Tezahüratlar, Cheer'lar şimdiden başladı! Işıklar hafif karartılıyor ve inanılmaz bir ambiyans oluşturuluyor!
Bir süre sonra arka alandan gelen isim John Cena oluyor! Money in the Bank 2026'da inanılmaz bir şekilde World Heavyweight Championship'in sahibi olan John, tam olarak burada! Kemerini beline takmış bir şekilde geliyor ve kendisini inanılmaz bir şekilde destekleyen seyircileri gülerek-gülümseyerek izliyor! Bunca yıllık kariyerine rağmen, ilk seferiymiş gibi, heyecanlanıyor ve büyüleniyor! Nefesleri hızlanıyor, göz bebekleri büyüyor! Kamera kendisine doğru yaklaşırken, o da beline sarılı olan kemerini çözüyor.
John kendisine yaklaşan kameraya doğru selam veriyor ve asıl zamanın, kendisinin zamanının olduğunu söylüyor. Bunun sonrasında kameraman önünden çekiliyor ve John, elinde sımsıkı bir şekilde tuttuğu kemeri eşliğinde, son sürat bir şekilde ringe doğru koşmaya başlıyor! Bu koşuşturmaca sırasında arenadaki destek iyice katlanıyor! Herkes onun adını sayıklamaya başlıyor, o da saniyeler içerisinde ringe varıyor ve hiç durmadan iplerin altından kayarak ringe giriyor!
Ringe girer girmez iki eliyle kemerini tutuyor ve ringin güney tarafına doğru dönerek, kemerini havaya kaldırıyor! Onun bunu yaptığı sırada arena adeta çökecek gibi oluyor! İnanılmaz bir yoğunlukta destek mevcut! John uzun bir süre boyunca bu şekilde durduktan sonra, köşeye doğru hareketleniyor. Second-rope'a çıktıktan sonra, orada da kemerini havaya kaldırıyor! John kafasını sallayarak bu destek için teşekkür ediyor. Sonrasında oradan indiğini ve iplerin arasından kendisine uzatılan mikrofonu alıyor. Mikrofon eşliğinde ringin merkezine konumlandıktan sonra, elindeki mikrofonu ağız seviyesine kadar kaldırıyor ve konuşmaya başlıyor.
John Cena: (İngiliz aksanını taklit etmeye çalışıyor) Birmingham! (Arena adeta Cheer'larla yıkılıyor) Şu sese bakın, duyuyor musunuz— işte bu o büyük gecenin, Money in the Bank 2026'nın, koca bir okyanusu aşarak buraya kadar taşıdığı yankısı! Ve şundan çok net bir şekilde eminim ki, bu inanılmaz ambiyansın gürültüsü, Şubat ayında bizleri bekleyen Wembley Stadium'a kadar şimdiden ulaşıyordur! Londra'daki herkes birilerinin- Prestige Grand Wrestling'in burada, Birleşik Krallık'ta olduğunu anlıyordur! (Seyirciler iyice coşuyorlar) Aksanım için kusura bakmayın (Gülüyor)— hala üzerinde çalışıyorum ama bu şehirdeki tutku için çalışmama gerek yok, çünkü o tutku tam karşımda duruyor! Bakıyorum da Birmingham bu gece uyumamış! Bakıyorum da İngiltere, Yeni World Heavyweight Şampiyonu'nu karşılamak ve onu kutlamak için son derece hazır! (Alkışlanıyor) Biliyor musunuz, geçtiğimiz Pazar gecesi o merdivenin tepesine uzandığımda, Dominik Mysterio gibi isimlerin 'artık vaktin geçti John' dediği o anları düşündüm. Birçokları bu kemerin benim için artık bir hayal olduğunu, omuzlarımın bu yükü kaldıracak kadar gücün kalmadığını söyledi. Ama bu sabah aynaya baktığımda ve şimdi burada, sizin karşınızda bu kemeri havaya kaldırdığımda gördüğüm tek bir şey var- inanç. Sizler, Birleşik Krallık seyircisi olarak her zaman bu işin kalbi oldunuz. Sizin gürültünüz, sizin bu spora olan bağlılığınız bizleri her zaman daha iyisini yapmaya itti. Bugün burada, bu unvanla dururken size bir söz veriyorum; bu kemer omuzumda olduğu sürece, sadece Amerika'da değil, dünyanın her yerinde, bu altının hakkını vereceğim! Biz buradayız, Prestige Grand Wrestling burada ve World Heavyweight Şampiyonunuz tam karşınızda!
The Rock: Aldığım bu kararın sonrasında, hayal kırıklığı yaşayan Prestige Grand Wrestling hayranları için üzgünüm. Ancak karşınızda duran adamın sadece sert bir el olmadığını, aynı zamanda adil bir patron olduğunu unutmayın; her hatanın bir bedeli olduğu gibi, her adamın da bir kefaret şansı olmalıdır. Bu yüzden Kazuchika'ya bir çıkış yolu da sunuyor olacağım: Önümüzdeki hafta gerçekleştiriyor olacağımız PAYBACK #95 şovunda, Manchester'da, Final Boss ve 'Rainmaker' o masada karşı karşıya oturacak. Kazuchika, o masaya geldiğinde önünde iki seçenek olacak: Eğer The Rock'ın gözlerinin içine bakarak, bu şirketten ve kırdığı tüm o insanlardan samimiyetle özür dilerse; işte o zaman bu süresiz uzaklaştırma kararını yeniden değerlendirebilir, belki de bu cezayı tamamen kaldırabilirim. Ama o masaya gelip hala o kibirli 'koyun sürüsü' masallarını anlatmaya niyetlenirse... İşte o zaman The Rock, ona dilini uzattığı imparatorluğun gerçek sahibinin kim olduğunu çok daha sert bir yolla hatırlatır! (Bir süre sessiz kaldıktan sonra devam ediyor) Seçim senin Kazuchika. Haftaya PAYBACK'te özrünü dileyeceksin ya da bu şirketteki defterini süresiz bir şekilde kapanacak- kararını ver... (Sesi iyice sertleşiyor) Evet, bu devasa gösteri, bu devasa şov artık başlayabilir— pyroları patlatın, konuşma burada bitmiştir.
Rock'ın sözlerini tamamlaması ve görüntülerin sona erdirilmesine yönelik talimatının sonrasında, kamera farklı bir yöne doğru çevriliyor. Birmingham'da, bp pulse LIVE geniş açılarla gösteriliyor- seyirciler inanılmaz bir yoğunlukla bu arenayı doldurmuşlar ve Prestige Grand Wrestling'in sunduğu PAYBACK #94 şovunun bir an önce başlamasını bekliyorlar. Arenanın önce dışarıdan, sonra da içeriden geniş açıyla görüntülenmesinin sonrasında seyircilerin istediği yönde bir gelişme yaşanıyor—
BİR HAYLİ UZUN SÜREN REKLAMLARIN SONRASINDA, BEKLENEN AN GELİYOR- PYROLAR BÜYÜLEYİCİ BİR GÖSTERİ EŞLİĞİNDE PATLAMAYA KOYULUYOR! PYROLAR, GÖZ KAMAŞTIRICI BİR SENKRONİZASYONLA ARENAYI PAYBACK MAVİSİNE BOYAYARAK PATLAMAYA BAŞLIYOR! IŞIKLARIN DANSI EŞLİĞİNDE, PRESTIGE GRAND WRESTLING'İN EFSANELEŞEN HAFTALIK SERİSİ PAYBACK'İN 94. ŞOVU, BIRMINGHAM'DAKİ SEYİRCİLERİN KULAKLARI SAĞIR EDEN TEZAHÜRATLARIYLA RESMEN BAŞLIYOR!
Şovun başlamasının ardından kameralar ilk olarak yorumcuların masasına gidiyor. Yorumcularımız, şovu yorumluyorlar, şovda gerçekleşeceği duyurulanları değerlendiriyorlar. John'ın şovu açacağını ve dakikalar içerisinde orada olacağından söz ediyorlar. Birmingham'dan da söz ediyorlar, burası inanılmaz bir şehirmiş ve Prestige Grand Wrestling buraya çok daha önce gelmeliymiş. Bu konuşmaların sonrasında, kamera ringe dönüyor çünkü Greg Hamilton'ın ringde olduğunu görüyoruz. Elindeki mikrofonu, işareti aldıktan sonra ağız seviyesine kadar kaldırıyor ve konuşmaya başlıyor.
Greg Hamilton: Ladies and gentlemen, please welcome... The Woorld Heavyweight Champiooooon... Joooooohhhhnnn... Ceeeeenaaaaa!
Drone bütün arena boyunca geziyor! Arenada yerinde oturmayı başaran tek bir insan bile yok! Herkes bu inanılmaz an karşısında çığlık çığlığa kalıyor! Şarkının hareketli kısmı gelmiş bile değil ama inanılmaz bir heyecan mevcut! Tezahüratlar, Cheer'lar şimdiden başladı! Işıklar hafif karartılıyor ve inanılmaz bir ambiyans oluşturuluyor!
Bir süre sonra arka alandan gelen isim John Cena oluyor! Money in the Bank 2026'da inanılmaz bir şekilde World Heavyweight Championship'in sahibi olan John, tam olarak burada! Kemerini beline takmış bir şekilde geliyor ve kendisini inanılmaz bir şekilde destekleyen seyircileri gülerek-gülümseyerek izliyor! Bunca yıllık kariyerine rağmen, ilk seferiymiş gibi, heyecanlanıyor ve büyüleniyor! Nefesleri hızlanıyor, göz bebekleri büyüyor! Kamera kendisine doğru yaklaşırken, o da beline sarılı olan kemerini çözüyor.
John kendisine yaklaşan kameraya doğru selam veriyor ve asıl zamanın, kendisinin zamanının olduğunu söylüyor. Bunun sonrasında kameraman önünden çekiliyor ve John, elinde sımsıkı bir şekilde tuttuğu kemeri eşliğinde, son sürat bir şekilde ringe doğru koşmaya başlıyor! Bu koşuşturmaca sırasında arenadaki destek iyice katlanıyor! Herkes onun adını sayıklamaya başlıyor, o da saniyeler içerisinde ringe varıyor ve hiç durmadan iplerin altından kayarak ringe giriyor!
Ringe girer girmez iki eliyle kemerini tutuyor ve ringin güney tarafına doğru dönerek, kemerini havaya kaldırıyor! Onun bunu yaptığı sırada arena adeta çökecek gibi oluyor! İnanılmaz bir yoğunlukta destek mevcut! John uzun bir süre boyunca bu şekilde durduktan sonra, köşeye doğru hareketleniyor. Second-rope'a çıktıktan sonra, orada da kemerini havaya kaldırıyor! John kafasını sallayarak bu destek için teşekkür ediyor. Sonrasında oradan indiğini ve iplerin arasından kendisine uzatılan mikrofonu alıyor. Mikrofon eşliğinde ringin merkezine konumlandıktan sonra, elindeki mikrofonu ağız seviyesine kadar kaldırıyor ve konuşmaya başlıyor.
John Cena: (İngiliz aksanını taklit etmeye çalışıyor) Birmingham! (Arena adeta Cheer'larla yıkılıyor) Şu sese bakın, duyuyor musunuz— işte bu o büyük gecenin, Money in the Bank 2026'nın, koca bir okyanusu aşarak buraya kadar taşıdığı yankısı! Ve şundan çok net bir şekilde eminim ki, bu inanılmaz ambiyansın gürültüsü, Şubat ayında bizleri bekleyen Wembley Stadium'a kadar şimdiden ulaşıyordur! Londra'daki herkes birilerinin- Prestige Grand Wrestling'in burada, Birleşik Krallık'ta olduğunu anlıyordur! (Seyirciler iyice coşuyorlar) Aksanım için kusura bakmayın (Gülüyor)— hala üzerinde çalışıyorum ama bu şehirdeki tutku için çalışmama gerek yok, çünkü o tutku tam karşımda duruyor! Bakıyorum da Birmingham bu gece uyumamış! Bakıyorum da İngiltere, Yeni World Heavyweight Şampiyonu'nu karşılamak ve onu kutlamak için son derece hazır! (Alkışlanıyor) Biliyor musunuz, geçtiğimiz Pazar gecesi o merdivenin tepesine uzandığımda, Dominik Mysterio gibi isimlerin 'artık vaktin geçti John' dediği o anları düşündüm. Birçokları bu kemerin benim için artık bir hayal olduğunu, omuzlarımın bu yükü kaldıracak kadar gücün kalmadığını söyledi. Ama bu sabah aynaya baktığımda ve şimdi burada, sizin karşınızda bu kemeri havaya kaldırdığımda gördüğüm tek bir şey var- inanç. Sizler, Birleşik Krallık seyircisi olarak her zaman bu işin kalbi oldunuz. Sizin gürültünüz, sizin bu spora olan bağlılığınız bizleri her zaman daha iyisini yapmaya itti. Bugün burada, bu unvanla dururken size bir söz veriyorum; bu kemer omuzumda olduğu sürece, sadece Amerika'da değil, dünyanın her yerinde, bu altının hakkını vereceğim! Biz buradayız, Prestige Grand Wrestling burada ve World Heavyweight Şampiyonunuz tam karşınızda!
CENA! CENA!
CENA! CENA!
CENA! CENA!
John kendisine yönelen tezahüratlar sırasında gülümsüyor, bu manzara onun fazlasıyla hoşuna gidiyor. Derin bir nefes alıp veriyor, bu an onun için fazlasıyla büyüleyici görünüyor. Seyirciler bir süre sonra duruyorlar, bu da John'un kemerini düzelttikten sonra konuşmasına kaldığı yerden devam etmesine olanak sağlıyor.
John Cena: Şimdi... Biraz da Pazar gecesinden, o kaotik Money in the Bank gecesinden söz edelim. Çünkü birilerinin arka alanda oturarak, yaşadığı mağlubiyeti hâlâ hazmedemediğini çok iyi bir şekilde biliyorum. Dominik Mysterio bu maçın hazırlanma ve gerçekleşme sürecinde, Los Americanos'un gölgesini aramıza sokmaktan hiçbir şekilde geri durmadı. (Seyirciler yuhalıyorlar) Maçın en kritik anında, merdivenin tepesine kadar tırmandığım anda, her zaman olduğu gibi kuralları hiçe sayarak neler yaptığını gördünüz, ancak hile kullanarak bu adamı engellemeye çalıştıklarını da! (Cheer'lanırken gülümsüyor) Dirty, son, sen bu işin kısa yolunu bulduğunu sandın. Jack Perry ve Finn Bálor'dan sonra, John Cena'yı da mı eşit olmayan koşullar ile mağlup edeceğine inandın, huh? Bunu yapabilir misin— 'Big Match John'ı bu şekilde alt edebilir misin? Şunu unutma; ben bu sektörde sadece düşman biriktirmiyorum, aynı zamanda saygı da biriktiyorum! (Alkışlanıyor) Carlito ve Finn Bálor ring kenarında belirdi. Onlar oraya benim için kavga etmeye değil, maçın temiz bir şekilde sonuçlanmasını sağlamaya geldiler. Onlar, Los Americanos'un pis oyunlarını etkisiz hale getirerek adaleti sağladılar. (Olumlu reaksiyonlar geliyor) Ve o an geldiğinde... Dışarıdaki gürültü kesilip ringde sadece sen ve ben kaldığımızda ne oldu biliyor musun Dom? Her şey aslına rücu etti. Bir yanda hileye sığınan bir korkak, diğer yanda ise sonuna kadar savaşan bir adam. Sonuç? O merdivenin tepesine ilk ben ulaştım ve bu World Heavyweight Championship kemerini söküp aldım! O gece ringden başım dik ayrıldım çünkü biliyorum ki; yardımlar sadece koşullar arasındaki dengeyi sağlamak içindi, ama galibiyet... O tamamen alın teriydi!
Bu sözlerin ardından şovun gerçekleştirildiği bp pulse LIVE adeta yıkılacak gibi oluyor! Herkes tek bir ağızdan pozitif reaksiyonlar, tezahüratlar sergiliyorlar. John beden hareketleriyle teşekkür ediyor ama bu destek asla son bulmuyor! Uzun bir süre boyunca John konuşmasına devam edemiyor. Anca bir dakikanın araya girmesi ile arena dizginliyor ve John konuşmasına kaldığı yerden devam etme yönünde bir fırsat ediniyor.
John Cena: Bu kemerin, böyle pislikten kurtulmuş olması sahiden harika- Prestige Grand Wrestling için mutluyum, sanırım böyle söylemem gerekiyor. (Seyircilerden "Fuck You Wyatt!" tezahüratları yükseliyor) Bray mi? (Gülüyor) Onu duydum ve bana neyi söylemeye çalıştığınızı biliyorum. (Kameraya bakarak konuşuyor) Omzumdaki altın için beklediğini biliyorum Bray, iştahının kabardığını da. Ben son yirmi beş yılımı her türlü canavarla, her türlü devle, her türlü iblisle bu ringin ortasında savaşarak geçirdim! Senin o psikolojik oyunların, o korku masalların JOHN CENA İÇİN HİÇBİR ŞEY İFADE ETMİYOR- LET YOU KNOW! (Arenada inanılmaz bir destek oluşuyor) Biliyorum, John Cena'yı o kendi yarattığın karanlığın içine çekmek için pusuda bekliyorsun. Hadi, neyi bekliyorsun- ışıklar kestir ve en cesur hareketinle saldırıya geç— bunu yapacak mısın? (Sesi iyice yükseliyor) Eğer benim ruhumu istiyorsan, gel; eğer omuzumdaki bu World Heavyweight Championship'i istiyorsan, saklandığın o karanlık delikten çık ve gel! İstediğin zaman, istediğin yerde, istediğin şekilde- John Cena tam burada! Elinden geleni ardına koyma! Işıkları söndür, iblislerini gönder, neyin varsa getir! BEN BURADAYIM VE SENİ BEKLİYORUM! GEL VE AL, EĞER BUNA CÜRRET EDEBİLECEK KADAR CES—
John bu sözlerini tamamlayamıyor çünkü bu sırada bir tema müziği, bp pulse LIVE boyunca yankılanır oluyor! Bu şarkının çalmaya başlaması ile, bariyerin ardını saran binlerce insanın tek bir bedene bürünerek yuhalamaya, küfür etmeye başladığını gözlemliyoruz. John ise elindeki mikrofonu indirmeden, donuk ve aynı zamanda da tadı kaçmış bir şekilde rampa yönüne doğru bakmaya başladığını görüyoruz. Arka alandan, Stage'e gelen... Bu—
Arka alandan gelen Dominik Mysterio! Geçen hafta kemerini kaybeden Dominik, gergin bir şekilde Stage'de beliriyor. Ona olan nefret sürüyor- herkes yuhalıyor ve küfürler yağdırıyor ama bununla her zamanki gibi ilgilenmiyor. Normalde bakışlarıyla kudurtmayı tercih ederdi ama bu sefer bunu yapmıyor, elinde tuttuğu mikrofon ile ringe doğru yol alıyor. Bir süre sonra ringe varan Dominik, çelik basamakları kullanarak Apron'a çıkıyor. Apron'a kısaca ilerledikten sonra iplerin arasından geçerek ringde buluyor kendisini. Direkt olarak John'ın karşısına geçiyor ve hiç beklemeden elindeki mikrofona doğru konuşmaya başlıyor.
Dominik Mysterio: ¡Cállense la boca! ¡Cállense! Kesin şu anlamı olmayan gürültüyü! (Yuhalanıyor) 'Big Match John' yine masallar anlatıyor- İblisler, canavarlar, Bray Wyatt... Por favor John. Kimsenin senin bu bayat telenovela senaryolarını dinlediği yok! Ah, ama pardon senin tarzın bu, değil mi, huh? Gerçeklerden kaçmak için her zaman bir sis perdesinin arkasına saklanırsın. Sen her zaman bununla, bunu yaparak var oldun John! (Boo'lanıyor) Bunun yerine neden biraz dürüst olup gerçeklerden konuşmuyoruz? Mesela omuzundaki o kemerin aslında sana ait olmadığından söz etmeye ne dersin? Şu anda bana ait olan, alın terimle kazandığım kemeri kural dışı bir şekilde omuzunda taşıyorsun. Ve en komiği ne biliyor musun? Sen o merdivenin tepesine kendi başına, bileğinin hakkıyla çıktığını mı zannediyorsun? ¡Eres un mentiroso! Ben o merdivenin son basamağında ellerimi o altına uzatmışken; 'saygısını kazandığın insanlar' ringe daldı. Onlar oraya adalet getirmeye gelmediler John; onlar oraya Prestige Grand Wrestling tarihinin en büyük hırsızlığını korumaya, senin o bayat kariyerini biraz daha uzatmaya geldiler! (Küfürler yağıyor) Eğer o ikisi olmasaydı, Los Americanos seni o ringin zeminine öyle bir çivileyecekti ki, o meşhur 'You Can't See Me' lafın bir şaka olmaktan çıkıp gerçeğe dönüşecekti. Seni ringin altına gömeceklerdi ve bir daha kimse seni göremeyecekti! World Heavyweight Championship kemeri parlıyor olabilir ama üzerindeki her bir parmak izi senin ne kadar aciz bir hırsız olduğunun kanıtı!
Dominik bu sözleri sarf ettikten sonra inanılmaz bir tepkiyle karşılaşıyor. O, her zamanki gibi bunlarla muhatap olmadan karşısında durmakta olan adamın üzerinden gözlerini ayırmıyor- ona nefretle bakıyor ve hatta burnundan soluyor. Hiç tadı yok ve bir o kadar da agresif. Bir süre sonra konuşmasına devam ediyor.
Dominik Mysterio: ¡Mírenlos! Şu zavallılara bir bakın! Sen ne yaparsan yap seni korumaya devam ediyorlar çünkü senin o sahte gülümsemene ve yıllardır ezberlettiğin o ucuz, bayat sloganlarına kanıyorlar. Ve bir şey söyleyeyim mi— o kadar büyük bir sahtekarsın ki, yönetimi bile bununla manipüle etme başarısını gösterdin. Onların, senin lehine bir tutum sergilemelerini sağladın. Ama ben bu palyaçonun kim olduğunu biliyorum- sensin. (Yuhalanıyor) Ben ardına sığındığı boyaların ardındaki cabron'u görüyorum! Tek başına bir merdivene bile tırmanamayan, ringde ayakta kalabilmek için Carlito ve Finn gibi adamların arkasına saklanıp 'saygı' dilenen bir zavallı! Soruyorum sana— şimdi mutlu musun yoksa içten içe korkudan titriyor musun? ¡Dime, cobarde! O 'saygısını kazandığın' Carlito ve Finn'e gerçekten güvenebilecek misin? Karşında benim yaşadıklarım dururken dururken onlara sırtını yaslayabileceğini mi sanıyorsun? Ya Bray? O geldiğinde ne yapacaksın? Neyle oynadığın hakkında en ufak bir fikrin yok! İlgilendiğin tek şey, aslında senin taşıyamayacağın kadar ağır bir yük olan o World Heavyweight Championship'i omuzunda tutmak. O kemerin ağırlığı altında ezilirken o sahte zafer sarhoşluğunu yaşıyorsun! Ama gerçek şu ki John; sen sadece yönetimin 'eski güzel günler' hatırına vitrinde tozlanmaya bıraktığı bir antikadan ibaretsin! Bunu anlasan iyi olur! ¡Eres una basura vieja! Ve benim için o antikayı parçalamak, o bayat efsaneyi yerle bir etmek sadece bir iş değil, bir onur olacak!
Bu sözlerin sonrasında seyirciler Dominik'e ağır küfürler ediyorlar, John ise sadece gülüyor-eğleniyor. Dominik agresif bir şekilde seyircilere bakarken, John elinde sıkı bir şekilde tuttuğu mikrofonu ağız seviyesine doğru götürüyor ve kemerini düzeltmesinin sonrasında konuşmaya başlıyor.
John Cena: Fine speech, well done! (John'la birlikte bütün arena kahkaha atıyor, Dominik iyice bozuluyor) Dominik, gerçekten o ringde kendi adamlarının ne yaptığını söylemeyecek misin? Los Americanos'un neden orada olduğunu bu insanlara anlatmak istemez misin? (Alkışlanıyor) Dinle, bu antika şu anda senin aksine bir ana kemer şampiyonu ve bunu senin hilelerine rağmen başarmış olması seni rahatsız ediyor. Hâlâ Pazar gecesi kaybettiğin maçın bahanelerini yaşıyorsun. Bu insanlar buraya senin mağduriyet hikayelerini dinlemeye gelmedi. Ben de buraya seninle kelime yarıştırmaya gelmedim. Madem bu kadar eminsin, madem bu kemerin senin olduğunu iddia ediyorsun ve madem beni parçalamak senin için bir 'onur' olacak... O zaman gel bunu resmiyete dökelim! (Arena yıkılıyor) John Cena asla kavgadan kaçmaz ve asla bir meydan okumayı geri çevirmez! Rövanş hakkını mı istiyorsun? (World Heavyweight Championship'ini havaya kaldırıyor) Sana iki seçenek: İstersen Şubat ayında, o devasa sahnede, Royal Rumble’da karşıma çık... Ya da, eğer o kadar sabırsızsan ve bu 'antika'yı hemen şimdi yok etmek istiyorsan; gel bunu tam şu an, tam burada, Birmingham’ın ortasında yapalım!
Bu sözlerin sonrasında bütün arena yerinden kalkıyor ve "YES! YES! YES!" diye bağırmaya başlıyor! John kulağını göstererek seyircileri dinliyormuş gibi yapıyor ve Dominik'e teklifini kabul etmesini söylüyor. Aralarındaki mesafe iyice daralan Dominik ile John ikilisi arasındaki tansiyon gitgide yükseliyor. Dominik, yanıt vermek için uzun bir süre bekliyor çünkü tezahüratlar bir hayli uzun sürüyor. Lakin nihayetinde mikrofonu ağzına doğru tutuyor ve konuşmaya başlıyor.
Dominik Mysterio: Royal Rumble mı? ¿En serio John? (Alaycı bir kahkaha atıyor) Sen gerçekten o kemeri Şubat ayının sonuna kadar, o paslanmış efsaneni omuzunda parlatarak taşımana izin vereceğimi mi sandın? Sana o kadar zaman yok puta! O kemer her saniye benim ismimi haykırıyor ve her geçen saniye senin omuzunda bir leke gibi duruyor! Senin o bayat laflarını Şubat’a kadar dinlemeye niyetim yok— o kadar şanslı değilsin!
YES! YES!
YES! YES!
YES! YES!
CENA! CENA!
CENA! CENA!
John kendisine yönelen tezahüratlar sırasında gülümsüyor, bu manzara onun fazlasıyla hoşuna gidiyor. Derin bir nefes alıp veriyor, bu an onun için fazlasıyla büyüleyici görünüyor. Seyirciler bir süre sonra duruyorlar, bu da John'un kemerini düzelttikten sonra konuşmasına kaldığı yerden devam etmesine olanak sağlıyor.
John Cena: Şimdi... Biraz da Pazar gecesinden, o kaotik Money in the Bank gecesinden söz edelim. Çünkü birilerinin arka alanda oturarak, yaşadığı mağlubiyeti hâlâ hazmedemediğini çok iyi bir şekilde biliyorum. Dominik Mysterio bu maçın hazırlanma ve gerçekleşme sürecinde, Los Americanos'un gölgesini aramıza sokmaktan hiçbir şekilde geri durmadı. (Seyirciler yuhalıyorlar) Maçın en kritik anında, merdivenin tepesine kadar tırmandığım anda, her zaman olduğu gibi kuralları hiçe sayarak neler yaptığını gördünüz, ancak hile kullanarak bu adamı engellemeye çalıştıklarını da! (Cheer'lanırken gülümsüyor) Dirty, son, sen bu işin kısa yolunu bulduğunu sandın. Jack Perry ve Finn Bálor'dan sonra, John Cena'yı da mı eşit olmayan koşullar ile mağlup edeceğine inandın, huh? Bunu yapabilir misin— 'Big Match John'ı bu şekilde alt edebilir misin? Şunu unutma; ben bu sektörde sadece düşman biriktirmiyorum, aynı zamanda saygı da biriktiyorum! (Alkışlanıyor) Carlito ve Finn Bálor ring kenarında belirdi. Onlar oraya benim için kavga etmeye değil, maçın temiz bir şekilde sonuçlanmasını sağlamaya geldiler. Onlar, Los Americanos'un pis oyunlarını etkisiz hale getirerek adaleti sağladılar. (Olumlu reaksiyonlar geliyor) Ve o an geldiğinde... Dışarıdaki gürültü kesilip ringde sadece sen ve ben kaldığımızda ne oldu biliyor musun Dom? Her şey aslına rücu etti. Bir yanda hileye sığınan bir korkak, diğer yanda ise sonuna kadar savaşan bir adam. Sonuç? O merdivenin tepesine ilk ben ulaştım ve bu World Heavyweight Championship kemerini söküp aldım! O gece ringden başım dik ayrıldım çünkü biliyorum ki; yardımlar sadece koşullar arasındaki dengeyi sağlamak içindi, ama galibiyet... O tamamen alın teriydi!
Bu sözlerin ardından şovun gerçekleştirildiği bp pulse LIVE adeta yıkılacak gibi oluyor! Herkes tek bir ağızdan pozitif reaksiyonlar, tezahüratlar sergiliyorlar. John beden hareketleriyle teşekkür ediyor ama bu destek asla son bulmuyor! Uzun bir süre boyunca John konuşmasına devam edemiyor. Anca bir dakikanın araya girmesi ile arena dizginliyor ve John konuşmasına kaldığı yerden devam etme yönünde bir fırsat ediniyor.
John Cena: Bu kemerin, böyle pislikten kurtulmuş olması sahiden harika- Prestige Grand Wrestling için mutluyum, sanırım böyle söylemem gerekiyor. (Seyircilerden "Fuck You Wyatt!" tezahüratları yükseliyor) Bray mi? (Gülüyor) Onu duydum ve bana neyi söylemeye çalıştığınızı biliyorum. (Kameraya bakarak konuşuyor) Omzumdaki altın için beklediğini biliyorum Bray, iştahının kabardığını da. Ben son yirmi beş yılımı her türlü canavarla, her türlü devle, her türlü iblisle bu ringin ortasında savaşarak geçirdim! Senin o psikolojik oyunların, o korku masalların JOHN CENA İÇİN HİÇBİR ŞEY İFADE ETMİYOR- LET YOU KNOW! (Arenada inanılmaz bir destek oluşuyor) Biliyorum, John Cena'yı o kendi yarattığın karanlığın içine çekmek için pusuda bekliyorsun. Hadi, neyi bekliyorsun- ışıklar kestir ve en cesur hareketinle saldırıya geç— bunu yapacak mısın? (Sesi iyice yükseliyor) Eğer benim ruhumu istiyorsan, gel; eğer omuzumdaki bu World Heavyweight Championship'i istiyorsan, saklandığın o karanlık delikten çık ve gel! İstediğin zaman, istediğin yerde, istediğin şekilde- John Cena tam burada! Elinden geleni ardına koyma! Işıkları söndür, iblislerini gönder, neyin varsa getir! BEN BURADAYIM VE SENİ BEKLİYORUM! GEL VE AL, EĞER BUNA CÜRRET EDEBİLECEK KADAR CES—
John bu sözlerini tamamlayamıyor çünkü bu sırada bir tema müziği, bp pulse LIVE boyunca yankılanır oluyor! Bu şarkının çalmaya başlaması ile, bariyerin ardını saran binlerce insanın tek bir bedene bürünerek yuhalamaya, küfür etmeye başladığını gözlemliyoruz. John ise elindeki mikrofonu indirmeden, donuk ve aynı zamanda da tadı kaçmış bir şekilde rampa yönüne doğru bakmaya başladığını görüyoruz. Arka alandan, Stage'e gelen... Bu—
Arka alandan gelen Dominik Mysterio! Geçen hafta kemerini kaybeden Dominik, gergin bir şekilde Stage'de beliriyor. Ona olan nefret sürüyor- herkes yuhalıyor ve küfürler yağdırıyor ama bununla her zamanki gibi ilgilenmiyor. Normalde bakışlarıyla kudurtmayı tercih ederdi ama bu sefer bunu yapmıyor, elinde tuttuğu mikrofon ile ringe doğru yol alıyor. Bir süre sonra ringe varan Dominik, çelik basamakları kullanarak Apron'a çıkıyor. Apron'a kısaca ilerledikten sonra iplerin arasından geçerek ringde buluyor kendisini. Direkt olarak John'ın karşısına geçiyor ve hiç beklemeden elindeki mikrofona doğru konuşmaya başlıyor.
Dominik Mysterio: ¡Cállense la boca! ¡Cállense! Kesin şu anlamı olmayan gürültüyü! (Yuhalanıyor) 'Big Match John' yine masallar anlatıyor- İblisler, canavarlar, Bray Wyatt... Por favor John. Kimsenin senin bu bayat telenovela senaryolarını dinlediği yok! Ah, ama pardon senin tarzın bu, değil mi, huh? Gerçeklerden kaçmak için her zaman bir sis perdesinin arkasına saklanırsın. Sen her zaman bununla, bunu yaparak var oldun John! (Boo'lanıyor) Bunun yerine neden biraz dürüst olup gerçeklerden konuşmuyoruz? Mesela omuzundaki o kemerin aslında sana ait olmadığından söz etmeye ne dersin? Şu anda bana ait olan, alın terimle kazandığım kemeri kural dışı bir şekilde omuzunda taşıyorsun. Ve en komiği ne biliyor musun? Sen o merdivenin tepesine kendi başına, bileğinin hakkıyla çıktığını mı zannediyorsun? ¡Eres un mentiroso! Ben o merdivenin son basamağında ellerimi o altına uzatmışken; 'saygısını kazandığın insanlar' ringe daldı. Onlar oraya adalet getirmeye gelmediler John; onlar oraya Prestige Grand Wrestling tarihinin en büyük hırsızlığını korumaya, senin o bayat kariyerini biraz daha uzatmaya geldiler! (Küfürler yağıyor) Eğer o ikisi olmasaydı, Los Americanos seni o ringin zeminine öyle bir çivileyecekti ki, o meşhur 'You Can't See Me' lafın bir şaka olmaktan çıkıp gerçeğe dönüşecekti. Seni ringin altına gömeceklerdi ve bir daha kimse seni göremeyecekti! World Heavyweight Championship kemeri parlıyor olabilir ama üzerindeki her bir parmak izi senin ne kadar aciz bir hırsız olduğunun kanıtı!
Dominik bu sözleri sarf ettikten sonra inanılmaz bir tepkiyle karşılaşıyor. O, her zamanki gibi bunlarla muhatap olmadan karşısında durmakta olan adamın üzerinden gözlerini ayırmıyor- ona nefretle bakıyor ve hatta burnundan soluyor. Hiç tadı yok ve bir o kadar da agresif. Bir süre sonra konuşmasına devam ediyor.
Dominik Mysterio: ¡Mírenlos! Şu zavallılara bir bakın! Sen ne yaparsan yap seni korumaya devam ediyorlar çünkü senin o sahte gülümsemene ve yıllardır ezberlettiğin o ucuz, bayat sloganlarına kanıyorlar. Ve bir şey söyleyeyim mi— o kadar büyük bir sahtekarsın ki, yönetimi bile bununla manipüle etme başarısını gösterdin. Onların, senin lehine bir tutum sergilemelerini sağladın. Ama ben bu palyaçonun kim olduğunu biliyorum- sensin. (Yuhalanıyor) Ben ardına sığındığı boyaların ardındaki cabron'u görüyorum! Tek başına bir merdivene bile tırmanamayan, ringde ayakta kalabilmek için Carlito ve Finn gibi adamların arkasına saklanıp 'saygı' dilenen bir zavallı! Soruyorum sana— şimdi mutlu musun yoksa içten içe korkudan titriyor musun? ¡Dime, cobarde! O 'saygısını kazandığın' Carlito ve Finn'e gerçekten güvenebilecek misin? Karşında benim yaşadıklarım dururken dururken onlara sırtını yaslayabileceğini mi sanıyorsun? Ya Bray? O geldiğinde ne yapacaksın? Neyle oynadığın hakkında en ufak bir fikrin yok! İlgilendiğin tek şey, aslında senin taşıyamayacağın kadar ağır bir yük olan o World Heavyweight Championship'i omuzunda tutmak. O kemerin ağırlığı altında ezilirken o sahte zafer sarhoşluğunu yaşıyorsun! Ama gerçek şu ki John; sen sadece yönetimin 'eski güzel günler' hatırına vitrinde tozlanmaya bıraktığı bir antikadan ibaretsin! Bunu anlasan iyi olur! ¡Eres una basura vieja! Ve benim için o antikayı parçalamak, o bayat efsaneyi yerle bir etmek sadece bir iş değil, bir onur olacak!
Bu sözlerin sonrasında seyirciler Dominik'e ağır küfürler ediyorlar, John ise sadece gülüyor-eğleniyor. Dominik agresif bir şekilde seyircilere bakarken, John elinde sıkı bir şekilde tuttuğu mikrofonu ağız seviyesine doğru götürüyor ve kemerini düzeltmesinin sonrasında konuşmaya başlıyor.
John Cena: Fine speech, well done! (John'la birlikte bütün arena kahkaha atıyor, Dominik iyice bozuluyor) Dominik, gerçekten o ringde kendi adamlarının ne yaptığını söylemeyecek misin? Los Americanos'un neden orada olduğunu bu insanlara anlatmak istemez misin? (Alkışlanıyor) Dinle, bu antika şu anda senin aksine bir ana kemer şampiyonu ve bunu senin hilelerine rağmen başarmış olması seni rahatsız ediyor. Hâlâ Pazar gecesi kaybettiğin maçın bahanelerini yaşıyorsun. Bu insanlar buraya senin mağduriyet hikayelerini dinlemeye gelmedi. Ben de buraya seninle kelime yarıştırmaya gelmedim. Madem bu kadar eminsin, madem bu kemerin senin olduğunu iddia ediyorsun ve madem beni parçalamak senin için bir 'onur' olacak... O zaman gel bunu resmiyete dökelim! (Arena yıkılıyor) John Cena asla kavgadan kaçmaz ve asla bir meydan okumayı geri çevirmez! Rövanş hakkını mı istiyorsun? (World Heavyweight Championship'ini havaya kaldırıyor) Sana iki seçenek: İstersen Şubat ayında, o devasa sahnede, Royal Rumble’da karşıma çık... Ya da, eğer o kadar sabırsızsan ve bu 'antika'yı hemen şimdi yok etmek istiyorsan; gel bunu tam şu an, tam burada, Birmingham’ın ortasında yapalım!
Bu sözlerin sonrasında bütün arena yerinden kalkıyor ve "YES! YES! YES!" diye bağırmaya başlıyor! John kulağını göstererek seyircileri dinliyormuş gibi yapıyor ve Dominik'e teklifini kabul etmesini söylüyor. Aralarındaki mesafe iyice daralan Dominik ile John ikilisi arasındaki tansiyon gitgide yükseliyor. Dominik, yanıt vermek için uzun bir süre bekliyor çünkü tezahüratlar bir hayli uzun sürüyor. Lakin nihayetinde mikrofonu ağzına doğru tutuyor ve konuşmaya başlıyor.
Dominik Mysterio: Royal Rumble mı? ¿En serio John? (Alaycı bir kahkaha atıyor) Sen gerçekten o kemeri Şubat ayının sonuna kadar, o paslanmış efsaneni omuzunda parlatarak taşımana izin vereceğimi mi sandın? Sana o kadar zaman yok puta! O kemer her saniye benim ismimi haykırıyor ve her geçen saniye senin omuzunda bir leke gibi duruyor! Senin o bayat laflarını Şubat’a kadar dinlemeye niyetim yok— o kadar şanslı değilsin!
YES! YES!
YES! YES!
YES! YES!
John üstünü çıkartıyor ve hazırlık yapmaya başlıyor! Bu gerçekten inanılır gibi değil ama inanılmalı çünkü John maça hazırlık yapıyor, üstünü ve şapkasını çıkartıyor!
HOLY SHIT! HOLY SHIT!
HOLY SHIT! HOLY SHIT!
HOLY SHIT! HOLY SHIT!
Dominik Mysterio: Aslına bakarsan... Bir dakika bekle. Espera bir saniye. (Etrafına tiksinerek bakıyor) Şöyle bir etrafıma bakıyorum da... Ben bu tarihi anı, o kemeri geri alacağım o muazzam saniyeleri, elbette bu boklu Birmingham’da yaşamayacağım! (Arena şoka giriyor ve yuhalamalar sağır edici bir boyuta ulaşıyor) Şuna bakın! Burası bir çöplükten farksız! Sizin o gri gökyüzünüz, o bitmek bilmeyen sanayi isiniz ve o anlamsız gürültünüz... ¡Qué asco! Neden benim gibi bir dünya yıldızı, kemerini geri alacağı o büyük zaferini böyle vizyonsuz ve sefil bir yerde harcasın ki? Birmingham... Siz sadece Manchester’ın gölgesinde yaşayan, hiçbir zaman 'gerçek bir şehir' olamamış zavallılarsınız! Neden benim gibi asil bir şampiyon, zafer terini bu kirli havaya karıştırsın? Sizin gibi alt sınıf insanların benim zaferime tanıklık etmesini istemiyorum. Ama haftaya... Haftaya Manchester’a gidiyoruz! Gerçek bir kültürün olduğu, gerçek futbolun oynandığı, benim gibi bir efsaneye layık o muazzam Manchester’a! Oradaki insanlar şampiyonun kim olduğunu biliyor, sizin gibi hırsızları alkışlamıyorlar! (Boo'lanıyor) Haftaya Manchester’da görüşürüz piç! Orada seni o kemerle son kez göreceğiz. Hazır ol John, çünkü "Dirty Dom" evine, gerçek bir şehre, şampiyonluğun asıl sahibine dönüyor! ¡Nos vemos en Manchester pendejo!
HOLY SHIT! HOLY SHIT!
HOLY SHIT! HOLY SHIT!
HOLY SHIT! HOLY SHIT!
Dominik Mysterio: Aslına bakarsan... Bir dakika bekle. Espera bir saniye. (Etrafına tiksinerek bakıyor) Şöyle bir etrafıma bakıyorum da... Ben bu tarihi anı, o kemeri geri alacağım o muazzam saniyeleri, elbette bu boklu Birmingham’da yaşamayacağım! (Arena şoka giriyor ve yuhalamalar sağır edici bir boyuta ulaşıyor) Şuna bakın! Burası bir çöplükten farksız! Sizin o gri gökyüzünüz, o bitmek bilmeyen sanayi isiniz ve o anlamsız gürültünüz... ¡Qué asco! Neden benim gibi bir dünya yıldızı, kemerini geri alacağı o büyük zaferini böyle vizyonsuz ve sefil bir yerde harcasın ki? Birmingham... Siz sadece Manchester’ın gölgesinde yaşayan, hiçbir zaman 'gerçek bir şehir' olamamış zavallılarsınız! Neden benim gibi asil bir şampiyon, zafer terini bu kirli havaya karıştırsın? Sizin gibi alt sınıf insanların benim zaferime tanıklık etmesini istemiyorum. Ama haftaya... Haftaya Manchester’a gidiyoruz! Gerçek bir kültürün olduğu, gerçek futbolun oynandığı, benim gibi bir efsaneye layık o muazzam Manchester’a! Oradaki insanlar şampiyonun kim olduğunu biliyor, sizin gibi hırsızları alkışlamıyorlar! (Boo'lanıyor) Haftaya Manchester’da görüşürüz piç! Orada seni o kemerle son kez göreceğiz. Hazır ol John, çünkü "Dirty Dom" evine, gerçek bir şehre, şampiyonluğun asıl sahibine dönüyor! ¡Nos vemos en Manchester pendejo!
Dominik bu sözünün sonrasında mikrofonu yere fırlatıyor ve John'ı göğsünden ittiriyor! John dengesini yitiriyor ama yere düşmüyor, karşılık vermek üzere kendisini saniyeler içerisinde toparlıyor fakat karşılık verecek muhatabı karşısında bulamıyor, Dominik çoktan ringi terk etmiş oluyor! Bu aksiyonun sonrasında bütün arena, tek bir olarak Dominik'e küfürler yağdırmaya başlıyor! Dominik ise ters adımlarla arka alanın yolunu tutarken, bütün ambiyansa orta parmak gösteriyor! Bu yaşananların sonrasında ring içerisindeki John'ın kızgınlığı kameraya yansıyor ve akabinde kameralar kapanıyor, reklamlar giriyor.
NEXT WEEK...
World Heavyweight Championship
Dominik Mysterio vs. John Cena (c)
NEXT WEEK...
World Heavyweight Championship
Dominik Mysterio vs. John Cena (c)
¡Sucka-dor! ¡Sucka-dor!
¡Sucka-dor! ¡Sucka-dor!
¡Sucka-dor! ¡Sucka-dor!
Dragon T, Stage'de beliriyor! Taunt'unu atıyor ve sonrasında hızlı adımlarla ringe doğru yürüyor. Ringin altından kayarak ringe giriyor ve Taunt'unu bir kez daha attıktan sonra rakibini beklemeye başlıyor.
Kameralar seyircilerin arasına çevriliyor. Önden Paul London çıkıyor, ardından da Jey Uso çıkıyor! Jey Uso, Taunt'unu atıyor ve seyirciler ona eşlik ediyor! İkili tokalaşıyorlar, sonrasında ilerliyorlar. Bariyerlerin üzerinden geçiyorlar. Paul London son konuşmayı yaptıktan sonra Jey Uso umursamaz bir tavır sergilese bile konuşmayı sonunda kafasıyla onaylayıp çelik merdivenden çıkıyor. Ardından Top-Rope'a çıkıp Taunt'unu atıyor. Sonrasında ringe iniyor. Her şey hazır. Hakem işareti veriyor ve maç başlıyor!
Dragon T vs. Jey Uso
İkili Collar And Elbow Tie Up için birbirine yaklaşıyor. Fakat Dragon T'den bir anda bir Gut Kick sonrasında hızla bir Harlem Side Kick! Fakat Jey bundan eğiliyor ve bir yumruk sallıyor. Dragon T'de bundan eğiliyor. Hızla Side Slam'e alıyor fakat Jey bunu diz vurarak karşılıyor. Dragon T sersemlemişken sağlam bir Enzuigiri! Fakat Dragon T bundan eğiliyor. Jey yüzüstü yere çakılınca Dragon T hızla bacağından kavrıyor. Fakat Jey dönüp bacağıyla Dragon T'yi ittiriyor. İkili hızla ayaklanıyor. Birbirlerine doğru hızla hareketleniyorlar. Jey'den ani bir Superkick fakat Dragon T bundan eğilerek kaçıyor. Arkasından seri bir School Boy Roll Up. 1... 2... KICKOUT! Dragon T, Jey kalkamadan bir Harlem Side Kick'i oturtuyor! Tuş 1... 2... KICKOUT! Dragon T'den hızla chinlock. Fakat bir süre sonra Jey bundan çok zorlanmadan kalkıyor. Dragon T'nin karnına karnına yumruklar vurarak kilidi çözüyor. Sonrasında sağlam bir yumruğu oturtuyor. Ardından seri People's Punch'lar! Peşine geri çekilip final yumruğunu sallıyor fakat Dragon T bundan eğilerek kaçıyor. Hızla iplerden sekiyor fakat Jey gelişine bir Sleeper Hold! Jey hızla sıkmaya devam ediyor! Hakem Dragon T'ye pes mi diye soruyor fakat Dragon T bundan ayaklanıyor ve kilidi çözüp Jey'i kavrayarak Side Slam'le yatırıyor. Hızla Tuşa gidiyor. 1... 2... KICKOUT! Dragon T hızla Jey'i kaldırıyor ve Book End'e alıyor fakat Jey bunu karşılıyor ve Judo Throw'la Dragon T'yi yere yapıştırıyor. Dragon T ayaklanıyor. Jey sağlam bir SUPERKICK! Dragon T geri geri çekilerek ring dışına düşüyor. Jey Uso hızla iplerden sekiyor ve Suicide Dive!
Fakat Dragon T bundan kaçıyor! Jey sağlam düşüyor! Acıyla yerde kıvranıyor! Dragon T bunu fırsat biliyor ve hızla seri stomplar! Ardından seri bir şekilde Jey Uso'yu ringe atıyor! Kendisi de giriyor. Hızla stomplamaya devam ediyor ve Tuş deniyor. 1... 2... KICKOUT! Sonrasında Axe Kick için hazırlanıyor. Jey Uso yavaşça kalkıyor. Dragon T'den Axe K.. hayır! Jey Uso bundan kaçıyor. Hızla bir Superkick sallıyor. Dragon T bundan eğiliyor ve Jey Uso'ya bir Superkick! Jey sersemliyor. Gelişine bir Spinebuster oturtuyor fakat hayır! Jey bunu DDT şeklinde karşılıyor! Ardından hızla kalkıyor ve Dragon T dizlerinin üstündeyken Superkick'i oturtuyor! Hızla Tuşa gidiyor! 1... 2... KICKOUT!
Jey Uso hızla Top Rope'a çıkıyor. Uso Splash için hazırlansa da Dragon T kalkıyor ve sağlam bir yumruk. Jey sersemliyor. Bir tane daha vuruyor. Sonrasında bir tane daha. Ardından hızla Top Rope'a çıkıyor. Jey'i iyice sersemlettiğine emin olduktan sonra Frankenste.. hayır! Fake atıyor ve Superplex'e çeviriyor. Fakat Jey Uso bunu Front Suplex'le karşılıyor! Dragon T yüzüstü yere çakılıyor! Jey Uso için Uso Splash zamanı! VEEE USO SPLASHHH!!!
FAKAT HAYIR! DRAGON T BUNU DİZLERİYLE KARŞILIYOR! Jey karnını tutarak kalkıyor. Dragon T'de yavaşça kalkıyor. Dragon T'den bir Superkick! Jey sersemliyor fakat ondan da karşılık olarak bir Superkick! Jey geri geri çekiliyor ve ondan bir Superkick daha! Dragon T geri geri çekiliyor ve ondan da bir Superkick! Jey Uso geri geri çekiliyor ve ondan da bir Superkick! Dragon T yere çakılıyor ve sendeleyerek kalkıyor. Jey'den ani bir Superkick daha! Dragon T tam düşecekken ayakta kalıyor ve Spinning Crescent Kick! İkisi de yerde kalıyor! Hakem sayıyor. 1... 2... 3... 4... 5... 6... 7... 8... Jey ile Dragon T ayrı yerlerde ipleri tutarak kalkıyorlar..
O SIRADA PAUL LONDON! İki tane sandalye çıkartıyor! Bir tanesini hızla ringe atıyor! Hakem sandalyeyi görür görmez alıyor ve görevlilere teslim etmeye gidiyor. Diğer sandalyeyi ise ipleri tutan Jey Uso'ya vermek istiyor fakat Jey bunu kabul etmiyor! Paul London sandalyeyi uzatıyor ve ısrar ediyor. Jey ise inatla reddediyor. O SIRADA DRAGON T'DEN ANİ BİR DROPKICK! JEY KAFASINI SANDALYEYE ÇARPIYOR! JEY SERSEMLİYOR! DRAGON T HIZLA AXE KICK! VE TUŞ!!
¡Sucka-dor! ¡Sucka-dor!
¡Sucka-dor! ¡Sucka-dor!
Dragon T, Stage'de beliriyor! Taunt'unu atıyor ve sonrasında hızlı adımlarla ringe doğru yürüyor. Ringin altından kayarak ringe giriyor ve Taunt'unu bir kez daha attıktan sonra rakibini beklemeye başlıyor.
Kameralar seyircilerin arasına çevriliyor. Önden Paul London çıkıyor, ardından da Jey Uso çıkıyor! Jey Uso, Taunt'unu atıyor ve seyirciler ona eşlik ediyor! İkili tokalaşıyorlar, sonrasında ilerliyorlar. Bariyerlerin üzerinden geçiyorlar. Paul London son konuşmayı yaptıktan sonra Jey Uso umursamaz bir tavır sergilese bile konuşmayı sonunda kafasıyla onaylayıp çelik merdivenden çıkıyor. Ardından Top-Rope'a çıkıp Taunt'unu atıyor. Sonrasında ringe iniyor. Her şey hazır. Hakem işareti veriyor ve maç başlıyor!
Dragon T vs. Jey Uso
İkili Collar And Elbow Tie Up için birbirine yaklaşıyor. Fakat Dragon T'den bir anda bir Gut Kick sonrasında hızla bir Harlem Side Kick! Fakat Jey bundan eğiliyor ve bir yumruk sallıyor. Dragon T'de bundan eğiliyor. Hızla Side Slam'e alıyor fakat Jey bunu diz vurarak karşılıyor. Dragon T sersemlemişken sağlam bir Enzuigiri! Fakat Dragon T bundan eğiliyor. Jey yüzüstü yere çakılınca Dragon T hızla bacağından kavrıyor. Fakat Jey dönüp bacağıyla Dragon T'yi ittiriyor. İkili hızla ayaklanıyor. Birbirlerine doğru hızla hareketleniyorlar. Jey'den ani bir Superkick fakat Dragon T bundan eğilerek kaçıyor. Arkasından seri bir School Boy Roll Up. 1... 2... KICKOUT! Dragon T, Jey kalkamadan bir Harlem Side Kick'i oturtuyor! Tuş 1... 2... KICKOUT! Dragon T'den hızla chinlock. Fakat bir süre sonra Jey bundan çok zorlanmadan kalkıyor. Dragon T'nin karnına karnına yumruklar vurarak kilidi çözüyor. Sonrasında sağlam bir yumruğu oturtuyor. Ardından seri People's Punch'lar! Peşine geri çekilip final yumruğunu sallıyor fakat Dragon T bundan eğilerek kaçıyor. Hızla iplerden sekiyor fakat Jey gelişine bir Sleeper Hold! Jey hızla sıkmaya devam ediyor! Hakem Dragon T'ye pes mi diye soruyor fakat Dragon T bundan ayaklanıyor ve kilidi çözüp Jey'i kavrayarak Side Slam'le yatırıyor. Hızla Tuşa gidiyor. 1... 2... KICKOUT! Dragon T hızla Jey'i kaldırıyor ve Book End'e alıyor fakat Jey bunu karşılıyor ve Judo Throw'la Dragon T'yi yere yapıştırıyor. Dragon T ayaklanıyor. Jey sağlam bir SUPERKICK! Dragon T geri geri çekilerek ring dışına düşüyor. Jey Uso hızla iplerden sekiyor ve Suicide Dive!
Fakat Dragon T bundan kaçıyor! Jey sağlam düşüyor! Acıyla yerde kıvranıyor! Dragon T bunu fırsat biliyor ve hızla seri stomplar! Ardından seri bir şekilde Jey Uso'yu ringe atıyor! Kendisi de giriyor. Hızla stomplamaya devam ediyor ve Tuş deniyor. 1... 2... KICKOUT! Sonrasında Axe Kick için hazırlanıyor. Jey Uso yavaşça kalkıyor. Dragon T'den Axe K.. hayır! Jey Uso bundan kaçıyor. Hızla bir Superkick sallıyor. Dragon T bundan eğiliyor ve Jey Uso'ya bir Superkick! Jey sersemliyor. Gelişine bir Spinebuster oturtuyor fakat hayır! Jey bunu DDT şeklinde karşılıyor! Ardından hızla kalkıyor ve Dragon T dizlerinin üstündeyken Superkick'i oturtuyor! Hızla Tuşa gidiyor! 1... 2... KICKOUT!
Jey Uso hızla Top Rope'a çıkıyor. Uso Splash için hazırlansa da Dragon T kalkıyor ve sağlam bir yumruk. Jey sersemliyor. Bir tane daha vuruyor. Sonrasında bir tane daha. Ardından hızla Top Rope'a çıkıyor. Jey'i iyice sersemlettiğine emin olduktan sonra Frankenste.. hayır! Fake atıyor ve Superplex'e çeviriyor. Fakat Jey Uso bunu Front Suplex'le karşılıyor! Dragon T yüzüstü yere çakılıyor! Jey Uso için Uso Splash zamanı! VEEE USO SPLASHHH!!!
FAKAT HAYIR! DRAGON T BUNU DİZLERİYLE KARŞILIYOR! Jey karnını tutarak kalkıyor. Dragon T'de yavaşça kalkıyor. Dragon T'den bir Superkick! Jey sersemliyor fakat ondan da karşılık olarak bir Superkick! Jey geri geri çekiliyor ve ondan bir Superkick daha! Dragon T geri geri çekiliyor ve ondan da bir Superkick! Jey Uso geri geri çekiliyor ve ondan da bir Superkick! Dragon T yere çakılıyor ve sendeleyerek kalkıyor. Jey'den ani bir Superkick daha! Dragon T tam düşecekken ayakta kalıyor ve Spinning Crescent Kick! İkisi de yerde kalıyor! Hakem sayıyor. 1... 2... 3... 4... 5... 6... 7... 8... Jey ile Dragon T ayrı yerlerde ipleri tutarak kalkıyorlar..
O SIRADA PAUL LONDON! İki tane sandalye çıkartıyor! Bir tanesini hızla ringe atıyor! Hakem sandalyeyi görür görmez alıyor ve görevlilere teslim etmeye gidiyor. Diğer sandalyeyi ise ipleri tutan Jey Uso'ya vermek istiyor fakat Jey bunu kabul etmiyor! Paul London sandalyeyi uzatıyor ve ısrar ediyor. Jey ise inatla reddediyor. O SIRADA DRAGON T'DEN ANİ BİR DROPKICK! JEY KAFASINI SANDALYEYE ÇARPIYOR! JEY SERSEMLİYOR! DRAGON T HIZLA AXE KICK! VE TUŞ!!
1... 2...
3!
Kazanan: Dragon T
Kazandı— Suckador kazandı! Dragon T galibiyetini kutluyor! Bir süre sonra ringden iniyor ve arka alana yol alıyor. Kameralar bir anda ringe döndüğünde bir hareketlilik var—
PAUL LONDON BİR ANDA JEY USO'YA SHOOTING STAR PRESS!! ARDINDAN HIZLA KALKIYOR VE JEY USO'YU YERDE STOMPLUYOR! JEY ACI İÇİNDE YERDE KIVRANIYOR! PAUL LONDON, ÖNCE TAUNT ATIYOR SONRASINDA GÜLEREK KAFASINI JEY USOYA ÇEVİRİYOR. SAÇINDAN TUTUYOR VE KULAĞINA BAĞIRIYOR!
Paul London: This is my policy— I don't deal with non-believers!
Kazanan: Dragon T
Kazandı— Suckador kazandı! Dragon T galibiyetini kutluyor! Bir süre sonra ringden iniyor ve arka alana yol alıyor. Kameralar bir anda ringe döndüğünde bir hareketlilik var—
PAUL LONDON BİR ANDA JEY USO'YA SHOOTING STAR PRESS!! ARDINDAN HIZLA KALKIYOR VE JEY USO'YU YERDE STOMPLUYOR! JEY ACI İÇİNDE YERDE KIVRANIYOR! PAUL LONDON, ÖNCE TAUNT ATIYOR SONRASINDA GÜLEREK KAFASINI JEY USOYA ÇEVİRİYOR. SAÇINDAN TUTUYOR VE KULAĞINA BAĞIRIYOR!
Paul London: This is my policy— I don't deal with non-believers!
Jey Uso'yu yere fırlatıp seyirciye dönüyor! Bu yaşananların sonrasında kameralar kapanıyor ve şov, arenamızın farklı bir noktasından kaldığı yerden devam ediyor.
PAUL LONDON RULES
PAUL LONDON RULES
Kameranın çevrildiği yön, PAYBACK #94 şovunun gerçekleştirildiği bp pulse LIVE'ın arka alanı. Arka alanda ilerlemekte olan Sami'yi karşımızda buluyor, omzunda duran PGW Pure Championship'ini, tek eliyle destekleyerek tutuyor ve bu şekilde arka alan boyunca ilerliyor. Kendisinin üzerinde güreş kıyafetlerinin olmadığını, günlük bir tarzla olduğunu fark ediyoruz- dışarıdan bakıldığında, gergin olduğunu söylemek de mümkün. Bir süre sonra Sami'nin adımları yavaşlıyor, bakışlarının ise yumuşadığını görüyoruz- saniyeler öncesindeki kadar sert bir ifadesi yok. Anlaşılıyor ki, karşısında birisini görüyor. Bu—
Dustin Rhodes- Sami'nin karşısında duran adam, Ring of Honor'dan Dustin Rhodes! Geçtiğimiz hafta, Money in the Bank 2026 şovundan bir gün önce gerçekleştirilen PGW x ROH: Global Wars Mexico şovunda, Lee Moriarty'i Four-Way bir maçta mağlup ederek, onun 547 günlük saltanatını sona erdiren ve edindiği sonuçla yeni ROH Pure şampiyonu olan Dustin de burada! O da, Birmingham'a gelerek arka alanda yer alıyor. Sam ile Dustin'in karşı karşıya konumlanmalarının sonrasında ikisinin de mutlu olduklarını görüyoruz. Sami, ortamdaki sessizliği fazla uzun bir süre geçmeden bozuyor- konuşmaya başlıyor.
Sami Zayn: Dustin? Seni burada, Prestige Grand Wrestling'de, görmek gerçekten muhteşem! (Dap'leşiyorlar, sarılıyorlar) Normalde Ring of Honor koridorlarında ağırlığını koymana alışığız ama seni burada görmek gerçekten çok iyi geldi. Dürüst olmam gerekirse son birkaç gün benim için zifiri karanlık gibiydi ama senin burada oluşun havayı biraz dağıttı. Tijuana'daki PGW x ROH: Global Wars Mexico şovunda harikaydın— Lee Moriarty’nin o 547 günlük, yıkılamaz denilen efsanevi saltanatını bitirişin hala akıllarda. Yaptığın gerçekten de çok şey ifade ediyor Dustin- orada çıkardığın iş adeta bir ders niteliğindeydi. Herkes PURE güreşin yeni nesle geçtiğini düşünürken, sen oraya gittin ve o tecrübenle, o sönmeyen ateşinle o unvanı söküp aldın. 500 günden fazla süren bir hükmü sona erdirmek her profesyonel güreşçinin yapabileceği bir şey değil. Senin bu başarın, medyanın her tarafında hakim olan 'o, artık bitti mi?' şüphesini taşıyanlar için aslında bir umut ışığı. Seni ve omuzundaki şu hak edilmiş başarıyı burada görmek gerçekten harika. Seni tüm kalbimle tebrik ediyorum dostum.
Sami Zayn: Dustin? Seni burada, Prestige Grand Wrestling'de, görmek gerçekten muhteşem! (Dap'leşiyorlar, sarılıyorlar) Normalde Ring of Honor koridorlarında ağırlığını koymana alışığız ama seni burada görmek gerçekten çok iyi geldi. Dürüst olmam gerekirse son birkaç gün benim için zifiri karanlık gibiydi ama senin burada oluşun havayı biraz dağıttı. Tijuana'daki PGW x ROH: Global Wars Mexico şovunda harikaydın— Lee Moriarty’nin o 547 günlük, yıkılamaz denilen efsanevi saltanatını bitirişin hala akıllarda. Yaptığın gerçekten de çok şey ifade ediyor Dustin- orada çıkardığın iş adeta bir ders niteliğindeydi. Herkes PURE güreşin yeni nesle geçtiğini düşünürken, sen oraya gittin ve o tecrübenle, o sönmeyen ateşinle o unvanı söküp aldın. 500 günden fazla süren bir hükmü sona erdirmek her profesyonel güreşçinin yapabileceği bir şey değil. Senin bu başarın, medyanın her tarafında hakim olan 'o, artık bitti mi?' şüphesini taşıyanlar için aslında bir umut ışığı. Seni ve omuzundaki şu hak edilmiş başarıyı burada görmek gerçekten harika. Seni tüm kalbimle tebrik ediyorum dostum.
Sami'nin bu sözleri sarf etmesinden sonra Dustin'in kafasını salladığını, beden diliyle ona onayladığını fark ediyoruz; ikisinin de gözleri gülüyor diyebiliriz. PURE Şampiyonları'nın arasındaki konuşma, bir süre boyunca sessiz kalmalarının sonrasında; Dustin'in konuşmaya başlaması ile devam ediyor.
Dustin Rhodes: Bu güzel sözlerin için teşekkürler Sami. Bu sektörde senin gibi ruhunu ringe bırakan birinden bu övgüleri duymak, o 547 günlük saltanatı bitirmek kadar değerli benim için. Ama şimdi bana bak... O gözlerindeki ışığın sönmesine izin verme. Aynı gece sen de oradaydın ve Ring of Honor'ın ana kemerini bir zamanlar taşımış olan Dalton Castle'a karşı, PGW Pure Championship'ini korudun. Ertesi gün Money in the Bank maçını da izledim Sami. Her saniyesini. (Bir süre sessiz kaldıktan sonra yüksek sesle devam ediyor) O merdivenin tepesindeydin- çantaya sadece dokunmadın, zaferi parmak uçlarında hissettin. O Briefcase'in sıcaklığını hissettiğine adım gibi eminim. Düştüğünde ise... O sadece fiziksel bir düşüş değildi, biliyorum. O merdivenden yere çakıldığında ruhunun nasıl hırpalandığını, o hayal kırıklığının seni nasıl bir karanlığa ittiğini buradan görebiliyorum. Ama dinle beni; bu ring, bu iş, bu hayat seni defalarca yere serecek. Önemli olan o merdivenden düşmek değil, düştüğün yerden nasıl kalktığındır. Moralini bozma, omuzlarını dik tut— önümüzde Royal Rumble var dostum. 30 adam, tek bir ring ve hayallerine giden o mutlak bilet. Senin yerin o ringin ortası. Oraya odaklan, oradaki büyük resmi gör. Sen sadece bir şampiyon değilsin, sen bu endüstrinin gördüğü en büyük yüreklerden birisin.
Dustin Rhodes: Bu güzel sözlerin için teşekkürler Sami. Bu sektörde senin gibi ruhunu ringe bırakan birinden bu övgüleri duymak, o 547 günlük saltanatı bitirmek kadar değerli benim için. Ama şimdi bana bak... O gözlerindeki ışığın sönmesine izin verme. Aynı gece sen de oradaydın ve Ring of Honor'ın ana kemerini bir zamanlar taşımış olan Dalton Castle'a karşı, PGW Pure Championship'ini korudun. Ertesi gün Money in the Bank maçını da izledim Sami. Her saniyesini. (Bir süre sessiz kaldıktan sonra yüksek sesle devam ediyor) O merdivenin tepesindeydin- çantaya sadece dokunmadın, zaferi parmak uçlarında hissettin. O Briefcase'in sıcaklığını hissettiğine adım gibi eminim. Düştüğünde ise... O sadece fiziksel bir düşüş değildi, biliyorum. O merdivenden yere çakıldığında ruhunun nasıl hırpalandığını, o hayal kırıklığının seni nasıl bir karanlığa ittiğini buradan görebiliyorum. Ama dinle beni; bu ring, bu iş, bu hayat seni defalarca yere serecek. Önemli olan o merdivenden düşmek değil, düştüğün yerden nasıl kalktığındır. Moralini bozma, omuzlarını dik tut— önümüzde Royal Rumble var dostum. 30 adam, tek bir ring ve hayallerine giden o mutlak bilet. Senin yerin o ringin ortası. Oraya odaklan, oradaki büyük resmi gör. Sen sadece bir şampiyon değilsin, sen bu endüstrinin gördüğü en büyük yüreklerden birisin.
Dustin, elini Sami'nin boştaki omzuna atıyor. Sami'nin göz temasını hiçbir şekilde koparmadan Dustin'in gözlerinin içerisine bakmaya devam ediyor. Dustin konuşmasına kaldığı yerden devam ediyor, konuştuğu sırada ise gözlerinin baktığı yönde Sami'nin diğer omzunda yer alan PGW Pure Championship var.
Dustin Rhodes: Ve elbette... Omzunda duran o kemeri hiçbir şekilde ihmal etme- ben bir ROH Pure Şampiyonu olarak, bu unvanın mirasını her şeyin üstünde tutarım ve eğer onun değerinin azaldığını hissedersem, (Vurguluyor) bunu doğrudan kişisel algılarım. Bizler farklı yerlerde olsak da, aynı yolun yolcusuyuz Sami- bizler PURE adamlarız. Bizim için güreş, sadece üç saniye boyunca birinin omuzlarını yerde kalmasını sağlamak değildir; bir disiplin, bir sanat ve en önemlisi bir şereftir. PURE güreşin mirasını omuzlarımızda taşıyoruz. Bu kemerler sadece metal ve deri değil; bunlar bizim karakterimizin, dürüstlüğümüzün ve bu ringe olan saygımızın birer kanıtı. Bizim gibiler düştüğü zaman, sadece kendileri düşmez; o temsil ettiğimiz saf güreş ruhu da sarsılır. Ama bir Pure Şampiyonu, o ağırlığın altında kalıp ezilmez; o ağırlığı bir zırh gibi kuşanır ve yeniden ayağa kalkar- işte bununla biz sanılandan çok daha fazlasını ifade ederiz. (Daha enerjik bir şekilde devam ediyor) Bu yüzden o ölü toprağını üzerinden atmak zorundasın. Kendine gelmek, kim olduğunu hatırlamak zorundasın. Prestige Grand Wrestling'in, Ring of Honor'ın ve tüm bu profesyonel güreş endüstrinin senin o sönmeyen ateşine ihtiyacı var! Bu yüzden kalkmak zorundasın! Kendine gelmek zorundasın! Beni anlıyor musun, huh? O gözlerdeki şampiyonu bana ver!
Dustin Rhodes: Ve elbette... Omzunda duran o kemeri hiçbir şekilde ihmal etme- ben bir ROH Pure Şampiyonu olarak, bu unvanın mirasını her şeyin üstünde tutarım ve eğer onun değerinin azaldığını hissedersem, (Vurguluyor) bunu doğrudan kişisel algılarım. Bizler farklı yerlerde olsak da, aynı yolun yolcusuyuz Sami- bizler PURE adamlarız. Bizim için güreş, sadece üç saniye boyunca birinin omuzlarını yerde kalmasını sağlamak değildir; bir disiplin, bir sanat ve en önemlisi bir şereftir. PURE güreşin mirasını omuzlarımızda taşıyoruz. Bu kemerler sadece metal ve deri değil; bunlar bizim karakterimizin, dürüstlüğümüzün ve bu ringe olan saygımızın birer kanıtı. Bizim gibiler düştüğü zaman, sadece kendileri düşmez; o temsil ettiğimiz saf güreş ruhu da sarsılır. Ama bir Pure Şampiyonu, o ağırlığın altında kalıp ezilmez; o ağırlığı bir zırh gibi kuşanır ve yeniden ayağa kalkar- işte bununla biz sanılandan çok daha fazlasını ifade ederiz. (Daha enerjik bir şekilde devam ediyor) Bu yüzden o ölü toprağını üzerinden atmak zorundasın. Kendine gelmek, kim olduğunu hatırlamak zorundasın. Prestige Grand Wrestling'in, Ring of Honor'ın ve tüm bu profesyonel güreş endüstrinin senin o sönmeyen ateşine ihtiyacı var! Bu yüzden kalkmak zorundasın! Kendine gelmek zorundasın! Beni anlıyor musun, huh? O gözlerdeki şampiyonu bana ver!
Sami'nin de elini, karşısında durmakta olan ROH Pure şampiyonu Dustin'in boştaki omzuna attığını ve benzer bir yüksek enerjiyle direkt olarak yanıt verdiğini görüyoruz.
Sami Zayn: Tamam, tamam man, mesajın alındı. Sanırım o merdivenden düştüğümden beri neye sahip olduğumu unutmuşum. Haklısın- bizler PURE adamlarız ve ben bununla Prestige Grand Wrestling'in, PGW Pure Şampiyonuyum. (Ses tonu daha kararlı gelmeye başlıyor) Madem iki farklı şirketin şampiyonları olarak bugün bu çatı altındayız ve madem bu senin için ve aynı şekilde benim için de, bu kadar 'kişisel' ve kutsal bir mesele haline geldi... O zaman bunu sadece koridorlarda konuşarak bırakmayalım- hazır Prestige Grand Wrestling ve Ring of Honor arasındaki bu kapılar ardına kadar açılmışken, gel bu ortaklığın şerefine insanlara unutamayacakları bir şey verelim— ringe çıkalım Dustin; iki PURE şampiyonu olarak karşı karşıya gelelim. Bunu birbirimizi ezmek, kimin daha güçlü olduğunu kanıtlamak ya da bir ego savaşı vermek için yapmayalım; bu mirası, bu sporu ve senin o bahsettiğin, uğruna ömrümüzü verdiğimiz o şerefi beraber onurlandırmak için yapalım. (Gülümsüyor) Eski Sami Zayn'in hala orada olup olmadığını, o sönmeyen ateşin hala içimde yanıp yanmadığını bizzat görmek istiyorsan, o ringde bana eşlik etmeye ne dersin dostum? Gel ve o şampiyonu bizzat kendin dışarı çıkar!
Sami Zayn: Tamam, tamam man, mesajın alındı. Sanırım o merdivenden düştüğümden beri neye sahip olduğumu unutmuşum. Haklısın- bizler PURE adamlarız ve ben bununla Prestige Grand Wrestling'in, PGW Pure Şampiyonuyum. (Ses tonu daha kararlı gelmeye başlıyor) Madem iki farklı şirketin şampiyonları olarak bugün bu çatı altındayız ve madem bu senin için ve aynı şekilde benim için de, bu kadar 'kişisel' ve kutsal bir mesele haline geldi... O zaman bunu sadece koridorlarda konuşarak bırakmayalım- hazır Prestige Grand Wrestling ve Ring of Honor arasındaki bu kapılar ardına kadar açılmışken, gel bu ortaklığın şerefine insanlara unutamayacakları bir şey verelim— ringe çıkalım Dustin; iki PURE şampiyonu olarak karşı karşıya gelelim. Bunu birbirimizi ezmek, kimin daha güçlü olduğunu kanıtlamak ya da bir ego savaşı vermek için yapmayalım; bu mirası, bu sporu ve senin o bahsettiğin, uğruna ömrümüzü verdiğimiz o şerefi beraber onurlandırmak için yapalım. (Gülümsüyor) Eski Sami Zayn'in hala orada olup olmadığını, o sönmeyen ateşin hala içimde yanıp yanmadığını bizzat görmek istiyorsan, o ringde bana eşlik etmeye ne dersin dostum? Gel ve o şampiyonu bizzat kendin dışarı çıkar!
Dustin'in büyük bir gururla gülümsüyor, bir hayli mutlu görünüyor. Kafasını sallayarak Sami'den görmek istediğinin bu olduğunu söylüyor ve Sami'nin teklifini seve seve kabul edeceğini söylüyor. O ringe geçip, PURE güreşin ne olduğunu herkese tanıtmaları gerektiğini söylüyor. Birbirlerine bakarak gülüyorlar-gülüşüyorlar. Bu anlaşmalarının sonrasında ekrana UP NEXT vurgusuyla bir grafik getiriliyor. Bu sırada görüntüler burada son buluyor ve Prestige Grand Wrestling'in haftalık serisi PAYBACK'in 94. bölümü, kaldığı yerden devam etmeden önce yerini reklamlara teslim ediyor.
Pure Champions Clash— Champion vs. Champion
Dustin Rhodes (c–ROH Pure) vs. Sami Zayn (c–PGW Pure)
Müzik çalıyor ve Sami Zayn seyircilerin coşkulu reaksiyonu eşliğinde ringe giriyor! Zayn elindeki PGW Pure şampiyonluk kemerini havaya kaldırarak ringe ilerlerken gayet keyfi yerinde görünüyor. Zayn çok vakit kaybetmeden ringe geliyor ve rakibini beklemeye başlıyor.
Gelen kişi karşısında seyirciler biraz şaşkın olsa da iyi reaksiyon gösteriyorlar. Gelen isim ROH Pure şampiyonu Dustin Rhodes! Rhodes belinde şampiyonluk kemeriyle birlikte ringe ilerliyor ve oldukça kararlı bir şekilde ringe giriyor. Rhodes ringe girdikten sonra kemerini kenara bırakıyor ve hakem herkesi hazır görünce maçı başlatıyor.
Pure Champions Clash— Champion vs. Champion
Dustin Rhodes (c–ROH Pure) vs. Sami Zayn (c–PGW Pure)
Zil çalıyor ve maç başlıyor. İki isim kısa bir süre birbirini süzdükten sonra birbirlerine yaklaşmaya başlıyor ve Collar and Elbow Tie Up yapıyorlar. Dustin bir süre sonra Zayn'i Side Headlock'a alıyor. Sonra da köşeye doğru onu çekiştirmeye başlıyor fakat Zayn kendini kilitten kurtararak Dustin'i köşeye itiyor. Sonra hızlıca koşup bir Helluva Kick deniyor fakat ıska geçiyor. Dustin, Zayn'in iplerde kalan ayağına değil, boşta kalan ayağına bir tekme atıp Zayn'i yere düşürüyor. Sonrasında tekrardan yerde onu yakalayıp Side Headlock'a alıyor. Zayn kısa bir süre sonra ayaklanmaya başlıyor ve tamamen ayaklandıktan sonra Dustin'in karnına bir dirsek atıyor. Sonrasında bir dirsek daha atıyor ve kilidi zayıflatıyor. Dustin bu esnada Zayn'i iplere atıyor. Zayn iplerden sekip sert bir Clothesline vuruyor. Sonrasında bir Clothesline daha vuruyor ve ikisinde de başarılı oluyor. Zayn hızlıca Rhodes'u kapıyor ve bir de Brainbuster vuruyor! Zayn tuşa gidiyor! 1-2-
Kickout! Dustin tuşu atmayı başarıyor. Zayn hızlıca ayaklanmak yerine Dustin'in başında bekliyor. Zayn kısa bir süre sonra Dustin'in üzerine çıkmak için hamle yaparken Dustin bir anda Zayn'i yere çekip üzerine çıkıyor ve onu yumruklamaya başlıyor. Birkaç yumruk attıktan sonra Dustin ayaklanıyor ve bir de tekme atıyor Zayn'in karnına. Sonrasında hızlıca iplerden sekip bir Elbow Drop vuruyor! Zayn karnını tutarak ayağa kalkarken Dustin tekrardan iplerden sekip üzerine koşuyor ve bir Clothesline sallıyor fakat ıska geçiyor. Zayn, Dustin'i yumruklamaya başlıyor. Birkaç yumruk attıktan sonra Dustin'den de karşı yumruklar geliyor. Bir süre karşılıklı yumruklaştıktan sonra Dustin bir anda Zayn'in karnına tekme atıyor ve sonrasında çenesine sert bir yumruk atıyor. Sonrasında hızlıca ayağa kalkıyor ve Zayn'i yerden kaldırdıktan sonra onu havaya kaldırıyor ve FINAL CUT!
HAYIR! Zayn son anda Dustin'in arkasına inmeyi başarıyor! Sonrasında Dustin'i hızlıca yakalıyor ve bir Exploder Suplex patlatıyor! Dustin yuvarlana yuvarlana köşeye gidiyor ve köşede ayaklanıyor. Zayn bu esnada koşmaya başlıyor ve HELLUVA KICK! SAMI ZAYN, DUSTIN RHODES'U AVLADIĞI GİBİ RİNG ZEMİNİNE SERİYOR VE TUŞA GİDİYOR! 1-2-
Dustin Rhodes (c–ROH Pure) vs. Sami Zayn (c–PGW Pure)
Müzik çalıyor ve Sami Zayn seyircilerin coşkulu reaksiyonu eşliğinde ringe giriyor! Zayn elindeki PGW Pure şampiyonluk kemerini havaya kaldırarak ringe ilerlerken gayet keyfi yerinde görünüyor. Zayn çok vakit kaybetmeden ringe geliyor ve rakibini beklemeye başlıyor.
Gelen kişi karşısında seyirciler biraz şaşkın olsa da iyi reaksiyon gösteriyorlar. Gelen isim ROH Pure şampiyonu Dustin Rhodes! Rhodes belinde şampiyonluk kemeriyle birlikte ringe ilerliyor ve oldukça kararlı bir şekilde ringe giriyor. Rhodes ringe girdikten sonra kemerini kenara bırakıyor ve hakem herkesi hazır görünce maçı başlatıyor.
Pure Champions Clash— Champion vs. Champion
Dustin Rhodes (c–ROH Pure) vs. Sami Zayn (c–PGW Pure)
Zil çalıyor ve maç başlıyor. İki isim kısa bir süre birbirini süzdükten sonra birbirlerine yaklaşmaya başlıyor ve Collar and Elbow Tie Up yapıyorlar. Dustin bir süre sonra Zayn'i Side Headlock'a alıyor. Sonra da köşeye doğru onu çekiştirmeye başlıyor fakat Zayn kendini kilitten kurtararak Dustin'i köşeye itiyor. Sonra hızlıca koşup bir Helluva Kick deniyor fakat ıska geçiyor. Dustin, Zayn'in iplerde kalan ayağına değil, boşta kalan ayağına bir tekme atıp Zayn'i yere düşürüyor. Sonrasında tekrardan yerde onu yakalayıp Side Headlock'a alıyor. Zayn kısa bir süre sonra ayaklanmaya başlıyor ve tamamen ayaklandıktan sonra Dustin'in karnına bir dirsek atıyor. Sonrasında bir dirsek daha atıyor ve kilidi zayıflatıyor. Dustin bu esnada Zayn'i iplere atıyor. Zayn iplerden sekip sert bir Clothesline vuruyor. Sonrasında bir Clothesline daha vuruyor ve ikisinde de başarılı oluyor. Zayn hızlıca Rhodes'u kapıyor ve bir de Brainbuster vuruyor! Zayn tuşa gidiyor! 1-2-
Kickout! Dustin tuşu atmayı başarıyor. Zayn hızlıca ayaklanmak yerine Dustin'in başında bekliyor. Zayn kısa bir süre sonra Dustin'in üzerine çıkmak için hamle yaparken Dustin bir anda Zayn'i yere çekip üzerine çıkıyor ve onu yumruklamaya başlıyor. Birkaç yumruk attıktan sonra Dustin ayaklanıyor ve bir de tekme atıyor Zayn'in karnına. Sonrasında hızlıca iplerden sekip bir Elbow Drop vuruyor! Zayn karnını tutarak ayağa kalkarken Dustin tekrardan iplerden sekip üzerine koşuyor ve bir Clothesline sallıyor fakat ıska geçiyor. Zayn, Dustin'i yumruklamaya başlıyor. Birkaç yumruk attıktan sonra Dustin'den de karşı yumruklar geliyor. Bir süre karşılıklı yumruklaştıktan sonra Dustin bir anda Zayn'in karnına tekme atıyor ve sonrasında çenesine sert bir yumruk atıyor. Sonrasında hızlıca ayağa kalkıyor ve Zayn'i yerden kaldırdıktan sonra onu havaya kaldırıyor ve FINAL CUT!
HAYIR! Zayn son anda Dustin'in arkasına inmeyi başarıyor! Sonrasında Dustin'i hızlıca yakalıyor ve bir Exploder Suplex patlatıyor! Dustin yuvarlana yuvarlana köşeye gidiyor ve köşede ayaklanıyor. Zayn bu esnada koşmaya başlıyor ve HELLUVA KICK! SAMI ZAYN, DUSTIN RHODES'U AVLADIĞI GİBİ RİNG ZEMİNİNE SERİYOR VE TUŞA GİDİYOR! 1-2-
3!
Kazanan: Sami Zayn (c–PGW Pure)
Sami Zayn maçı kazanmayı başarıyor! Hakem gelip Sami Zayn'in elini kaldırırken maçın son anları ekrana geliyor. Hakem onun elini kaldırırken seyircilerden büyük bir alkış var kendisine. Zayn şimdi PUREC'yi omuzuna atıyor ve ayağa kalkmakta olan Dustin Rhodes'a elini uzatyıor. Rhodes ona gülümsüyor ve elini sıkıyor, sonrasında sarılıyor Zayn'e! Çok güzel bir an yaşanıyor. Rhodes, Zayn'in elini kaldırıyor-
Kazanan: Sami Zayn (c–PGW Pure)
Sami Zayn maçı kazanmayı başarıyor! Hakem gelip Sami Zayn'in elini kaldırırken maçın son anları ekrana geliyor. Hakem onun elini kaldırırken seyircilerden büyük bir alkış var kendisine. Zayn şimdi PUREC'yi omuzuna atıyor ve ayağa kalkmakta olan Dustin Rhodes'a elini uzatyıor. Rhodes ona gülümsüyor ve elini sıkıyor, sonrasında sarılıyor Zayn'e! Çok güzel bir an yaşanıyor. Rhodes, Zayn'in elini kaldırıyor-
CLOTHESLINE! ZAYN YERDE!
BU VAL VENIS! VAL VENIS RİNGDE!
SEYİRCİLER ŞAŞKIN! DUSTIN RHODES DA ŞOK İÇİNDE. RHODES, VENIS'E KARŞILIK VERECEKKEN VENIS ONU DA İNDİRİYOR VE RİNGDEN AŞAĞI FIRLATIYOR. ŞİMDİ VAL VENIS'IN TEK ODAĞI SAMI ZAYN! Venis, Sami Zayn'in üzerine kabus gibi çöküyor ve onu yerde yumruklamaya başlıyor! Zayn bu sert yumruklara karşılık veremiyor! Venis bir süre sonra Zayn'i ayağa kaldırıyor ve BIG PACKAGE!
Val Venis hızlıca ayağa kalkıyor fakat hıncını alabilmiş değil! Hala çok sinirli! Venis, Zayn'i ringin ortasına iyice serdikten sonra hızlıca köşeye çıkıyor ve CUM SHOT! HAYIR VENIS HINCINI ALAMIYOR. VENIS TEKRARDAN HIZLICA AYAĞA KALKIYOR VE YENİDEN KÖŞEYE ÇIKIYOR! VE BİR CUM SHOT DAHA!
Venis tekrar ayağa kalktığında güvenlikler ringi basıp Venis'in önünü kesiyorlar! Venis, şimdi yerde hareketsiz yatan Sami Zayn'e bakıyor. Sinirli bir şekilde yerde duran PGW Pure şampiyonluk kemerini alıyor-
Val Venis: Başardın Sami... Çantayı almama engel oldun. Artık sendeyim. Rumble'ı sana yar etmeyeceğim orospu çocuğu. Bu kemerini ise halen götüne sokabilirsin.
VE KEMERİ YERE ATIP ÜSTÜNE BASIYOR! SEYİRCİLERİN TEPKİSİ OLUMSUZA DÖNERKEN VENIS SİNİRLE ORAYI TERK EDİYOR. KISA BİR REKLAM ARASINA GİDİYORUZ.
Arka alanda PGW World Television şampiyonu Matt Cardona, Chelsea Green ve Brian Myers'ı görüyoruz.
BU VAL VENIS! VAL VENIS RİNGDE!
SEYİRCİLER ŞAŞKIN! DUSTIN RHODES DA ŞOK İÇİNDE. RHODES, VENIS'E KARŞILIK VERECEKKEN VENIS ONU DA İNDİRİYOR VE RİNGDEN AŞAĞI FIRLATIYOR. ŞİMDİ VAL VENIS'IN TEK ODAĞI SAMI ZAYN! Venis, Sami Zayn'in üzerine kabus gibi çöküyor ve onu yerde yumruklamaya başlıyor! Zayn bu sert yumruklara karşılık veremiyor! Venis bir süre sonra Zayn'i ayağa kaldırıyor ve BIG PACKAGE!
Val Venis hızlıca ayağa kalkıyor fakat hıncını alabilmiş değil! Hala çok sinirli! Venis, Zayn'i ringin ortasına iyice serdikten sonra hızlıca köşeye çıkıyor ve CUM SHOT! HAYIR VENIS HINCINI ALAMIYOR. VENIS TEKRARDAN HIZLICA AYAĞA KALKIYOR VE YENİDEN KÖŞEYE ÇIKIYOR! VE BİR CUM SHOT DAHA!
Venis tekrar ayağa kalktığında güvenlikler ringi basıp Venis'in önünü kesiyorlar! Venis, şimdi yerde hareketsiz yatan Sami Zayn'e bakıyor. Sinirli bir şekilde yerde duran PGW Pure şampiyonluk kemerini alıyor-
Val Venis: Başardın Sami... Çantayı almama engel oldun. Artık sendeyim. Rumble'ı sana yar etmeyeceğim orospu çocuğu. Bu kemerini ise halen götüne sokabilirsin.
VE KEMERİ YERE ATIP ÜSTÜNE BASIYOR! SEYİRCİLERİN TEPKİSİ OLUMSUZA DÖNERKEN VENIS SİNİRLE ORAYI TERK EDİYOR. KISA BİR REKLAM ARASINA GİDİYORUZ.
Arka alanda PGW World Television şampiyonu Matt Cardona, Chelsea Green ve Brian Myers'ı görüyoruz.
Matt Cardona: PGW World Televison şampiyonu "Deathmatch King" Matt Cardona, PAYBACK'e teşrif etti sevgili halkım. Hepiniz bana hoş geldiniz. Brian! Bu şampiyonluğun neyin habercisi olduğunu biliyor musun?
Brian Myers: Hep birlikte Prestige Grand Wrestling'in zirvesine çıkacağımızın habercisi. Evet biliyorum. Senin PGW World Television Şampiyonluğunla sadece başlangıç yaptık. Daha kazanacağımız bir Tag Team şampiyonluğu ve sonrasında kazanılacak iki şampiyonluk daha var. Başarılacak daha çok şey var.
Chelsea Green: Bize şöyle kalın bir şey gelmiş nedir bu?
Major Vlog logosu ekrana geldikten sonra kamera tekrardan arka alandaki ekibe odaklanıyor.
Brian Myers: Hep birlikte Prestige Grand Wrestling'in zirvesine çıkacağımızın habercisi. Evet biliyorum. Senin PGW World Television Şampiyonluğunla sadece başlangıç yaptık. Daha kazanacağımız bir Tag Team şampiyonluğu ve sonrasında kazanılacak iki şampiyonluk daha var. Başarılacak daha çok şey var.
Chelsea Green: Bize şöyle kalın bir şey gelmiş nedir bu?
Major Vlog logosu ekrana geldikten sonra kamera tekrardan arka alandaki ekibe odaklanıyor.
