Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Kullanıcılar
Aylık Konu İstatistikleri
Şu anki ziyaretçiler
Yeni profil mesajları
Profil mesajlarında ara
Ayın En Çok Mesaj Atanları
Rozetler
ELITE Efektleri
ELITE Üyelik
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Konuya cevap cer
Ana sayfa
Forumlar
Arşiv
Çeviriler
Çeviri: Ace's High #58
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Mesaj
<blockquote data-quote="The Rainmaker" data-source="post: 376738" data-attributes="member: 93"><p>--Geçen sefer 2007 G1 zaferinden bahsetmiştik. O turnuvada finalde IWGP Ağırsiklet Şampiyonu Yuji Nagata’yı yendikten sonra, 8 Ekim’de Ryogoku’da onunla unvan için karşı karşıya geldin. Buradaki en büyük sürpriz, klasik siyah taytlarla ringe çıkmandı.</p><p></p><p></p><p><strong>Tanahashi:</strong> Wrestle Land şovlarında siyah tayt giymiştim, ama bu sefer ana kadroda giyiyordum. Taytlar farklıydı, daha yeniydi ama Wrestle Land’deki bazı kişiler benim tam zamanlı olarak siyah tayt giymem gerektiğini söylüyordu—tıpkı bir Young Lion gibi.</p><p></p><p></p><p>--Bu taytlar kesinlikle geleneksel Strong Style imajına uyuyordu.</p><p></p><p></p><p><strong>Tanahashi:</strong> İçinde biraz pasif agresiflik de vardı. Beni yuhalayan insanlar, bunu “New Japan ruhuna uygun değilim” düşüncesiyle yapıyordu. Bu da onlara bir mesajdı: “Yeterince New Japan oldum mu şimdi?”</p><p></p><p></p><p>--Ama maçtan sonra kostüm seçimin sorulduğunda, sadece “bunlar seksi” dedin.</p><p></p><p></p><p><strong>Tanahashi:</strong> İşte bu da başka bir pasif agresiflikti. Bu tarz bir kıyafet giyip, sonra kasıtlı olarak “New Japan ruhuna” hiç uymayan bir açıklama yapmak. Bunu ciddi bir yüz ifadesiyle yapmak ise daha da etkiliydi. Bence o dönemde çok fazla insan “New Japan demek Strong Style demek” diye ısrar ediyordu ama kimse Strong Style’ın tam olarak ne olduğunu tanımlayamıyordu. Bu beni deli ediyordu. Galiba bunu daha önce konuşmuştuk; Antonio Inoki’ye bile ne demek olduğunu doğrudan sormuştum.</p><p></p><p></p><p>--Weekly Playboy dergisinde.</p><p></p><p></p><p><strong>Tanahashi:</strong> Ve bana sadece “Ben de bilmiyorum” dedi. Aslında bu da bana gereken her şeyi anlattı.</p><p></p><p></p><p>--Bu tabir aslında o dönemin medyasının ortaya atıp dolaşıma soktuğu bir şeydi. Nagata’nın gerçekten eski tarz güreşi temsil ettiğini konuştuk, ama geriye dönüp baktığında bu maçı nasıl değerlendiriyorsun?</p><p></p><p></p><p><strong>Tanahashi:</strong> O zamana kadar <em>High Fly Flow</em> benim birincil bitirici hareketimdi ve maç yapım şablonum oldukça oturmuştu. Ama hâlâ bazı yeni hareketler deniyordum, mesela <em>uranage</em> veya <em>12-6 suplex</em>. Şu anda <em>uranage</em>’yi hiç kullanmıyorum ama o dönem Nagata’nın her zaman darbelerle üzerime geleceğini biliyordum, bu yüzden bu bir karşı hareketti benim için.</p><p></p><p></p><p>--Maçın odak noktası High Fly Flow’du. İlk denemede Nagata dizlerini kaldırdı, ikincisinde iki sayıda çıktı. Üçüncü seferdeyse, Nagata seni üst ipte karşılamaya çalıştı ama sen ona bir kafa atarak savuşturdun ve hareketi yaparak galip geldin.</p><p></p><p></p><p><strong>Tanahashi:</strong> O son kısım çok şık değildi ama mesele ne pahasına olursa olsun Nagata’yı yenmekti. Taraftar desteği büyük ölçüde Nagata’dan yanaydı, bu yüzden biraz da onları susturarak kazanmak istedim açıkçası (gülerek).</p><p></p><p></p><p>--Maç sonrası yaptığın konuşmada “Daha önce olduğu gibi, bir yolunu bulurum” dedin.</p><p></p><p></p><p><strong>Tanahashi:</strong> O söz, şirketin o dönemdeki durumuna cevaptı.</p><p></p><p></p><p>--Bu, NJPW’nin Ryogoku’yu daha küçük kapasiteyle kullandığı ilk etkinlikti. Açıklanan seyirci sayısı 7.800’dü ama gerçek sayı daha düşüktü.</p><p></p><p></p><p><strong>Tanahashi:</strong> O gece arenada işlerin iyi gittiği dönemleri hatırlayan çok sayıda izleyici vardı bence. Onlara “Sizi yüzüstü bırakmayacağım” demek istedim.</p><p></p><p></p><p>--Bu maçla birlikte ikinci şampiyonluk dönemine başladın. Daha önce de söyledin, New Japan’in ‘karanlık çağ’ diye adlandırılan dönemindeki soyunma odası atmosferi oldukça kasvetliydi.</p><p></p><p></p><p><strong>Tanahashi:</strong> O dönem hâlâ oldukça karanlıktı. Şampiyon olarak seyirciden yuhalanırken şirketi omuzlarında taşımak gerçekten çok zor. Kendimi bir nevi odadaki fil gibi hissediyordum; herkesin gördüğü ama kimsenin üzerine konuşmadığı bir şey. Kimse yanıma gelip sohbet etmiyordu; sanki herkes “en iyisi ona bulaşmamak” der gibiydi.</p><p></p><p></p><p>--Kendini lider gibi hissedemiyor muydun?</p><p></p><p></p><p><strong>Tanahashi:</strong> Yani, açıkçası o şekilde yuhalanırken liderlik yapamazsın. Kafam kalın olabilir ama şimdi geriye dönüp baktığımda, o dönem işler gerçekten böyleydi. Ama ben yine de çizgimi bozmadım, bu işi başarabileceğime inandım. 2000’lerde sadece biz değil, tüm sektörde bir durgunluk vardı. Ama işler aynı şekilde devam ederse çıkış yolu olmazdı. Bu yüzden yolda giderken çözüm aramak gerekiyordu.</p><p></p><p></p><p>--Deneme-yanılma yöntemi o dönem için senin adına bir tema olmuştu zaten.</p><p></p><p></p><p><strong>Tanahashi:</strong> Güreşte en çok sevdiğim şeylerden biri de bu sade ve doğrudan “ahlaki oyun” yapısı. Ama o dönemde, sözde başkahraman olan ben, top heel’lardan daha fazla yuhalanıyordum. Sanırım bu dönemde “en iyisi bu durumu avantaja çevirmek” fikrine yaklaşmaya başladım.</p><p></p><p></p><p>--Bu, daha narsistik bir karaktere yönelmeye başladığın dönemdi. O Ryogoku maçına dair ilginç bir detay da, ertesi günkü basın toplantısıydı. İlk kez 2003’ten beri evli olduğunu ve iki çocuğun olduğunu kamuoyuna açıkladın.</p><p></p><p></p><p><strong>Tanahashi:</strong> Bu da planın bir parçasıydı. Kutlama havasında bir basın toplantısıydı ve içinde sahte bir özür vardı: “Üzgünüm hanımlar, artık evliyim.” O dönemde gazetelerde çocuk arabası sürerken fotoğraflarım çıkıyordu zaten, kimse şaşırmamıştır. Ama biraz da <em>“My Dad's A Heel Wrestler”</em> filmine benziyordu bu iş. Hayat sanatı taklit ediyor yani (gülerek).</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="The Rainmaker, post: 376738, member: 93"] --Geçen sefer 2007 G1 zaferinden bahsetmiştik. O turnuvada finalde IWGP Ağırsiklet Şampiyonu Yuji Nagata’yı yendikten sonra, 8 Ekim’de Ryogoku’da onunla unvan için karşı karşıya geldin. Buradaki en büyük sürpriz, klasik siyah taytlarla ringe çıkmandı. [B]Tanahashi:[/B] Wrestle Land şovlarında siyah tayt giymiştim, ama bu sefer ana kadroda giyiyordum. Taytlar farklıydı, daha yeniydi ama Wrestle Land’deki bazı kişiler benim tam zamanlı olarak siyah tayt giymem gerektiğini söylüyordu—tıpkı bir Young Lion gibi. --Bu taytlar kesinlikle geleneksel Strong Style imajına uyuyordu. [B]Tanahashi:[/B] İçinde biraz pasif agresiflik de vardı. Beni yuhalayan insanlar, bunu “New Japan ruhuna uygun değilim” düşüncesiyle yapıyordu. Bu da onlara bir mesajdı: “Yeterince New Japan oldum mu şimdi?” --Ama maçtan sonra kostüm seçimin sorulduğunda, sadece “bunlar seksi” dedin. [B]Tanahashi:[/B] İşte bu da başka bir pasif agresiflikti. Bu tarz bir kıyafet giyip, sonra kasıtlı olarak “New Japan ruhuna” hiç uymayan bir açıklama yapmak. Bunu ciddi bir yüz ifadesiyle yapmak ise daha da etkiliydi. Bence o dönemde çok fazla insan “New Japan demek Strong Style demek” diye ısrar ediyordu ama kimse Strong Style’ın tam olarak ne olduğunu tanımlayamıyordu. Bu beni deli ediyordu. Galiba bunu daha önce konuşmuştuk; Antonio Inoki’ye bile ne demek olduğunu doğrudan sormuştum. --Weekly Playboy dergisinde. [B]Tanahashi:[/B] Ve bana sadece “Ben de bilmiyorum” dedi. Aslında bu da bana gereken her şeyi anlattı. --Bu tabir aslında o dönemin medyasının ortaya atıp dolaşıma soktuğu bir şeydi. Nagata’nın gerçekten eski tarz güreşi temsil ettiğini konuştuk, ama geriye dönüp baktığında bu maçı nasıl değerlendiriyorsun? [B]Tanahashi:[/B] O zamana kadar [I]High Fly Flow[/I] benim birincil bitirici hareketimdi ve maç yapım şablonum oldukça oturmuştu. Ama hâlâ bazı yeni hareketler deniyordum, mesela [I]uranage[/I] veya [I]12-6 suplex[/I]. Şu anda [I]uranage[/I]’yi hiç kullanmıyorum ama o dönem Nagata’nın her zaman darbelerle üzerime geleceğini biliyordum, bu yüzden bu bir karşı hareketti benim için. --Maçın odak noktası High Fly Flow’du. İlk denemede Nagata dizlerini kaldırdı, ikincisinde iki sayıda çıktı. Üçüncü seferdeyse, Nagata seni üst ipte karşılamaya çalıştı ama sen ona bir kafa atarak savuşturdun ve hareketi yaparak galip geldin. [B]Tanahashi:[/B] O son kısım çok şık değildi ama mesele ne pahasına olursa olsun Nagata’yı yenmekti. Taraftar desteği büyük ölçüde Nagata’dan yanaydı, bu yüzden biraz da onları susturarak kazanmak istedim açıkçası (gülerek). --Maç sonrası yaptığın konuşmada “Daha önce olduğu gibi, bir yolunu bulurum” dedin. [B]Tanahashi:[/B] O söz, şirketin o dönemdeki durumuna cevaptı. --Bu, NJPW’nin Ryogoku’yu daha küçük kapasiteyle kullandığı ilk etkinlikti. Açıklanan seyirci sayısı 7.800’dü ama gerçek sayı daha düşüktü. [B]Tanahashi:[/B] O gece arenada işlerin iyi gittiği dönemleri hatırlayan çok sayıda izleyici vardı bence. Onlara “Sizi yüzüstü bırakmayacağım” demek istedim. --Bu maçla birlikte ikinci şampiyonluk dönemine başladın. Daha önce de söyledin, New Japan’in ‘karanlık çağ’ diye adlandırılan dönemindeki soyunma odası atmosferi oldukça kasvetliydi. [B]Tanahashi:[/B] O dönem hâlâ oldukça karanlıktı. Şampiyon olarak seyirciden yuhalanırken şirketi omuzlarında taşımak gerçekten çok zor. Kendimi bir nevi odadaki fil gibi hissediyordum; herkesin gördüğü ama kimsenin üzerine konuşmadığı bir şey. Kimse yanıma gelip sohbet etmiyordu; sanki herkes “en iyisi ona bulaşmamak” der gibiydi. --Kendini lider gibi hissedemiyor muydun? [B]Tanahashi:[/B] Yani, açıkçası o şekilde yuhalanırken liderlik yapamazsın. Kafam kalın olabilir ama şimdi geriye dönüp baktığımda, o dönem işler gerçekten böyleydi. Ama ben yine de çizgimi bozmadım, bu işi başarabileceğime inandım. 2000’lerde sadece biz değil, tüm sektörde bir durgunluk vardı. Ama işler aynı şekilde devam ederse çıkış yolu olmazdı. Bu yüzden yolda giderken çözüm aramak gerekiyordu. --Deneme-yanılma yöntemi o dönem için senin adına bir tema olmuştu zaten. [B]Tanahashi:[/B] Güreşte en çok sevdiğim şeylerden biri de bu sade ve doğrudan “ahlaki oyun” yapısı. Ama o dönemde, sözde başkahraman olan ben, top heel’lardan daha fazla yuhalanıyordum. Sanırım bu dönemde “en iyisi bu durumu avantaja çevirmek” fikrine yaklaşmaya başladım. --Bu, daha narsistik bir karaktere yönelmeye başladığın dönemdi. O Ryogoku maçına dair ilginç bir detay da, ertesi günkü basın toplantısıydı. İlk kez 2003’ten beri evli olduğunu ve iki çocuğun olduğunu kamuoyuna açıkladın. [B]Tanahashi:[/B] Bu da planın bir parçasıydı. Kutlama havasında bir basın toplantısıydı ve içinde sahte bir özür vardı: “Üzgünüm hanımlar, artık evliyim.” O dönemde gazetelerde çocuk arabası sürerken fotoğraflarım çıkıyordu zaten, kimse şaşırmamıştır. Ama biraz da [I]“My Dad's A Heel Wrestler”[/I] filmine benziyordu bu iş. Hayat sanatı taklit ediyor yani (gülerek). [/QUOTE]
Yükleniyor…
Alıntı ekle…
İnsan doğrulaması
Cevap yaz
Ana sayfa
Forumlar
Arşiv
Çeviriler
Çeviri: Ace's High #58
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Uygulamayı yükle
Yükle
Forumlar
Neler yeni
Giriş yap
Kayıt ol
Ara
Anasayfa
Üst
Alt
Tema Rengi
Sıfırla