Galatasaray'ın sosyal medya konusunda bana kalırsa bir ağırlığı vardı; her halta değil ara ara gerçekten gerekli konularda açıklama yapıp kamuoyu oluşturuluyordu fakat son birkaç haftada alınan aksiyonlardan sonra, her maç sonu spam mesajı gibi açıklama yapan Fenerbahçe'den çok bir farkımız kalmadı. Kendi takımımın açıklamaları artık ilgimi çekmez oldu.
Takımı veya takımla ilgili herhangi bir şeyi (Okan Buruk açıklamaları da dahil) böyle görmekten gerçekten memnun değilim. Anlıyorum sadece sahaya odaklanıldığında uğraşılması gereken şeyleri ancak, bariz algı yapmaya çalışmak yerine halihazırda elde olanı bile kullansak materyalsiz kalmayacağız. İster sev ister sevme, karşına aldığın adam Jose Mourinho gibi en düşük döneminde bile Dünya'nın her yerinde haber değeri olan bir adam. Sadece Türkiye sınırlarında işleyecek şeylere bu adamı karıştırırsan efsanem dediğin adamın gelir sana bunu yazar. Bu kulübe karşı sempati duyuyor olmak beni daha önceki hiçbir sezonda bu kadar yormamıştı. Biz bu işleri gerçekten beceremiyoruz, umarım sezon sonu yönetim kökünden yenilenir ve kulübe yeni bir soluk gelir. Zira kokuşmuş düzenle uğraşacağız derken biz de o kokuşmuşlardan birine döndük, ben kulübümü bu haliyle hiç sevmedim.
-
E: Biraz daha ekleme yapacağım dolu olduğumu fark ettim çünkü bu konuda. Az biraz camianın içinde olup da adı skandala karışmayan neredeyse hiçbir kişi / kurum vs. yokken Galatasaray'ın bu son dönemde patlak veren olaylara gelen tepkilere bodoslama daldığını düşünüyorum. Ülkenin açık ara en çok gündem yaratan sektöründe, bunlar konuşulacak fakat konuşulduktan bir süre sonra da unutulacak; devamlı karşıt argüman getirmeye çalışmaya başladığımızdan beri kulüp saha içinde düştükçe düştü. Geçen sezonki oyunu da sevmiyordum ancak takımın yine bir ağırlığı vardı, şimdi dışarıdan izlerken bizim takımdaki topçuların kendilerini yere attığı pozisyonları görünce şahsen utanıyorum. Bizim bundan uzak durduğumuz ve Fenerbahçeli topçuların bunu sık yaptığı zamanlarda da onların yerine utanıyordum, uzun vadede iki kulübün de (rekabet ortamı ve ülke futbolunun yani) değer kaybedeceğini düşünerek. Belki bunu Fenerbahçeli arkadaşlar kabul etmeyecek ama saha içine odaklanma işini sizin kulüp, bizim çok değil bi 2 sene önce yaptığımız kadar becerebilseydi son şampiyonluğu 2014'te görmüş olmazdınız. Ya da hiçbir şey değilse Ali Koç sizin kulübü 7 senedir yönetiyor olmazdı. Topçuların faul alma çabası demiştim; şimdi herkes hamleyi alınca kendini yere atmaya başladı, ülkedeki lig maçlarını izlerken keyif alabilen kaldı mı samimi soruyorum? Kendi takımını böyle görüp de bunu gururuna yedirebilen var mı veya? Bu forumda bile (içindeki insanların nispeten nezih olduklarını varsayarak) birbirimize dalmaktan tribün kısmıyla ilgili nice yenilik getirildi. Aga hiç rahatsız olmuyor muyuz ya? Ben futbolu çok ciddi takip etmeyen, maçları izlemenin keyfine odaklanmayı seven birisiydim ama el birliğiyle içine edildi onun da. Helal olsun ne diyeyim.