- Katılım
- 4 Tem 2023
- Konular
- 140
- Mesajlar
- 9,348
- Beğeni sayısı
- 2,289
- PG Nakit
- 550
- RPG Karakteri
- Bray Wyatt
Kameralarımız Türkiye'ye, Ankara'ya dönüyor. Bir seyyar büfenin yanından ilerleyen kameralar bir süre sonra duruyor ve nereye geldiğimizi görüyoruz.
Ankara Vesika Bar'da ışıklar yanmasına rağmen içeride kimse yokmuş gibi duruyor. Bir süre kameralar duvardaki kanlı el izlerine odaklandıktan sonra aşağı yöneliyor ve tam barın ortasına çekilmiş sandalyesinde Bray Wyatt'ı görüyoruz. Wyatt rüya görüyormuş gibi uzaklara dalmış şekilde sallanırken ayak sesleri duyuluyor ve merdivenleri yavaş yavaş inen Randy Orton'ı görüyoruz. PGW Şampiyonu, Wyatt'a şöyle bir bakıyor.
- Neden burada?
+ Burası bir aile mekanı olmasıyla ünlüdür Randy. Ve biz, ayrı düşsek bile halen bir aileyiz.
- Köpeklerini göremedim...
+ Kardeşlerin istirahatte. Burada biz bizeyiz..
Orton, Bray'i tartıyor gözüyle. Wyatt'ın saldırmayacağını vücut dilinden anladıktan sonra temkinli adımlarla yanından geçip barın arkasına geçiyor ve kendine bira dolduruyor. Ardından yine Bray'i gözüyle kollayarak bir sandalyeyi alıyor. Ters çevirdiği sandalyeyi Bray'in durduğu yerin tam önüne çekiyor ve ona bakıyor. Bray, Orton'a bakıyor.
Seni takdir ettiğim noktalar olduğunu biliyor muydun? Büyük ihtimalle o küçük dünyanda bana karşı öyle bir kin besliyorsun ki hiç ihtimal vermezsin diye düşünüyorum. Zeki bir adamsın. Zeki bir adamı nasıl tanırsın biliyor musun; nerede ve ne zaman saldıracağını bilmesiyle. Gücünü hoyratça kullanmaz zeki adam, doğru zamanı ve doğru günü bekledikten sonra temiz bir vuruşla işini görür. Ve şu anda benim yüzüme bakarken bile bütün bu karmaşadan ve bütün bu seni kuşatan soru işaretlerinden tek bir RKO ile sıyrılmanın hesaplarını yaptığını görüyorum. Ama tek hatan, bu pusuya düşmeyecek kadar zeki bir adamla oyun masasına oturuyor olmak. Biliyorum evlat, sen de bana baktığın zaman yılları devirmiş bir adam olarak daha önce benim türevlerimle karşılaştığını düşünüyorsun. İhtiyar Mark bir dönem seni ve babanı esir alıp tabutlardan fırlıyordu, öyle değil mi? Zebani olduğunu iddia eden biraderiyle de karşılaşmıştın, doğru mu? Ama senin profesyonel güreş dedikleri bu çöplükle ilgili anlamak istemediğin şey şu: Bu endüstride iki dönem vardır: Bray Wyatt'tan öncesi ve Bray Wyatt'tan sonrası. Ben savaşımı ekranlara taşımaya karar vermeden önce burada kimse kanını ve terini dökmek için ekstra bir çaba sarf etmezdi. Hepsi bir orta oyunuydu evlat, meşaleyi bazen sen alırdın bazen ise bir başkası. Ama aranızda hep bir tür... galebe nöbetleşmesi vardı. Galebe nöbetleşmesi ne demek biliyor musun, halkın en sevdiği şampiyonların birbirini formaliteden müsabakalarda mağlup ederek para kazanması. Siz bu tiyatroyu onlarca yıl oynadınız, ta ki Bray Wyatt kapıdan içeri girene kadar. Görüyorsun ya, gerçek bir mesih odaya girene kadar içerideki herkes suyun üzerinde yürüyebildiğini iddia eder.. Ama ben buraya geldiğimden beri gerçekleri konuştum ve benim misalimi takip etmek isteyen adamlar da yürüdükleri patikaları değiştirdiler. Mezarını kazdığım Velveteen bile benim yanımda mektep gördü ve işin sonunda dışarıdaki o kalabalıkları nasıl avucunun içine alabileceğini öğrendi.. Ve sen, 20 sene boyunca hiç görmediğin şeyleri tecrübe ettin, o zamana kadar kazandığın her şeyden daha büyük zaferler gördün. Çünkü senin formalite savaşlarının aksine, Wyatt Family'nin elde ettiği her şey gerçekti. Ve PGW'de kimse Bray Wyatt'ın ailesine yan bakamazken, senin ve rahmetli kardeşinin attığı adımlar imparatorluğumuzu alaşağı etti.
Wyatt, Orton'a dikkatle bakıyor.
Ve senin hayali arkadaşının peşine takılarak başka bir patikaya sapmanın sonucunda... galip sen misin? Sonuçta, omzunda bir unvanla duran sensin, ihtiyar Bray Wyatt'ın ise eli de avucu da bomboş. (Wyatt sırıtıyor) Ben bir haine gerektiği cezayı verirken sen ise kendi yolunu açmayı tercih ettin. Ve sonunda başardın, peki neyi? Bizimle beraber yürümeye devam etseydin bütün bu sistemi alaşağı edebilirdin, burada alabileceğin anlamsız şampiyonlukları solda sıfır bırakacak zaferlerin hayalini kurabilirdin. Eğer gölgemden ayrılmasaydın, tıpkı Velveteen Dream'i şampiyon yaptığım gibi bu unvanı sana uygun gördüğüm bir zaman diliminde hediye edebilirdim. Şimdi o şampiyonluğu sen elinde tutuyorsun, ama hangi şartlar altında? Onu savunmak zorundasın, hem de Bray Wyatt'a karşı. Royal Rumble gecesini izlerken galip gelmem halinde seni seçeceğimi de biliyordun evlat. Çünkü bir gerçeğin farkındasın: Burası Bray Wyatt'ın dünyası ve sen sadece ben izin verdiğim için burada nefes alıyorsun. Benden 5 adım önde ve benden akıllı olduğunu düşünüyorsun ama en son seninle beraber bir yol yürüdüğümüzde sen de Velveteen neyse aynısıydın Randy. Benim tebaamdın. Benim hizmetkarımdın. Bray amcanın getir götürcüsüydün. Ve ister No Way Out olsun, ister Wrestlemania, sana tekrardan ordu terbiyesi vermeye ve rütbeni tekrardan bildirmeye kararlıyım. Ya da... alternatif bir yol izleriz. Geçmiş günlerin hatırına sana hayatının en büyük kıyağını yaparım ve PGW'de nefes almana izin veririm. Seninle ringin ortasında el sıkışırız ve devamında yere yatıp Bray amcanın seni tuşlamasına izin verirsin, böylece başından beri benim hakkım olan altınımı aldıktan sonra seni rahat bırakırım. Sözüm söz, eğer bu ringin ortasında hem sağlığınla hem de psikolojinle kumar oynamadan, yeni ufuklara yelken açmak istiyorsan bu işi barışçıl yollarla hallederiz.. Neticede ben merhametiyle ünlü bir adamım. (Wyatt'ın kahkahası barın duvarlarında yankılanıyor) Bu alemde nice delikanlıyı önüme engel olmayı tercih etmedikleri sürece bağışlamayı bildim. Onları yendim, yok etmeden ve hayatlarıyla oynamadan. Eğer bu tarife senin için de uygunsa, gerekeni yap Randy. Ağabeyine karşı vazifeni yerine getir ve unvanı bana teslim et. Kim bilir, belki emanetimi bana geri verdikten sonra farklı noktalarda yine başarılı bir adam olur ve oğlunu izleyen baba misali göğsümü kabartmaya devam edersin. Sonuçta, amca demek baba yarısı demek, öyle değil mi?
Wyatt pis pis sırıtırken Orton sözünü kesiyor.
@Arthur Morgan
Ankara Vesika Bar'da ışıklar yanmasına rağmen içeride kimse yokmuş gibi duruyor. Bir süre kameralar duvardaki kanlı el izlerine odaklandıktan sonra aşağı yöneliyor ve tam barın ortasına çekilmiş sandalyesinde Bray Wyatt'ı görüyoruz. Wyatt rüya görüyormuş gibi uzaklara dalmış şekilde sallanırken ayak sesleri duyuluyor ve merdivenleri yavaş yavaş inen Randy Orton'ı görüyoruz. PGW Şampiyonu, Wyatt'a şöyle bir bakıyor.
- Neden burada?
+ Burası bir aile mekanı olmasıyla ünlüdür Randy. Ve biz, ayrı düşsek bile halen bir aileyiz.
- Köpeklerini göremedim...
+ Kardeşlerin istirahatte. Burada biz bizeyiz..
Orton, Bray'i tartıyor gözüyle. Wyatt'ın saldırmayacağını vücut dilinden anladıktan sonra temkinli adımlarla yanından geçip barın arkasına geçiyor ve kendine bira dolduruyor. Ardından yine Bray'i gözüyle kollayarak bir sandalyeyi alıyor. Ters çevirdiği sandalyeyi Bray'in durduğu yerin tam önüne çekiyor ve ona bakıyor. Bray, Orton'a bakıyor.
Seni takdir ettiğim noktalar olduğunu biliyor muydun? Büyük ihtimalle o küçük dünyanda bana karşı öyle bir kin besliyorsun ki hiç ihtimal vermezsin diye düşünüyorum. Zeki bir adamsın. Zeki bir adamı nasıl tanırsın biliyor musun; nerede ve ne zaman saldıracağını bilmesiyle. Gücünü hoyratça kullanmaz zeki adam, doğru zamanı ve doğru günü bekledikten sonra temiz bir vuruşla işini görür. Ve şu anda benim yüzüme bakarken bile bütün bu karmaşadan ve bütün bu seni kuşatan soru işaretlerinden tek bir RKO ile sıyrılmanın hesaplarını yaptığını görüyorum. Ama tek hatan, bu pusuya düşmeyecek kadar zeki bir adamla oyun masasına oturuyor olmak. Biliyorum evlat, sen de bana baktığın zaman yılları devirmiş bir adam olarak daha önce benim türevlerimle karşılaştığını düşünüyorsun. İhtiyar Mark bir dönem seni ve babanı esir alıp tabutlardan fırlıyordu, öyle değil mi? Zebani olduğunu iddia eden biraderiyle de karşılaşmıştın, doğru mu? Ama senin profesyonel güreş dedikleri bu çöplükle ilgili anlamak istemediğin şey şu: Bu endüstride iki dönem vardır: Bray Wyatt'tan öncesi ve Bray Wyatt'tan sonrası. Ben savaşımı ekranlara taşımaya karar vermeden önce burada kimse kanını ve terini dökmek için ekstra bir çaba sarf etmezdi. Hepsi bir orta oyunuydu evlat, meşaleyi bazen sen alırdın bazen ise bir başkası. Ama aranızda hep bir tür... galebe nöbetleşmesi vardı. Galebe nöbetleşmesi ne demek biliyor musun, halkın en sevdiği şampiyonların birbirini formaliteden müsabakalarda mağlup ederek para kazanması. Siz bu tiyatroyu onlarca yıl oynadınız, ta ki Bray Wyatt kapıdan içeri girene kadar. Görüyorsun ya, gerçek bir mesih odaya girene kadar içerideki herkes suyun üzerinde yürüyebildiğini iddia eder.. Ama ben buraya geldiğimden beri gerçekleri konuştum ve benim misalimi takip etmek isteyen adamlar da yürüdükleri patikaları değiştirdiler. Mezarını kazdığım Velveteen bile benim yanımda mektep gördü ve işin sonunda dışarıdaki o kalabalıkları nasıl avucunun içine alabileceğini öğrendi.. Ve sen, 20 sene boyunca hiç görmediğin şeyleri tecrübe ettin, o zamana kadar kazandığın her şeyden daha büyük zaferler gördün. Çünkü senin formalite savaşlarının aksine, Wyatt Family'nin elde ettiği her şey gerçekti. Ve PGW'de kimse Bray Wyatt'ın ailesine yan bakamazken, senin ve rahmetli kardeşinin attığı adımlar imparatorluğumuzu alaşağı etti.
Wyatt, Orton'a dikkatle bakıyor.
Ve senin hayali arkadaşının peşine takılarak başka bir patikaya sapmanın sonucunda... galip sen misin? Sonuçta, omzunda bir unvanla duran sensin, ihtiyar Bray Wyatt'ın ise eli de avucu da bomboş. (Wyatt sırıtıyor) Ben bir haine gerektiği cezayı verirken sen ise kendi yolunu açmayı tercih ettin. Ve sonunda başardın, peki neyi? Bizimle beraber yürümeye devam etseydin bütün bu sistemi alaşağı edebilirdin, burada alabileceğin anlamsız şampiyonlukları solda sıfır bırakacak zaferlerin hayalini kurabilirdin. Eğer gölgemden ayrılmasaydın, tıpkı Velveteen Dream'i şampiyon yaptığım gibi bu unvanı sana uygun gördüğüm bir zaman diliminde hediye edebilirdim. Şimdi o şampiyonluğu sen elinde tutuyorsun, ama hangi şartlar altında? Onu savunmak zorundasın, hem de Bray Wyatt'a karşı. Royal Rumble gecesini izlerken galip gelmem halinde seni seçeceğimi de biliyordun evlat. Çünkü bir gerçeğin farkındasın: Burası Bray Wyatt'ın dünyası ve sen sadece ben izin verdiğim için burada nefes alıyorsun. Benden 5 adım önde ve benden akıllı olduğunu düşünüyorsun ama en son seninle beraber bir yol yürüdüğümüzde sen de Velveteen neyse aynısıydın Randy. Benim tebaamdın. Benim hizmetkarımdın. Bray amcanın getir götürcüsüydün. Ve ister No Way Out olsun, ister Wrestlemania, sana tekrardan ordu terbiyesi vermeye ve rütbeni tekrardan bildirmeye kararlıyım. Ya da... alternatif bir yol izleriz. Geçmiş günlerin hatırına sana hayatının en büyük kıyağını yaparım ve PGW'de nefes almana izin veririm. Seninle ringin ortasında el sıkışırız ve devamında yere yatıp Bray amcanın seni tuşlamasına izin verirsin, böylece başından beri benim hakkım olan altınımı aldıktan sonra seni rahat bırakırım. Sözüm söz, eğer bu ringin ortasında hem sağlığınla hem de psikolojinle kumar oynamadan, yeni ufuklara yelken açmak istiyorsan bu işi barışçıl yollarla hallederiz.. Neticede ben merhametiyle ünlü bir adamım. (Wyatt'ın kahkahası barın duvarlarında yankılanıyor) Bu alemde nice delikanlıyı önüme engel olmayı tercih etmedikleri sürece bağışlamayı bildim. Onları yendim, yok etmeden ve hayatlarıyla oynamadan. Eğer bu tarife senin için de uygunsa, gerekeni yap Randy. Ağabeyine karşı vazifeni yerine getir ve unvanı bana teslim et. Kim bilir, belki emanetimi bana geri verdikten sonra farklı noktalarda yine başarılı bir adam olur ve oğlunu izleyen baba misali göğsümü kabartmaya devam edersin. Sonuçta, amca demek baba yarısı demek, öyle değil mi?
Wyatt pis pis sırıtırken Orton sözünü kesiyor.
@Arthur Morgan
- Oynadığınız Karakterin Adı
- Bray Wyatt
