Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Kullanıcılar
Aylık Konu İstatistikleri
Şu anki ziyaretçiler
Yeni profil mesajları
Profil mesajlarında ara
Ayın En Çok Mesaj Atanları
Rozetler
ELITE Efektleri
ELITE Üyelik
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Konuya cevap cer
Ana sayfa
Forumlar
Arşiv
Çeviriler
Çeviri: Ace's High #43
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Mesaj
<blockquote data-quote="The Rainmaker" data-source="post: 375438" data-attributes="member: 93"><p>--En son konuşmamızda IWGP U-30 unvanını Haziran 2005'te geri kazandığından bahsetmiştik. Bir sonraki ay, Shinya Hashimoto 40 yaşında beyin kanamasından vefat etti.</p><p></p><p></p><p><strong>Tanahashi:</strong> Evet. Hashimoto New Japan'den ayrıldıktan sonra onunla hiç temasım olmadı, bu yüzden sağlık durumu hakkında bir bilgim yoktu. Özellikle bir sağlık sorunu yaşadığını duymamıştım, o yüzden vefat haberini duymak şok ediciydi, çok ani oldu.</p><p></p><p></p><p>--Hashimoto Kasım 2000'de ayrılıp 2001'de ZERO-ONE'u kurmuştu.</p><p></p><p></p><p><strong>Tanahashi:</strong> Ben yeni başladığım dönemde, Hashimoto bana ilgi göstermişti çünkü ikimiz de Japonya’nın aynı bölgesinden, Gifu’dan geliyoruz. Bana hep o kalın Gifu aksanıyla konuşurdu ve memleketiyle gerçekten gurur duyardı; bu bana da geçti.</p><p></p><p></p><p>--Onunla sık sık yemeğe çıktığınız da olurdu, değil mi?</p><p></p><p></p><p><strong>Tanahashi:</strong> Evet, hem de hep onun ısmarlamasıyla. O dönemde Kenzo Suzuki onun refakatçisiydi ama beni de hep yemeğe çağırırdı. Bir keresinde küçük bir kasabada, Hashimoto’nun sponsoru olan biri ona çok şık bir yemek vermişti. Beni ve Kenzo'yu da yanına alıp "İkiniz de biraz çılgınlık yapın!" demişti (gülüyor).</p><p></p><p></p><p>--Herkesin keyif almasını istiyordu yani?</p><p></p><p></p><p><strong>Tanahashi:</strong> Daha çok genç güreşçilerin sarhoş olup gömleklerini çıkararak dans etmesini istiyordu diyelim (gülüyor). Günümüzde böyle şeyler pek hoş karşılanmaz tabii...</p><p></p><p></p><p>--Old school bir adamdı kesinlikle.</p><p></p><p></p><p><strong>Tanahashi:</strong> Hashimoto ile ilgili bir başka aklımda kalan şey şu: Üniversite yıllarımda Kyoto Prefektörlük Spor Salonu'nda birçok güreş şovuna giderdim. Orada satılan Hashimoto’nun "King of Destruction" (Yıkımın Kralı) temalı çizimli bir tişörtü vardı, ve dürüst olayım, gerçekten berbat bir tasarımı vardı (gülüyor). Ama sonra düşündüm ki, bu kadar çirkin olması belki ironik şekilde havalı olabilir? (gülüyor) Üstelik o benim kahramanımdı, bu yüzden aldım ve şehrin her yerinde giydim (gülüyor).</p><p></p><p></p><p>--Yani daha seyirciyken bile aranızda bir bağ oluşmuş.</p><p></p><p></p><p><strong>Tanahashi:</strong> Hashimoto’nun cenazesi 16 Temmuz’daydı ve birçok New Japan güreşçisi katıldı.</p><p></p><p></p><p>--Ben de cenazede tabut taşıyıcısıydım. TV sunucusu Souichiro Takashima, cenazede güreş anonsu tarzında bir konuşma yaptı. Hashimoto onu severdi.</p><p></p><p></p><p>--O zamanlar KBC televizyonundaydı ama şimdi Fukuoka’nın belediye başkanı. Dontaku şovlarında ana maçın galibine ödül sunmuşluğu da var.</p><p></p><p></p><p><strong>Tanahashi:</strong> Hashimoto’nun adını anons ederken ağlaması çok etkileyiciydi. 40 yaşında hayatını kaybetmesi inanılmaz. Ben 40 yaşıma bastığımda kendi kendime “Hashimoto’nun ulaşamadığı yaşı geçtim” demiştim.</p><p></p><p></p><p>--Oğlu Daichi ile çok iletişiminiz oldu mu?</p><p></p><p></p><p><strong>Tanahashi:</strong> Debut yaptıktan sonra merhabalaştık. New Japan’e gelse güzel olurdu ama babasının şirketinden başlaması daha doğal bir yoldu sanırım.</p><p></p><p></p><p>--Sonrasında Big Japan Pro-Wrestling’e geçti ve Strong Heavyweight şampiyonu oldu.</p><p></p><p></p><p><strong>Tanahashi:</strong> Bu tarihsel bağla NJPW ringinde boy göstermesi güzel olurdu.</p><p></p><p></p><p>--Sadece bir hafta sonra, NOAH’ın Tokyo Dome’daki ikinci ve şu ana kadar son şovu yapıldı. GHC Heavyweight Şampiyonluğu için Takeshi Rikio’ya meydan okudun. New Japan Cup’ı kazanmıştın ve NJPW’yi temsil ediyordun; beklenti yüksekti.</p><p></p><p></p><p><strong>Tanahashi:</strong> Evet. O geceye dair kötü anılarım var ve bunun sebebi sadece kaybetmem değil. Maçtan sonra çok düşündüm. Dome o gece doluydu ve NJPW aynı salonda zorluklar yaşıyordu. Basın da “NOAH Japonya’da işi önde götürüyor” demeye başlamıştı. Gerçekten kendimi kanıtlamam gerektiğini hissettim.</p><p></p><p></p><p>--Maçta Rikio’ya çok sert saldırdın. Bir Moonsault Press yaptın, üst üste üç tane suicide dive denedin.</p><p></p><p></p><p><strong>Tanahashi:</strong> O hareketi yaparken aklımda Tatsumi Fujinami’nin 1996’daki Dome şovunda Genichiro Tenryu’ya karşı yaptığı Dragon Rocket dalışları vardı. Ama biraz fazla hız almışım, zaman hakeminin alanına uçtum (gülüyor). Demirlere çarpıp bir parmağımı ve sağ kalça eklemimi kırdım.</p><p></p><p></p><p>--Fujinami de Tenryu’ya karşı o dalışı yaparken burnunu kırmıştı.</p><p></p><p></p><p><strong>Tanahashi:</strong> Fujinami etkisi çok kuvvetliydi (gülüyor). Ama gerçekten hem fiziksel hem de mental olarak zorlayıcı bir maçtı. Rikio ile ringdeyken, seyirciden hiçbir tepki alamıyormuşum gibi hissettim. Seyirciyle bağ kuramıyordum.</p><p></p><p></p><p>--Anlıyorum.</p><p></p><p></p><p><strong>Tanahashi:</strong> Geriye dönüp baktığımda, o ortamı ve bulunduğum durumu iyi okuyamadığımı fark ediyorum. “En iyimi yaparsam seyirciyi kazanırım” diye düşündüm ama aslında orada bir dışarıdan gelen yabancıydım ve öyle davranmam gerekiyordu.</p><p></p><p></p><p>--Yani heel rolünü benimsemeliydin.</p><p></p><p></p><p><strong>Tanahashi:</strong> Kesinlikle. Mesela dizine oynasam, biraz kuralları esnetsem, seyirci de maça daha fazla dahil olurdu. Ama ben her zamanki Tanahashi gibi davrandım. Ringdeki maçın çok öncesinde başlar her şey aslında, o gece kendimi nasıl sunmam gerektiğiyle ilgili çok şey öğrendim.</p><p></p><p></p><p>--Rikio sonunda Kasım 2011'de emekli oldu. Onu nasıl bir güreşçi olarak değerlendiriyorsun?</p><p></p><p></p><p><strong>Tanahashi:</strong> Eski bir sumo güreşçisiydi ve beklendiği gibi avuç içi darbeleri inanılmazdı. Bir darbesiyle “lanet olsun” dedirtiyordu. Ama Kenta Kobashi’den o unvanı yeni almıştı ve seyirciler onu henüz şampiyon olarak kabul etmemişti.</p><p></p><p></p><p>--Üstelik bu maç GHC unvan maçı olmasına rağmen, kartta dördüncü sıradaydı. Üstünde Tenryu vs Ogawa, Sasaki vs Kobashi ve Kawada vs Misawa maçları vardı.</p><p></p><p></p><p><strong>Tanahashi:</strong> Maç sıralaması benim sorumluluğumda değildi, maçın kendisi öyleydi. Rikio'yu güçlü adam olarak itiyorlardı, ben de tekniğimle onu alt etmeye çalıştım. Ama sanırım NOAH seyircisi benden pek etkilenmedi. O maçtan sonra moralim gerçekten bozulmuştu.</p><p></p><p></p><p>--Pek hoş bir anı değil yani.</p><p></p><p></p><p><strong>Tanahashi:</strong> Yakın zamanda rövanş da göremeyeceğim belli olunca, “Kendimi nasıl yukarı taşıyabilirim?” diye düşünmeye başladım. Bu maç beni tetikledi diyebilirim. Maçlarımın kaçırılmayacak hale gelmesini, televizyonda daha fazla görünmeyi, daha aktif olmayı kafama koydum. Gurur duyulacak bir maç değildi ama kariyerimde bir dönüm noktası oldu ve beni ileri taşıdı.</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="The Rainmaker, post: 375438, member: 93"] --En son konuşmamızda IWGP U-30 unvanını Haziran 2005'te geri kazandığından bahsetmiştik. Bir sonraki ay, Shinya Hashimoto 40 yaşında beyin kanamasından vefat etti. [B]Tanahashi:[/B] Evet. Hashimoto New Japan'den ayrıldıktan sonra onunla hiç temasım olmadı, bu yüzden sağlık durumu hakkında bir bilgim yoktu. Özellikle bir sağlık sorunu yaşadığını duymamıştım, o yüzden vefat haberini duymak şok ediciydi, çok ani oldu. --Hashimoto Kasım 2000'de ayrılıp 2001'de ZERO-ONE'u kurmuştu. [B]Tanahashi:[/B] Ben yeni başladığım dönemde, Hashimoto bana ilgi göstermişti çünkü ikimiz de Japonya’nın aynı bölgesinden, Gifu’dan geliyoruz. Bana hep o kalın Gifu aksanıyla konuşurdu ve memleketiyle gerçekten gurur duyardı; bu bana da geçti. --Onunla sık sık yemeğe çıktığınız da olurdu, değil mi? [B]Tanahashi:[/B] Evet, hem de hep onun ısmarlamasıyla. O dönemde Kenzo Suzuki onun refakatçisiydi ama beni de hep yemeğe çağırırdı. Bir keresinde küçük bir kasabada, Hashimoto’nun sponsoru olan biri ona çok şık bir yemek vermişti. Beni ve Kenzo'yu da yanına alıp "İkiniz de biraz çılgınlık yapın!" demişti (gülüyor). --Herkesin keyif almasını istiyordu yani? [B]Tanahashi:[/B] Daha çok genç güreşçilerin sarhoş olup gömleklerini çıkararak dans etmesini istiyordu diyelim (gülüyor). Günümüzde böyle şeyler pek hoş karşılanmaz tabii... --Old school bir adamdı kesinlikle. [B]Tanahashi:[/B] Hashimoto ile ilgili bir başka aklımda kalan şey şu: Üniversite yıllarımda Kyoto Prefektörlük Spor Salonu'nda birçok güreş şovuna giderdim. Orada satılan Hashimoto’nun "King of Destruction" (Yıkımın Kralı) temalı çizimli bir tişörtü vardı, ve dürüst olayım, gerçekten berbat bir tasarımı vardı (gülüyor). Ama sonra düşündüm ki, bu kadar çirkin olması belki ironik şekilde havalı olabilir? (gülüyor) Üstelik o benim kahramanımdı, bu yüzden aldım ve şehrin her yerinde giydim (gülüyor). --Yani daha seyirciyken bile aranızda bir bağ oluşmuş. [B]Tanahashi:[/B] Hashimoto’nun cenazesi 16 Temmuz’daydı ve birçok New Japan güreşçisi katıldı. --Ben de cenazede tabut taşıyıcısıydım. TV sunucusu Souichiro Takashima, cenazede güreş anonsu tarzında bir konuşma yaptı. Hashimoto onu severdi. --O zamanlar KBC televizyonundaydı ama şimdi Fukuoka’nın belediye başkanı. Dontaku şovlarında ana maçın galibine ödül sunmuşluğu da var. [B]Tanahashi:[/B] Hashimoto’nun adını anons ederken ağlaması çok etkileyiciydi. 40 yaşında hayatını kaybetmesi inanılmaz. Ben 40 yaşıma bastığımda kendi kendime “Hashimoto’nun ulaşamadığı yaşı geçtim” demiştim. --Oğlu Daichi ile çok iletişiminiz oldu mu? [B]Tanahashi:[/B] Debut yaptıktan sonra merhabalaştık. New Japan’e gelse güzel olurdu ama babasının şirketinden başlaması daha doğal bir yoldu sanırım. --Sonrasında Big Japan Pro-Wrestling’e geçti ve Strong Heavyweight şampiyonu oldu. [B]Tanahashi:[/B] Bu tarihsel bağla NJPW ringinde boy göstermesi güzel olurdu. --Sadece bir hafta sonra, NOAH’ın Tokyo Dome’daki ikinci ve şu ana kadar son şovu yapıldı. GHC Heavyweight Şampiyonluğu için Takeshi Rikio’ya meydan okudun. New Japan Cup’ı kazanmıştın ve NJPW’yi temsil ediyordun; beklenti yüksekti. [B]Tanahashi:[/B] Evet. O geceye dair kötü anılarım var ve bunun sebebi sadece kaybetmem değil. Maçtan sonra çok düşündüm. Dome o gece doluydu ve NJPW aynı salonda zorluklar yaşıyordu. Basın da “NOAH Japonya’da işi önde götürüyor” demeye başlamıştı. Gerçekten kendimi kanıtlamam gerektiğini hissettim. --Maçta Rikio’ya çok sert saldırdın. Bir Moonsault Press yaptın, üst üste üç tane suicide dive denedin. [B]Tanahashi:[/B] O hareketi yaparken aklımda Tatsumi Fujinami’nin 1996’daki Dome şovunda Genichiro Tenryu’ya karşı yaptığı Dragon Rocket dalışları vardı. Ama biraz fazla hız almışım, zaman hakeminin alanına uçtum (gülüyor). Demirlere çarpıp bir parmağımı ve sağ kalça eklemimi kırdım. --Fujinami de Tenryu’ya karşı o dalışı yaparken burnunu kırmıştı. [B]Tanahashi:[/B] Fujinami etkisi çok kuvvetliydi (gülüyor). Ama gerçekten hem fiziksel hem de mental olarak zorlayıcı bir maçtı. Rikio ile ringdeyken, seyirciden hiçbir tepki alamıyormuşum gibi hissettim. Seyirciyle bağ kuramıyordum. --Anlıyorum. [B]Tanahashi:[/B] Geriye dönüp baktığımda, o ortamı ve bulunduğum durumu iyi okuyamadığımı fark ediyorum. “En iyimi yaparsam seyirciyi kazanırım” diye düşündüm ama aslında orada bir dışarıdan gelen yabancıydım ve öyle davranmam gerekiyordu. --Yani heel rolünü benimsemeliydin. [B]Tanahashi:[/B] Kesinlikle. Mesela dizine oynasam, biraz kuralları esnetsem, seyirci de maça daha fazla dahil olurdu. Ama ben her zamanki Tanahashi gibi davrandım. Ringdeki maçın çok öncesinde başlar her şey aslında, o gece kendimi nasıl sunmam gerektiğiyle ilgili çok şey öğrendim. --Rikio sonunda Kasım 2011'de emekli oldu. Onu nasıl bir güreşçi olarak değerlendiriyorsun? [B]Tanahashi:[/B] Eski bir sumo güreşçisiydi ve beklendiği gibi avuç içi darbeleri inanılmazdı. Bir darbesiyle “lanet olsun” dedirtiyordu. Ama Kenta Kobashi’den o unvanı yeni almıştı ve seyirciler onu henüz şampiyon olarak kabul etmemişti. --Üstelik bu maç GHC unvan maçı olmasına rağmen, kartta dördüncü sıradaydı. Üstünde Tenryu vs Ogawa, Sasaki vs Kobashi ve Kawada vs Misawa maçları vardı. [B]Tanahashi:[/B] Maç sıralaması benim sorumluluğumda değildi, maçın kendisi öyleydi. Rikio'yu güçlü adam olarak itiyorlardı, ben de tekniğimle onu alt etmeye çalıştım. Ama sanırım NOAH seyircisi benden pek etkilenmedi. O maçtan sonra moralim gerçekten bozulmuştu. --Pek hoş bir anı değil yani. [B]Tanahashi:[/B] Yakın zamanda rövanş da göremeyeceğim belli olunca, “Kendimi nasıl yukarı taşıyabilirim?” diye düşünmeye başladım. Bu maç beni tetikledi diyebilirim. Maçlarımın kaçırılmayacak hale gelmesini, televizyonda daha fazla görünmeyi, daha aktif olmayı kafama koydum. Gurur duyulacak bir maç değildi ama kariyerimde bir dönüm noktası oldu ve beni ileri taşıdı. [/QUOTE]
Yükleniyor…
Alıntı ekle…
İnsan doğrulaması
Cevap yaz
Ana sayfa
Forumlar
Arşiv
Çeviriler
Çeviri: Ace's High #43
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Uygulamayı yükle
Yükle
Forumlar
Neler yeni
Giriş yap
Kayıt ol
Ara
Anasayfa
Üst
Alt
Tema Rengi
Sıfırla