PAYBACK #72
16 Mayıs Cuma, 21:00 - CANLI
Hampton Coliseum
Hampton, Virginia
ŞOVU TAKİP ETMEK İÇİN NEDENLER
1- ROAD TO WRESTLEMANIA BEGIN WITH 2-HOUR PAYBACK!
2- Sağdıç Muhabbeti
3- Whose House?
4- Mexico City Cup Elemeleri Başladı!
5- Main Event:
"PGW Champion" Bray Wyatt vs. "World Heavyweight Champion" CM Punk
Pyro gösterileri! Klasik bir sekans ile 72 numaralı PAYBACK şovu başlıyor!
Pyrolar bittikten sonra ringde birisi olduğunu görüyoruz.
Samantha Irvin: Ladies and gentlemen! Please welcome youurr NEEEWWWWWW PGW CHAMPIOOONNNNNN! BRRAAYY WYAAATTTT!!!!!!
The Wyatt Family'i girişte görüyoruz. Samantha Irvin ringden onlara bakarken "PGW Champion" Bray Wyatt önde, "PGW Tag Team Champions" yani evlatlar ise hemen arkasındalar. Wyatt gaz lambası ile ringe ilerliyor. İçeriye girmek için hareket ederlerken Samantha anonsun devamını getiriyor.
Samantha Irvin: Ladies and gentlemen! Please welcome youurr NEEEWWWWWW PGW CHAMPIOOONNNNNN! BRRAAYY WYAAATTTT!!!!!!
The Wyatt Family'i girişte görüyoruz. Samantha Irvin ringden onlara bakarken "PGW Champion" Bray Wyatt önde, "PGW Tag Team Champions" yani evlatlar ise hemen arkasındalar. Wyatt gaz lambası ile ringe ilerliyor. İçeriye girmek için hareket ederlerken Samantha anonsun devamını getiriyor.
Samantha Irvin: AND YOUR NEWWW PGW TAG TEAM CHAMPIONSSSS!! BRAUN STROWMAN AND ERICK ROWAN, THE WYATT FAMILY!!!!
Grup üyeleri içeri giriyor. Samantha görevini tamamladıktan sonra spiker masasının kenarına giderken biraz sonra gaz lambası, Wyatt'ın üflemesiyle sönüyor. Seyircilerden büyük cheer geliyor. Wyatt kemerini havaya kaldırıyor ve seyirciyi selamlıyor.
Michael Cole: İyi akşamlar sevgili seyirciler! PAYBACK 72'ye hoş geldiniz. Bu gece tarihi akşamlardan birini yaşıyoruz. WrestleMania yoluna resmen girmiş bulunuyoruz. Sezon bitmek üzere, 4 hafta kaldı! Geçen hafta, No Way Out'ta iki ana kemer şampiyonumuz da değişti. Bray Wyatt ilk kez Güney'de bir kemer kazanırken CM Punk, geçen sene olduğu gibi çemberden galibiyetle ayrılmayı başardı. O bir çember fatihi!
Grup üyeleri içeri giriyor. Samantha görevini tamamladıktan sonra spiker masasının kenarına giderken biraz sonra gaz lambası, Wyatt'ın üflemesiyle sönüyor. Seyircilerden büyük cheer geliyor. Wyatt kemerini havaya kaldırıyor ve seyirciyi selamlıyor.
Michael Cole: İyi akşamlar sevgili seyirciler! PAYBACK 72'ye hoş geldiniz. Bu gece tarihi akşamlardan birini yaşıyoruz. WrestleMania yoluna resmen girmiş bulunuyoruz. Sezon bitmek üzere, 4 hafta kaldı! Geçen hafta, No Way Out'ta iki ana kemer şampiyonumuz da değişti. Bray Wyatt ilk kez Güney'de bir kemer kazanırken CM Punk, geçen sene olduğu gibi çemberden galibiyetle ayrılmayı başardı. O bir çember fatihi!
JBL: Muhteşem bir No Way Out idi Michael. Punk'ı tebrik etmek lazım. Bir diğer tebrik ise Wyatt'a. Güney'deki maç içerisinde özellikle Wyatt'ın evindeki detaylar benim ilgimi çekti. Geçmiş tarihler, geleceğe dair kehanet notları ve bir başka ileri tarih... Seyircilerin bunları çözdüklerine eminim. Neler olacağını merakla bekliyorum. Öte yandan büyük bir başarıyı daha görmemiz gerekir ki, Wyatt Family sezonun başında olduğu gibi yeniden takımlar kemerini kendi bünyesine kattı. Şu an her bir üyenin kendine ait kemeri var. The Wyatt Family yine ve yeniden PGW'nin zirvesinde!
Bray Wyatt bu sırada bir mikrofon alıyor ve konuşmaya başlıyor.
"PGW Champion" Bray Wyatt: Biraderler ve bacılarım, tarih tekerrürden ibarettir derler. Sahiden de Wyatt'ın yazı, soğuk bulutların arasından sıyrılıp tüm dünyaya gülümserken bu ganimetleri belimize takmış olmamız bir tesadüf pornosu olabilir mi? Yoksa bir tekerrür zinciri mi seyretmekteyiz? Sorular... İnsanoğlunu diri tutan o bilinmezlik... Yaşama sevinci denen meret bundan ibaret değil midir? Elimizi, nereye açıldığını kestiremediğimiz o kapının kulpuna koyarken kanımız daha hızlı pompalanmaya başlar. Macerayı yavaşça aralarız. Bambaşka bir serüvene atıldığımızda vücut, savaş konumunu alır ve adrenalini ayakta tutmaya devam eder. Oysa orada hiçbir şey olmadığını görmek nasıl bir histir?
Seyircilerden boo geliyor. Wyatt kameraya iyice yaklaşıyor.
Bray Wyatt bu sırada bir mikrofon alıyor ve konuşmaya başlıyor.
"PGW Champion" Bray Wyatt: Biraderler ve bacılarım, tarih tekerrürden ibarettir derler. Sahiden de Wyatt'ın yazı, soğuk bulutların arasından sıyrılıp tüm dünyaya gülümserken bu ganimetleri belimize takmış olmamız bir tesadüf pornosu olabilir mi? Yoksa bir tekerrür zinciri mi seyretmekteyiz? Sorular... İnsanoğlunu diri tutan o bilinmezlik... Yaşama sevinci denen meret bundan ibaret değil midir? Elimizi, nereye açıldığını kestiremediğimiz o kapının kulpuna koyarken kanımız daha hızlı pompalanmaya başlar. Macerayı yavaşça aralarız. Bambaşka bir serüvene atıldığımızda vücut, savaş konumunu alır ve adrenalini ayakta tutmaya devam eder. Oysa orada hiçbir şey olmadığını görmek nasıl bir histir?
Seyircilerden boo geliyor. Wyatt kameraya iyice yaklaşıyor.
"PGW Champion" Bray Wyatt: Bir önceki günün aynısını seyrederken büyük bir barış durgunluğu üzerimize çöker. Çarpım tablosundaki sonuçları ezberlemek gibi sıkıcı bir sakinlik... (Es veriyor). Evlatlarım! Bray Amca keyfinizi kaçırmak istemez; o, geleceğe lanet etmemeniz için uğraşıyor. Hazırlanın, çünkü bilinmezlik son buldu. PGW'da yeni bir çağ aralandı. Wyatt'ın Yazı o kadar uzun sürecek ki ayların geçtiğini düşünseniz de takvim yaprakları 10 Mayıs 2025'i işaret edecek. Yaz güneşi üzerimizden bir türlü eksik olmayacak. (es veriyor) PGW Championship an itibarıyla bana ait bir et parçası... O ciğerlerimle beraber nefes alıp verir, kalbimle kanı pompalar ve tüm vücuda yayar. Midemle yılan çorbasını sindirmek için uğraşırken böbreğimle boşaltıma yardımcı olur. Onu benden almak demek, kalan tek böbreğimi çalmaktan farksızdır. Hırsızlık! Cinayet! Ne derseniz deyin. Çünkü o artık benim!
Seyircilerden yoğun tepkiler geliyor, Wyatt es veriyor.
Seyircilerden yoğun tepkiler geliyor, Wyatt es veriyor.
"PGW Champion" Bray Wyatt: PGW Championship benim kemerim, PGW ise benim çöp-
O kadar uzun boylu değil! Roman Reigns elinde mikrofonla girişte görünüyor! Seyirciler şaşkın, bir o kadar da çoşkulu. Tribal Chief tek başına! Ringe doğru ters ters bakarken ağır adımlarla ilerliyor. Bray Wyatt sakince onu izliyor. Suratında, yapılan saygısızlığa kızdığına dair bir mikro ifade görüyoruz. Roman Reigns saygıyı umursamadan içeriye giriyor ve Wyatt'ın tam karşısına dikiliyor. Evlatlar arkada, Roman'ı süzerken Wyatt sakin kalarak onu dinliyor.
"2025 Royal Rumble Winner" Roman Reigns: Çok değil Bray, yaklaşık 1 ay önceydi. Çaresizce şurada (ringin dışını gösteriyor) yerde yattığın ana tanıklık ettiğim zaman en uzun süren Royal Rumble mücadelelerinden birini kazanmıştım. Senden önce kim elenmişti? CM Punk! Ne tesadüftür ki, Royal Rumble'de son üçe kalan üç güreşçi de şu an PGW'nin zirvesinde yer alıyor. Belki de zirvede olduğumuz için Royal Rumble'de son üçe kaldık. Fakat bunların hiçbiri mühim değil. Biliyor musun Bray? O gece ikinizi de devirdim. Bunu yeniden, Meksika'da yapacağım. Fakat birinizi seçmem gerekiyor. Geçen hafta Philadelphia'da olmadığın için bir seçenek olmadığını mı zannediyorsun? CM Punk'ın karşısına çıktığım için yolundan çekildiğimi mi düşünüyorsun? Sakın böyle aptalca fikirlere kapılma! Çünkü Bray, karşına çıkmak için Güney'deki o evden dönmeni bekliyordum. Şimdi, Virginia gibi senin de bir şey yapmanı istiyorum. Beni kabullen, ACKNOWLEDGE ME!
Seyircilerden yoğun cheer geliyor. Wyatt ona bakmaya devam ediyor, bir tepkisi yok. Roman, Bray ona istediğini vermediği için sinirleniyor.
O kadar uzun boylu değil! Roman Reigns elinde mikrofonla girişte görünüyor! Seyirciler şaşkın, bir o kadar da çoşkulu. Tribal Chief tek başına! Ringe doğru ters ters bakarken ağır adımlarla ilerliyor. Bray Wyatt sakince onu izliyor. Suratında, yapılan saygısızlığa kızdığına dair bir mikro ifade görüyoruz. Roman Reigns saygıyı umursamadan içeriye giriyor ve Wyatt'ın tam karşısına dikiliyor. Evlatlar arkada, Roman'ı süzerken Wyatt sakin kalarak onu dinliyor.
"2025 Royal Rumble Winner" Roman Reigns: Çok değil Bray, yaklaşık 1 ay önceydi. Çaresizce şurada (ringin dışını gösteriyor) yerde yattığın ana tanıklık ettiğim zaman en uzun süren Royal Rumble mücadelelerinden birini kazanmıştım. Senden önce kim elenmişti? CM Punk! Ne tesadüftür ki, Royal Rumble'de son üçe kalan üç güreşçi de şu an PGW'nin zirvesinde yer alıyor. Belki de zirvede olduğumuz için Royal Rumble'de son üçe kaldık. Fakat bunların hiçbiri mühim değil. Biliyor musun Bray? O gece ikinizi de devirdim. Bunu yeniden, Meksika'da yapacağım. Fakat birinizi seçmem gerekiyor. Geçen hafta Philadelphia'da olmadığın için bir seçenek olmadığını mı zannediyorsun? CM Punk'ın karşısına çıktığım için yolundan çekildiğimi mi düşünüyorsun? Sakın böyle aptalca fikirlere kapılma! Çünkü Bray, karşına çıkmak için Güney'deki o evden dönmeni bekliyordum. Şimdi, Virginia gibi senin de bir şey yapmanı istiyorum. Beni kabullen, ACKNOWLEDGE ME!
Seyircilerden yoğun cheer geliyor. Wyatt ona bakmaya devam ediyor, bir tepkisi yok. Roman, Bray ona istediğini vermediği için sinirleniyor.
"2025 Royal Rumble Winner" Roman Reigns: Ben Randy Orton veya önceki düşmanların gibi değilim. Seni daha önce alt ettim. Süslü kelimelerle sinemaya çevirdiğin bu kan kırmızısı güreş kariyerinin bir anda nasıl da bomboş bir yaprak sayfası olduğunu o hayal kırıklığı yaşamış gözlerinde gördüm. Tarihi Royal Rumble gecesi... Buradan bir an için çekip gitmek istediğini, kalbin ve beyninin deli gibi kavga ettiğini suratından okudum. Başaramadın, ilk defa konuştuğun adam olamadın Bray. Eğer Randy olmasaydı belki de seni PGW tarihinden tek bir eleme ile silmiş bile olabilirdim. Ama şimdi, karşımdasın. Royal Rumble gecesi olduğu gibi, tüm özgüveninle yeniden bana bakıyorsun. Seni seçmemem için bana bir sebep söyle Bray! Seni deviremez miyim? Daha önce başardım. Güney'e inemez miyim? Dwayne ve Alberto'yu o malikaneye gömdüğüm gibi senin de evini başına çalabilirim. Ana kemeri sırtlayamaz mıyım? Ben Velveteen Dream değilim Bray. Royal Rumble'ı kazandıysam o kemeri de almasını bilirim.
Seyircilerden cheer geliyor. Bray tatsız bir şekilde Roman'a bakıyor. Mikrofonsuz bir şekilde konuştuğunu, bir şeyler söylediğini duyuyoruz. Ellerini iki yana açıyor. Özgürce onu seçebileceğini söylüyor. "Burası benim çöplüğüm," diyor Bray Wyatt. Roman Reigns ise gülüyor.
"2025 Royal Rumble Winner" Roman Reigns: PGW Championship'i almış olman, burada söz sahibi olabileceğini göstermiyor. THIS IS MY YARD! Eğer istersem seni seçeceğim. İstemezsem de CM Punk'ı... Bu tercihimi WrestleMania gecesine kadar bile açıklamak zorunda değilim. Ama bu gece ikinizi de aynı ringde izleyeceğim zaman karar vermek kolaylaşacak. Kehanetleri bir kenara bırak ve beni bekle Bray. Çünkü yaz başlamadan bitecekse, bu gece bitecek!
Roman Reigns mikrofonu bırakıyor. Bray Wyatt ona gelmesine yönelik işaretler yapmaya devam ederken Reigns köşeye çıkıyor, onları umursamadan tauntlarını atıyor. Üç adama karşı tek başına! Bu adam gerçekten de oldukça cesur davranıyor. Roman tauntlarını atarken...
BRAUN STROWMAN KOŞUYOR VE KÖŞEDEKİ ROMAN'A SALDIRIYOR! Onu ringe indiren Braun, üst üste yumruklarla sırtından ona saldırıyor. Fakat biraz sonra bir Back Elbow! Bir tane daha! Roman Reigns onu sersemletiyor. Bray, Rowan'ı destek elemanı olarak gönderiyor. Fakat Roman arkasını döner dönmez Rowan'a bir Uppercut! Braun Strowman ona doğru koşarken Roman'dan Superman Punch!
Hızını alamayan Roman iplere koşuyor ve Rowan'a dönüyor, SPEEAARR!!! Rowan ve Strowman yerde. Bray Wyatt ise köşede, ters ters Roman Reigns'e bakıyor! Reigns doğruluyor ve ona dik dik bakmaya devam ediyor. Seyircilerden yoğun cheer var!
Fakat bakışmalar sonrası bir aksiyon gerçekleşmiyor. Roman Reigns ringden iniyor ve arka alana ilerliyor. Bray Wyatt onun arkasından bakmaya devam ediyor. Roman girişten tauntlarını atarken WrestleMania: Mexico City logosunu gösteriyor. Kameralarımız bu görüntülerle kapanıyor.
Drew McIntyre stage'de beliriyor. Yavaş adımlarla ringe doğru yürüyor. No Way Out'taki mağlubiyeti yüzüne yansıyor. Yürürken öfkeyle etrafını süzüyor. Ringe vardıktan sonra öfkeyle çelik merdivenlere vuruyor. Sonrasında hızla ceketini çıkartıp çelik merdivenden çıkıyor. Ardından ringe giriyor. Elini yumruk yapıp havaya kaldırıyor ve rakibini beklemeye başlıyor.
WHO'S HOUSE! SWERVE'S HOUSE! Drew McIntyre sinirle stage'e bakarken Prince Nana stage'de önden beliriyor. Peşinden Swerve geliyor. Çevreyi süzüyor. Prince Nana dans ederek yürürken Swerve yavaş adımlarla onu takip ediyor. En az Drew McIntyre kadar mağlubiyetin etkisinden çıkamamış olmalı ki bu yüzüne yansıyor. Swerve aprona çıkıyor. Bir süre seyircileri süzüyor. Sonrasında tauntunu atıyor ve ringe giriyor. İkili hazır. Hakem son kontrollerini yapıyor. Sonrasında işareti veriyor.
Drew McIntyre vs. Swerve Strickland
Maç başlar başlamaz ikili birbirlerine kafa göz girişiyorlar! Resmen ikisi de öfkesini kusuyor! Drew yumruklarda üstünlük kurar gibi olsa da Swerve'den ani bir blok ve üst üste back choplarla Drew'u iplere taşıyor. İplerde Drew'a sağlı sollu yumruklar savuruyor! Fakat Drew bir boşluk bulup aradan bir GLASGOW KISS! Hızla sırtlıyor ve bir CELTIC CROSS! Tuşa gidiyor! 1.........2........ KICKOUT! Swerve'den aniden bir CRUCIFIX PIN! 1..........2........ KICKOUT! Drew hızla kalkıyor ve JACKKNIFE! 1........2........ KICKOUT! Swerve ayaklanıyor ve BACKSLIDE! 1.......2........ KICKOUT! Swerve hızla Drew'a doğru koşuyor. Fakat Drew aniden Swerve'ü ringposta postalıyor! Ardından hızla oradan çekip chinlocka alıyor! Sertçe sıkıyor! Swerve ringposta girmenin etkisiyle sendeliyor. Swerve pes mi edecek!?
Seyircilerden cheer geliyor. Bray tatsız bir şekilde Roman'a bakıyor. Mikrofonsuz bir şekilde konuştuğunu, bir şeyler söylediğini duyuyoruz. Ellerini iki yana açıyor. Özgürce onu seçebileceğini söylüyor. "Burası benim çöplüğüm," diyor Bray Wyatt. Roman Reigns ise gülüyor.
"2025 Royal Rumble Winner" Roman Reigns: PGW Championship'i almış olman, burada söz sahibi olabileceğini göstermiyor. THIS IS MY YARD! Eğer istersem seni seçeceğim. İstemezsem de CM Punk'ı... Bu tercihimi WrestleMania gecesine kadar bile açıklamak zorunda değilim. Ama bu gece ikinizi de aynı ringde izleyeceğim zaman karar vermek kolaylaşacak. Kehanetleri bir kenara bırak ve beni bekle Bray. Çünkü yaz başlamadan bitecekse, bu gece bitecek!
Roman Reigns mikrofonu bırakıyor. Bray Wyatt ona gelmesine yönelik işaretler yapmaya devam ederken Reigns köşeye çıkıyor, onları umursamadan tauntlarını atıyor. Üç adama karşı tek başına! Bu adam gerçekten de oldukça cesur davranıyor. Roman tauntlarını atarken...
BRAUN STROWMAN KOŞUYOR VE KÖŞEDEKİ ROMAN'A SALDIRIYOR! Onu ringe indiren Braun, üst üste yumruklarla sırtından ona saldırıyor. Fakat biraz sonra bir Back Elbow! Bir tane daha! Roman Reigns onu sersemletiyor. Bray, Rowan'ı destek elemanı olarak gönderiyor. Fakat Roman arkasını döner dönmez Rowan'a bir Uppercut! Braun Strowman ona doğru koşarken Roman'dan Superman Punch!
Hızını alamayan Roman iplere koşuyor ve Rowan'a dönüyor, SPEEAARR!!! Rowan ve Strowman yerde. Bray Wyatt ise köşede, ters ters Roman Reigns'e bakıyor! Reigns doğruluyor ve ona dik dik bakmaya devam ediyor. Seyircilerden yoğun cheer var!
Fakat bakışmalar sonrası bir aksiyon gerçekleşmiyor. Roman Reigns ringden iniyor ve arka alana ilerliyor. Bray Wyatt onun arkasından bakmaya devam ediyor. Roman girişten tauntlarını atarken WrestleMania: Mexico City logosunu gösteriyor. Kameralarımız bu görüntülerle kapanıyor.
Drew McIntyre stage'de beliriyor. Yavaş adımlarla ringe doğru yürüyor. No Way Out'taki mağlubiyeti yüzüne yansıyor. Yürürken öfkeyle etrafını süzüyor. Ringe vardıktan sonra öfkeyle çelik merdivenlere vuruyor. Sonrasında hızla ceketini çıkartıp çelik merdivenden çıkıyor. Ardından ringe giriyor. Elini yumruk yapıp havaya kaldırıyor ve rakibini beklemeye başlıyor.
WHO'S HOUSE! SWERVE'S HOUSE! Drew McIntyre sinirle stage'e bakarken Prince Nana stage'de önden beliriyor. Peşinden Swerve geliyor. Çevreyi süzüyor. Prince Nana dans ederek yürürken Swerve yavaş adımlarla onu takip ediyor. En az Drew McIntyre kadar mağlubiyetin etkisinden çıkamamış olmalı ki bu yüzüne yansıyor. Swerve aprona çıkıyor. Bir süre seyircileri süzüyor. Sonrasında tauntunu atıyor ve ringe giriyor. İkili hazır. Hakem son kontrollerini yapıyor. Sonrasında işareti veriyor.
Drew McIntyre vs. Swerve Strickland
Maç başlar başlamaz ikili birbirlerine kafa göz girişiyorlar! Resmen ikisi de öfkesini kusuyor! Drew yumruklarda üstünlük kurar gibi olsa da Swerve'den ani bir blok ve üst üste back choplarla Drew'u iplere taşıyor. İplerde Drew'a sağlı sollu yumruklar savuruyor! Fakat Drew bir boşluk bulup aradan bir GLASGOW KISS! Hızla sırtlıyor ve bir CELTIC CROSS! Tuşa gidiyor! 1.........2........ KICKOUT! Swerve'den aniden bir CRUCIFIX PIN! 1..........2........ KICKOUT! Drew hızla kalkıyor ve JACKKNIFE! 1........2........ KICKOUT! Swerve ayaklanıyor ve BACKSLIDE! 1.......2........ KICKOUT! Swerve hızla Drew'a doğru koşuyor. Fakat Drew aniden Swerve'ü ringposta postalıyor! Ardından hızla oradan çekip chinlocka alıyor! Sertçe sıkıyor! Swerve ringposta girmenin etkisiyle sendeliyor. Swerve pes mi edecek!?
Drew McIntyre: Dinle beni seni ucube! Dejavu yaşamak üzeresin! Eğer bir kez daha bilincinin kapanmasını istemiyorsan pes et! Duydun mu beni!
Swerve, hafif sırıtıyor.
Swerve Strickland: Git kendini becer, mankafa!
Drew daha da sinirleniyor ve daha şiddetli sıkıyor! Fakat o da ne!? Swerve aniden kafasını sallıyor! Bir süre sonra Swerve ayaklanıyor! Ayaklandığını gören Prince Nana seyirciden destek istiyor! Seyirciye alkış tutturuyor! Seyircinin alkışlarıyla Swerve ayaklanıyor! Drew'un karnına karnına üst üste yumruklar! Drew bırakıp hafif çekiliyor. Swerve sağlam bir Knife Edge Chop! Üstüne seri yumruklarla devam ediyor. Ardından hızla iplerden sekiyor. Fakat Drew ani bir GLASGOW KISS DAHA! Swerve hafif dizlerinin üstüne çöküyor! Drew McIntyre hızla köşeye geçiyor! Elini havaya kaldırıyor ve 1-2-3 yapıp! Koşarak CLAYMOREEE!
Fakat hayır! Swerve bunu dodgelıyor ve Drew ayaklanırken HOUSE CALL!! Swerve Tuşa gidiyor! 1........2........
Swerve, hafif sırıtıyor.
Swerve Strickland: Git kendini becer, mankafa!
Drew daha da sinirleniyor ve daha şiddetli sıkıyor! Fakat o da ne!? Swerve aniden kafasını sallıyor! Bir süre sonra Swerve ayaklanıyor! Ayaklandığını gören Prince Nana seyirciden destek istiyor! Seyirciye alkış tutturuyor! Seyircinin alkışlarıyla Swerve ayaklanıyor! Drew'un karnına karnına üst üste yumruklar! Drew bırakıp hafif çekiliyor. Swerve sağlam bir Knife Edge Chop! Üstüne seri yumruklarla devam ediyor. Ardından hızla iplerden sekiyor. Fakat Drew ani bir GLASGOW KISS DAHA! Swerve hafif dizlerinin üstüne çöküyor! Drew McIntyre hızla köşeye geçiyor! Elini havaya kaldırıyor ve 1-2-3 yapıp! Koşarak CLAYMOREEE!
Fakat hayır! Swerve bunu dodgelıyor ve Drew ayaklanırken HOUSE CALL!! Swerve Tuşa gidiyor! 1........2........
3!!!
Kazanan: Swerve Strickland
Fazla uzun sürmedi, maç hızlı bir şekilde son buldu. Bu maçın sonucu, Swerve'nin galip olarak bu maçtan ayrılmasına işaret ediyor! Kendisinin soğukkanlı bir şekilde ayağa kalktığı sırada, kendisine ait tema müziğinin çalmaya başladığını ve kendisinin galip geldiğini ifade eden anonsun gerçekleştirildiğini görüyoruz. Hakem kolunu havaya kaldırıyor ve işaret parmağı ile onu işaret ediyor. Swerve'nin surat ifadesinin değişmediğini görüyoruz ama Prince Nana için aynısını söyleyemeyiz, kendisi hızlı bir şekilde ringe girmesinin ardından dans etmeye başlıyor. Hakem ringi terk ettikten sonra bile dansına devam ediyor Prince Nana, Swerve tepkisiz bir şekilde; sinirsiz bir ifade ile etrafını izliyor sadece. Araya giren uzun sürenin ardından, Prince Nana dansını sonlandırıyor ve ringin spiker masasına bakan tarafına doğru yönelip bir mikrofon istiyor. Kısa süre içerisinde eline aldığı mikrofon ile Swerve'nin yanına geçiyor ve konuşmaya başlıyor Prince Nana. Onun konuşmaya başladığı sırada şarkı da kesiliyor.
Prince Nana: OOOOOHHH! Şimdi söyleyin bana, bunu gördünüz mü, huh? Kasları ve asabi tarzıyla kendisinden bahsettiren 'Scottish Warrior' bu kadar mıydı? Swerve'nin tarafında olmak her şeyi normalleştirdi. Yo, Drew, yanlış mahalleye geldin dostum; burası Swerve'nin evi! Hadi, hadi söyleyin bana: Whose house? (Mikrofonu havaya kaldırıyor, seyircilerden senkronize bir şekilde ''SWERWE'S HOUSE!'' yanıtı geliyor) İnanın bana, ben artık şaşırma denen şeyin ne olduğunu bilmiyorum çünkü bu adamla bir aradayım! Her gün kahvaltı yaptığım, spor salonunda yanında bulunduğum ve partilerde yan yana dans ettiğim adamı çok iyi biliyorum. O, sadece maç kazanmıyor; kuralları değiştiriyor! Drew bugün tuş olmadı, dersini aldı ve o dersin adı şu şekilde: SWERVE’NİN EVİNDE KİMSE RAHAT DEĞİL! (Kahkaha atıyor) Şimdi son kez: Whose house? (Mikrofonu havaya kaldırıyor, seyircilerden senkronize bir şekilde ''SWERWE'S HOUSE!'' yanıtı geliyor)
Kazanan: Swerve Strickland
Fazla uzun sürmedi, maç hızlı bir şekilde son buldu. Bu maçın sonucu, Swerve'nin galip olarak bu maçtan ayrılmasına işaret ediyor! Kendisinin soğukkanlı bir şekilde ayağa kalktığı sırada, kendisine ait tema müziğinin çalmaya başladığını ve kendisinin galip geldiğini ifade eden anonsun gerçekleştirildiğini görüyoruz. Hakem kolunu havaya kaldırıyor ve işaret parmağı ile onu işaret ediyor. Swerve'nin surat ifadesinin değişmediğini görüyoruz ama Prince Nana için aynısını söyleyemeyiz, kendisi hızlı bir şekilde ringe girmesinin ardından dans etmeye başlıyor. Hakem ringi terk ettikten sonra bile dansına devam ediyor Prince Nana, Swerve tepkisiz bir şekilde; sinirsiz bir ifade ile etrafını izliyor sadece. Araya giren uzun sürenin ardından, Prince Nana dansını sonlandırıyor ve ringin spiker masasına bakan tarafına doğru yönelip bir mikrofon istiyor. Kısa süre içerisinde eline aldığı mikrofon ile Swerve'nin yanına geçiyor ve konuşmaya başlıyor Prince Nana. Onun konuşmaya başladığı sırada şarkı da kesiliyor.
Prince Nana: OOOOOHHH! Şimdi söyleyin bana, bunu gördünüz mü, huh? Kasları ve asabi tarzıyla kendisinden bahsettiren 'Scottish Warrior' bu kadar mıydı? Swerve'nin tarafında olmak her şeyi normalleştirdi. Yo, Drew, yanlış mahalleye geldin dostum; burası Swerve'nin evi! Hadi, hadi söyleyin bana: Whose house? (Mikrofonu havaya kaldırıyor, seyircilerden senkronize bir şekilde ''SWERWE'S HOUSE!'' yanıtı geliyor) İnanın bana, ben artık şaşırma denen şeyin ne olduğunu bilmiyorum çünkü bu adamla bir aradayım! Her gün kahvaltı yaptığım, spor salonunda yanında bulunduğum ve partilerde yan yana dans ettiğim adamı çok iyi biliyorum. O, sadece maç kazanmıyor; kuralları değiştiriyor! Drew bugün tuş olmadı, dersini aldı ve o dersin adı şu şekilde: SWERVE’NİN EVİNDE KİMSE RAHAT DEĞİL! (Kahkaha atıyor) Şimdi son kez: Whose house? (Mikrofonu havaya kaldırıyor, seyircilerden senkronize bir şekilde ''SWERWE'S HOUSE!'' yanıtı geliyor)
Konuşma tamamlanıyor, Prince Nana elindeki mikrofonu yere bırakıyor. Prince Nana dans etmeye başlıyor, bu sırada şarkı tekrardan kesilmeye başlıyor. Swerve'nin iplerin arasından geçtiği sırada, Prince Nana dansını yapmayı sürdürüyor. Swerve'nin, çelik basamakları kullanarak ringden indiği sırada dansını sonlandırıyor ve ringden aynı şekilde o da ayrılıyor. Önden Swerve, arkasından Prince Nana olacak şekilde rampadan ilerliyorlar ve arka alana gidiyorlar. Bunların sonrasında kameralar kapanıyor ve şovumuz yerini bir hayli uzun sürecek olan reklam arasına bırakıyor.
Arka alandan tempolu bir şekilde koşarak gelen birisi var, bu Big Match John, John Cena! John Cena, araya giren uzun bir zaman aralığının ardından tekrardan PAYBACK şovunda! Stage'nin önce doğu tarafına, sonrasında batı tarafına giderek seyircileri izliyor. Bunun akabinde Stage'nin tam ortasına geçiyor, kendisini yakın mesafeden çeken kameraya selamını verip koşmaya başlıyor...
Bir saniye, hayır, koşmuyor, rampadan kendisine doğru gelen Swerve Strickland ve Prince Nana ikilisini görüyor. Swerve, John'a sert bir ifade ile bakarak onu geçiyor, Swerve'nin arkasındaki Prince Nana ise dans ederek John'a bakıyor. Swerve ile Prince Nana'nın kendisini geçmeleriyle birlikte, John ringe doğru koşmaya başlıyor! Ringe varması fazla sürmüyor, kısa süre içerisinde ringe varıyor ve iplerin altından kayarak ringe giriyor. Direkt olarak ayağa kalkan John, derin bir nefes verdikten sonra seyircilere; ringin farklı taraflarına çeviriyor yüzünü. Kendisini karşılayan insanlara kulak veriyor.
JOHN CENA SUUUCKSSS! JOHN CENA SUUUUUCCKSSS!
John'un yüzü gülüyor, gülerek reaksiyon veriyor seyircilerin onun şarkısına bu şekilde eşlik etmesine. Prodüksiyon ekibi tarafından şarkının sona erdirilmiş olmasına rağmen, seyirciler şarkıyı kendilerince söylemeye devam ediyorlar ve bu sırada John'un ring dışında görev almakta olan görevlilerden bir tanesinden mikrofon aldığını görüyoruz. Dakikalar önce maçı kaybetmiş olan Drew McIntyre, destek eşliğinde arka alana götürülürken; John iplerin arasından uzatılan mikrofonu aldıktan sonra John ringin ortasına geçiyor ve konuşmasına başlıyor.
John Cena: Ah, sizi gerçekten özlemişim! (Cheer alıyor) İnanın bunu gerçekten hissetmek aşırı güzel hissettiriyor. Ya siz, sizler son ayrılışımın ardından beni özlediniz mi? ('Yes! Yes! Yes!' chantları atılıyor) Bakın, dürüst olacağım. Bu ringden uzakta geçirdiğim her gün, her gece bir soru kafamda dönüp durdu ve adeta kendimi tükettim. Kendime sordum, ''Bitirdin mi Cena? Hikayen tamamlandı mı?''... Bu sorularıma cevap aradım, bunu yaparken geçmişi düşündüm. Beni bu noktaya getiren her adımı, her zorluğu, her mücadeleyi yeniden yaşadım. Yüzümde iz bırakan darbeleri, kazandığım zaferleri ve en önemlisi, kaybettiklerimi... Ama içimde bir ses vardı, dinmeyen, susmayan, beni sabahları uyandıran bir ses... O ses bana daha işimin bitmediğini söylüyordu! (Cheer alıyor) Bu benim için yalnızca bir spor değil, beni Cena'ya dönüştüren anlam, hayatımın anlamı. Bu ring, bu arena, bu seyirciler... Hepsi beni ben yapan şeyin parçaları. Her birinizle aramda görünmeyen bir bağ var. Her alkışta, her tezahüratta o bağı hissediyorum ve Prestige Grand Wrestling... Prestige Grand Wrestling benim için sadece bir iş yeri değil, tutkuyla bağlı olduğum bir yer. Burası benim evim ve işte bu yüzden, ne olursa olsun, nereye gidersem gideyim... Sonunda döneceğim tek yer burası. Bu ring, bu ev ve şu an karşınızda dimdik duruyorsam... Bunun sebebi kalbimin hâlâ burada atıyor olmasıdır!
John'a yönelen destek bir hayli büyük, öyle ki insanlar var güçleriyle onu alkışlıyorlar ve onun için chantlar atıyorlar. John yüzündeki gülümseme eşliğinde bu reaksiyonların son bulmasını bekliyor, akabinde kaldığı yerden konuşmasına devam ediyor.
John Cena: Evet evet, farkındayım. Bray, Jack, Roman ve diğerleri... Onlar da işlerini en iyi şekilde yapmayı sürdürüyorlar, kendilerinin de içerisinde bulundukları dönemin yüzü olma konusunda savaşıyorlar. Bunu görüyor olmak, yıllarını sektöre veren ve bu çatı altında güreşmeye devam edecek birilerini görmek için her şeyi yapmak isteyen birisi için inanılmaz sevindirici bir şey. Söylemeliyim ki, bu sebepten hareketle hepsine saygım sonsuz. Onlar bu işin içinde her gün kendilerini kanıtlamaya çalışan savaşçılar ama bir şey var ki, hiçbir zaman değişmedi. Hiçbir isim, hiçbir yeni yüz, hiçbir yenilik benim bu ringde kazanmaya dair sahip olduğum içgüdü, tecrübe ve kararlılığın yerini dolduramaz. (Cheer alıyor) Kazanmak için ne yapılması gerektiğini buralarda en iyi şekilde bilen kişi hâlâ benim ve bunu kimse tartışamaz çünkü ben 'The Champ'im, çünkü ben Big Match John'um ve ben burada olduğum sürece oyun kurallarını kendim koyarım! Benim burada olmam, sadece bir geri dönüş, bir nostalji, bir geçmiş hatırlatması değil; bu herkese son derece ciddi bir mesaj, bu, bu arenada adını duyurmak isteyen her yeni yıldıza bir uyarı! Ben burada olduğum sürece… Meydan okumaya hazırım zira ben asla geri adım atmam, asla gözümü kırpmam, ringe adım atan her rakip için John Cena bir engelden fazlası, aşılmaz bir dağdır!
Arenadaki destek mesajları gitgide büyüyor, seyirciler onu bağırlarına basıyorlar adeta! John başını sallayarak bütünleşiyor, enerjiyi absorbe ediyor. Bunun sonrasında kendisinin elindeki mikrofonu tekrardan ağzına doğru yönelttiğini ve konuştuğunu görüyoruz.
John Cena: Kim olduğu hiç fark etmiyor, ister arkamda kalan, bu maratonda benim gibi canlı kalamayan ve koşamayan geçmişin efsaneleri; ister bugünün yükselen yıldızlar, isterse de kendini geleceğin yüzü olarak gören cesur isimler... Ne zaman olursa olsun, gerekirse şimdi; ipler arasına adım atacak her bir rakip, her bir meydan okuyan, karşısında bir efsaneden fazlasını, John Cena'nın kendisini bulacak! Çünkü bu ringin köşelerine tutunup zafer kazandığım, terimi ve kanımı akıttığım, beni bu arenada John Cena yapan her bir saniye bana şunu öğretti: Ben hiçbir zaman kaçmadım, hiçbir zaman pes etmedim. Bunu yaşam biçimim, mottom haline getirdim. Yenildiğimde bile geri döndüm çünkü bu işte yalnızca kazanan değil, savaşan hatırlanır ve bugün, işte tam burada, tam şimdi, buraya gelişimin tek bir sebebi var. WrestleMania... Yalnızca bir etkinlik değil, nesiller arasında aktarımı yapılan bir miras... Bir dönemin kapanıp yeni bir dönemin açıldığı kutsal bir sergi alanı ve vitrinde kendi yıldızını parlatmak isteyen o sergi alanına, ben bir kez daha adım atmaya, orayı bir kez daha evime çevirmeye geliyorum! Ben WrestleMania'ya geri dönüyorum! I’m coming home!
John son sözlerini tamamlamasının ardından mikrofonu havada serbest bırakıyor ve mikrofon kendiliğinden yere düşüyor. Seyircilerin John'u alkışladığını ve ona yönelik pozitif chantlar attığını gözlemliyoruz. John seyirciler tarafından aldığı destek karşısında elini havaya kaldırıyor ve alkışlıyor. John, seyircilere olan minnettarlığını bu şekilde sergiledikten sonra ringi terk etmek üzere iplere yöneliyor. İplerin arasından geçtikten sonra Apron'da buluyor kendisini, çelik basamakları kullanarak da ringden iniyor. Rampaya doğru ilerleyerek arka alanın yolunu tutuyor, tabi ki de elini uzatan seyirciler ile ellerini buluşturuyor. Hatta bununla kalmıyor, şapkasını ve üzerindeki tişörtü çıkartarak seyirciler arasındaki iki ayrı çocuğa hediye ediyor. Kameralar, John'un seyirciler ile bütünleşmesini görüntülemesinin ardından kapanıyor ve şovumuz kısa süreli bir reklam arasına gidiyor.
Tyler Bate girişte görünüyor. Mexico City Cup'a katılmak için gerçekleştirilecek ilk eleme maçında yer alacak kendisi. Maça çıkmak için hazır bir şekilde ringe doğru ilerliyor. Ringe girdikten sonra bıyıklarını güzelce burduktan sonra rakibini beklemeye başlıyor.
DIG DEEP! Maxwell Jacob Friedman girişte görünüyor. No Way Out'ta yaptığı görkemli geri dönüş sonrasında Tyler Bate'in rakibi olmak için ringe geliyor. MJF kendine has tavırlarla ringe doğru ilerlerken Tyler Bate'in sinirli hallerini de görebiliyoruz. MJF ringe girdikten sonra hakem ikiliyi kontrol ediyor ve maçın başlaması için işareti veriyor.
Mexico City Cup Qualifying Match
Maxwell Jacob Friedman vs. Tyler Bate
Zil çalıyor ve maç başlıyor. İkili birbirlerini süzüyor. Bate çok çabuk davranıp MJF'in karnına bir tekme atıyor. Sonrasında sırtına bir yumruk atıyor. Ardından hızlıca iplere atıp peşinden koşuyor ve karnına bir diz atıyor. Sonrasında Snapmare ile MJF'i ringin ortasına atıyor. Ardından iplerden sekiyor ve omzuna doğru bir tekme atıyor. MJF'i ayağa kaldırıp sonrasında köşeye doğru atıyor. Sonrasında peşine koşup karnına bir diz atıyor. Ardından bir Snapmare daha yapıp ensesine doğru bir Dropkick atıyor. MJF kendisini iplere doğru yuvarlıyor. Bate onu ringin ortasına çekip ayağa kaldırıyor sonrasında MJF, Bate'in karnına bir tekme atıyor. Ardından sert bir uppercut ile Bate'in çenesine vuruyor. Sonrasında bir yumruk daha atıyor. Ardından onu köşeye atıyor ve üzerine doğru koşuyor. Fakat Bate son anda orta iplere zıplayıp MJF'in üzerinden atlıyor. Sonrasında ona doğru atlıyor ve MONKEY FLIP! MJF yüzüstü yere düşüyor. Bate iplerden sekiyor ve Standing Shooting Star Press yapıyor MJF'in sırtına doğru. Bate tuşa gidiyor. 1-2-
Kickout! Bate hızlıca MJF'i ayağa kaldırmak için hamle yapıyor fakat sonrasında duraksıyor ve MJF'nin karnına bir tekme atarak onu yerde bırakıyor ve üzerinden geçip köşeye yöneliyor. Bate köşeye sakin bir şekilde çıktıktan sonra yerdeki MJF'e bakıp sonrasında arkasını dönüyor ve Moonsault! Fakat MJF ringin ortasına yuvarlıyor kendini. Bate ayakları üzerinde yere inip bu kez Standing Moonsault ile MJF'in üzerine atlıyor ama MJF dizlerini karnına doğru çekiyor ve Bate, MJF'nin dizlerinin üzerine düşüyor. Bate karnını tutarak köşeye yuvarlanırken MJF kafasını tutar bir şekilde sırıtarak ayaklandığını görüyoruz. Bate ile aynı anda ikisi de ayağa kalkıyor. İkili birbirlerine doğru hareketleniyor. Bate bir tekme sallıyor fakat ıska geçiyor. MJF'ten bir Clothesline geliyor Bate'in ensesine doğru. Bate yere düşmüyor. MJF iplerden sekiyor ve bir Dropkick çakıyor. Bate'in tam alnının ortasına doğru müthiş bir Dropkick! Bate takla atarak yere düşüyor. MJF iplerden sekiyor ve tam zıplayacakken duruyor ve olduğu gibi Bate'in üstünden yürüyor. Ardından ayaklanmaya çalışan Bate'in üzerine koşuyor ve duraksayıp bu sefer de kasığıyla Bate'in suratına çarparak geçiyor.
MJF iplere yaslanarak seyircilere doğru sırıtıyor. Seyircilerin bir kısmı yuhalarken diğer kısmı ise cheer atıyorlar. Bate ise sinirli bir şekilde ayağa kalkıyor. MJF'e doğru koşup ensesine bir yumruk atıyor. Bate, MJF'i yakalıyor ve bir Back Suplex denemesi geliyor ama MJF ayakları üzerinde düşüyor ringin ortasına. Ardından Bate'in üzerine zıplıyor ve Poisonrana! Bate yere düşmeden MJF ayaklanıp onu yakalıyor ve Spike DDT! Bate iplere sürünerek gitmeye çalışıyor. MJF sona yaklaştığını hissediyor. Bate iplere tutunarak ayağa kalkmaya çalışıyor. Bate tam ayaklanıp iplere yaslandığı anda MJF'ten bir Clothesline geliyor. Ancak çok sert yapmıyor ve Bate iplerin üzerinden aprona düşüyor. Bate ayaklanırken MJF kendisini yakalıyor ve Hotshot yapıyor. Bate düşmeden MJF onu yakalayıp orta iplerin arasından geçirip kafasını bacaklarının arasına alıyor. Zıplıyor ve HEATSEEKER! MJF TUŞA GİDİYOR! 1-2-
Arka alandan tempolu bir şekilde koşarak gelen birisi var, bu Big Match John, John Cena! John Cena, araya giren uzun bir zaman aralığının ardından tekrardan PAYBACK şovunda! Stage'nin önce doğu tarafına, sonrasında batı tarafına giderek seyircileri izliyor. Bunun akabinde Stage'nin tam ortasına geçiyor, kendisini yakın mesafeden çeken kameraya selamını verip koşmaya başlıyor...
Bir saniye, hayır, koşmuyor, rampadan kendisine doğru gelen Swerve Strickland ve Prince Nana ikilisini görüyor. Swerve, John'a sert bir ifade ile bakarak onu geçiyor, Swerve'nin arkasındaki Prince Nana ise dans ederek John'a bakıyor. Swerve ile Prince Nana'nın kendisini geçmeleriyle birlikte, John ringe doğru koşmaya başlıyor! Ringe varması fazla sürmüyor, kısa süre içerisinde ringe varıyor ve iplerin altından kayarak ringe giriyor. Direkt olarak ayağa kalkan John, derin bir nefes verdikten sonra seyircilere; ringin farklı taraflarına çeviriyor yüzünü. Kendisini karşılayan insanlara kulak veriyor.
JOHN CENA SUUUCKSSS! JOHN CENA SUUUUUCCKSSS!
John'un yüzü gülüyor, gülerek reaksiyon veriyor seyircilerin onun şarkısına bu şekilde eşlik etmesine. Prodüksiyon ekibi tarafından şarkının sona erdirilmiş olmasına rağmen, seyirciler şarkıyı kendilerince söylemeye devam ediyorlar ve bu sırada John'un ring dışında görev almakta olan görevlilerden bir tanesinden mikrofon aldığını görüyoruz. Dakikalar önce maçı kaybetmiş olan Drew McIntyre, destek eşliğinde arka alana götürülürken; John iplerin arasından uzatılan mikrofonu aldıktan sonra John ringin ortasına geçiyor ve konuşmasına başlıyor.
John Cena: Ah, sizi gerçekten özlemişim! (Cheer alıyor) İnanın bunu gerçekten hissetmek aşırı güzel hissettiriyor. Ya siz, sizler son ayrılışımın ardından beni özlediniz mi? ('Yes! Yes! Yes!' chantları atılıyor) Bakın, dürüst olacağım. Bu ringden uzakta geçirdiğim her gün, her gece bir soru kafamda dönüp durdu ve adeta kendimi tükettim. Kendime sordum, ''Bitirdin mi Cena? Hikayen tamamlandı mı?''... Bu sorularıma cevap aradım, bunu yaparken geçmişi düşündüm. Beni bu noktaya getiren her adımı, her zorluğu, her mücadeleyi yeniden yaşadım. Yüzümde iz bırakan darbeleri, kazandığım zaferleri ve en önemlisi, kaybettiklerimi... Ama içimde bir ses vardı, dinmeyen, susmayan, beni sabahları uyandıran bir ses... O ses bana daha işimin bitmediğini söylüyordu! (Cheer alıyor) Bu benim için yalnızca bir spor değil, beni Cena'ya dönüştüren anlam, hayatımın anlamı. Bu ring, bu arena, bu seyirciler... Hepsi beni ben yapan şeyin parçaları. Her birinizle aramda görünmeyen bir bağ var. Her alkışta, her tezahüratta o bağı hissediyorum ve Prestige Grand Wrestling... Prestige Grand Wrestling benim için sadece bir iş yeri değil, tutkuyla bağlı olduğum bir yer. Burası benim evim ve işte bu yüzden, ne olursa olsun, nereye gidersem gideyim... Sonunda döneceğim tek yer burası. Bu ring, bu ev ve şu an karşınızda dimdik duruyorsam... Bunun sebebi kalbimin hâlâ burada atıyor olmasıdır!
John'a yönelen destek bir hayli büyük, öyle ki insanlar var güçleriyle onu alkışlıyorlar ve onun için chantlar atıyorlar. John yüzündeki gülümseme eşliğinde bu reaksiyonların son bulmasını bekliyor, akabinde kaldığı yerden konuşmasına devam ediyor.
John Cena: Evet evet, farkındayım. Bray, Jack, Roman ve diğerleri... Onlar da işlerini en iyi şekilde yapmayı sürdürüyorlar, kendilerinin de içerisinde bulundukları dönemin yüzü olma konusunda savaşıyorlar. Bunu görüyor olmak, yıllarını sektöre veren ve bu çatı altında güreşmeye devam edecek birilerini görmek için her şeyi yapmak isteyen birisi için inanılmaz sevindirici bir şey. Söylemeliyim ki, bu sebepten hareketle hepsine saygım sonsuz. Onlar bu işin içinde her gün kendilerini kanıtlamaya çalışan savaşçılar ama bir şey var ki, hiçbir zaman değişmedi. Hiçbir isim, hiçbir yeni yüz, hiçbir yenilik benim bu ringde kazanmaya dair sahip olduğum içgüdü, tecrübe ve kararlılığın yerini dolduramaz. (Cheer alıyor) Kazanmak için ne yapılması gerektiğini buralarda en iyi şekilde bilen kişi hâlâ benim ve bunu kimse tartışamaz çünkü ben 'The Champ'im, çünkü ben Big Match John'um ve ben burada olduğum sürece oyun kurallarını kendim koyarım! Benim burada olmam, sadece bir geri dönüş, bir nostalji, bir geçmiş hatırlatması değil; bu herkese son derece ciddi bir mesaj, bu, bu arenada adını duyurmak isteyen her yeni yıldıza bir uyarı! Ben burada olduğum sürece… Meydan okumaya hazırım zira ben asla geri adım atmam, asla gözümü kırpmam, ringe adım atan her rakip için John Cena bir engelden fazlası, aşılmaz bir dağdır!
Arenadaki destek mesajları gitgide büyüyor, seyirciler onu bağırlarına basıyorlar adeta! John başını sallayarak bütünleşiyor, enerjiyi absorbe ediyor. Bunun sonrasında kendisinin elindeki mikrofonu tekrardan ağzına doğru yönelttiğini ve konuştuğunu görüyoruz.
John Cena: Kim olduğu hiç fark etmiyor, ister arkamda kalan, bu maratonda benim gibi canlı kalamayan ve koşamayan geçmişin efsaneleri; ister bugünün yükselen yıldızlar, isterse de kendini geleceğin yüzü olarak gören cesur isimler... Ne zaman olursa olsun, gerekirse şimdi; ipler arasına adım atacak her bir rakip, her bir meydan okuyan, karşısında bir efsaneden fazlasını, John Cena'nın kendisini bulacak! Çünkü bu ringin köşelerine tutunup zafer kazandığım, terimi ve kanımı akıttığım, beni bu arenada John Cena yapan her bir saniye bana şunu öğretti: Ben hiçbir zaman kaçmadım, hiçbir zaman pes etmedim. Bunu yaşam biçimim, mottom haline getirdim. Yenildiğimde bile geri döndüm çünkü bu işte yalnızca kazanan değil, savaşan hatırlanır ve bugün, işte tam burada, tam şimdi, buraya gelişimin tek bir sebebi var. WrestleMania... Yalnızca bir etkinlik değil, nesiller arasında aktarımı yapılan bir miras... Bir dönemin kapanıp yeni bir dönemin açıldığı kutsal bir sergi alanı ve vitrinde kendi yıldızını parlatmak isteyen o sergi alanına, ben bir kez daha adım atmaya, orayı bir kez daha evime çevirmeye geliyorum! Ben WrestleMania'ya geri dönüyorum! I’m coming home!
John son sözlerini tamamlamasının ardından mikrofonu havada serbest bırakıyor ve mikrofon kendiliğinden yere düşüyor. Seyircilerin John'u alkışladığını ve ona yönelik pozitif chantlar attığını gözlemliyoruz. John seyirciler tarafından aldığı destek karşısında elini havaya kaldırıyor ve alkışlıyor. John, seyircilere olan minnettarlığını bu şekilde sergiledikten sonra ringi terk etmek üzere iplere yöneliyor. İplerin arasından geçtikten sonra Apron'da buluyor kendisini, çelik basamakları kullanarak da ringden iniyor. Rampaya doğru ilerleyerek arka alanın yolunu tutuyor, tabi ki de elini uzatan seyirciler ile ellerini buluşturuyor. Hatta bununla kalmıyor, şapkasını ve üzerindeki tişörtü çıkartarak seyirciler arasındaki iki ayrı çocuğa hediye ediyor. Kameralar, John'un seyirciler ile bütünleşmesini görüntülemesinin ardından kapanıyor ve şovumuz kısa süreli bir reklam arasına gidiyor.
Tyler Bate girişte görünüyor. Mexico City Cup'a katılmak için gerçekleştirilecek ilk eleme maçında yer alacak kendisi. Maça çıkmak için hazır bir şekilde ringe doğru ilerliyor. Ringe girdikten sonra bıyıklarını güzelce burduktan sonra rakibini beklemeye başlıyor.
DIG DEEP! Maxwell Jacob Friedman girişte görünüyor. No Way Out'ta yaptığı görkemli geri dönüş sonrasında Tyler Bate'in rakibi olmak için ringe geliyor. MJF kendine has tavırlarla ringe doğru ilerlerken Tyler Bate'in sinirli hallerini de görebiliyoruz. MJF ringe girdikten sonra hakem ikiliyi kontrol ediyor ve maçın başlaması için işareti veriyor.
Mexico City Cup Qualifying Match
Maxwell Jacob Friedman vs. Tyler Bate
Zil çalıyor ve maç başlıyor. İkili birbirlerini süzüyor. Bate çok çabuk davranıp MJF'in karnına bir tekme atıyor. Sonrasında sırtına bir yumruk atıyor. Ardından hızlıca iplere atıp peşinden koşuyor ve karnına bir diz atıyor. Sonrasında Snapmare ile MJF'i ringin ortasına atıyor. Ardından iplerden sekiyor ve omzuna doğru bir tekme atıyor. MJF'i ayağa kaldırıp sonrasında köşeye doğru atıyor. Sonrasında peşine koşup karnına bir diz atıyor. Ardından bir Snapmare daha yapıp ensesine doğru bir Dropkick atıyor. MJF kendisini iplere doğru yuvarlıyor. Bate onu ringin ortasına çekip ayağa kaldırıyor sonrasında MJF, Bate'in karnına bir tekme atıyor. Ardından sert bir uppercut ile Bate'in çenesine vuruyor. Sonrasında bir yumruk daha atıyor. Ardından onu köşeye atıyor ve üzerine doğru koşuyor. Fakat Bate son anda orta iplere zıplayıp MJF'in üzerinden atlıyor. Sonrasında ona doğru atlıyor ve MONKEY FLIP! MJF yüzüstü yere düşüyor. Bate iplerden sekiyor ve Standing Shooting Star Press yapıyor MJF'in sırtına doğru. Bate tuşa gidiyor. 1-2-
Kickout! Bate hızlıca MJF'i ayağa kaldırmak için hamle yapıyor fakat sonrasında duraksıyor ve MJF'nin karnına bir tekme atarak onu yerde bırakıyor ve üzerinden geçip köşeye yöneliyor. Bate köşeye sakin bir şekilde çıktıktan sonra yerdeki MJF'e bakıp sonrasında arkasını dönüyor ve Moonsault! Fakat MJF ringin ortasına yuvarlıyor kendini. Bate ayakları üzerinde yere inip bu kez Standing Moonsault ile MJF'in üzerine atlıyor ama MJF dizlerini karnına doğru çekiyor ve Bate, MJF'nin dizlerinin üzerine düşüyor. Bate karnını tutarak köşeye yuvarlanırken MJF kafasını tutar bir şekilde sırıtarak ayaklandığını görüyoruz. Bate ile aynı anda ikisi de ayağa kalkıyor. İkili birbirlerine doğru hareketleniyor. Bate bir tekme sallıyor fakat ıska geçiyor. MJF'ten bir Clothesline geliyor Bate'in ensesine doğru. Bate yere düşmüyor. MJF iplerden sekiyor ve bir Dropkick çakıyor. Bate'in tam alnının ortasına doğru müthiş bir Dropkick! Bate takla atarak yere düşüyor. MJF iplerden sekiyor ve tam zıplayacakken duruyor ve olduğu gibi Bate'in üstünden yürüyor. Ardından ayaklanmaya çalışan Bate'in üzerine koşuyor ve duraksayıp bu sefer de kasığıyla Bate'in suratına çarparak geçiyor.
MJF iplere yaslanarak seyircilere doğru sırıtıyor. Seyircilerin bir kısmı yuhalarken diğer kısmı ise cheer atıyorlar. Bate ise sinirli bir şekilde ayağa kalkıyor. MJF'e doğru koşup ensesine bir yumruk atıyor. Bate, MJF'i yakalıyor ve bir Back Suplex denemesi geliyor ama MJF ayakları üzerinde düşüyor ringin ortasına. Ardından Bate'in üzerine zıplıyor ve Poisonrana! Bate yere düşmeden MJF ayaklanıp onu yakalıyor ve Spike DDT! Bate iplere sürünerek gitmeye çalışıyor. MJF sona yaklaştığını hissediyor. Bate iplere tutunarak ayağa kalkmaya çalışıyor. Bate tam ayaklanıp iplere yaslandığı anda MJF'ten bir Clothesline geliyor. Ancak çok sert yapmıyor ve Bate iplerin üzerinden aprona düşüyor. Bate ayaklanırken MJF kendisini yakalıyor ve Hotshot yapıyor. Bate düşmeden MJF onu yakalayıp orta iplerin arasından geçirip kafasını bacaklarının arasına alıyor. Zıplıyor ve HEATSEEKER! MJF TUŞA GİDİYOR! 1-2-
3!
Kazanan: Maxwell Jacob Friedman
MJF maçı kazanıyor ve WrestleMania biletini alıyor. Mexico City Cup'ta yer almaya hak kazanan MJF hakemin elini kaldırmasına pek müsaade etmeyip kameralara ağlama işareti yapıyor. Maçın son anlarını tekrardan izliyoruz. Tekrar görüntüleri sona erdikten sonra MJF'i köşeye çıkarken görüyoruz. Tyler Bate ise ringin dışına çıkmış bir şekilde arka alanın yolunu tutuyor. MJF eliyle WrestleMania logosunu gösterirken kameralar kapanıyor.
Kazanan: Maxwell Jacob Friedman
MJF maçı kazanıyor ve WrestleMania biletini alıyor. Mexico City Cup'ta yer almaya hak kazanan MJF hakemin elini kaldırmasına pek müsaade etmeyip kameralara ağlama işareti yapıyor. Maçın son anlarını tekrardan izliyoruz. Tekrar görüntüleri sona erdikten sonra MJF'i köşeye çıkarken görüyoruz. Tyler Bate ise ringin dışına çıkmış bir şekilde arka alanın yolunu tutuyor. MJF eliyle WrestleMania logosunu gösterirken kameralar kapanıyor.
10 Eylül 1560
Her adımda ezilen yaprakların hışırtıları, orman cumhuriyetinin milli marşını icra eden kuşların melodilerine karışıyor. Eski, epeski bir pabuçla ormanda dolanan kişi "Broken" Matt Hardy. Sağ elini sımsıkı kapatmış, beceriksiz tavırlarla sağı solu tarıyor. Hacimli bir çalılığı aştıktan sonra kollarını huzurla iki yana açıyor.
Her adımda ezilen yaprakların hışırtıları, orman cumhuriyetinin milli marşını icra eden kuşların melodilerine karışıyor. Eski, epeski bir pabuçla ormanda dolanan kişi "Broken" Matt Hardy. Sağ elini sımsıkı kapatmış, beceriksiz tavırlarla sağı solu tarıyor. Hacimli bir çalılığı aştıktan sonra kollarını huzurla iki yana açıyor.
"Broken" Matt Hardy: Bahsettiği yer burası olmalı! WONNNNNNNNNNNNDERRFUUUUUUULLLL!
Ekrana dönüyor.
Ekrana dönüyor.
"Broken" Matt Hardy: 1560 sonbaharından hepinize merhaba FANİLER. Hangi kasırga seni buraya attı diye soracaksınız. Siz sormadan ben söyleyeyim: Karanlığın MASALLARINI kullanan biri son zamanlarda sizi fena halde KANNNNNNNNNDIRIYOR. Sizi uyandırmak için buradayım. Çünkü 1560'ta alarm yoktu. OOOOOOWWW NE YAZIKKKKK. DIN! DIN! DIRIN DIRIN DIN! Fakat sorun yok.... Sorun yok. Sorun yok. Sorun yok.... Eski dostunuz Matt Hardy burada! OB-SO-LETE!!!
Sımsıkı kapattığı avucunu açıyor. Küçük bir tohum. Stres topu gibi onunla kısaca oynuyor.
"Broken" Matt Hardy: Bunu bana simyacı dostum Colo Peolo verdi. Onun çılgın hedefleri var. Güneş gittikten sonra bile dünyayı aydınlatmak gibi... Bu tohumu o üretti: NUR TOHUMU! Filizlenip büyüyecek, NUR AĞACI olacak! Akşam olup güneş yatağına döndüğünde evreni O aydınlatacak. Nasıl yaptığını sorduğumda "IŞIĞINI YE, BAĞINI SORMA" dedi. WOOOOOOHOHOHOHOHOH!
Matt yere çömelip, oradaki doğal bir çukuru el yordamıyla keşfediyor. O çukura tohumu koyduktan sonra üzerini çevredeki topraklarla kapatıyor ve büyük bir iş başarmış gibi ayağa kalkıp ellerindeki kiri tozu temizliyor gülerek.
"Broken" Matt Hardy: Eğer bunu yanlış bir yere ekecek olsaydım ne olurdu, biliyor musunuz? Işığı emip karanlığı yayan, tipsiz, şekilsiz LANETLİ BİR KARA AĞAÇ yükselirdi... Evet, evet. Öyle olurdu. İleride bir gün, içindeki karanlığı yaymak isteyen kötü insanların kendisinden güç aldığı bir MERKEZE dönüşebilirdi. Neyse ki, simyacı dostum bu ormanı avucunun içi gibi biliyor. Bana öğretti. Oh, bu da ne?
Etraf sallanmaya başlıyor, bir gondol gibi. Topraklar titriyor. Çevredeki ağaçlar... Birden, Matt'in tohum bıraktığı yerden küçük bir fidan patlıyor BUM diye. Ardı arkası da kesilmiyor. Ağaç saniyeler içerisinde büyüyüp göğe doğru uzanırken Matt Hardy, ağacın dalları tarafından itilip kakılıyor. Kara Ağaç, yemyeşil ormanın üzerine kara bulut gibi çöküyor. Ormana giren güneş ışığı kesilirken Matt oradan uzaklaşıyor.
Pure Şampiyonu Dark STG girişte görünüyor. Müziği arena boyunca seyircilere korku salarken kendisi ise belinde kendi tasarımı olan Pure şampiyonluğu elinde görkemli kara kılıcı ile tüm ihtişamını korur vaziyette ringe ağır adımlarla ilerliyor. Işıkların çoğu kararırken bazı ışıklar STG'yi göstermek için açık. STG ringe girdikten sonra ışıklar normale dönüyor. STG ile kemerini boşta olan eline alıp beklemeye başlıyor. Kısa süre sonrasında sağ elinde bulunan kara kılıcını girişe doğru yöneltiyor. Manası çok derin. Manası OPEN CHALLENGE! Dark STG, Pure kemerini ortaya koymaya hazır. STG beklerken bu ihtişamı bölen bir müzik arena boyunca yankılanıyor.
Dark STG'nin meydan okumasına yanıt Gregory Helms'ten geliyor. No Way Out'ta TV şampiyonluğu için elde ettiği fırsatı galibiyetle taçlandırmak üzereydi fakat şansı yaver gitmedi. Gregory Helms, PGW'da şampiyonluk kazanmak için yer alıyor. Yeniden kazanmak istediği başarılar için ringe kendinden emin ve hızlı adımlarla ringe doğru gidiyor. Ringe girdikten sonra karşısında gördüğü STG karşısında mimik bile oynatmıyor. Hakem Pure şampiyonluğunu teslim aldıktan sonra havaya kaldırıyor ve sonrasında kemeri görevliye teslim edip maçın başlaması için gerekli işareti veriyor.
PGW Pure Championship
Dark STG (c) vs. Gregory Helms
Maç, çalınan zil sonrasında resmen başlıyor. Gregory Helms, Dark STG karşısında PGW kariyerinin ilk şampiyonluğu için şans arayacak. İkili oldukça ağır tempoda başlıyorlar. Birbirlerini iyice süzüyorlar. STG ileriye doğru adımlarken Helms ise yana doğru adımlıyor. STG mesafeyi kısmaya çalışırken Helms gidebildiği kadar geri gidip mesafeyi korumaya çalışıyor. STG, Helms'in üzerine doğru bir hamle yapıyor ve Helms hızlıca sıyrılıp ringin ortasına çekiliyor. STG ağır adımlarla Helms'e yaklaşıp yine mesafeyi kapatmayı deniyor. Helms ise köşeye doğru çekilmeye başlıyor. STG, Helms'e doğru hızlıca koşmaya başladığı sırada Helms köşeye doğru atlayıp Backflip ile STG'nin arkasına ayaklarının üzerinde düşüyor. Sonrasında yeniden mesafeyi açmak istiyor fakat STG hızlıca onun üzerine koşuyor ve onu köşeye kapatıyor. Helms bu sefer kaçamıyor. STG köşede Helms'in karnına karnına işliyor yumrukları. Helms karşılık veremiyor. STG, Helms'i yakalıyor ve Biel Toss ile onu ringin ortasına atıyor. Ardından hızlıca koşuyor ve Helms ayağa kalkamadan Big Boot ile onu iplere yuvarlıyor. STG ellerini iki yana açarak yukarı doğru bakıyor.
Helms çabuk ayaklanıyor ve STG'nin dizine bir tekme atıyor. STG bir yumruk sallıyor ama Helms sıyrılıp STG'nin dizine bir tekme daha atıyor. Sonrasında bir tekme daha atıyor. Bir sonraki tekmeyi STG'nin karnına atmak istiyor fakat STG bacağını yakalıyor Helms'in. Helms boştaki ayağıyla zıplayıp bir Enziguiri vuruyor ve STG'yi çok ciddi bir şekilde sarsıyor. Helms ağırlığını koymak istiyor. Helms, STG'nin dizine bir tekme daha atıyor. Ardından iplerden sekip bir Chop Block yapıyor ve STG'yi dizlerinin üzerine düşürmeyi başarıyor. Helms bu kez karşıdaki iplerden sekiyor ve Shining Wizard için atlıyor fakat STG son anda Helms'in ayağını tutuyor. Helms yere düşüyor ama boştaki ayağıyla STG'nin kafasına sert bir tekme atıyor. Ardından ayağa kalkıp bir de Dropkick atıyor. STG iplerin arasından ringin dışına yuvarlanıyor. Helms hızlıca ayağa kalkıp iplerden sekiyor ve bir Baseball Slide ile STG'yi bariyerlere yapıştırıyor. Ardından hızlıca ringe girip iplerin üzerinden atlıyor ve Springboard Crossbody. Helms vites arttırdı. Helms, STG'yi kaldırıp ringe atıyor. Ardından köşeye çıkıyor ve Diving Elbow Drop! Helms tuşa gitmek yerine STG'yi yerde yumruklamaya başlıyor.
STG BİR ANDA HELMS'İ BOĞAZINDAN YAKALIYOR! Helms bir eliyle STG'nin kolunu tutarken diğer eliyle yumruklamaya devam etmeye çalışıyor ancak başaramıyor. STG, Helms'i boğazlamış bir şekilde ayağa kalkıyor. Helms iki eliyle STG'nin kolunu boğazından ayırmaya çalışırken STG, Helms'e bakıp bağırmaya başlıyor ve onu kendine doğru çekip Chokeslam için havaya kaldırıyor ama tam bu sırada Helms bir Arm Drag yapıyor ve STG'den kurtuluyor. STG hızlıca ayağa kalkarken Helms de aynı anda ayaklanıyor. Helms, STG'nin üzerine Jumping DDT için zıplıyor ama STG onu kaldırıp yere doğru bırakıyor. Helms karnının üzerine yere düşüp ayağa kalkıyor. STG iplerden sekiyor bir Clothesline ile Helms'i yere seriyor. Helms iplere doğru kendisini yuvarlıyor. Sonra iplere tutunarak ayaklanmayı başarıyor. STG üzerine doğru bir Clothesline için koşuyor ama ıska geçiyor. Helms çekilip aprona geçiyor ve aprondan STG'nin kafasına sert bir tekme atıyor. STG ringin ortasına doğru çekiliyor. Helms ise köşeye çıkıyor.
Gregory Helms, Dark STG'nin üzerine atlıyor ve Diving Crossbody! Helms yere iner inmez Roll-Up'a alıyor hem de STG'nin donunu çekerek! 1-2-Kickout! Helms ile STG hemen ayağa kalkıyor. Helms, STG'nin üzerine atlıyor ve School Boy Roll-Up! 1-2- Kickout! STG yine kurtuldu. İkili yine aynı anda ayağa kalkıyor. Helms bir Eye Poke ile parmağını STG'nin gözüne sokuyor. STG gözünü tutarak diz çöküyor. Helms'ten bir Superkick fakat STG yıkılmıyor. Helms iplerden sekip bir Superkick daha çakıyor fakat STG bu sefer ayaklanıyor. Ama henüz dengesini kurabilmiş değil. Helms koşuyor ve bir Enziguiri çakıyor ardından STG düşmeden Roll-Up'a alıyor. Diğer eliyle de ipleri tutmaya başlıyor. 1-2- Hakem Helms'in ipleri kullandığını fark ediyor ve tuşu saymayı bırakıyor. Helms, STG'yi bırakıp köşeye çıkmaya başlıyor. STG'nin de ayaklanmasını bekliyor. STG fazla ağır davranıyor ayağa kalkmak için. Helms bu durumdan işkilleniyor ve köşeden aprona doğru inmeye başlıyor fakat STG tam o sırada ayaklanınca fikir değiştiriyor ve bir Diving Crossbody için atlıyor fakat SPEAR! DARK STG'DEN MID-AIR SPEAR GELİYOR! STG TUŞA GİDİYOR! 1-2-
KICKOUT! STG İNANAMIYOR! Helms gibi birisinin bir Spear'ını kickoutlamasını beklemiyordu. STG'nin şaşkınlığı karanlığını temsil eden yüz boyasına rağmen belli oluyor. STG ayağa kalkarken Helms'in bileğini tuttuğunu fark ediyor. Helms mücadeleyi bırakmaya niyetli değil. Helms, STG'nin bacağına tutunarak ayağa kalkmaya çalışıyor. STG gördüğü manzara karşısında şaşkın fakat bu şaşkınlık yerini öfkeye ve karanlığa bırakıyor. STG, Helms'i hızlıca ayağa kaldırıyor. Kaldırdıktan sonra köşeye atıyor ve karnına yumruklar atmaya başlıyor. Birkaç tane de suratının ortasına patlatıyor. Helms'in hareket etmeye mecali yok. STG karşı köşeye gidip sekiyor ve Corner Splash! Köşe direğinden çarpmadan dolayı gelen ses ile bütün arena inliyor. STG iki adım geri atarken Helms üzerine düşüyor. Sonrasında STG'ye tutunarak ayağa kalkmaya çalışıyor. STG kendisini yakalıyor ve Fallaway Slam! STG ayağa kalkıp yavaşça Helms'e doğru yürüyor. Helms bitmiş vaziyette. STG ağır hareketlerle Helms'i kaldırıyor. Sonrasında sırtına alıyor ve ringin ortasına yürüyor. Ve HELLHAMMER!
HAYIR! HELMS SON ANDA STG'NİN ARKASINA DÜŞÜRÜYOR KENDİNİ VE REVERSE NECKBREAKER! STG ayaklanmaya başlıyor. Helms ise kendine gelmeye başlıyor. Helms iplerden sekiyor ve STG tam ayaklanmadan onu yakalıyor ve Running Neckbreaker! Helms yerdeki STG'nin üzerine koşuyor ve Leg Drop çakıyor. Ardından hızlıca köşeye çıkıyor ve bir de Diving Leg Drop çakıyor. Helms ivmeyi arttırmaya niyetli. Helms, STG'yi ayağa kaldırmaya çalışıyor ve STG dizleri üstünde durduğunda elinin onun boğazına atıyor. Seyirciler inanılmaz tepki veriyor bu duruma. Helms, Chokeslam deneyecek. STG'yi ayağa kaldırıyor ama STG, Helms'i itiyor. Helms iplerden sekiyor ve STG'nin dizine doğru Dropkick çakıyor! Ardından STG'yi yakalıyor ve NIGHTMARE ON HELMS STREET! HELMS TUŞA GİTMEK YERİNE STG'NİN AYAKLANMASINI BEKLİYOR! STG BİR SÜRE SONRA AYAKLANMAYA BAŞLIYOR! HELMS ONUN KALKMASINI BEKLEMEDEN İPLERDEN SEKİYOR VE SHINING WIZARD! HELMS PURE ŞAMPİYONLUĞUNA GİDİYOR! GREGORY HELMS TUŞA GİDİYOR! 1-2-
DARK STG BİR ANDA HELMS'İ BOĞAZLAYARAK BU TUŞU KICKOUTLUYOR! İNANILMAZ! STG SIT-UP YAPIYOR! ARDINDAN AYAKLANIYOR VE VAE VICTIS! Hayır! Helms son anda STG'nin arkasına iniyor! Ardından bir Chop Block vuruyor. Sonrasında tepesine atlayıp parmaklarını STG'nin gözüne sokmaya çalışıyor. STG bundan etkileniyor. Helms iplerden sekiyor ve Shining Wizard için koşuyor fakat STG'den bir SPEAR! STG gözlerini tutarak ayağa kalkmaya çalışıyor! Helms ise yerde. STG ayağa kalktıktan sonra Helms'i ayağa kaldırmaya çalışıyor. Helms ise ölü ağırlığında adeta. STG zar zor onu kaldırıyor. Helms son bir çırpınış ile STG'te Jawbreaker yapıyor ve iplerden sekiyor ama VAE VICTIS! HELMS'İN BELKİ DE SON KURŞUNUNU STG HAVADA YAKALAYIP ERİTİYOR ADETA! DARK STG MAÇI BİTİRDİ SAYILIR! STG KEMERİNİ KORUMAK İÇİN TUŞA GİDİYOR! 1-2-
Sımsıkı kapattığı avucunu açıyor. Küçük bir tohum. Stres topu gibi onunla kısaca oynuyor.
"Broken" Matt Hardy: Bunu bana simyacı dostum Colo Peolo verdi. Onun çılgın hedefleri var. Güneş gittikten sonra bile dünyayı aydınlatmak gibi... Bu tohumu o üretti: NUR TOHUMU! Filizlenip büyüyecek, NUR AĞACI olacak! Akşam olup güneş yatağına döndüğünde evreni O aydınlatacak. Nasıl yaptığını sorduğumda "IŞIĞINI YE, BAĞINI SORMA" dedi. WOOOOOOHOHOHOHOHOH!
Matt yere çömelip, oradaki doğal bir çukuru el yordamıyla keşfediyor. O çukura tohumu koyduktan sonra üzerini çevredeki topraklarla kapatıyor ve büyük bir iş başarmış gibi ayağa kalkıp ellerindeki kiri tozu temizliyor gülerek.
"Broken" Matt Hardy: Eğer bunu yanlış bir yere ekecek olsaydım ne olurdu, biliyor musunuz? Işığı emip karanlığı yayan, tipsiz, şekilsiz LANETLİ BİR KARA AĞAÇ yükselirdi... Evet, evet. Öyle olurdu. İleride bir gün, içindeki karanlığı yaymak isteyen kötü insanların kendisinden güç aldığı bir MERKEZE dönüşebilirdi. Neyse ki, simyacı dostum bu ormanı avucunun içi gibi biliyor. Bana öğretti. Oh, bu da ne?
Etraf sallanmaya başlıyor, bir gondol gibi. Topraklar titriyor. Çevredeki ağaçlar... Birden, Matt'in tohum bıraktığı yerden küçük bir fidan patlıyor BUM diye. Ardı arkası da kesilmiyor. Ağaç saniyeler içerisinde büyüyüp göğe doğru uzanırken Matt Hardy, ağacın dalları tarafından itilip kakılıyor. Kara Ağaç, yemyeşil ormanın üzerine kara bulut gibi çöküyor. Ormana giren güneş ışığı kesilirken Matt oradan uzaklaşıyor.
Pure Şampiyonu Dark STG girişte görünüyor. Müziği arena boyunca seyircilere korku salarken kendisi ise belinde kendi tasarımı olan Pure şampiyonluğu elinde görkemli kara kılıcı ile tüm ihtişamını korur vaziyette ringe ağır adımlarla ilerliyor. Işıkların çoğu kararırken bazı ışıklar STG'yi göstermek için açık. STG ringe girdikten sonra ışıklar normale dönüyor. STG ile kemerini boşta olan eline alıp beklemeye başlıyor. Kısa süre sonrasında sağ elinde bulunan kara kılıcını girişe doğru yöneltiyor. Manası çok derin. Manası OPEN CHALLENGE! Dark STG, Pure kemerini ortaya koymaya hazır. STG beklerken bu ihtişamı bölen bir müzik arena boyunca yankılanıyor.
Dark STG'nin meydan okumasına yanıt Gregory Helms'ten geliyor. No Way Out'ta TV şampiyonluğu için elde ettiği fırsatı galibiyetle taçlandırmak üzereydi fakat şansı yaver gitmedi. Gregory Helms, PGW'da şampiyonluk kazanmak için yer alıyor. Yeniden kazanmak istediği başarılar için ringe kendinden emin ve hızlı adımlarla ringe doğru gidiyor. Ringe girdikten sonra karşısında gördüğü STG karşısında mimik bile oynatmıyor. Hakem Pure şampiyonluğunu teslim aldıktan sonra havaya kaldırıyor ve sonrasında kemeri görevliye teslim edip maçın başlaması için gerekli işareti veriyor.
PGW Pure Championship
Dark STG (c) vs. Gregory Helms
Maç, çalınan zil sonrasında resmen başlıyor. Gregory Helms, Dark STG karşısında PGW kariyerinin ilk şampiyonluğu için şans arayacak. İkili oldukça ağır tempoda başlıyorlar. Birbirlerini iyice süzüyorlar. STG ileriye doğru adımlarken Helms ise yana doğru adımlıyor. STG mesafeyi kısmaya çalışırken Helms gidebildiği kadar geri gidip mesafeyi korumaya çalışıyor. STG, Helms'in üzerine doğru bir hamle yapıyor ve Helms hızlıca sıyrılıp ringin ortasına çekiliyor. STG ağır adımlarla Helms'e yaklaşıp yine mesafeyi kapatmayı deniyor. Helms ise köşeye doğru çekilmeye başlıyor. STG, Helms'e doğru hızlıca koşmaya başladığı sırada Helms köşeye doğru atlayıp Backflip ile STG'nin arkasına ayaklarının üzerinde düşüyor. Sonrasında yeniden mesafeyi açmak istiyor fakat STG hızlıca onun üzerine koşuyor ve onu köşeye kapatıyor. Helms bu sefer kaçamıyor. STG köşede Helms'in karnına karnına işliyor yumrukları. Helms karşılık veremiyor. STG, Helms'i yakalıyor ve Biel Toss ile onu ringin ortasına atıyor. Ardından hızlıca koşuyor ve Helms ayağa kalkamadan Big Boot ile onu iplere yuvarlıyor. STG ellerini iki yana açarak yukarı doğru bakıyor.
Helms çabuk ayaklanıyor ve STG'nin dizine bir tekme atıyor. STG bir yumruk sallıyor ama Helms sıyrılıp STG'nin dizine bir tekme daha atıyor. Sonrasında bir tekme daha atıyor. Bir sonraki tekmeyi STG'nin karnına atmak istiyor fakat STG bacağını yakalıyor Helms'in. Helms boştaki ayağıyla zıplayıp bir Enziguiri vuruyor ve STG'yi çok ciddi bir şekilde sarsıyor. Helms ağırlığını koymak istiyor. Helms, STG'nin dizine bir tekme daha atıyor. Ardından iplerden sekip bir Chop Block yapıyor ve STG'yi dizlerinin üzerine düşürmeyi başarıyor. Helms bu kez karşıdaki iplerden sekiyor ve Shining Wizard için atlıyor fakat STG son anda Helms'in ayağını tutuyor. Helms yere düşüyor ama boştaki ayağıyla STG'nin kafasına sert bir tekme atıyor. Ardından ayağa kalkıp bir de Dropkick atıyor. STG iplerin arasından ringin dışına yuvarlanıyor. Helms hızlıca ayağa kalkıp iplerden sekiyor ve bir Baseball Slide ile STG'yi bariyerlere yapıştırıyor. Ardından hızlıca ringe girip iplerin üzerinden atlıyor ve Springboard Crossbody. Helms vites arttırdı. Helms, STG'yi kaldırıp ringe atıyor. Ardından köşeye çıkıyor ve Diving Elbow Drop! Helms tuşa gitmek yerine STG'yi yerde yumruklamaya başlıyor.
STG BİR ANDA HELMS'İ BOĞAZINDAN YAKALIYOR! Helms bir eliyle STG'nin kolunu tutarken diğer eliyle yumruklamaya devam etmeye çalışıyor ancak başaramıyor. STG, Helms'i boğazlamış bir şekilde ayağa kalkıyor. Helms iki eliyle STG'nin kolunu boğazından ayırmaya çalışırken STG, Helms'e bakıp bağırmaya başlıyor ve onu kendine doğru çekip Chokeslam için havaya kaldırıyor ama tam bu sırada Helms bir Arm Drag yapıyor ve STG'den kurtuluyor. STG hızlıca ayağa kalkarken Helms de aynı anda ayaklanıyor. Helms, STG'nin üzerine Jumping DDT için zıplıyor ama STG onu kaldırıp yere doğru bırakıyor. Helms karnının üzerine yere düşüp ayağa kalkıyor. STG iplerden sekiyor bir Clothesline ile Helms'i yere seriyor. Helms iplere doğru kendisini yuvarlıyor. Sonra iplere tutunarak ayaklanmayı başarıyor. STG üzerine doğru bir Clothesline için koşuyor ama ıska geçiyor. Helms çekilip aprona geçiyor ve aprondan STG'nin kafasına sert bir tekme atıyor. STG ringin ortasına doğru çekiliyor. Helms ise köşeye çıkıyor.
Gregory Helms, Dark STG'nin üzerine atlıyor ve Diving Crossbody! Helms yere iner inmez Roll-Up'a alıyor hem de STG'nin donunu çekerek! 1-2-Kickout! Helms ile STG hemen ayağa kalkıyor. Helms, STG'nin üzerine atlıyor ve School Boy Roll-Up! 1-2- Kickout! STG yine kurtuldu. İkili yine aynı anda ayağa kalkıyor. Helms bir Eye Poke ile parmağını STG'nin gözüne sokuyor. STG gözünü tutarak diz çöküyor. Helms'ten bir Superkick fakat STG yıkılmıyor. Helms iplerden sekip bir Superkick daha çakıyor fakat STG bu sefer ayaklanıyor. Ama henüz dengesini kurabilmiş değil. Helms koşuyor ve bir Enziguiri çakıyor ardından STG düşmeden Roll-Up'a alıyor. Diğer eliyle de ipleri tutmaya başlıyor. 1-2- Hakem Helms'in ipleri kullandığını fark ediyor ve tuşu saymayı bırakıyor. Helms, STG'yi bırakıp köşeye çıkmaya başlıyor. STG'nin de ayaklanmasını bekliyor. STG fazla ağır davranıyor ayağa kalkmak için. Helms bu durumdan işkilleniyor ve köşeden aprona doğru inmeye başlıyor fakat STG tam o sırada ayaklanınca fikir değiştiriyor ve bir Diving Crossbody için atlıyor fakat SPEAR! DARK STG'DEN MID-AIR SPEAR GELİYOR! STG TUŞA GİDİYOR! 1-2-
KICKOUT! STG İNANAMIYOR! Helms gibi birisinin bir Spear'ını kickoutlamasını beklemiyordu. STG'nin şaşkınlığı karanlığını temsil eden yüz boyasına rağmen belli oluyor. STG ayağa kalkarken Helms'in bileğini tuttuğunu fark ediyor. Helms mücadeleyi bırakmaya niyetli değil. Helms, STG'nin bacağına tutunarak ayağa kalkmaya çalışıyor. STG gördüğü manzara karşısında şaşkın fakat bu şaşkınlık yerini öfkeye ve karanlığa bırakıyor. STG, Helms'i hızlıca ayağa kaldırıyor. Kaldırdıktan sonra köşeye atıyor ve karnına yumruklar atmaya başlıyor. Birkaç tane de suratının ortasına patlatıyor. Helms'in hareket etmeye mecali yok. STG karşı köşeye gidip sekiyor ve Corner Splash! Köşe direğinden çarpmadan dolayı gelen ses ile bütün arena inliyor. STG iki adım geri atarken Helms üzerine düşüyor. Sonrasında STG'ye tutunarak ayağa kalkmaya çalışıyor. STG kendisini yakalıyor ve Fallaway Slam! STG ayağa kalkıp yavaşça Helms'e doğru yürüyor. Helms bitmiş vaziyette. STG ağır hareketlerle Helms'i kaldırıyor. Sonrasında sırtına alıyor ve ringin ortasına yürüyor. Ve HELLHAMMER!
HAYIR! HELMS SON ANDA STG'NİN ARKASINA DÜŞÜRÜYOR KENDİNİ VE REVERSE NECKBREAKER! STG ayaklanmaya başlıyor. Helms ise kendine gelmeye başlıyor. Helms iplerden sekiyor ve STG tam ayaklanmadan onu yakalıyor ve Running Neckbreaker! Helms yerdeki STG'nin üzerine koşuyor ve Leg Drop çakıyor. Ardından hızlıca köşeye çıkıyor ve bir de Diving Leg Drop çakıyor. Helms ivmeyi arttırmaya niyetli. Helms, STG'yi ayağa kaldırmaya çalışıyor ve STG dizleri üstünde durduğunda elinin onun boğazına atıyor. Seyirciler inanılmaz tepki veriyor bu duruma. Helms, Chokeslam deneyecek. STG'yi ayağa kaldırıyor ama STG, Helms'i itiyor. Helms iplerden sekiyor ve STG'nin dizine doğru Dropkick çakıyor! Ardından STG'yi yakalıyor ve NIGHTMARE ON HELMS STREET! HELMS TUŞA GİTMEK YERİNE STG'NİN AYAKLANMASINI BEKLİYOR! STG BİR SÜRE SONRA AYAKLANMAYA BAŞLIYOR! HELMS ONUN KALKMASINI BEKLEMEDEN İPLERDEN SEKİYOR VE SHINING WIZARD! HELMS PURE ŞAMPİYONLUĞUNA GİDİYOR! GREGORY HELMS TUŞA GİDİYOR! 1-2-
DARK STG BİR ANDA HELMS'İ BOĞAZLAYARAK BU TUŞU KICKOUTLUYOR! İNANILMAZ! STG SIT-UP YAPIYOR! ARDINDAN AYAKLANIYOR VE VAE VICTIS! Hayır! Helms son anda STG'nin arkasına iniyor! Ardından bir Chop Block vuruyor. Sonrasında tepesine atlayıp parmaklarını STG'nin gözüne sokmaya çalışıyor. STG bundan etkileniyor. Helms iplerden sekiyor ve Shining Wizard için koşuyor fakat STG'den bir SPEAR! STG gözlerini tutarak ayağa kalkmaya çalışıyor! Helms ise yerde. STG ayağa kalktıktan sonra Helms'i ayağa kaldırmaya çalışıyor. Helms ise ölü ağırlığında adeta. STG zar zor onu kaldırıyor. Helms son bir çırpınış ile STG'te Jawbreaker yapıyor ve iplerden sekiyor ama VAE VICTIS! HELMS'İN BELKİ DE SON KURŞUNUNU STG HAVADA YAKALAYIP ERİTİYOR ADETA! DARK STG MAÇI BİTİRDİ SAYILIR! STG KEMERİNİ KORUMAK İÇİN TUŞA GİDİYOR! 1-2-
3!
Kazanan ve Hâlâ PGW Pure Şampiyonu: Dark STG
Dark STG kemerini korumayı başarıyor. Dark STG hakemden Pure şampiyonluğunu teslim aldıktan sonra ışıkların hafif bir kararma halinde olduğunu görüyoruz. STG kısa bir süre yerdeki Helms'e bakarken bir süre sonra şampiyonluğu ve kara kılıcı ile birlikte arka alanın yolunu tutuyor. Hakem Helms'in durumunu kontrol ediyor. Helms bir süre sonra ayağa kalkmayı başarıyor. Sonuçtan memnun olmadığını yüz ifadesinden anlayabiliyoruz. Başarıya ulaşmak için elde ettiği fırsatları değerlendiremedi.
Helms hakemin de yardımıyla ayaklanmaya başlarken Cathy Kelley'in ringe doğru yürüdüğünü görüyoruz. Elinde mikrofonla ringe giriyor ve hakem de ringten çıkıp arka alanın yolunu tutuyor. Cathy Kelley, Helms'in kendine geldiğini düşünerek soruyor.
Cathy Kelley: Önce No Way Out'ta Televizyon kemerini kazanma fırsatını kaçırdın şimdi ise Pure şampiyonluğu için çıktığın maçta mağlupsun Gregory. Performansın takdir ediliyor fakat sonuç yok gibi gözüküyor. Bu konudaki görüşlerini öğrenebilir miyim?
Helms kendisine uzatılan mikrofona öylece bakıyor. Bir süre sonra sorulan soruyu cevaplamadan arka alana gitmek için hamle yapsa da kararından vazgeçip geri dönüyor ve konuşmaya başlıyor.
Gregory Helms: Enteresan bir girdabın içine girdim. Bu hiç hesapta olmayan bir kabus senaryosu. Bir şeyler ters gidiyor. Bu ring içinde de çok net gözüküyor. Güreşte beterin beteri vardır ama bundan daha olumsuzu da düşünülemezdi.
Kazanan ve Hâlâ PGW Pure Şampiyonu: Dark STG
Dark STG kemerini korumayı başarıyor. Dark STG hakemden Pure şampiyonluğunu teslim aldıktan sonra ışıkların hafif bir kararma halinde olduğunu görüyoruz. STG kısa bir süre yerdeki Helms'e bakarken bir süre sonra şampiyonluğu ve kara kılıcı ile birlikte arka alanın yolunu tutuyor. Hakem Helms'in durumunu kontrol ediyor. Helms bir süre sonra ayağa kalkmayı başarıyor. Sonuçtan memnun olmadığını yüz ifadesinden anlayabiliyoruz. Başarıya ulaşmak için elde ettiği fırsatları değerlendiremedi.
Helms hakemin de yardımıyla ayaklanmaya başlarken Cathy Kelley'in ringe doğru yürüdüğünü görüyoruz. Elinde mikrofonla ringe giriyor ve hakem de ringten çıkıp arka alanın yolunu tutuyor. Cathy Kelley, Helms'in kendine geldiğini düşünerek soruyor.
Cathy Kelley: Önce No Way Out'ta Televizyon kemerini kazanma fırsatını kaçırdın şimdi ise Pure şampiyonluğu için çıktığın maçta mağlupsun Gregory. Performansın takdir ediliyor fakat sonuç yok gibi gözüküyor. Bu konudaki görüşlerini öğrenebilir miyim?
Helms kendisine uzatılan mikrofona öylece bakıyor. Bir süre sonra sorulan soruyu cevaplamadan arka alana gitmek için hamle yapsa da kararından vazgeçip geri dönüyor ve konuşmaya başlıyor.
Gregory Helms: Enteresan bir girdabın içine girdim. Bu hiç hesapta olmayan bir kabus senaryosu. Bir şeyler ters gidiyor. Bu ring içinde de çok net gözüküyor. Güreşte beterin beteri vardır ama bundan daha olumsuzu da düşünülemezdi.
Helms bu sözlerin ardından ringten ayrılıp yavaş yavaş arka alanın yolunu tutuyor ve kameralarımız kapanıyor.
Soyunma odasında flaşlar pat pat patlıyor. "Prince Pretty" Tyler Breeze, boy aynasının tam karşısına geçmiş, mini bir defile düzenliyor. Altındaki likralı pantolonun üzerine 8-9 farklı kombini sırayla deneyip turluyor. Birkaç selfie çektikten sonra bunlar arasından en beğendiği fotoğrafları Trish'e gönderiyor. Suratında mutlu bir ifade. O esnada, soyunma odasının dışındaki sohbete kulak vermeden edemiyor.
???: Sapancadaydım adamım. Sabah - öğle - akşam pompa. Yemekten önce, yemekten sonra fark etmez. Her türlü.
Konuşanın Mark Henry olduğunu anlayınca merakla kapının eşiğine yaklaşıyor Breeze.
???: Sapancadaydım adamım. Sabah - öğle - akşam pompa. Yemekten önce, yemekten sonra fark etmez. Her türlü.
Konuşanın Mark Henry olduğunu anlayınca merakla kapının eşiğine yaklaşıyor Breeze.
Val Venis (Sürekli burnunu çekerek): Sapanca neresi amına koyim?
Mark Henry: Ya şu Türkiye yok mu? Ülkemizin deli gibi kıskandığı. Ha, işte orada bir yer. Sokarya'da.
Val Venis: Sokarya? Bilmiyorum... Sikeyim adamım. Kafanı dağıtmana sevindim. Çünkü bana lazım olacaksın.
Mark Henry: Tabii adamım. Wyatt'ın yazı bu sene soğuk geçecek.... Evlatlarını ondan alacağız.
Mark Henry: Ya şu Türkiye yok mu? Ülkemizin deli gibi kıskandığı. Ha, işte orada bir yer. Sokarya'da.
Val Venis: Sokarya? Bilmiyorum... Sikeyim adamım. Kafanı dağıtmana sevindim. Çünkü bana lazım olacaksın.
Mark Henry: Tabii adamım. Wyatt'ın yazı bu sene soğuk geçecek.... Evlatlarını ondan alacağız.
Val Venis: Hayır amına koyim ya. Onu kastetmedim. Yani evet, onu da yapacağız. O dallamaları keresteye çevirmek istiyorum ama asıl mesele o değil. (Dünyanın en aptal gözleriyle bakan Mark Henry'i bir an önce bilinçlendirmek için hızla devam ediyor.) Evleniyorum adamım. Sikeyim ki evleniyorum. Bize ait olan şampiyonlukları geri aldıktan bir gün sonra. (Mark hala boş bakar.) Aptalın tekisin Mark. WrestleMania'nın 2. gününde şanına yaraşır bir düğün yapacağım ve...
Mark Henry: Kiminle evleniyorsun?
Mark Henry: Kiminle evleniyorsun?
