Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Kullanıcılar
Aylık Konu İstatistikleri
Şu anki ziyaretçiler
Yeni profil mesajları
Profil mesajlarında ara
Ayın En Çok Mesaj Atanları
Rozetler
ELITE Efektleri
ELITE Üyelik
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Konuya cevap cer
Ana sayfa
Forumlar
Arşiv
Çeviriler
Çeviri: Ace's High #35
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Mesaj
<blockquote data-quote="The Rainmaker" data-source="post: 375227" data-attributes="member: 93"><p><strong>—2004'ün ortalarına doğru insanlar seni, Shinsuke Nakamura’yı ve Katsuyori Shibata’yı “Yeni Savaş Ruhu Üç Silahşörleri” olarak anmaya başladı. Sizi Keiji Muto, Masahiro Chono ve Shinya Hashimoto ile aynı cümlede geçirmeye başladılar. Aradan bunca zaman geçmişken, bu yakıştırma hakkında ne düşünüyorsun?</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Tanahashi:</strong> Aslında Shibata ve Nakamura’nın düşüncesi ortaktı. “Bizi aynı kefeye koymayın” gibisinden. Bu yaklaşımı anlıyorum ama herkesin aynı tavrı takınmasından pek bir kazanç çıkacağını düşünmedim. O yüzden biraz durumu tarttım ve bu olaya daha olumlu yaklaştım.</p><p></p><p></p><hr /><p></p><p><strong>—Yani ortama göre hareket ettin diyebilir miyiz?</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Tanahashi:</strong> Sanırım öyle. Şöyle söyleyeyim: Eğer şirket bir rol biçip bizi oraya koyduktan sonra biz üçümüz omuz silkerek “tamam, bir deneyelim bakalım” deseydik, bu işler yürür müydü? Eğer işin içindekiler yönlendirmeye gerçekten inanmıyorsa, seyirciden bunu bekleyemezsin.</p><p></p><p></p><hr /><p></p><p><strong>—Yani seyirci perspektifini de düşünüyordun.</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Tanahashi:</strong> Tabii, ama aynı zamanda Nakamura ve Shibata’nın ne kadar inatçı olduklarını da göz önünde bulundurmalıydım. Bir yandan onların tavrını, bir yandan kendi pozisyonumu değerlendirip, hem şirketin hem de hayranların benden beklediğini en iyi şekilde vermeye çalıştım.</p><p></p><p></p><hr /><p></p><p><strong>—Gerçek bir örnek profesyonel gibisin.</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Tanahashi:</strong> <em>Gerçek</em> örnek profesyonel benim zaten! Bu işte kalan tek gerçek profesyonelim, dostum (gülüyor).</p><p></p><p></p><hr /><p></p><p><strong>—Özür dilerim (gülüyor).</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Tanahashi:</strong> Ama şunu da unutmamak lazım, genelde böyle “yeni bilmemne” yakıştırmaları lanet gibidir. O tarz şeylerin tutması gerçekten çok zordur. Ben bunun farkındaydım açıkçası.</p><p></p><p></p><hr /><p></p><p><strong>—Orijinalin seviyesine ulaşmak her zaman zordur.</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Tanahashi:</strong> Aynen öyle. Düşününce, “Savaş Ruhu” yani <em>Tokon</em> dendiğinde bir de Tokon Üçlüsü vardı.</p><p></p><p></p><hr /><p></p><p><strong>—Ah, doğru! Takashi olmadan önce, Takayuki Iizuka, Akira Nogami ve El Samurai'di onlar. Hazır Üç Silahşörler demişken, Yuji Nagata, Manabu Nakanishi ve Tokimitsu Ishizawa (sonradan Kendo Kashin) da “Amatör Güreşin Üç Silahşörü” olarak biliniyordu.</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Tanahashi:</strong> Ah evet (gülüyor). Böyle bir mirasa layık olmak kolay değil. Sadece bir ismi yapıştırıp işin yürümesini bekleyemezsin.</p><p></p><p></p><hr /><p></p><p><strong>—Shinsuke, Üç Silahşör konseptinin IWGP deneyiminden sonra onu adeta yere çakılmış gibi hissettirdiğini söylemişti. Ama sen daha temkinliydin sanırım?</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Tanahashi:</strong> Evet, öyle denebilir. Ben en baştan beri şirketin ne istediğini düşünerek hareket ettim. Kendi fikirlerim ne olursa olsun, çıkıp elimden gelenin en iyisini sergilemek istedim. Sanırım benle çalışmak kolaydır (gülüyor).</p><p></p><p></p><hr /><p></p><p><strong>—Yine o örnek profesyonel (gülüyor). 2004 G1'ında kendini kazanma favorisi olarak çok sesli bir şekilde ilan etmiştin.</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Tanahashi:</strong> Öyle mi demişim ya? (gülüyor) Ama evet, sanırım o ilk IWGP maçından sonra biraz daha güven kazandım.</p><p></p><p></p><hr /><p></p><p><strong>—Lig aşamasını oldukça etkileyici bir 6 galibiyet, 1 mağlubiyet ile bitirdin. Osamu Nishimura, Koji Kanemoto, Manabu Nakanishi, Shinya (şimdiki adıyla Togi) Makabe ve Yoshihiro Takayama’yı yendin. Tek yenilgin Hiroyoshi Tenzan’a karşıydı. Yarı finalde de Genichiro Tenryu’yu yendin.</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Tanahashi:</strong> Yine bir tuş galibiyetiyle kazanmıştım (gülüyor). Ama finalde Tenzan’a yenildim.</p><p></p><p></p><hr /><p></p><p><strong>—Doğru. Tenzan sırasıyla Shibata, Nakamura ve sonra seni geçti. Yani “yeni üç silahşör”ün üçünü de yendi.</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Tanahashi:</strong> Tenzan’la olan o maçı çok iyi hatırlıyorum. O zamanlar daha tam oturmuş bir stilim yoktu, ama elimde ne varsa o maça koymuştum.</p><p></p><p></p><hr /><p></p><p><strong>—Kaybettin ama maçtan memnundun.</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Tanahashi:</strong> Evet. Tenzan’ın Shibata, Nakamura ve benim üzerimden geçmesi gibi bir tema vardı. Ben de o hikâyenin son basamağıydım. Bu temaya seyircinin bağlanması kolay oldu. İkimiz de ağırsiklet güreşçileriydik, yani biri öbürüne göre zayıf taraf değildi ama seyircinin empatisi Tenzan’a kaymıştı. Ben biraz fiili kötü adam konumundaydım.</p><p></p><p></p><hr /><p></p><p><strong>—Tenzan o dönem kariyerinin zirvesindeydi ve G1’ı arka arkaya kazanan ikinci kişi oldu. Onunla ilgili düşüncelerin?</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Tanahashi:</strong> Ah adam çok zorluydu. Yıllar boyunca Tenzan’la ilgili hafif dokundurmalar yaptım; “yazın güçlü olur” demişliğim vardır (gülüyor). Ama işin gerçeği, bence Üçüncü Nesil’den çıkan en iyi güreşçidir.</p><p></p><p></p><hr /><p></p><p><strong>—Bu ciddi bir övgü.</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Tanahashi:</strong> Tenzan’ın kilit özelliği korku faktörüydü. Çok kolay öfkelenebiliyordu ve o sinirlendi mi, dikkat et. “Öfkeli boğa” lakabı boşuna verilmedi. Gerçekten kontrolsüz hale gelebilirdi. O dönem üst vücudu çok güçlüydü. Maçları hep o içindeki öfkeyi yönetmekle ilgiliydi.</p><p></p><p></p><p>Sonuçta G1’ı kazanamadım ama finale kadar gelmek, ilk kez o noktaya ulaşmak benim için büyük gururdu.</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="The Rainmaker, post: 375227, member: 93"] [B]—2004'ün ortalarına doğru insanlar seni, Shinsuke Nakamura’yı ve Katsuyori Shibata’yı “Yeni Savaş Ruhu Üç Silahşörleri” olarak anmaya başladı. Sizi Keiji Muto, Masahiro Chono ve Shinya Hashimoto ile aynı cümlede geçirmeye başladılar. Aradan bunca zaman geçmişken, bu yakıştırma hakkında ne düşünüyorsun? Tanahashi:[/B] Aslında Shibata ve Nakamura’nın düşüncesi ortaktı. “Bizi aynı kefeye koymayın” gibisinden. Bu yaklaşımı anlıyorum ama herkesin aynı tavrı takınmasından pek bir kazanç çıkacağını düşünmedim. O yüzden biraz durumu tarttım ve bu olaya daha olumlu yaklaştım. [HR][/HR] [B]—Yani ortama göre hareket ettin diyebilir miyiz? Tanahashi:[/B] Sanırım öyle. Şöyle söyleyeyim: Eğer şirket bir rol biçip bizi oraya koyduktan sonra biz üçümüz omuz silkerek “tamam, bir deneyelim bakalım” deseydik, bu işler yürür müydü? Eğer işin içindekiler yönlendirmeye gerçekten inanmıyorsa, seyirciden bunu bekleyemezsin. [HR][/HR] [B]—Yani seyirci perspektifini de düşünüyordun. Tanahashi:[/B] Tabii, ama aynı zamanda Nakamura ve Shibata’nın ne kadar inatçı olduklarını da göz önünde bulundurmalıydım. Bir yandan onların tavrını, bir yandan kendi pozisyonumu değerlendirip, hem şirketin hem de hayranların benden beklediğini en iyi şekilde vermeye çalıştım. [HR][/HR] [B]—Gerçek bir örnek profesyonel gibisin. Tanahashi:[/B] [I]Gerçek[/I] örnek profesyonel benim zaten! Bu işte kalan tek gerçek profesyonelim, dostum (gülüyor). [HR][/HR] [B]—Özür dilerim (gülüyor). Tanahashi:[/B] Ama şunu da unutmamak lazım, genelde böyle “yeni bilmemne” yakıştırmaları lanet gibidir. O tarz şeylerin tutması gerçekten çok zordur. Ben bunun farkındaydım açıkçası. [HR][/HR] [B]—Orijinalin seviyesine ulaşmak her zaman zordur. Tanahashi:[/B] Aynen öyle. Düşününce, “Savaş Ruhu” yani [I]Tokon[/I] dendiğinde bir de Tokon Üçlüsü vardı. [HR][/HR] [B]—Ah, doğru! Takashi olmadan önce, Takayuki Iizuka, Akira Nogami ve El Samurai'di onlar. Hazır Üç Silahşörler demişken, Yuji Nagata, Manabu Nakanishi ve Tokimitsu Ishizawa (sonradan Kendo Kashin) da “Amatör Güreşin Üç Silahşörü” olarak biliniyordu. Tanahashi:[/B] Ah evet (gülüyor). Böyle bir mirasa layık olmak kolay değil. Sadece bir ismi yapıştırıp işin yürümesini bekleyemezsin. [HR][/HR] [B]—Shinsuke, Üç Silahşör konseptinin IWGP deneyiminden sonra onu adeta yere çakılmış gibi hissettirdiğini söylemişti. Ama sen daha temkinliydin sanırım? Tanahashi:[/B] Evet, öyle denebilir. Ben en baştan beri şirketin ne istediğini düşünerek hareket ettim. Kendi fikirlerim ne olursa olsun, çıkıp elimden gelenin en iyisini sergilemek istedim. Sanırım benle çalışmak kolaydır (gülüyor). [HR][/HR] [B]—Yine o örnek profesyonel (gülüyor). 2004 G1'ında kendini kazanma favorisi olarak çok sesli bir şekilde ilan etmiştin. Tanahashi:[/B] Öyle mi demişim ya? (gülüyor) Ama evet, sanırım o ilk IWGP maçından sonra biraz daha güven kazandım. [HR][/HR] [B]—Lig aşamasını oldukça etkileyici bir 6 galibiyet, 1 mağlubiyet ile bitirdin. Osamu Nishimura, Koji Kanemoto, Manabu Nakanishi, Shinya (şimdiki adıyla Togi) Makabe ve Yoshihiro Takayama’yı yendin. Tek yenilgin Hiroyoshi Tenzan’a karşıydı. Yarı finalde de Genichiro Tenryu’yu yendin. Tanahashi:[/B] Yine bir tuş galibiyetiyle kazanmıştım (gülüyor). Ama finalde Tenzan’a yenildim. [HR][/HR] [B]—Doğru. Tenzan sırasıyla Shibata, Nakamura ve sonra seni geçti. Yani “yeni üç silahşör”ün üçünü de yendi. Tanahashi:[/B] Tenzan’la olan o maçı çok iyi hatırlıyorum. O zamanlar daha tam oturmuş bir stilim yoktu, ama elimde ne varsa o maça koymuştum. [HR][/HR] [B]—Kaybettin ama maçtan memnundun. Tanahashi:[/B] Evet. Tenzan’ın Shibata, Nakamura ve benim üzerimden geçmesi gibi bir tema vardı. Ben de o hikâyenin son basamağıydım. Bu temaya seyircinin bağlanması kolay oldu. İkimiz de ağırsiklet güreşçileriydik, yani biri öbürüne göre zayıf taraf değildi ama seyircinin empatisi Tenzan’a kaymıştı. Ben biraz fiili kötü adam konumundaydım. [HR][/HR] [B]—Tenzan o dönem kariyerinin zirvesindeydi ve G1’ı arka arkaya kazanan ikinci kişi oldu. Onunla ilgili düşüncelerin? Tanahashi:[/B] Ah adam çok zorluydu. Yıllar boyunca Tenzan’la ilgili hafif dokundurmalar yaptım; “yazın güçlü olur” demişliğim vardır (gülüyor). Ama işin gerçeği, bence Üçüncü Nesil’den çıkan en iyi güreşçidir. [HR][/HR] [B]—Bu ciddi bir övgü. Tanahashi:[/B] Tenzan’ın kilit özelliği korku faktörüydü. Çok kolay öfkelenebiliyordu ve o sinirlendi mi, dikkat et. “Öfkeli boğa” lakabı boşuna verilmedi. Gerçekten kontrolsüz hale gelebilirdi. O dönem üst vücudu çok güçlüydü. Maçları hep o içindeki öfkeyi yönetmekle ilgiliydi. Sonuçta G1’ı kazanamadım ama finale kadar gelmek, ilk kez o noktaya ulaşmak benim için büyük gururdu. [/QUOTE]
Yükleniyor…
Alıntı ekle…
İnsan doğrulaması
Cevap yaz
Ana sayfa
Forumlar
Arşiv
Çeviriler
Çeviri: Ace's High #35
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Uygulamayı yükle
Yükle
Forumlar
Neler yeni
Giriş yap
Kayıt ol
Ara
Anasayfa
Üst
Alt
Tema Rengi
Sıfırla