Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Kullanıcılar
Aylık Konu İstatistikleri
Şu anki ziyaretçiler
Yeni profil mesajları
Profil mesajlarında ara
Ayın En Çok Mesaj Atanları
Rozetler
ELITE Efektleri
ELITE Üyelik
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Konuya cevap cer
Ana sayfa
Forumlar
RPG
Prestige Grand Wrestling: PGW
PGW Promoları & Konuşma Gösterileri
Left Behind
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Mesaj
<blockquote data-quote="anti-hero" data-source="post: 378580" data-attributes="member: 640"><p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 15px">Jeff’in kustuğu nokta, Sami'nin ayak ucuna kadar yayılmıştı. Ama Sami geri çekilmedi. Çünkü bu pislik, söylediği gibi onun gördüğü en dürüst şeydi. Jeff'in sesi titreyerek bitmişti. Hafif bir rüzgar, Sami’nin uzun sakallarını ve yorgun yüzünü süpürürken hoodie’sinin kenarını titretiyordu. Yere çömelmiş değil, adeta gömülmüş gibiydi. Oturuşunda Jeff'e karşı ne meydan okuma vardı ne de acıma. Sadece kalmışlık. Yalnızlığın kir tuttuğu taşlara sinmiş, paslı bir teslimiyet gibi. Başını hafifçe yana eğdi. Ağzından çıkacak her kelimenin, bu karanlıktan daha ağır olacağını biliyordu. Ama yine de söyledi, çünkü o da biliyordu ki bazı kelimeler sadece düşmüş adamlara yakışır.</span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 15px"><img src="https://i.hizliresim.com/gm9q1av.png?_gl=1*1aoukbi*_ga*MjAyODIwNzE5MS4xNzM4MDYxMTc3*_ga_M9ZRXYS2YN*czE3NDk4NTAzMTIkbzYxJGcxJHQxNzQ5ODUxMTk4JGo0MyRsMCRoMA.." alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="width: 350px; height: 200px" /></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 15px"><strong>Sami Zayn:</strong> <em>Herkes seni ya susturmak istiyor ya da kurtarmaya çalışıyor. Ben ikisini de yapmayacağım. Çünkü senin kustuğun yerden konuşan adamları çok iyi tanıyorum Jeff. Ben onların ayakta kalabilmek için kaç kere yutkunduklarını, kaç kere kendi yalanlarını içlerine gömdüklerini gördüm. Senin söylediklerin bana mide bulandırıcı gelmiyor çünkü ben de aynı yerden kusmuştum. Aynı yerlere diz çöktüm. Ve o dizler kalkarken, kimsenin alkışlamadığını gördüm. Sana kıymet veren herkes, seni kendi hikayesinin figüranı yapmaya çalıştı. Ama sen onlara hep fazla gerçek kaldın. Bunu kabullenemiyorlar. Çünkü bir adamın düşerken bu kadar dürüst kalabilmesi, onların parlatılmış başarılarını utandırıyor. Ve bana ne kadar bağırırsan bağır, ne kadar öfkelenirsen öfkelen, ben seni aşağıda değil, eşit yerde görüyorum. Çünkü bu sektörün en büyük günahı, senin gibi adamların yalnız kalması. Sen başarısız değilsin Jeff. Sadece bu yerin başarının ne olduğunu bilmediğine artık uyanmış birisin. Ve o uyanış, her şeyden daha değerli.</em></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 15px"><img src="https://i.hizliresim.com/bw7h235.png?_gl=1*b389ti*_ga*MjAyODIwNzE5MS4xNzM4MDYxMTc3*_ga_M9ZRXYS2YN*czE3NDk4NTAzMTIkbzYxJGcxJHQxNzQ5ODUxMDU4JGo1MCRsMCRoMA.." alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="width: 350px; height: 200px" /></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 15px">Bu sözlerin ardından ortam yine sessizliğe gömülür. Sami göz ucuyla Jeff’e bakar, ama hala doğrudan temas kurmaz. Elini cebine sokar, ayak ucuyla yerdeki küçük bir taş parçasını iter, bir süre boşluğa konuşur gibi devam eder.</span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><p style="text-align: center"><strong>Sami Zayn:</strong> <em>İnsanlar düşene kadar seni duymuyorlar. Ne söylediğin umurlarında değil. Sadece düştüğünü görmeleri yetiyor. Sonra da seni ya acıyarak izliyorlar ya da hikayelerindeki fon müziği yapıyorlar. Senin düşüşün, onların yüceldiği an oluyor. Ben bunu biliyorum. Çünkü yıllarca sustum, sahne arkasında bekledim. Ne zaman konuşmak istesem sıranın bende olmadığını söylediler. Şimdi aynı insanlar senin çığlığını bile reklam arasında ezip geçiyor. Senin burada oturuyor olman, bir çöküş değil Jeff. Bu sadece bu sistemin seni nereye kadar taşıyabileceğini gösteren gerçek bir sonuç. Ve sistem senin gibi adamlara yük taşıttı, sonra da sırtlarını dönüp seni yalnız bıraktı. Bu yüzden ne söylediğin, ne kadar bağırdığın önemli değil artık. Sen değil, anlatmaya çalıştığın her şey mide bulandırıcı. Ama herkes hala alkışlara oynuyor. Sen hala gerçeği söylüyorsun. Bu yüzden hala tehlikelisin. Bu yüzden seni hala yalnız bırakıyorlar.</em></p></span></span></p><p style="text-align: center"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></p></span></span></p><p style="text-align: center"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Sami, yere çevirdiği bakışlarını kısa bir an için Jeff’e kaldırır. Bu defa göz teması kurmazdan gelen biri gibi değil, onu gerçekten gören biri gibi bakar. Sesi yükselmez, kelimeleri gösterişli değildir. Ama tonda, yıllardır taşınan ama hiç söylenmeyen bir yük vardır.</p></span></span></p><p style="text-align: center"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></p></span></span></p><p style="text-align: center"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></p></span></span></p><p style="text-align: center"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><img src="https://i.hizliresim.com/keakca6.png?_gl=1*10hkpq5*_ga*MjAyODIwNzE5MS4xNzM4MDYxMTc3*_ga_M9ZRXYS2YN*czE3NDk4NjI3ODckbzYyJGcxJHQxNzQ5ODYyNzk2JGo1MSRsMCRoMA.." alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="width: 350px; height: 200px" /></p></span></span></p><p style="text-align: center"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></p></span></span></p><p style="text-align: center"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><strong>Sami Zayn:</strong> <em>Ama yalnız olmak, bazen bir ceza değil Jeff. Bazen sadece seni hala sen yapan son şey. Çünkü sahte kalabalıklardan, kirli alkışlardan ve unvanın etrafına dizilmiş plastik gülümsemelerden sonra, insan sadece sessizliği özler. Burası, bu köşe, senin hala kendi sesini duyabildiğin tek yer olabilir. Ve bil ki, o ses hala bir şeyler söylüyorsa, hala dövüşmeye değersin. Ben buraya seni kaldırmaya gelmedim. Ama yere bakan bir adamın hala nefes alıp vermesini önemsiyorum. Çünkü bu gece, seni susturmak istemeyen biri de vardı. Sadece bu bile bir şeyleri değiştirmeye yeter. Ve belki de, en kaybolmuş halimizle çıktığımız bu sokaklar ringde bulamadığımız en gerçek zaferi fısıldıyor: <strong>hala buradayız.</strong></em></p></span></span></p><p style="text-align: center"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></p></span></span></p><p style="text-align: center"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Sami oturduğu yerden ağır hareketlerle doğrulur. Elini tekrar cebine atar ama bu defa hiçbir şey çıkarmaz. Jeff’e son kez bakar, başıyla çok hafif bir onay verir ve hiçbir şey söylemeden yavaş adımlarla karanlık sokağın sonuna doğru yürür. Sadece ayak sesleri ve Jeff’in soluğuyla kalırız. Jeff, Sami’nin söylediklerinin ne kadarını gerçekten duyduğunu kestiremiyordu. Kafası hala dumanlı, midesi boş, zihni uğultularla doluydu. Ama bazı kelimeler, ''hala buradayız'' bu iki kelime, sanki diğer her şeyin arasından tırnaklarıyla kazınarak çıkmış gibiydi. Ne zaman duydu, tam olarak ne zaman söylediğini bile bilmiyordu ama o cümle şimdi içindeki en net yankıydı. Belki her şeyi anlamamıştı ama o sesi duydu. Ve bu gece, belki de sadece bu kadarı yeterliydi...</p><p></span><span style="font-family: 'Courier New'"><p style="text-align: center"></p></span></span></p><p style="text-align: center"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Courier New'"></p></span></span></p><p style="text-align: center"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Courier New'"><img src="https://i.hizliresim.com/i3k1dr8.png?_gl=1*1e64gfr*_ga*MjAyODIwNzE5MS4xNzM4MDYxMTc3*_ga_M9ZRXYS2YN*czE3NDk4NjI3ODckbzYyJGcxJHQxNzQ5ODY0MDgxJGo1MSRsMCRoMA.." alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="width: 350px; height: 200px" /></p></span></span></p><p style="text-align: center"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Courier New'"></p></span></span></p><p style="text-align: center"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Courier New'"><em> Jeff gözlerini yavaşça kapatır, başı çöpe biraz daha yaklaşır ama tamamen düşmeden önce orada öylece kalır. Sokağın sessizliğinde sadece ayak seslerinin yankısı bir süre daha duyulur, sonra o da kesilir. Kamera, Jeff’in hareketsiz bedenine, çatlamış asfaltla buluşan eline ve yerdeki sigara izmaritlerine odaklanır. Ardından ağır ağır geri çekilir. Sokak lambasının titrek ışığında her şey griye bürünürken kamera, Jeff’in hareketsiz bedenine yavaşça yaklaşır. Kusmukla lekelenmiş pantolonu, çatlamış asfaltla buluşan eli ve sönmüş sigara izmaritleri kadraja girer. Nefesi belli belirsiz, zayıf bir ritimde inip kalkar. Sokak sessizdir. Kamera, bu manzarayı birkaç saniye hareketsiz bırakır. Sonra kare donmuş gibi kalır. Sokak lambasının ışığı bir an daha titrer. Ardından son bir vızıltı sesiyle kamera, bir göz kapağı gibi yavaşça kapanır. Ekran karanlığa gömülür. Sessizlik. Ve sonra... hiçbir şey.</em></p><p></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="anti-hero, post: 378580, member: 640"] [CENTER][FONT=Trebuchet MS][SIZE=4]Jeff’in kustuğu nokta, Sami'nin ayak ucuna kadar yayılmıştı. Ama Sami geri çekilmedi. Çünkü bu pislik, söylediği gibi onun gördüğü en dürüst şeydi. Jeff'in sesi titreyerek bitmişti. Hafif bir rüzgar, Sami’nin uzun sakallarını ve yorgun yüzünü süpürürken hoodie’sinin kenarını titretiyordu. Yere çömelmiş değil, adeta gömülmüş gibiydi. Oturuşunda Jeff'e karşı ne meydan okuma vardı ne de acıma. Sadece kalmışlık. Yalnızlığın kir tuttuğu taşlara sinmiş, paslı bir teslimiyet gibi. Başını hafifçe yana eğdi. Ağzından çıkacak her kelimenin, bu karanlıktan daha ağır olacağını biliyordu. Ama yine de söyledi, çünkü o da biliyordu ki bazı kelimeler sadece düşmüş adamlara yakışır. [IMG width="350px" height="200px"]https://i.hizliresim.com/gm9q1av.png?_gl=1*1aoukbi*_ga*MjAyODIwNzE5MS4xNzM4MDYxMTc3*_ga_M9ZRXYS2YN*czE3NDk4NTAzMTIkbzYxJGcxJHQxNzQ5ODUxMTk4JGo0MyRsMCRoMA..[/IMG] [B]Sami Zayn:[/B] [I]Herkes seni ya susturmak istiyor ya da kurtarmaya çalışıyor. Ben ikisini de yapmayacağım. Çünkü senin kustuğun yerden konuşan adamları çok iyi tanıyorum Jeff. Ben onların ayakta kalabilmek için kaç kere yutkunduklarını, kaç kere kendi yalanlarını içlerine gömdüklerini gördüm. Senin söylediklerin bana mide bulandırıcı gelmiyor çünkü ben de aynı yerden kusmuştum. Aynı yerlere diz çöktüm. Ve o dizler kalkarken, kimsenin alkışlamadığını gördüm. Sana kıymet veren herkes, seni kendi hikayesinin figüranı yapmaya çalıştı. Ama sen onlara hep fazla gerçek kaldın. Bunu kabullenemiyorlar. Çünkü bir adamın düşerken bu kadar dürüst kalabilmesi, onların parlatılmış başarılarını utandırıyor. Ve bana ne kadar bağırırsan bağır, ne kadar öfkelenirsen öfkelen, ben seni aşağıda değil, eşit yerde görüyorum. Çünkü bu sektörün en büyük günahı, senin gibi adamların yalnız kalması. Sen başarısız değilsin Jeff. Sadece bu yerin başarının ne olduğunu bilmediğine artık uyanmış birisin. Ve o uyanış, her şeyden daha değerli.[/I] [IMG width="350px" height="200px"]https://i.hizliresim.com/bw7h235.png?_gl=1*b389ti*_ga*MjAyODIwNzE5MS4xNzM4MDYxMTc3*_ga_M9ZRXYS2YN*czE3NDk4NTAzMTIkbzYxJGcxJHQxNzQ5ODUxMDU4JGo1MCRsMCRoMA..[/IMG] Bu sözlerin ardından ortam yine sessizliğe gömülür. Sami göz ucuyla Jeff’e bakar, ama hala doğrudan temas kurmaz. Elini cebine sokar, ayak ucuyla yerdeki küçük bir taş parçasını iter, bir süre boşluğa konuşur gibi devam eder. [/SIZE][/FONT][/CENTER] [SIZE=4][FONT=Trebuchet MS][CENTER][B]Sami Zayn:[/B] [I]İnsanlar düşene kadar seni duymuyorlar. Ne söylediğin umurlarında değil. Sadece düştüğünü görmeleri yetiyor. Sonra da seni ya acıyarak izliyorlar ya da hikayelerindeki fon müziği yapıyorlar. Senin düşüşün, onların yüceldiği an oluyor. Ben bunu biliyorum. Çünkü yıllarca sustum, sahne arkasında bekledim. Ne zaman konuşmak istesem sıranın bende olmadığını söylediler. Şimdi aynı insanlar senin çığlığını bile reklam arasında ezip geçiyor. Senin burada oturuyor olman, bir çöküş değil Jeff. Bu sadece bu sistemin seni nereye kadar taşıyabileceğini gösteren gerçek bir sonuç. Ve sistem senin gibi adamlara yük taşıttı, sonra da sırtlarını dönüp seni yalnız bıraktı. Bu yüzden ne söylediğin, ne kadar bağırdığın önemli değil artık. Sen değil, anlatmaya çalıştığın her şey mide bulandırıcı. Ama herkes hala alkışlara oynuyor. Sen hala gerçeği söylüyorsun. Bu yüzden hala tehlikelisin. Bu yüzden seni hala yalnız bırakıyorlar.[/I] Sami, yere çevirdiği bakışlarını kısa bir an için Jeff’e kaldırır. Bu defa göz teması kurmazdan gelen biri gibi değil, onu gerçekten gören biri gibi bakar. Sesi yükselmez, kelimeleri gösterişli değildir. Ama tonda, yıllardır taşınan ama hiç söylenmeyen bir yük vardır. [IMG width="350px" height="200px"]https://i.hizliresim.com/keakca6.png?_gl=1*10hkpq5*_ga*MjAyODIwNzE5MS4xNzM4MDYxMTc3*_ga_M9ZRXYS2YN*czE3NDk4NjI3ODckbzYyJGcxJHQxNzQ5ODYyNzk2JGo1MSRsMCRoMA..[/IMG] [B]Sami Zayn:[/B] [I]Ama yalnız olmak, bazen bir ceza değil Jeff. Bazen sadece seni hala sen yapan son şey. Çünkü sahte kalabalıklardan, kirli alkışlardan ve unvanın etrafına dizilmiş plastik gülümsemelerden sonra, insan sadece sessizliği özler. Burası, bu köşe, senin hala kendi sesini duyabildiğin tek yer olabilir. Ve bil ki, o ses hala bir şeyler söylüyorsa, hala dövüşmeye değersin. Ben buraya seni kaldırmaya gelmedim. Ama yere bakan bir adamın hala nefes alıp vermesini önemsiyorum. Çünkü bu gece, seni susturmak istemeyen biri de vardı. Sadece bu bile bir şeyleri değiştirmeye yeter. Ve belki de, en kaybolmuş halimizle çıktığımız bu sokaklar ringde bulamadığımız en gerçek zaferi fısıldıyor: [B]hala buradayız.[/B][/I] Sami oturduğu yerden ağır hareketlerle doğrulur. Elini tekrar cebine atar ama bu defa hiçbir şey çıkarmaz. Jeff’e son kez bakar, başıyla çok hafif bir onay verir ve hiçbir şey söylemeden yavaş adımlarla karanlık sokağın sonuna doğru yürür. Sadece ayak sesleri ve Jeff’in soluğuyla kalırız. Jeff, Sami’nin söylediklerinin ne kadarını gerçekten duyduğunu kestiremiyordu. Kafası hala dumanlı, midesi boş, zihni uğultularla doluydu. Ama bazı kelimeler, ''hala buradayız'' bu iki kelime, sanki diğer her şeyin arasından tırnaklarıyla kazınarak çıkmış gibiydi. Ne zaman duydu, tam olarak ne zaman söylediğini bile bilmiyordu ama o cümle şimdi içindeki en net yankıydı. Belki her şeyi anlamamıştı ama o sesi duydu. Ve bu gece, belki de sadece bu kadarı yeterliydi...[/CENTER][/FONT] [FONT=Courier New][CENTER] [IMG width="350px" height="200px"]https://i.hizliresim.com/i3k1dr8.png?_gl=1*1e64gfr*_ga*MjAyODIwNzE5MS4xNzM4MDYxMTc3*_ga_M9ZRXYS2YN*czE3NDk4NjI3ODckbzYyJGcxJHQxNzQ5ODY0MDgxJGo1MSRsMCRoMA..[/IMG] [I] Jeff gözlerini yavaşça kapatır, başı çöpe biraz daha yaklaşır ama tamamen düşmeden önce orada öylece kalır. Sokağın sessizliğinde sadece ayak seslerinin yankısı bir süre daha duyulur, sonra o da kesilir. Kamera, Jeff’in hareketsiz bedenine, çatlamış asfaltla buluşan eline ve yerdeki sigara izmaritlerine odaklanır. Ardından ağır ağır geri çekilir. Sokak lambasının titrek ışığında her şey griye bürünürken kamera, Jeff’in hareketsiz bedenine yavaşça yaklaşır. Kusmukla lekelenmiş pantolonu, çatlamış asfaltla buluşan eli ve sönmüş sigara izmaritleri kadraja girer. Nefesi belli belirsiz, zayıf bir ritimde inip kalkar. Sokak sessizdir. Kamera, bu manzarayı birkaç saniye hareketsiz bırakır. Sonra kare donmuş gibi kalır. Sokak lambasının ışığı bir an daha titrer. Ardından son bir vızıltı sesiyle kamera, bir göz kapağı gibi yavaşça kapanır. Ekran karanlığa gömülür. Sessizlik. Ve sonra... hiçbir şey.[/I][/CENTER][/FONT][/SIZE] [/QUOTE]
Yükleniyor…
Alıntı ekle…
İnsan doğrulaması
Cevap yaz
Ana sayfa
Forumlar
RPG
Prestige Grand Wrestling: PGW
PGW Promoları & Konuşma Gösterileri
Left Behind
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Uygulamayı yükle
Yükle
Forumlar
Neler yeni
Giriş yap
Kayıt ol
Ara
Anasayfa
Üst
Alt
Tema Rengi
Sıfırla