RPG 𝐏𝐀𝐘𝐁𝐀𝐂𝐊 #𝟏𝟎𝟒


PGW: Son Eklenen Parta Git

Boss

𝐩𝐫𝐞𝐬𝐭𝐢𝐠𝐞.
Katılım
21 Tem 2023
Konular
520
Mesajlar
1,416
Beğeni sayısı
3,701
PG Nakit
0
Mbc4EtI.png


PAYBACK #104
27 Haziran Cumartesi, 21.00 - C
Charleston Coliseum
Charleston, West Virginia


PAYBACK #104'Ü TAKİP ETMEK İÇİN 3 NEDEN!

1- "The Penis"... Very last time.

2- Saturday Night's Main Event #2 - Homecoming'de yaşananların yankısı hâlâ sürüyor— sırada ne var?

3- PGW World Television Championship Turnuvası resmen başlayacak!


CtXVghI.png


PYROLAR PATLIYOR VE AYLAR SONRA... PAYBACK BAŞLIYOR!

gp9x39k.jpg


Kameralar spiker masasına çevriliyor ve masada sadece Bryon Saxton'u görüyoruz. Pat McAfee geçen hafta SNME II'de üç adamın gerçekleştirdiği saldırıdan sonra ağır sakatlanmıştı. Michael Cole ise şov anında güvenlik tedbirleri dolayısıyla masayı terk etmek zorunda kalmıştı fakat şu anda ortada yok? Bu sırada dev ekrandan bir cızırtı geliyor.

efjifvt.jpg


Dev ekrandaki görüntü açıldığında karanlık bir odada yerde bağlı şekilde yatan WHC Sami Zayn'i görüyoruz. Seyircilerden pop gelirken kamera diğer tarafa çevriliyor ve bu...

p5e9yqv.jpg


Michael Cole! Cole tıpkı Zayn gibi bağlı şekilde yerde yatarken yürüme sesleri geliyor ve yerdeki kamerayı alıp biri kendine doğru doğrultuyor.

ovh62c4.jpg


David Finlay: Bu dejavuyu hiç yaşamak istemezdin değil mi Michael? Oysa geçen hafta gece yarısı o lüks aracınla arenayı terk etmek üzereyken Sami gibi seni de alacağımızı düşünmemiştin. Titreyen ellerin, o terli alnın... Bana bakınca 13 yıl öncesini hatırlıyorsun. 13 sene önce yine böyle bir odada, yine karşında üç adam vardı. O zaman sana bir kalkan olduklarını söylemişlerdi. Adaleti savunacaklarını, bu sistemi koruyacaklarını anlatmışlardı. Onlar şu anda tarihin tozlu raflarında olan o şirketi onarmaya gelmişlerdi... Ama biz onlardan değiliz. Biz onarmaya gelmedik. O yüzden... En başından anlaşalım. Bize inanmayın. Zaten buna ihtiyacımız yok.

David Finlay: Üç koca sene... Bu şirketin kuruluşundan bugüne kadar geçen her saniyeyi bir düşün. İnsanlara ne pazarladınız? "Prestige" dediniz, "Grand" dediniz... Ama perdenin arkasında sadece çürümüş bir sistem vardı. Val Venis gibi isimleri, o paslanmış efsaneleri ringin ortasına atıp, insanların geçmişe olan özlemini sömürdünüz. Onların eski şanları, sizin bugünkü vizyonsuzluğunuzun kılıfı oldu. Oysa bu iş, o ringin ortasında canını bırakan adamların hikayesiydi. Sizin arka odalarda yazdığınız o pembe diziler değil.

Duruyor ve Cole’un tam karşısına geçip çömeliyor. Göz göze geliyorlar.

David Finlay: Bak şuraya...

Kamera sağa döner, Sami Zayn’in baygın bedeni, elinde sımsıkı tuttuğu ama artık kana bulanmış WHC ile görünür..

David Finlay: Onu seviyorsunuz, değil mi? "Underdog" dediniz, "halkın adamı" dediniz. Ama gerçeği biliyoruz Michael. Bu adam bu kemeri hak ettiği gün almadı. Bu adam bu kemeri, sizin o aptalca homecoming senaryonuzda sırası geldiği için aldı. Üç sene boyunca bu adamın terini, emeğini ve hayallerini bir kavanoza hapsedip "doğru zamanı" beklediniz. İnsanların hayatlarıyla kumar oynadınız Michael. Bir adamın hayatındaki en büyük başarının ne zaman gerçekleşeceğine siz karar verdiniz. Liyakat değil, reyting dediniz.

plgzoyy.jpg


Gabe Kidd: Reytingleriniz için kaç adamın onurunu sattınız? Kaç kişiyi o siktiğimin "hikaye uymuyor" cümlesiyle kapı dışarı ettiniz? Arka odalarda viskilerinizi yudumlarken, "Bu çocuk çok yetenekli ama tipi ana kemer için uygun değil" ya da "Bu adamın aksanı bizim pazarlama stratejimize uymuyor" dediğinizde, o adamların hayatlarını bir kalem darbesiyle sildiniz! Siz sanıyor musunuz ki biz sadece o ringin dışına atılan çöpleriz? Hayır! Biz o dışarıda bıraktığınız, görmezden geldiğiniz, "yeterince parlak değil" dediğiniz o adamların birikmiş nefretinin toplamıyız Michael! Biz, sizin o parıltılı dünyanızın, spot ışıklarınızın hemen arkasında büyüttüğünüz o simsiyah gölgeyiz. Siz o ışıklar sönmesin diye bizleri karanlığa mahkum ettiniz. Bizim kemiklerimiz kırılırken siz "bu maçın reytingi düşük" diyerek reklam arasına gittiniz! Her hafta birini "yeni büyük star" diye bu insanların önüne sürerken, o starın altında ezdiğiniz onurlu adamların feryatlarını kimse duymadı. "Senin zamanın değil çocuk, git arkada bekle" dediniz. Bekledik... Bekledikçe aç kaldık. Aç kaldıkça daha çok dişledik! Şimdi o zamanı gelmeyen adamlar, senin o sahte zaman çizelgeni parçalamaya geldi. Sizin kurgularınız, sizin o steril dünyanız, bizim açlığımız karşısında hiçbir şey ifade etmiyor.

David Finlay: Kendi yarattığınız bu bahçeyle çok gurur duydunuz Dwayne... Tüyleri taranmış, her sabah önüne en kaliteli etler konulan, her akşam konforlu kafeslerine kapatılan o evcil kaplanlarınızla övündünüz. Onları televizyonlara çıkarıp "bakın ne kadar güçlüler" dediniz. Ama bir şeyi unuttunuz: O bahçenin duvarlarının hemen arkasında, sokak köpekleri vardı. Açlıktan birbirini yiyen, soğuktan kemikleri sızlayan, hayatta kalmak için vahşileşmekten başka çaresi kalmayan köpekler...

Gabe Kidd: Bir gece yarısı o köpeklerin o lüks bahçeye girmesi tesadüf değildi Michael. Bu, doğanın kanunuydu. Evcil kaplanlarınız, gerçek bir açlıkla karşılaştığında ne yapacaklarını bilemediler. Çünkü onlar dövüşmeyi değil, poz vermeyi öğrenmişlerdi. Bu... Bu şirketin kendi günahlarının, kendi ihmallerinin bir patlaması. O sahte "homecoming" masallarının bitmesi, o süslü ışıkların sönmesi gerekiyordu.

Bu konuşmanın ardından Sami Zayn'in patlamış kaşının arasından bir damla kan, yerde elinde tüm gücüyle tuttuğu WHC'nin altın kaplamasına damlıyor.

Hook: Kökünüzde kan var Michael. Attığınız her adımda, yazdığınız her hikayede, üzerine bastığınız her adamın kanı var. Bu kemer, bu şirket, bu ring... Hepsi bu kanla beslendi. Ama artık o kanın hesabını verme vakti geldi.

Finlay ve Kidd onun arkasında sabitleniyor. Hook direkt kameraya doğru dönüyor.

grkrzx5.jpg


Hook: Ah aptallar... Siz her şeyin bir gecede, öylesine bir öfke patlamasıyla mı başladığını sandınız? Siz bizi o gece aniden beliren birer gölge mi sandınız? Biz üç senedir buradaydık Michael. Sizin o sahte parıltılarınızın bittiği, kameraların kapandığı, ışıkların söndüğü o zifiri karanlık koridorlarda biz hep vardık. Sizin "PGW Originals" dediğiniz, kutsal kabul ettiğiniz o sütunların çürümesini bekledik.

Hook: Val Venis’in o modası geçmiş efsanesinin altında ezildiğiniz her hafta biz oradaydık. Will Ospreay o gökyüzünde süzülürken biz aşağıda, toprağın altında dişlerimizi biliyorduk. Jeff Hardy’nin bitmek bilmeyen o dramlarıyla, kefaret hikayeleriyle insanları oyaladığınızda, biz o sahte hikayelerin gerçek sonunu yazıyorduk. Ve Alberto Del Rio... O kibir kulesi kendi üzerine yıkılana kadar biz sadece izledik. Onlar varken bu bina sizin için güvenliydi. O dört sütun sizin koruyucu duvarlarınızdı. Ama biz sabırlıydık. Biz, o sütunlar tek tek devrilene, o duvarlar çatlayana kadar beklemeyi öğrendik. Siz bizi görmediniz çünkü biz sizin "hikayeye" uymayan parçalarınızdık. Biz, sizin o vitrine koymaya korktuğunuz, gerçekliğinden ürktüğünüz adamlarız. Ama bir şeyi unuttunuz... Bir bahçeyi ne kadar çok sularsanız sulayın, duvarın dışındaki köpekler aç kaldıkça o bahçenin meyveleri her zaman kan kokacaktır. Sadece kapıları kırmadık Michael. Biz, sizin o üç senelik yalanınızı da yıktık. Kirlenmiş olanı kanla yıkamak gerekiyordu. Çürümüş olanı, o köhne "Originals" dönemini kökünden söküp atmak gerekiyordu.

Hook: Bu bir gece yarısı ansızın gelen üç adamın saldırısı değildi Michael... Bu, saniyeleri üç yıl boyunca tek tek hesaplanmış bir arınmaydı.

Uzun süren bir sessizliğin ardından Hook, kameraya doğru bakarak sayıklıyor.

8o8mbe8.jpg


Hook: Midnight Purge...

1wautif.jpg


Gabe Kidd: Midnight Purge!

David Finlay, yerde ağzı ve eli kolu bağlı şekilde yatan Sami Zayn'in sıkıca tuttuğu unvanına doğru yöneliyor. Elinden almak isterken Zayn bağırıp dirense de alıyor. Unvana damlamış olan kan damlasını siliyor. Ardından kameraya doğru dönüyor. Hook ve Gabe Kidd onun sağına ve soluna geliyor ve hep birlikte kameraya doğru söylüyorlar...

4pt9962.jpg


Midnight Purge: Midnight Purge.

4hioqql.gif


Midnight Purge ekibinin video paketi ekranlara getirildikten sonra kameralar kapanmıştı. Kameraların kapanmasının üzerinden saniyeler geçmiyor ki, kameralar tekrardan açılıyor ve bu sefer de kendimizi ringi görüntülerken buluyoruz. Seyirciler son derece meraklı ve heyecanlı bir şekilde şovun açılışını bekliyorlar çünkü onları neyin beklediğinden haberdarlar! Onların daha fazla beklemesine gerek kalmıyor çünkü şov fiili olarak başlangıcını veriyor— arenanın farklı noktalarını sarmış olan ses sistemlerinden resmen kulakların pasını silecek bir şiddette bir tema müziği işitilir hâle geliyor! Bu tema müziğinin kime ait olduğunu gayet net bir şekilde bilen seyirciler, yerlerinden kalkmak suretiyle alkışlamaktan-cheer'lamaktan alamıyorlar kendilerini! Evet, o geliyor!


mkd0isa.jpg
KtCnULi.png


the penis

Tema müziğinin sözlü kısmının başlamasıyla birlikte pyro atışları başlıyor! İnanılmaz bir havai fişek gösterisi sürerken, Stage'e gelen isim Val Venis oluyor! "The Penis" burada, evet, o burada! Kendisini gözlemleyecek olduğumuzda takım elbiseyle değil, havlusunu alt vücuduna sarmış bir şekilde, sanki güreşecekmişçesine giyindiğini görüyoruz! Val'un diliyle dudaklarını nemlendirdiğini sırada duygulanmamakta zorluk yaşadığını görüyoruz. Kendisini zorlamamak adına ringe doğru yol aldığı esnada seyircilere doğru kafasını çok çevirmemeyi yeğliyor. Seyirciler ona destek göstermekten bir an bile olsun geri durmazken, Val'un artık ringe varması durumu söz konusu oluyor. O çelik basamakları kullanarak Apron'a çıktıktan sonra biraz ilerliyor ve o noktada dans ediyor. Bunun sonrasında iplerin arasından geçerek ringe giriyor, ringin tam merkezine geçiyor ve dans etmeye başlıyor. Beden hareketleriyle senkronize bir şekilde havlusunu çıkartması ve onu seyircilere fırlatması yaşanıyor! Altında güreş kıyafetleri yok, evet ama bir şort giyerek benzer havayı vermek istemiş. Bir taraftan tema müziği sürerken, kameralar seyircilere çevriliyor belli bir müddet boyunca. Tekrardan Val'a döndüğümüzde elinde bir mikrofon olduğunu görebiliyoruz. Müzik sonlandırılıyor. Şimdi Val, elindeki mikrofonu ağzına doğru götürmesinin sonrasında konuşmasına başlıyor!

LAdzq7C.png


Val Venis: Biliyor musunuz... (Kendisini ağlamamak için zor tutuyor) Hayatımda bir rampanın sonunu getiremediğim olmamıştı, hiçbir zaman bu ringin yolunu tutmak bu kadar uzun sürmemişti. Ah... Biliyor musunuz... Yıllar boyunca şu Stage'den çıkıp bu rampayı yürüdüğümde, bu ringin içerisine adım attığımda aklımda her zaman tek bir şey vardı- sizleri eğlendirmek, limitleri zorlamak ve bu sektörün görüp görebileceği en büyük, en sansasyonel yıldız olmak. "The Penis" karakteri buydu. Sınırları aşan, kışkırtan, eğlendiren ve günün sonunda iş ringin içine geldiğinde de en sert Bump'ları almaktan asla çekinmeyen bir adam. (Seyirciler alkışlıyorlar) Keşke gitmemem için bağıran sesleri dinleyebilseydim. Keşke vücudum bu sevgiye karşılık verebilecek güce sahip olsaydı. WrestleMania'da bileklerime sardığım Tape'leri yavaşça sökerken, dizliklerimi indirirken ve o çizmelerin bağcıklarını çözerken ne hissettiğimi kelimelere dökmem inanın çok zor. O ekipmanları ringin ortasına bırakmak, bir güreşçi için kendi cenaze törenini kendi elleriyle hazırlaması gibidir. Ama onu yapmak zorundaydım. Kendi şartlarımla, o ringin ortasında, dünyanın en büyük sahnesinde, WrestleMania'da kendi sonumu yazmak istedim. Ve buna kalbimden inanıyorum ki, bunu yapmanın en doğru olduğu yerde ve anda yaptım. (Bir süre duraksadıktan sonra devam ediyor) Ama aramızda sır kalsın... Bana o geceyi hatırlatacağı için bundan sonra hayatımda asla ama asla Seattle'a gitmeyeceğim! (Val gülüyor, bütün arena gülüyor)

CHEER! CHEER!
CHEER! CHEER!
CHEER! CHEER!

40V7plL.png


Val Venis: Şöyle bir geriye dönüp bakıyorum da... Tanrım, resmen bir ömür sığdırmışım! Bu sektörde, bu ringin içinde ve o Backstage'de yaşanabilecek her şeyi, ama istisnasız her şeyi tattım. (Eliyle ringin en üst ipini okşayarak yavaşça etrafında dönüyor) Burada kan kardeşleri edindim, "asla sırtımı dönmem" dediğim adamlarla Tag Team oldum... Ve aynı adamlar tarafından tam da bu ringin ortasında, hiç beklemediğim anlarda sırtımdan bıçaklandım. İhanetin en acı tadını da hissettim, bir düşmanlığın alev alev yanan o nefretini de iliklerime kadar yaşadım. Bazı geceler arka alana kan revan içinde, ayakta duramayacak halde döndüm. Bazen en yakın dostumla yumruk yumruğa girdim, bazen de hiç tanımadığım bir çaylağın elinden tutup ona bu işin ring içi psikolojisini anlattım. Her şey o kadar hızlı, o kadar çılgıncaydı ki! Ama biliyor musunuz? Yaşadığım o ihanetlerden tutun da, yediğim en sert darbelere kadar hiçbir şeyden pişman değilim. Çünkü onların hepsi beni ben yaptı. O savaşlar olmadan, o gözyaşları ve o kahkahalar olmadan "The Penis" asla bugünkü adam olamazdı! (İnanılmaz bir pop oluşuyor) Prestige Grand Wrestling... Burası benim için bir şirketten çok daha fazlası oldu. Arka alana, o Locker Room'a baktığımda, bu işe hayatını adamış genç yetenekler, her gün kanını terini akıtan inanılmaz profesyoneller görüyorum. Benim zamanım doldu ama bu şirketin, bu sektörün geleceği o kadar parlak ki... Ben artık o Locker Room'un bir parçası değilim, o çocuklara yolu açma vakti geldi.

Val mikrofonu indiriyor ve kafasını kaşımaya başlıyor. Bir süre boyunca bu şekilde vakit kaybetmesinin sonrasında kafasını kaldırıyor ve konuşmasına devam ediyor—
Bir saniye, Stage'de bir hareketlilik var. Evet, arka alandan bir sürü ismin Stage'e doğru alkışlayarak gelmelerini objektifimizde buluyoruz. Yöneticisinden güreşçisine, hakeminden arka alan çalışanına... Bütün Prestige Grand Wrestling ailesinin üyeleri alkışlayarak Stage'e doğru geliyorlar ve bunun sonrasında ringin yolunu tutuyorlar. Onların ringe ilerledikleri sırada, ağlamamak için halihazırda kendisini zor tutan Val'un daha fazla dayanamadığını ve gözyaşlarına engel olamayarak ağlamaya başladığını görüyoruz. Bu duygu yoğunluğu bir hayli yüksek olan anlarda kendisini daha fazla tutamıyor! Ringin etrafını onlarca, saymanın zor olduğu sayıda insan sarıyor ve ringin içerisindeki Val'u en yakından takip ediyorlar. Onlar, bu özel anları en yakından takip ediyorlar ve de Val'u yalnız bırakmıyorlar. Araya ciddi bir süre giriyor, Val kendisini anca dizginleyebiliyor. Şimdi ise konuşmasına anca devam edebiliyor, zar-zor.

9sTtV4d.png


Val Venis: Bunu bana neden yapıyorsunuz? (Zorlukla da olsa gülümsemeye çalışıyor, burnunu çekiyor) Ağlamayacağıma, en azından bu gece kameralar karşısında gözyaşı dökmeyeceğime dair kendime söz vermiştim... Ama buraya, bu ringin etrafına dizilmiş hepinize teker teker baktığımda... (Derin bir nefes alıyor, yutkunuyor) Her birinizle ayrı bir anım, ayrı bir hikayem var. Eğer bu uzun, çılgın yıllar boyunca... O stresli gecelerde, şovun adrenalini tavan yaptığında, Backstage'de tansiyonun yükseldiği anlarda kalbini kırdığım, haddimi aştığım ya da ring içinde canını gereğinden fazla yaktığım biri olduysa... Lütfen beni affedin, sadece en iyisini yapmak istedim. (Val, gözleriyle ringin etrafındaki kalabalığı tarıyor, farklı gruplara doğru bakarak devam ediyor) Hakemlerimiz... Siz bu endüstrinin isimsiz kahramanlarısınız ve siz olmadan o maçların hiçbir anlamı olmazdı. Sağlık görevlilerimiz, prodüksiyon ekibimiz, her şov öncesi o ringi ilmek ilmek kuran, o çelik halatları geren teknik ekibimiz... Siz arka planda o kadar sıkı çalışmasaydınız, bizim o Stage'den çıkıp parlamamız imkansızdı. Hepinize minnettarım. Yönetim... Bana bu fırsatı verdiğiniz, bana inandığınız ve bu deli adama ringde kendi bildiği gibi davranma, sınırları zorlama özgürlüğünü tanıdığınız için size sonsuz teşekkür ederim. Ve siz... Dostlarım, kanlı bıçaklı olduğum rakiplerim, o Locker Room'u paylaştığım kardeşlerim. Her gece beni sınadığınız, limitlerimi zorladığınız, yediğim her darbede bana bu işe ne kadar aşık olduğumu her defasında hatırlattığınız için teşekkür ederim. Bu şirketi siz sırtlayacaksınız ve biliyorum ki ellerinizde çok güvende olacak. (Sonra tekrar kafasını kaldırıp, arenayı dolduran binlerce seyirciye ve etrafındaki kalabalığa son bir bakış atıyor) Prestige Grand Wrestling... Burası sadece bir güreş şirketi değil, burası benim nefes aldığım yer, benim hayatım, benim evim oldu! Bana katlandığınız için, hatalarımla ve günahlarımla beni kabul ettiğiniz için, o en dipten bu ana kadar yanımda yürüdüğünüz için hepinize teker teker teşekkür ediyorum. Çok uzun bir yol oldu ve çok fazla kişiyle etkileşime yol açtı. Herkese, her şeye teşekkür ederim... Beni ben yaptığınız için teşekkür ederim! Sonsuz teşekkür ederim...

7XiDbMi.png
ZPSNZF7.png


Bu lafları sarf etmesinin sonrasında daha fazla dayanamıyor ve hıçkıra hıçkıra ağlamaya başlıyor. Seyirciler ve bazı güreşçiler de bu duygusal anın yoğunluğuna kapılarak ağlıyorlar. Şimdi ise Ringside'daki bütün isimlerin ringe doluştuklarını görüyoruz. Ringin içerisine birçok arka alan çalışanı, birçok hakem ve birçok yönetici giriyor. Rock bile giriyor. Güreşçiler, Prestige Grand Wrestling'den ve Ring of Honor'dan olsun... Bu iki şirketle sözleşmesi bile olmayan, ama Val'la bir geçmişi olan güreşçiler bile burada! Şirketin önde gelen isimleri, herkes! Herkes teker teker Val'a sarılarak onunla son kez vedalaşıyor. Eski dostlar, eski düşmanlar... The SEX takımının üyesi olan herkes... Breeze, Bate ve hatta Mayhem... Humberto, The Miz, Travis Scott ve Jey Uso... Val geçmişine sünger çekerek bütün herkesle ağlaşarak vedasını gerçekleştiriyor! Val, sadece kendisine sarılmak için sıra bekleyen Mark Henry'e sarılmıyor, bir tek onu affetmiyor...

Sami... O yok mu?

Uzun bir süre boyunca herkesle teker teker vedalaştıktan sonra kendisine yaklaşan Humberto'ya Sami'yi soruyor. Humberto üzgün bir şekilde onun buraya gelmeyi çok istediğini ama bunu yapamadığını, durumunun belirsiz olduğunu söylüyor. Val'un modu düşüyor ama bozuntuya vermemek için çaba sarf ediyor. Vedasını gerçekleştiren isimler ringi terk ederek Ringside'a dönüyorlar. Val şimdi ringin merkezine geçiyor ve kendi ekseni etrafında dönmeye başlayarak bütün seyircilere el sallıyor! Breeze ile Bate onu bacaklarından tutarak kaldırmaya çalışıyorlar ki... What

dig deep


j4j0m87.jpeg


Bu ROH World Şampiyonu M-J-F! "Big Hebrew" veda için gelmediğini fark ettiğimiz isimlerden bir tanesiydi ve an itibarıyla burada! Kendisi beline sardığı kemeri eşliğinde kollarını yana doğru açarak ringin yolunu tutuyor. Seyirciler şaşkınlıklarını gizleyemiyorlar, Val da. Onun rampayı takip ettiği sırada, ringin önündeki isimler ringin önünü açıyorlar ve MJF'in girmesi için bir platform oluşturuluyor. MJF ipi tutarak Apron'a tırmanmasının sonrasında iplerin arasından geçiyor. Ringe girişini gerçekleştirdikten sonra ring matı üzerinde sahipsiz bir şekilde durmakta olan mikrofonu eline alıyor ve onunla birlikte doğrulduktan sonra mikrofonu ağzına doğru götürüyor ve Val'un direkt olarak gözlerinin içerisine bakarak konuşmaya, anlatmaya başlıyor!

QskNSrf.png


MJF: Val, biraz geciktiğimi biliyorum ama bunu bilerek yaptığımı itiraf etmek zorundayım. Çünkü ben sana sadece sarılıp, hayatının geri kalanında bol şanslar dileyerek veda eden o klişe kalabalığın bir parçası olmak istemedim. Bu "Big Hebrew"a asla ama asla yakışmazdı. Benim sana farklı türden bir vedam var ve bunun için ben hazırım. Şöyle bir bakıyorum da… Sen de hazırsın. O hâlde ringin içerisindeki dostlarımdan biraz açılmalarını rica ediyorum. Val… Benimle kapış!

90zsrco.jpg


WHAT? WHAT?
YES! YES!
YES! YES!

Val gözünü etrafına gezdiriyor ve şoke oluyor; o, asla böyle bir teklif almayı beklemiyordu! Bu gece son kez seyircilerin önüne çıkmak için buradaydı! Araya saniyeler giriyor ve o, kafasını sallayarak bunu onayladığını ifade ediyor! Seyirciler sevinçlerinden yerlerinden sıçrıyorlar! Ring içerisindeki isimler biraz açılıyorlar ve ringin merkezinde bir boşluk oluşturuyorlar. MJF kemeri yan taraftaki bir kişiye teslim ettikten sonra üstündeki ceketi çıkartıyor ve onu seyircilere doğru fırlatıyor. Bunun sonrasında MJF ile Val birkaç adım mesafe birbirlerinden uzaklaşmalarının sonrasında zil sesinin çalınmasını istiyorlar! Evet, zil çalınıyor!

Exhibition Match
MJF vs. Val Venis


KWOMaNQ.png


Ringin ortasına geçiyorlar ve birbirlerine üst üste Knife Edge Chop'lar vuruyorlar! Bir Val, bir MJF... Sırayla birbirlerinin göğsünü hedef alan bu vuruşları gerçekleştiriyorlar. En sert haliyle birbirlerinin göğsünü hedef alıyorlar ve bunu gerçekleştirirken hiç de zaman kaybetmiyorlar! Bu şekilde birbirlerini yıldıramalarının sonrasında Forearm Smash takasına giriyorlar! Birbirlerine defalarca kez Forearm Smash vuruyorlar! Hunharca birbirlerine vuruyorlar! Bu şekilde de yenişememelerinin sonrasında tekrardan birbirlerine Knife Edge Chop'lar vurmaya başlıyorlar! Defalarca kez, üst üste!

Bir anda bunu durduruyorlar ve birbirlerine sarılıyorlar! İkisi birbirine sarılırken ağlıyorlar, ağlaşıyorlar! Herkes ağlıyor, zil sesi işitiyoruz diğer taraftan.

Kazanan: ???

Arkadan gelenler, ikilinin omuzlarına dokunarak onları sakinleştirmeye ve ayırmaya çalışıyorlar ama ne Val ne de MJF o anda buna pek kulak asacak durumda değiller. Onlar, ringin ortasında bu duygu yoğunluklu anı yaşamakla meşguller. Bir süre boyunca o şekilde kalıyorlar; seyircilerin alkışları ve tezahüratları arasında birbirlerinden güç alırcasına sarılmayı sürdürüyorlar. Bunun sonrasında yavaş yavaş ayrılıyorlar fakat Val, MJF’in tamamen geri çekilmesine izin vermiyor- onu kolundan yakalıyor, yanında tutuyor. Önce kısa bir süre ona bakıyor, ardından bir elini havaya kaldırıyor ve diğer eliyle onu işaret ediyor. Val, bayrağı artık ona devrettiğini gösterircesine MJF’i işaret ediyor! Bununla da yetinmiyor; MJF’in bileğini kavrıyor ve onun elini havaya kaldırıyor! Bu görüntüyle beraber arenadaki alkışlar biraz daha yükseliyor! Val, kendi vedasının ortasında MJF’i öne çıkarıyor! MJF arkasına dönerek ağladığının kameralara yansıdığını göstermek istemiyor. Bu sırada Val yerdeki mikrofonu alıyor ve son sözlerini söylüyor!

en4edip.png


HELLO AND BYE BYE LADIES!

VAL VENIS! (claps) VAL VENIS! (claps)
VAL VENIS! (claps) VAL VENIS! (claps)
VAL VENIS! (claps) VAL VENIS! (claps)



o8Xi72C.png


Val'un son sözleriyle birlikte tema müziği çalınıyor! PGW Şampiyonu Kazuchika Okada, PGW Tag Team Şampiyonları Alexander Hammerstone ve Bobby Lashley... Ve bayrağı verdiğini gösterdiği MJF... O da ROH World Championship kemerini Val'un omzuna koyuyor ve Val bu kemerlerle birlikte kameraya pozunu veriyor! Gözünden yaşlar gelirken, Breeze ile Bate'in bacaklarından tutarak onu omuzlarına aldıklarını görüyoruz! Val'un vedası, kameralar kapandıktan sonra reklamlara gidildiğinde de devam edecek- ama ekranları başından takip edenler için görüntüler burada sonlanıyor. Val için inanılmaz bir veda yapılıyor ve herkes duygu dolu anlar yaşıyor. Ekranın yavaş yavaş kararmasının takibinde kameralar kapanırken ve reklamlara gidilirken, ekrana bir yazı beliriyor...

"THE PENIS"
VERY LAST TIME.


#ThankYouValVenis


4hioqql.gif


byron-saxton-commentator-main-roster.jpg


Byron Saxton'ı spiker masasında görüyoruz. Yanında ise hiç kimse yok.

Byron Saxton: Evet sevgili PGW izleyicileri kaldığımız yerden devam ediyoruz. Saturday Night's Main Event'te yaşananlardan sonra spiker olarak ben tek başıma karşınızda-


the-time-john-cena-cryme-tyme-gave-jbls-limo-a-makeover-v0-d2JhMjFjcmwyaG5lMe9ncQO92SGKCnMjltkYc-GEM1pLA6WiB6XGjhbQaJcF.png
intro-1749676556.jpg


Müzik duyulur duyulmaz seyirciler inanılmaz bir Cheer patlatıyor! Giriş kısmının kenarından kaputunda boynuzuyla bembeyaz bir limuzin beliriyor ve bunun anlamını bilen seyirciler havaya uçuyor. Bu JOHN BRADSHAW LAYFIELD! JBL, PGW'YA GERİ DÖNÜYOR! Seyirciler tezahüratlara devam ederken JBL limuzinden çıkıp aracın arkasından dolanıyor ve sonrasında rampaya çıkıyor. JBL ringe doğru ilerlerken Byron Saxton şaşkınlığını atlatıp bağırmaya başlıyor!

Byron Saxton: TEK BAŞIMA DEĞİLİM! TARİHİN EN İYİ SPİKERİ! BORSANIN EFENDİSİ! JOHN BRADSHAW LAYFIELD BANA KATILMAK ÜZERE PRESTIGE GRAND WRESTLING'E GERİ DÖNÜŞ YAPIYOR! JBL BU KAOS DOLU ORTAMDA BENİ YALNIZ BIRAKMIYOR VE ÖZ AĞABEYİM SPİKER MASASINDA BANA EŞLİK EDECEK! ONU GÖRMEYELİ BAYAĞI BİR ZAMAN OLUYOR! ONU ÇOK AMA ÇOK ÖZLEDİM!

JBL ringin etrafında bir tur döndükten sonra spiker masasının önünde duruyor ve Byron Saxton'ı süzüyor. JBL bir kolunu havaya kaldırıp mikrofon isterken Byron Saxton ise JBL'e tapar gibi hareketlerde bulunuyor.

84e43-16520697760096-1920.jpg


John Bradshaw Layfield: Tek başınasın Byron ve kardeşim değilsin! Sadece ezik bir güreşçi eskisisin ve kendini güreşin tanrısının yanına yakıştırabilecek kadar ahmaksın. John Bradshaw Layfield geri döndü ama şu rezil spikerlik masasına değil. Bana haksızlık edilen o masaya değil, yapılan haksızlığın karşılığını vermek üzere ringe gidiyorum! JBL ringlere geri dönüyor! (Ceketinin düğmelerini çözüyor.) Bu şirkete bir daha asla yorumculuk yapmayacağımı söyledim ama hiçbir zaman güreşçi olarak dönmeyeceğimi söylemedim! Ringe dönüyorum ve PGW World Television Championship için düzenlenecek turnuvada ben de varım!

JBL kıyafetlerini tamamen attıktan sonra ringe giriyor ve rakibini beklemeye başlıyor.


maxresdefault.jpg


BOOYAKA! BOOYAKA! Seyirciler hayvani bir cheer alıyor çünkü gelen isim Rey Mysterio! Rey girişte belirir belirmez JBL'i eliyle işaret ediyor ve bayağı keyiflenmiş görünüyor. Rey pozlarını kestikten sonra pyrolar patlıyor. Sonrasında Rey rampaya doğru keyifli bir şekilde ilerliyor. Rey ringe ilerlerken seyircilerle tokalaşmaya devam ediyor. Rey birkaç maskeli çocukla da kafa tokuşturduktan sonra ringin etrafında bir tur atıyor. Ardından aprona atlıyor ve JBL ile göz göze geliyor. Rey'in yüzünde bir tebessüm varken JBL de aynı şekilde karşılık veriyor ama yüzü bir anda ciddileşiyor. Rey Mysterio, emekli ettiği rakibinin karşısına yeniden çıkıyor! Rey ringe girdikten sonra ikilinin hazır olduğunu gören hakem maçı başlatıyor.

PGW World Television Championship Tournament First Round Match
JBL vs. Rey Mysterio


9792974.jpg


Maç başladı. Rey Mysterio geçmiş anıları düşünerek hafif bir sırıtıyor fakat JBL aşırı motive ve ciddi bir şekilde rakibini süzüyor. Rey'de bu sırıtmanın ardından ciddileştikten sonra ikili birbirlerine yavaşça yaklaşıyor. JBL hızla bir Big Boot sallamak istiyor. Fakat Rey bundan takla atarak kaçıyor. Hızla Shoot Kickler! Defalarca kez vuruyor! JBL bu tekmeler sonrasında biraz sekiyor ancak bir anda Rey'i tutuyor ve hızla köşeye itiyor! Rey sırtını çok sert çarpıyor! JBL bunun ardından seri bir şekilde üstüne koşuyor! Defalarca yumruklar savuruyor! Rey'e resmen kinini kusuyor! Hakem sayıyor 1... 2... 3... 4... JBL bırakıyor. Rey hafif soluklanıyor. Biraz nefes aldıktan sonra bir anda hakemin arasından sıyrılıp bir tekme sallıyor! JBL bu tekmeyi havada tutuyor!

9792998.jpg


REY'DEN BİR ANDA ENZUIGIRI! JBL İPLERE DAYANIYOR! 619 POZİSYONUNDA! TARİH KENDİNİ TEKRAR MI EDİYOR!?? REY HIZLA İPLERDEN SEKİYOR! VE...

9793010.jpg


6-1-9!!!!

images
Rey-Mysterio-v-JBL-No-Mercy-2005-Cropped.jpg


FAKAT HAYIR! JBL BU HAREKETTEN HİÇ BEKLEMEDEN RİNG DIŞINA KAÇIYOR! Rey ipleri tutuyor ve Slingshot Crossbody'le JBL'in üstüne atlıyor. Fakat JBL bunu havada yakalıyor! Powerslam pozisyonunda tutuyor ve Rey'in sırtını sertçe Ring Postuna çarptırıyor! Rey sırtını tutarak acıyla yerde kıvranıyor! JBL, Rey'i ensesinden tutarak kaldırıyor. Sertçe bariyerlere doğru fırlatıyor! Ardından öfkeyle bariyerlerde Rey'i kıstırıyor ve stomplar vurmaya başlıyor! Bir süre yerde Rey'i stompladıktan sonra yavaşça kaldırıyor ve Çelik Merdivenlere fırlatıyor! Rey çok sert bir şekilde Çelik Merdivene tosluyor! JBL seyircilere dönüp pis pis taunt atarak heat topluyor ve sonrasında ringe dönüyor. Rey acı içinde yerde! Hakem Count'ı saymaya devam ediyor! 7... 8... Rey ayaklanıyor ve hızla ringe giriyor! JBL, Rey girer girmez kaldırıyor ve Snap Suplex! Tuşa gidiyor! 1... 2... KICKOUT! JBL, Rey'in kafasını öfkeyle yumrukluyor! Ardından kolundan tutarak kaldırıyor ve CLOTHESLINE FROM HELL! FAKAT HAYIR! REY BUNDAN EĞİLEREK KAÇIYOR! Rey hızla iplerden sekiyor. JBL seri bir Big Boot savuruyor. Ancak Rey, sekerken aniden iplere tutunarak bundan kurtuluyor! JBL hızla Rey'e doğru koşuyor. REY İPLERDEN SEKİYOR VE 619!!

DCFullMay2023_58_Ntwk--b99fdd21b51f4efa99a10ec6707b64fb.jpg


HAYIR! JBL YİNE KAÇIYOR! Birazcık soluklanıyor. Sonrasında ringe girmeye hazırlandığı sırada Rey'den aniden iplerin arasından bir Dropkick! Ardından aprona geçiyor ve koşarak Senton'la JBL'in üstüne atlıyor! FAKAT JBL'DEN BİR ANDA BIG BOOT! REY RESMEN SIRTININ ÜSTÜNE ÇAKILIYOR! Rey acıyla yerde kıvranıyor! JBL hızla Rey'in kolundan tutarak kaldırıyor ve kafasından tutarak kafasını hızla spiker masasına vurmaya başlıyor! İyice vurarak sersemletiyor! Defalarca kez vuruyor! Ardından kolundan tutuyor ve hızla Rey'i Ring Post'una doğru fırlatıyor! Rey kafasını tutarak acıyla yerde kıvranıyor! JBL, hızla Rey'i kaldırıyor ve ringe sokuyor. Peşine kendisi de giriyor. Rey kafasını tutarak acıyla kalkmaya çalışırken JBL hazırlanıyor. Rey yavaşça kalkıyor. JBL'den sağlam bir Big Boot! Tam suratının ortasına! Hızla Tuş deniyor! 1... 2... KICKOUT! JBL hızla chinlock'a başlıyor! Rey ayaklanmaya çalışsa da JBL buna izin vermiyor! JBL BİR ANDA MASKESİNİ ÇIKARTMA GİRİŞİMİNDE BULUNUYOR! FAKAT REY ARADAN BİR TEKME! JBL SERSEMLİYOR! REY ZORLANARAK KALKMAYA ÇALIŞIYOR FAKAT JBL OTURMA POZİSYONUNDAKİ REY'İN TAM SURATINA BİR BIG BOOT DAHAA! TUŞ! 1... 2...

images
vms_cap_ivpnuo--1fe390c4b706575b0dfdb3bb20268dcf.jpg


KICKOUT! JBL, Rey'in tuşu atmasına sinirleniyor ve o daha yerdeyken üzerine çullanıyor ve birkaç yumruk sallıyor. Sonrasında ayağa kalkıp onu yerde tekmelemeye başlıyor. Sırtına doğru Stomp üstüne stomp! JBL bir süre sonra yeniden Rey'e doğru çöküyor ve boğazından tutup kafasını kaldırıyor ve maskenin boyun kısmındaki cırt cırtını söküyor. Sonrasında maskeyi tutup çıkartmaya çalışıyor ama Rey direnmeye başlıyor ve çırpınıyor. Bu sırada hafifçe ayağa kalkmayı başarıyor ama JBL onu tutup ensesine bir tokat patlatıyor ve onu yere düşürdükten sonra tekrar üzerine çöküyor ve maskesine doğru tekrardan hamle yapıyor. Rey bu esnada iplere tutunmayı başarıyor ve hakem JBL'i Rey'i bırakması için uyarıyor. JBL oralı olmayınca hakem saymaya başlıyor! 1-2-3-4- Hakem daha fazla uyarmıyor ve JBL'i çekiştirip Rey'den ayırıyor ve Rey maskesini yerde düzeltmeye çalışıyor. Bu esnada JBL ise hakem ile tartışmaya başlıyor. Hakem geri çekilmek yerine JBL ile yüksek tonda konuşmaya devam ediyor.

DCFullJun2021_29_SD2006_ReyJBL--4cd9c4d02fb0b39208d6c93a7362f1fa_350x197_1901613635755.jpg


Bu esnada Rey nefeslenmek için fazlasıyla zaman buluyor ve JBL'i kendine doğru çektikten sonra bir Dropkick atıyor. JBL sarsılırken Rey ayaklanıp bir Dropkick daha atıyor ve JBL iplerden sekip bir Big Boot sallıyor ama Rey kayarak JBL'in altından geçiyor. Sonrasında sırtına doğru bir Dropkick atıyor. JBL yeniden sarsılıyor. Rey bir Dropkick daha atıyor ama JBL orta iplere düşmüyor. Rey bu kez iplerden sekip bir Dropkick atıyor ve JBL orta iplere düşüyor. Rey elini kaldırıp iplerden sekiyor ama JBL anında kendine gelip bir Big Boot sallıyor ama yine ıska geçiyor. Rey iplerden sekip JBL'e doğru koşuyor. Fakat JBL, Rey'in karnına bir tekme atıyor. Sonrasında da Texas Powerbomb için onu havaya kaldırıyor ama Rey, JBL'in yüzüne birkaç yumruk attıktan sonra onu sersemletmeyi başarıyor ve sonrasında da bir Hurricanrana ile onu orta iplere yeniden düşürüyor! Rey elini havaya kaldırıyor! İplerden sekiyor ve 6! 1! 9!

Collage-Maker-08-Dec-2022-02.54-PM.jpg


HAYIR! JBL SON ANDA AYAKLANIYOR VE CLOTHESLINE FROM HELL! JBL, REY'İN KELLESİNİ ALIYOR ADETA! REY HAVAYA UÇUP RİNG ZEMİNİNE ÇAKILDIKTAN SONRA JBL, REY'İ KENDİNE DOĞRU ÇEKİYOR VE MAÇI KAZANMAK ÜZERE TUŞA GİDİYOR! 1-2-

3!

Kazanan ve PGW World Television Championship Turnuvasında Çeyrek Finale Yükselen: JBL

JBL-WWE-Raw.jpg


Maç sona eriyor! Ringin ortasında zafer çanı çalarken JBL dizlerinin üzerine çökmüş Rey Mysterio’ya bakıyor ve yüzünde kendinden emin, mağrur bir gülümseme beliriyor. Uzun bir aranın ardından çıktığı ringe dönüş maçında JBL, sadece Rey Mysterio gibi efsanevi bir ismi devirmekle kalmıyor; aynı zamanda PGW World Television Championship turnuvasında adını bir üst tura yazdırarak tüm PGW soyunma odasına net bir mesaj gönderiyor: JBL geri döndü ve bu dönüş yalnızca nostalji için değil. Hakem JBL’in bileğini tutup elini havaya kaldırırken arenada karışık bir reaksiyon yükseliyor. Bir kesim bu büyük geri dönüşe tepki gösterirken, diğerleri JBL’in ringde hâlâ ne kadar tehlikeli olduğunu kabul etmek zorunda kalıyor. JBL ise tepkileri umursamıyor. Kravatını düzeltir gibi yapıyor, göğsünü kabartıyor ve kameraya dönüp kendi tarzına yakışır şekilde, sanki turnuva şimdiden onun olmuş gibi kendinden emin bir bakış atıyor. Rey Mysterio köşede hakem tarafından kontrol edilirken JBL iplerin arasından ağır ağır ring dışına çıkıyor.

Bu sırada ekranda maçtan kritik anlar gösteriliyor: Rey’in hızıyla JBL’i zorladığı anlar, JBL’in acımasız darbeleri, maçın kırılma noktası ve sonunda zaferi getiren son hamle… Her tekrar, JBL’in bu turnuvada sadece bir katılımcı değil, ciddi bir tehdit olduğunu biraz daha vurguluyor. Tekrarlar sona erdiğinde kameralar arka alana kesiyor. JBL’i, arenanın çıkış bölümünde bekleyen siyah limuzininin yanında görüyoruz. Ceketini düzeltiyor, başını hafifçe geriye atıyor ve zaferinin tadını çıkarırcasına limuzinin kaputuna doğru eğiliyor. Bir an duruyor, kameraya bakıyor ve ardından kaputu öpüyor. JBL’in yüzündeki ifade her şeyi anlatıyor: Para, güç, ego ve altın... Hepsi onun dünyasının bir parçası. Bu gece Rey Mysterio’yu geçti. Şimdi gözünü PGW World Television Championship’e dikmiş durumda. Kamera, JBL limuzinin yanında gururla dururken yavaşça uzaklaşıyor. Ring tarafında Rey hâlâ toparlanmaya çalışırken, JBL gecenin kazananı olarak arenadan ayrılmaya hazırlanıyor.

4hioqql.gif


pj5amhm.png
GLY2Dmv.png


Ring içerisinde yaşananların sonrasında kameralar kapanmıştı. Kapanan kameralar saniyeler içerisinde tekrardan açılıyor ve şovumuzun Prestige Grand Wrestling Backstage'inden devam ettiğini seyrediyoruz. Karşımızda, tişörtünü giymiş ve şapkasını takmış bir şekilde arka alanda ilerleyen John Cena yer alıyor! John bakışlarını karşıya doğru dikmiş, kararlı ve kendinden emin adımlarla koridorda yürürken bir anda yan taraftan kendisine seslenildiğini duyuyor. Bu sesle birlikte başını yavaşça o tarafa çeviriyor. Yan taraftan gelen bu sese doğru kafasını çeviren John'ın, saniyeler geçmeden huzurunun kaçtığını gözlemlemek zor olmuyor. Rahatlıkla anlaşılıyor ki, kendisine seslenen ya da seslenenleri gördüğüne pek de sevinmiyor. Ayak seslerini işitmemiz ve o seslerin yükselmesinden hareketle; John'ın birden fazla kişiyi gördüğünü ve o kişilerin olduğu yerde beklemekte olan John'a doğru geldiğini anlayabiliyoruz. An itibarıyla da karşı karşıyalar. Bunlar—

7md4NcU.png
nBbyZNk.png


Bunlar David Otunga ve Skip Sheffield’dan başkası değil! Yıllar önce John'la Nexus çatısı altında yolları kesişmiş olan bu iki isim, aradan geçen onca zamanın ardından şimdi Prestige Grand Wrestling Backstage’inde yeniden onun karşısına çıkıyorlar! Şovun açılışında Val Venis’e yapılan emeklilik vedası, yalnızca Val için duygusal bir kapanış olmakla kalmamış; aynı zamanda geçmişten gelen bazı yüzlerin de yeniden kameralar önüne çıkmasına vesile olmuştu- Prestige Grand Wrestling'de daha önce hiç yer almamış olanların bile. Uzun süredir büyük sahnelerden uzak kalan bu ikili, Prestige Grand Wrestling gibi bir platformda yeniden görünür olmanın memnuniyetini beden dillerinden saklamıyor. John’a ismiyle seslenerek dikkatini çekmeyi ve onu durdurmayı başarmışlardı. Şimdi ise tam karşısında, onunla konuşmak için bekliyorlar. John’nın yüzündeki ifade ise pek iç açıcı değil. Bıkkın, sabırsız ve bu karşılaşmanın mümkün olan en kısa sürede sona ermesini ister gibi. Kollarını hafifçe iki yana açıp derin bir nefes alıyor— adeta "hadi, söyleyecekseniz söyleyin" der gibi duruyor! David ise söze giren ilk isim oluyor, sessizliği bozuyor- konuşmaya başlıyor!

HyLhYwz.png


David Otunga: Bizi gördüğüne pek sevinmedin, değil mi John? Yüzündeki o bıkkın ifade her şeyi anlatıyor zaten. Ama sorun değil... Ben senin bizi çoktan unuttuğunu biliyorum. Hatta adının bizimle aynı cümlede geçmesinden bile ne kadar rahatsızlık duyduğunu, bizimle hatırlanmak istemediğini de çok iyi biliyorum. (David derin bir nefes aldıktan sonra devam ediyor) Bugün sektörün en tepesindeki o büyük "yüz" olabilmek için neler yaptığını unutmadık. Nexus'a ve o çatı altındaki herkese sırtını dönmek, bizi o karanlıkta bırakıp kendi yolunu aydınlatmak pahasına sektörün önde gelen adamlarından bir tanesi oldun. "Big Match John" olabilmek için bu aşamaları takip etmek gerekiyordu sanırsam. Evet, en tepelere tırmandın... Ama kimlerin üzerine basarak? Kimleri arkanda bırakarak, kimlerin varlığını yok sayarak? Bizi unuttuğunu biliyorum John. Hatta parlak, kahraman imajın lekelenmesin diye bizi bilerek ve isteyerek hafızandan tamamen silmek istediğini de biliyorum. (Bir süre duraksadıktan sonra devam ediyor) Sadece... Yıllar sonra o geride bıraktığın, kariyerlerini bir çırpıda harcadığın adamların hala burada olduğunu ve hiçbir şeyi unutmadığını kendi gözlerinle görmeni istedik. Hepsi bu.

John gülüyor, ama bu pek de samimi bir gülme değilmiş gibi görünüyor. David ile Skip'in bakışları bir an bile olsun John'ın üzerinden ayrılmazken, "Big Match John"ın yanıt vermek üzere konuşmaya başladığını gözlemliyoruz- ondan dinliyoruz!

4smnJrc.png


John Cena: Guys... Biraz ağır olalım, olur mu? Söylediklerini duyuyorum David ama inan bana, olayları ne kadar farklı hatırladığımıza gerçekten şaşırıyorum. Benim hiçbir zaman, hiç kimseyi aşağı çekmek ya da yok saymak gibi bir gayem olmadı. Bunu en iyi sizin bilmeniz gerekir, uzun yıllar boyunca beni yakından bilen kişiler olarak. (Gülümsüyor) Ben kimsenin sırtına basmadım. Kimseye haksızlık yapmadım ya da bilerek kariyerinizin önünde bir engel olmadım. İyi görmediğiniz dönemlerde, ringin içinde hepimiz için en iyisini yapmaya çalışıyorduk. Bugün bu noktadaysam, benim yolum sadece terle, fedakarlıkla ve yıllarımı verdiğim, her gün durmaksızın harcadığım o emekle aydınlandı. Ben sayısızca başarı, sayısızca kemer kazanmak için hayatımı bu işe adadım. (Daha tok bir sesle konuşmasını sürdürüyor) Evet, Nexus güçlü bir oluşumdu ama o günler geride kaldı. Eğer o dönemde bazı şeylerin sizin aleyhinize geliştiğini, hak ettiğinizi alamadığınızı hissettiyseniz, inanın bana bu benim planlayabileceğim veya kontrol edebileceğim bir şey değildi. Bu sadece... İşin doğası. Bu ekranın sizi ne kadar sevdiğiyle alakalı... Yine de yıllar sonra sizi bu koridorlarda, Prestige Grand Wrestling gibi bir sahnede yeniden görmek... Açıkçası sevindirici. Umarım şirkete yaptığınız bu ziyaret, medya üzerindeki işlerinizi arttırmanıza sağlar. Çünkü hakkımda daha fazla ileri-geri konuşarak beni karalamanızı istemem.

Skip'in daha fazla sessiz kalamayarak John'ın sözlerinin tamamlanmasının hemen akabinde konuşmaya giriştiğini görüyoruz!

cLYCThz.png


Skip Sheffield: Bizimle konuşurken bile PR zırvalıklarını sürdürmene inanamıyorum John— senin kafanın içerisinde gerçekten bir sosyal medya var. Ben bu sahte gülümsemenin ve "iyi adam" masallarının ne anlama geldiğini çok iyi bir şekilde biliyorum, David de öyle. Bu hâline herkesi inandırabilirsin ama seninle arka alandaki diğer herkesten daha yakın olmuş, seninle bir ekip olmuş ve hatta seninle World Wrestling Entertainment'te Tag Team Championship kemerleri kazanmış kişilere inandıramazsın! İşin doğasıymış, ekran ışığıymış... Bunların hepsi senin kendi bencilliğini örtmek için uydurduğun yalanlar! (Sesi iyice hiddetleniyor) Bize haksızlık yapmadığını mı söylüyorsun— sen sırf golden boy imajın çizilmesin diye, sadece kendi egonu tatmin etmek için hepimizin üzerine bastın! Bizi bilerek ve isteyerek gömdün! Sen bizim kariyerlerimizin önünde bir engel olmadın John; sen doğrudan bizim hakkımızı gasp ettin. Bizim kanımızla, terimizle inşa ettiğimiz o ivmeyi kendi gösterin için çaldın! (Skip derin ve öfkeli bir nefes alıp, sesini daha da tehditkar bir seviyeye indiriyor) Herkes bizi konuşuyordu, en fazla bizim merch'lerimiz satılıyordu ama o ekipten bir tek sen yol alabildin çünkü geri kalanlarının tamamı, bir diğerinin kuyusunu kazmanın planını yapmıyordu! Belki de sorun, hiçbir zaman "biz" olamamamızdı!

John kafasını sağa-sola sallayarak reddettiğini göstererek Skip'i dinliyordu, buna rağmen onun sözlerinin sona ermesini sabırlı bir şekilde bekledi. Şimdi ise oluşan sessizliğin üzerine, kendisine yöneltilen bu iddialara yanıt vermesi durumu oluşuyor, o anlatmaya başlıyor!

wcIye0t.png


John Cena: Demek PR zırvalıkları, ha? Gerçek John'u mu görmek istiyorsun Skip? Peki... Madem "iyi adam" masallarından sıkıldınız, hadi maskeleri indirelim— bana hakkınızı gasp ettiğimi mi söylüyorsun? Bu sektörde kimse kimsenin hakkını gasp edemez çünkü iyiler sonunda mutlaka kazanır, bunu en iyi sizin bilmeniz gerekirdi. Ben sizin üzerinize basmadım Skip. Ben sadece her gece benden bekleneni yaptım: Çıktım ve o lanet şirketi sırtımda taşıdım! Benimle birlikte size de o dönem altın tepsiyi sundular, size de ana gösteriyi verdiler... Ama ışıklar üzerinize çevrildiğinde, o baskının altında ezilen siz oldunuz. (John, işaret parmağını yavaşça kaldırıp kendi göğsüne vuruyor) Sizin aksinize, ben o suyu yutmadım. Çünkü siz arka alanda kimin tişörtü daha çok sattı diye tartışıp, "biz olamamanın" sancılarını çekerken, ben her gece ringe çıkıp bu endüstrinin yüzü olmanın bedelini ödüyordum! (Bir süre duraksadıktan sonra devam ediyor) O yüzden buraya gelip bana geçmişin faturasını kesmeye çalışmadan önce gidip aynaya bakın. Eğer bu tahsilatı yapmakta bu kadar kararlıysanız, ucuz podcast'lerde arkamdan çekiştirmeye ve beni olmadığım bir kişiymiş gibi lanse ederek itibarıma saldırmaya devam edebilirsiniz.

Aldığı yanıtlar karşısında hayal kırıklığına uğrayan David, şaşkınlığını gizleyemeyerek lafa atlıyor!

s8E4cLR.png


David Otunga: Sen... Sen ciddi olamazsın. Bu kadar acımasız olamazsın.

John yanıtını vermekte gecikmiyor, yüksek bir ses tonuyla konuşuyor!

olUcxeS.png


John Cena: Acımasızlık mı— hayır, buna sadece gerçeklik deniyor dostum. (Kafasını sallayarak konuşuyor) Ve ne yazık ki benim şu an sizin geçmişte yarattığınız bu hayaletlerle uğraşacak vaktim yok. Odaklanmam ve dikkatli olmam gereken son derece hassas bir dönemdeyim; önümüzdeki hafta beni bekleyen bir PGW World Television Championship Turnuvası maçı var. Siz yeri olmayan sitemlerinizle koridorlarda eski günlerin yasını tutmaya devam edebilirsiniz, ama benim yolculuğum ileriye doğru devam ediyor. Sizinle bu anlamsız tartışmayı daha fazla sürdüremem, söyleyeceğimi söyledim.

John bu sözlerini tamamladıktan sonra onlardan gelecek karşı lafları dinlemeye bile tenezzül etmeden konuşma noktasını terk ediyor! Skip hızla arkasından bir şey söylemek istiyor ama David onu tutarak bir şey söylememesini sağlıyor! John, başlangıçtakine benzer bir tempo eşliğinde arka alan boyunca ilerlemeye devam ediyor, geride kalan David ile Skip'in de gergin bir şekilde onun uzaklaşmasını takip ettiklerini seçebiliyoruz. Bu konuşmalar ve yaşananların sonrasında Prestige Grand Wrestling'in haftalık serisi olan PAYBACK'in 104 numaralı şovu hız kesmeden devam ediyor- kararmasından sonra tam anlamıyla kapanan kameralar, ringe doğru hızlı bir geçiş alıyor.

4hioqql.gif



hq720.jpg


Geçen haftaki mağlubiyetinden sonra CM Punk, umursamaz bir tavırla tepkisiz bir şekilde stage'de beliriyor. Hiç poz kesmeden, kapşonunu hiç çıkartmadan dümdüz bir şekilde ringe doğru yürüyor. Yavaşça çelik merdivenlerden çıkıyor. Çapraz iplerden ringe giriyor ve iplerden sekip ısınarak rakibini beklemeye başlıyor.


Dragon%20Lee%20entrance.jpeg


Dragon T, yavaşça stage'de beliriyor. Avuç içini kendine doğrultuyor ve taunt atıp pyroları patlatıyor. Sonrasında gazlı bir şekilde ringe yürüyor. Çelik merdivenlerden hızlı adımlarla çıkıp iplerden destek alarak bir takla atıp ringe giriyor. Punk yavaşça kapşonunu açıyor. Ardından ceketini çıkartıyor ve yavaşça görevliye veriyor. Dragon T ise bunları yaparken onu süzüyor.

PGW World Television Championship Tournament First Round Match
CM Punk vs. Dragon T


hq720.jpg


İkili hazır ve maç başlıyor. İkili birbirlerine yavaşça yaklaşıyor. Collar And Elbow Tie Up. Punk, hızla rakibini köşeye taşıyor ancak Dragon T bunu tersine çeviriyor. Punk tekrar tersine çeviriyor. Punk birkaç yumruk savuruyor fakat Dragon T, aniden aradan bir tokadı geçiriyor. Sonrasında hızla Second Rope'a çıkıyor. Double Axe Handle ile atlıyor. Fakat Punk aniden Bearhugla Dragon T'yi kavrıyor. Dragon T, bundan hızla kurtuluyor. Punk'ın kafasına üst üste dirsekler. Punk sersemleyince Dragon T hızla BOOK END'e alıyor fakat Punk bundan kurtulup bir Arm Drag'le Dragon T'yi yere fırlatıp aniden GTS'e almak istiyor. Sırtlıyor ancak Dragon T bundan hızla kurtulup bir headlock'la Punk'ı kitliyor. Punk hızla üstünden Dragon T'yi iplere fırlatıyor. Dragon T, iplerden sekiyor. Punk gelişine bir Shoulder Block'la Dragon T'yi yıkıyor! Ardından Seri Tuş. 1... 2... KICKOUT! Punk, yavaşça çenesinden tutarak kaldırıyor ve bir yumruk sallıyor. Fakat Dragon T bu yumruktan eğilip bir Backslide Pin deniyor. 1... 2... KICKOUT! Dragon T, geri geri çekiliyor ve hızla iplerden sekip bir Hurricanrana ile Punk'ı yere yapıştırıyor.

481946062_1056943356271982_5815095179543363125_n.jpg


Punk iplere tutunarak kalkıyor. Dragon T, hızla üstüne koşuyor ve bir Clothesline sallıyor. Fakat Punk bundan eğiliyor. Ardından bir Clothesline ile Dragon T'yi ring dışına postalıyor. Sonrasında Bir Slingshot Crossbody'le üstüne atlıyor! Sonrasında yavaşça Dragon T'yi kaldırıyor ve Body Slam şeklinde kaldırıp kafasını bariyerlere çarpacak şekilde bırakıyor. Sonrasında kafasından tutarak Dragon T'yi bariyerlere fırlatıyor. Ardından yavaşça kaldırıyor ve ringe sokuyor. Sonrasında aprona geçip hazırlığını yapıyor ve Springboard Clothesline ile atlıyor! Fakat Dragon T bundan sıyrılmayı başarıyor. Hızla Punk'a koşuyor ve Harlem Sidekick! Punk sersemliyor ve yavaşça kalkıyor. Dragon T, Punk kalkarken koşuyor ve SCISSORS KICK! FAKAT HAYIR! PUNK ANİDEN DRAGON T'NİN BACAKLARINDAN KAVRIYOR! DRAGON T İPLERE DOĞRU SÜRÜNÜYOR FAKAT TAM SÜRÜNÜRKEN PUNK, DRAGON T'Yİ SHARPSHOOTER'A ALIYOR!

hq720.jpg


İpe çok yakın olduğu için Dragon T, ipleri tutarak bundan kolayca kurtulmayı başarıyor. Punk'ta hakeme hiç itiraz etmeden sakince bırakıyor. Sonrasında yavaşça Dragon T'yi kaldırıyor fakat Dragon T tam kaldırırken Punk'ın kafasına bir tekmeyi oturtuyor! Ardından Punk sersemleyince hızla arkasından sarılıyor ve German Suplex'i oturtuyor! Punk dizlerinin üstünde kalıyor. Dragon T bir Superkick'i oturtuyor! Hızla Tuşa gidiyor. 1... 2... KICKOUT! Dragon T, Punk'ı yere sabitliyor ve Double Foot Stomp! Ancak Punk bundan kaçıyor ve hızla ayaklanıyor. Dragon T üstüne koşuyor. Punk gelişine bir Abdominal Stretch! Dragon T direnmeye çalışıyor ve bir süre sonra başarılı olup Hip Toss'la Punk'ı üstünden atıyor. Ardından Punk'ı kaldırıyor ve kolundan tutup Irish Whipe yolluyor fakat Punk bunu tersine çeviriyor. Dragon T iplerden sekiyor. Punk gelişine bir Heel Kick! Ardından bir Clothesline. Sonrasında hızla Dragon T'yi kolundan tutup köşeye doğru fırlatıyor. Ardından hiç beklemeden Dragon T'nin üstüne koşuyor ve köşede High Knee. Fakat Dragon T bundan sıyrılıyor. Punk aniden kendini tutamıyor ve köşeye tutunarak asılı kalıyor. Dragon T o aralıktan Superkick'i yapıştırıyor! Punk acıyla yere yapışıyor! Dragon T Tuş deniyor. 1... 2...

dragon-lee-suicide-dive-v0-76YUnRetHnGTAGBOMu3koqwetAa86LPVfNEqt1g5jF8.png


KICKOUT! Punk yavaşça kalkmaya çalışıyor. Dragon T üstüne koşuyor. Fakat PUNK ANİDEN GTS İÇİN SIRTLADI! Hayır! Dragon T bundan kurtuluyor ve School Boy Roll Up 1... 2... KICKOUT! Punk hızla ANACONDA VICE'A ALIYOR! Fakat hayır! Dragon T bundan da kurtuluyor. Hızla Punk'ı DDT pozisyonuna alıyor ve Tornado DDT için köşeye sıçrıyor fakat Punk tam vuracakken Dragon T'yi aprona doğru fırlatıyor. Dragon T apronda kalıyor. Punk, üstüne koşuyor. Dragon T ipi çekiyor. Sonrasında aprondan koşarak Punk'ın suratına bir Penalty Kick'i oturtuyor! Ardından ringe giriyor. Punk yavaşça spiker masasını tutarak kalkıyor. Sallana sallana arkasını dönüyor. Dragon T hızla iplerden sekiyor ve SUICIDE DIVE!! İkisi de bir süre yerde kalıyorlar! Dragon T, apronu Punk'ta bariyerleri tutarak kalkıyor. Dragon T, Punk kalkar kalkmaz bir tekme atıyor ve ringe sokuyor. Ardından Punk'ı ringe sokuyor. Peşinden kendisi de giriyor. Hızla Top Rope'a çıkıyor.

hq720.jpg


Punk! Aniden bir yumruğu geçiriyor. Sonrasında bir yumruk daha! Ardından hızla Top Rope'a çıkıyor ve Dragon T'yi Superplex'e alıyor. Fakat Dragon T bundan kurtulmayı başarıyor ve Punk'ı iyice sersemleterek yumruklar savuruyor. Punk aprona düşüyor ve aprondan tutunuyor. Dragon T hızla Top Rope'tan iniyor. ARDINDAN HIZLA İPLERDEN SEKİYOR! ANCAK HAYIR! PUNK'TAN BİR ANDA SPRINGBOARD CLOTHESLINE! Hızla Tuş deniyor. 1... 2... KICKOUT! Dragon T bundan atmayı başarıyor. Dragon T bu hareketten sonra yavaşça kalkmaya çalışıyor. Punk aniden maskesinin üst tarafından tutuyor ve bir Body Slam'le yatırıyor. Sonrasında hızla Top Rope'a çıkıyor ve DIVING ELBOW DROP! Fakat hayır! Dragon Lee bundan kaçıyor! Punk'ın kolundan kavrıyor. Döndürüyor ve FUJIWARA ARMBAR!! Punk acıyla kıvranıyor! Punk pes mi edecek!? Hayır etmiyor ve bundan kurtuluyor! Dragon T'yi üstünden fırlatıyor! CM Punk bir anda Dragon T'yi tutuyor ve KOJI CLUTCH! Dragon T'yi kitliyor! Dragon T acı içinde kıvranıyor! Dragon T pes mi edecek diye sorgularken bir anda kilidi çözüyor ve Punk'ın bacaklarını kavrayarak kalkıyor. Boston Crab! Bir süre sonra Punk, bunu tersine çeviriyor ve kafasına kafasına tekmeler savuruyor! Dragon T, sersemlediğinde bir çelme takıyor ve ANİDEN STFFFF!!!! DRAGON T DİRENMEYE ÇALIŞIYOR!!

intro-1752982789.jpg


DRAGON T HIZLA İPLERE SÜRÜNÜYOR VE İPİ TUTMAYI BAŞARIYOR! Punk direkt bırakıyor. Sakinliğini koruyarak yavaşça kalkıyor. Dragon T'yi tepkisiz bir şekilde süzüyor. Ayağa kalkmasını bekliyor. Dragon T ipleri tutarak kalkmaya çalışırken ona yorgun bir şekilde bakıyor. Punk, Dragon T'ye yavaşça yaklaştığında Dragon T aniden Punk'ın üstüne tükürüyor! Punk tepkisiz bir şekilde onun kalkmasını bekliyor. Ardından hızla üstüne koşuyor! Fakat Dragon T bir anda Punk'ın suratının ortasına Big Bootu oturtuyor! Punk dizlerinin üstüne çöküyor! DRAGON T KOŞUYOR VE SCISSORS KICK! FAKAT HAYIR! PUNK BUNDAN KAÇIYOR VE ANACONDA VICEEEE!!!! DRAGON T DAYANMAYA ÇALIŞIYOR! DRAGON T ACIYLA KIVRANIYOR! HAKEM PES Mİ DİYOR FAKAT DRAGON T HAYIR DİYEREK KAFASINI SALLIYOR!

Top%25C3%25A9+con+Hilo.gif


BİR SÜRE SONRA DRAGON T KİLİDİ ÇÖZÜYOR VE HEADSCISSORS'LA PUNK'IN BOYNUNDAN KAVRIYOR! PUNK BU HAREKETTEN ZORLANARAKTA OLSA KURTULMAYI BAŞARIYOR! İKİLİ HIZLA AYAKLANIYOR VE DRAGON T, BICYCLE KNEE STRIKE! PUNK DİZLERİNİN ÜSTÜNE ÇÖKÜYOR! DRAGON T HIZLA İPLERDEN SEKİP BİR SCISSORS KICK!!! BİTTİ BU İŞ DİYECEKKEN BİR ANDA PUNK RİNG DIŞINA KAÇIYOR! DRAGON T ANİDEN İPTEN SIÇRIYOR VE TOP CON HILO!! ARDINDAN PUNK'I TEKRARDAN RİNGE ATIYOR! PEŞİNE KENDİSİ DE GİRİYOR VE KÖŞEYE GEÇİP HAZIRLIK YAPIYOR!

GTS+3.gif


PUNK'IN HIZLA ÜSTÜNE KOŞUYOR ANCAK PUNK YERDEN ANİDEN AYAKLANIYOR VE ROUNDHOUSE KICK! SONRASINDA DRAGON T, SERSEMLEYEREK KÖŞEYE GEÇİYOR! PUNK KOŞARAK BİR HIGH KNEE! ARDINDAN KOLUNDAN ÇEKİYOR VE SIRTLIYOR! GTSSSSS!!!!! BİTTİ BU İŞ!!

TUŞ!!!

1... 2...

3!!!!

Kazanan ve PGW World Television Championship Turnuvasında Çeyrek Finale Yükselen: CM Punk

images


CM Punk galibiyetini aldıktan sonra hakem yanına geliyor ve Punk’ın bileğini kavrayarak elini havaya kaldırıyor. Punk, göğsü hızlı hızlı inip kalkarken gözlerini yerde yatan rakibinden ayırmıyor. Ardından ağır adımlarla köşeye ilerliyor, Second Rope’a çıkıyor ve köşeye oturuyor. Orada soluklanıyor. Ne büyük bir kutlama yapıyor, ne de seyircilerin tepkisine karşılık veriyor. Sadece tepkisiz, neredeyse donuk bir ifadeyle yerde yatan rakibini bir süre boyunca seyrediyor. Arenadaki reaksiyonlar devam ederken Punk’ın yüzünde zaferden çok, geride bırakılmış bir savaşın yorgunluğu okunuyor. Son görüntü olarak kameralar CM Punk’ın köşede oturmuş hâline ve yerde hareketsiz yatan rakibine odaklanıyor… ardından ekran kararıyor.

4hioqql.gif


Kameralar açıldığında Rock'ı ringde görüyoruz.

1tguk4p.jpg


The Rock:
Geçen hafta… Bu şirketin, bu endüstrinin kutsal kabul ettiği her şeye tecavüz edildi. Prestige Grand Wrestling’in çatısı altında, güpegündüz bir adam, bu şirketin Dünya Ağırsıklet Şampiyonu kaçırıldı. Michael Cole, bu işe ömrünü vermiş bir adam, o lüks arabasına binemeden o üç köpek tarafından bir çuval gibi taşınarak götürüldü. Ve az önce… Az önce o ekranda izlediğimiz o pislik… (Duruyor, dişlerini sıkıyor) Bize liyakatten bahsediyorlar. Bize arka odalardan, sistemden, aç köpeklerden bahsediyorlar. Dinleyin beni… Siz kendinizi sistemin kurbanı, bu karanlığın çocukları sanıyorsunuz ama Rock’ın gözünde siz sadece zincirini koparmış, vurulmayı bekleyen üç kuduz köpeksiniz!

Seyirciden devasa bir reaksiyon yükseliyor. Rock ringin ortasında volta atarak konuşmaya devam ediyor.

The Rock: Siz bu şirketi kanla yıkamaktan, o sahte ışıkları söndürmekten bahsediyorsunuz ya… Rock size o ışıkların altındaki cehennemi göstermeye geliyor. Önümüzdeki hafta! Tam da bu ringin ortasına bir kontrat masası kurulacak. Midnight Purge… Eğer o bahsettiğiniz onurun, o siktiğimin gururunun zerre kadarı içinizde kaldıysa, önümüzdeki hafta o masaya geleceksiniz. Ama bir şartla… Buraya gelirken Sami Zayn’i ve Michael Cole’u da yanınızda getireceksiniz! Onları o ringe çıkaracaksınız ve biz bu hesabı herkesin gözü önünde, o imzalayacağımız kontratla kapatacağız. Eğer gelmezseniz, eğer o masaya oturmazsanız, PGW rosterındaki her bir adamı sizin o saklandığınız lağıma salarım ve sizi o karanlığa gömerim!

The Rock mikrofonu indirdiği anda seyirciler çılgına dönmüş şekilde bağırıyor. Tam ringden çıkmaya hazırlanırken… Arena hoparlörlerinden başka bir müzik yükseliyor.


k59e0hv.jpg


Seyircilerden yoğun bir yuhalama tufanı kopuyor. Girişte beliren isim Finn Bálor! Geçen haftaki o şaibeli ana olayın ardından Bálor, üzerinde deri ceketiyle, yüzünde her zamanki o ukala ama bu sefer sinirli gülümsemesiyle ringe doğru ilerliyor. Ağır adımlarla ringe giriyor, Rock’ın tam karşısına dikiliyor ve görevliden aldığı mikrofonu ağzına götürüyor.

Finn Bálor: (Alaycı bir gülüşle) Muazzam bir konuşma Dwayne… Gerçekten, tüylerim diken diken oldu. "Final Boss" yine adaleti sağlamak için kollarını sıvamış. Ama bir şeyi atlıyorsun. Geçen haftadan beri arka alanda, o kokuşmuş internet koridorlarında, Twitter’da herkes ne konuşuyor biliyor musun? O üç adamı, o anarşistleri ringe benim getirdiğimi söylüyorlar! Herkes bana bir işbirlikçiymişim gibi bakıyor! (Sesini yükseltiyor) Oysa geçen hafta o ringde benim hakkım olan, tırnaklarımla kazıyarak aldığım o Title Shot, o üç piç yüzünden mahvoldu! Benim şampiyonluk maçımı piç ettiler Dwayne! Burada asıl mağdur olan benim, benim! O yüzden senin o kontrat masaların, o intikam planların beni zerre ilgilendirmez. Benim tek bir isteğim var: Sami Zayn o kapıdan içeri girdiği an, o unvan maçının tekrarını alacağım. Bu benim hakkım!

The Rock, Bálor konuşurken kafasını yavaşça aşağıya eğiyor. Yüzünde "sen ne anlatıyorsun ulan?" der gibi, sabrının son kırıntılarını tükettiğini belli eden patavatsız bir ifade var. Bálor lafını bitirdiği an, Rock adımını atıp Bálor’un burnunun dibine giriyor. Mikrofonu adeta Bálor’un suratına vurur gibi kaldırıyor.

The Rock: Sen… Sen gerçekten tam bir patavatsız pisliğin tekisin, değil mi? Buradaki durumun ciddiyetini kavrayamayacak kadar aptal mısın Finn? Şirketin şampiyonu kaçırılmış, spikerimiz rehin alınmış, ringimiz kan gölüne dönmüş ve sen buraya gelmiş bana siktiğimin kemer maçından mı bahsediyorsun? Rock’ın gözünün içine bak… Maçını da sikerim, seni de sikerim Finn! (Arena adeta yıkılıyor, seyirciler çılgınlar gibi reaksiyon veriyor) Senin o mağdur edebiyatını dinleyecek vaktim yok. Madem çok mağdursun, madem o heriflerle bir alakan olmadığını iddia ediyorsun, o zaman o heriflerin cezasını da sen çekeceksin.

e9k3kb9.jpg


The Rock: Önümüzdeki hafta Midnight Purge o kapıdan Sami Zayn ve Michael Cole ile birlikte girene kadar… Finn Bálor, PGW’dan YASAKLANDIN! Derhal bu ringi ve bu arenayı terk et!

FINN BÁLOR ŞAŞKINLIKLA THE ROCK'A BAKAKALIRKEN ROCK ISRARLA ONA RİNGDEN ÇIKMASINI İŞARET EDİYOR! BÁLOR KAFASINI İKİ YANA SALLIYOR VE DİRENİYOR!

9kzeknb.jpg


Güvenlik görevlileri ringe dalarak Bálor’u kollarından yakalıyor. Bálor bağırarak, tekmeler savurarak direnmeye çalışıyor, görevlilerden birine yumruk atmaya yelteniyor ama nafile. Güvenlik ekibi Bálor’u yaka paça, adeta bir çöp torbası gibi ringin dışına taşıyor. Bálor ringin dışında da bağırarak The Rock’a küfürler savuruyor ama görevliler onu rampa boyunca sürüklemeye devam ediyor.

Kameralar arka alan çıkış kapısına dönüyor. Güvenlik görevlileri, tırnaklarını zemine geçirmeye çalışan Finn Bálor’u arenanın arka kapısından dışarıya, karanlık sokağa doğru fırlatıyorlar. Demir kapı Bálor’un suratına büyük bir gürültüyle kapanıyor.

21e4bfj.jpg


Kamera yavaşça geriye doğru açıldığında, koridorun o loş ışığında, duvar kenarında tek başına dikilen bir siluet görüyoruz. Bu… Seth Rollins! Tıpkı geçen hafta Saturday Night's Main Event #2 - Homecoming şovunun arka alanında göründüğü gibi. Bálor’un kapı dışarı edilişini seyrediyor. Bununla birlikte reklamlara gidiyoruz.

4hioqql.gif



hq720.jpg


Max Caster girişte görünüyor! WrestleMania’dan bu yana ilk kez PGW seyircisinin karşısına çıkan Caster, rampanın başında bir süre duruyor ve arenadaki karmaşık reaksiyonu dinliyor. Bazı seyirciler onu yuhalarken, bazıları geri dönüşüne tepki vermeden sadece ne yapacağını izliyor. Caster ise tüm bu seslerin arasında kendinden emin bir gülümsemeyle kameraya doğru yürüyor. Elinde tuttuğu kağıdı havaya kaldırıyor ve ardından doğrudan kameraya gösteriyor. Kağıtta, Max Caster’ın PGW World Television Championship turnuvasında yer alacağını doğrulayan resmi bildirge yer alıyor. Caster belgeyi gururla sallarken arenada uğultu yükseliyor. Böylece seyirciler, sıradaki karşılaşmanın yalnızca sıradan bir maç olmadığını; PGW World Television Championship turnuvasında bir üst tura çıkma mücadelesi olduğunu anlıyor. Seyircilerden gelen karışık tepkiler yükselirken Caster ringe giriyor. İplerin arasından geçtikten sonra ringin ortasına geliyor, elindeki belgeyi bir kez daha havaya kaldırıyor ve köşeye doğru ilerleyip rakibini beklemeye başlıyor.


YOU! ARE! CURSED!

danhausen-entrance.jpg


Müziğin ilk sözleri arenada yankılanır yankılanmaz seyirciler adeta havaya uçuyor! Salon bir anda ayağa kalkarken, kameralar giriş bölümüne dönüyor. Çünkü PGW World Television Championship turnuvasında Max Caster'ın rakibi artık belli: DANHAUSEN! Danhausen, girişte peleriniyle beliriyor. Kollarını iki yana açıyor, başını hafifçe eğiyor ve kendine has o tuhaf, tehditkâr ama komik bakışıyla seyircileri selamlıyor. Arena “Danhausen!” tezahüratlarıyla çalkalanırken Max Caster ringin içinde olan biteni anlamlandırmaya çalışıyor. Caster’ın yüzündeki ifade net: Bu, beklediği türden bir rakip değil. Caster kaşlarını çatarak Danhausen’a bakarken küçük ekranda Danhausen’ın geçtiğimiz şovda yarattığı kaos gösteriliyor. “Demandhausen” talepleri, tuhaf çıkışları, lanet tehditleri ve PGW’ya adım attığı andan itibaren dikkatleri üzerine çektiği anlar ekrana geliyor. Görüntüler bittiğinde kamera tekrar Caster’a dönüyor. Caster hâlâ bu durumdan rahatsız görünüyor; çünkü karşısındaki adamın ne kadar ciddi, ne kadar tehlikeli ya da ne kadar tamamen akıl dışı olduğunu kestiremiyor. Danhausen ise seyircilerin büyük coşkusuyla rampadan ağır ağır ilerliyor. Her adımında pelerinini dramatik şekilde savuruyor, kameraya yaklaşıp “Very nice, very evil!” der gibi bir bakış atıyor ve ardından ringe yöneliyor. Seyirciler onunla birlikte tempo tutarken Danhausen ring kenarına geliyor, iplerin arasından içeri giriyor ve ringin ortasında kısa bir süre durup atmosferi içine çekiyor. Max Caster köşeden onu süzerken Danhausen yavaşça pelerinini çıkarıyor. Bir an pelerini iki eliyle havada tutuyor, sonra seyircilere doğru fırlatıyor. Pelerini yakalayan taraftarlar büyük bir coşku yaşarken Danhausen yüzünü Caster’a dönüyor.

Hakem iki ismi de kontrol ettikten sonra maçın başlaması için gerekli işareti veriyor.

PGW World Television Championship Tournament First Round Match
Danhausen vs. Max Caster


01krgct49mvahky3f0tv.jpg


Zil çalıyor ve mücadele başlıyor. İki isim birbirini süzüyor. Caster hala Danhausen'ı garipsiyor. Danhausen birkaç adım Caster'a doğru yaklaşıyor. Caster iki adım geri çekilip köşeye yapışıyor. Danhausen bir anda ellerini yana açıyor ve tam Caster'ı lanetleyecekken Caster, Danhausen'ın karnına bir tekme atıyor. Sonrasında iki yumruk atıp onu ringin ortasına çekiyor. Bir Clothesline sallıyor ama Danhausen çekilip iplerden sekiyor ve bir Shoulder Block vuruyor. Caster yere düşüyor ama hemencecik ayağa kalkıyor. Danhausen anında onu yakalıyor ve Northern Lights Suplex vuruyor! Caster bu hareketi yedikten sonra ayaklanıp köşeye çekiliyor. Danhausen koşarak bir Corner Clothesline vuruyor. Sonrasında karşı köşeye koşup tekrardan Caster'a yöneliyor ve bir Corner Clothesline daha! Danhausen bir kez daha karşı köşeye koşacakken yoruluyor ve ringin ortasına dizlerini tutup nefesleniyor. Caster tam karşı hamle yapacakken Danhausen aniden kendine geliyor ve seyircilere doğru kafasını sallayarak Caster'ı yakalıyor ve bir Belly To Belly Suplex!

01k6tkafw9v7p481ze1z.png


Başarılı! Caster sırtını tutarak ayağa kalkıyor ve köşeye çekiliyor. Danhausen tekrardan ona doğru koşuyor ama Caster bir anda orta iplere atlıyor ve Middle Rope Double Axe Handle ile Danhausen'ı yakalıyor ve onu yere seriyor. Sonrasında o yerdeyken üzerine çöküyor ve onu yerdeyken yumrukluyor. Birkaç yumruk sonrasında ayağa kalkıyor ve seyircilere dönerek kendisini alkışlıyor. Danhausen bu esnada ayaklanmak için yeterli zamanı elde ediyor. Danhausen ayağa kalkıp köşeye geçiyor. Caster bunu fark edip ona doğru koşuyor ve Corner Dropkick! Danhausen ringin ortasına doğru sendelerken Caster hızlıca köşeye zıplıyor ve Blockbuster! Sonrasında ensesini tutan Danhausen'a bir tekme atıp onu iyice yere seriyor ve bir Elbow Drop! Sonrasında iplerden sekip bir de Leg Drop patlatıyor!

FZR8cOpWAAI1a6_.jpg


Caster ayağa kalktıktan sonra Danhausen'ın durumunu kontrol ediyor. Danhausen hareket etmeyince tuşa gidiyor! 1-2- Kickout! Caster tekrar Danhausen'ın üstüne yatıp tuşa gidiyor! 1-2- Kickout! Caster sinirleniyor ama bir kez daha tuşa gidiyor! 1-2- Kickout! Danhausen üst üste üç kez tuşu atıyor. Caster sinirlenip Danhausen'ın yüzüne yumruklar atmaya başlıyor. Bir süre sonra ise nefeslenmek üzere ayağa kalkıyor. Danhausen'ı hareketsiz görünce köşeye çıkmak için hamle yapıyor. Mic Drop atmak için köşeye çıkıyor!

images


O DA NE!? DANHAUSEN BİR ANDA AYAĞA FIRLIYOR VE...

Danhausen: YOU! ARE! CURSED!

Danhausen kendini yere bırakıyor ve bu esnada Max Caster atlayışını gerçekleştiriyor! MIC DROP!

hq720.jpg


HAYIR! CASTER'IN AYAĞI KAYIYOR VE ÜST İPLERİN ÜZERİNE DÜŞÜYOR! HEM DE DİK BİR ŞEKİLDE! ÜST İPLER CASTER'IN BACAKLARININ ARASINA SAPLANIYOR! CASTER ACIYLA BAĞIRIRKEN DANHAUSEN AYAĞA KALKIYOR VE ÜST İPLERİ TUTARAK SALLAMAYA BAŞLIYOR! CASTER ACIYLA BAĞIRIRKEN HAKEM DANHAUSEN'I UYARIYOR! DANHAUSEN BİR SÜRE SONRA İPLERİ BIRAKIYOR VE SONRASINDA APRONA ATLIYOR! ARDINDAN BİR ENZIGUIRI İLE CASTER'I RİNGE DÜŞÜRÜYOR! CASTER RİNGİN ORTASINA YUVARLANIYOR VE HAKEM ONU KONTROL EDİYOR!

ExclpRsWEAQc9Nc.jpg


DANHAUSEN BİR ANDA İPLERİN ÜZERİNE ATLIYOR VE SPRINGBOARD SPLASHAUSEN! DANHAUSEN HIZLICA AYAĞA KALKIYOR! ARDINDAN CASTER'I DA AYAĞA KALDIRDIKTAN SONRA SIRTINA ALIYOR VE VERY NICE VERY KNEE'VIL! DANHAUSEN TUŞA GİDİYOR! 1-2-

3!

Kazanan ve PGW World Television Championship Turnuvasında Çeyrek Finale Yükselen: Danhausen

https:%2F%2Fmedia.zenfs.com%2Fen%2Faol_wrestle_zone_377%2F6d8877ddb351d02175e016e47983f9c8


DANHAUSEN KAZANIYOR! PGW’daki ilk maçında Danhausen, Max Caster’ı mağlup etmeyi başarıyor! Hakemin eli üçüncü kez yere vurduğu anda arena büyük bir patlamayla ayağa kalkıyor. Caster ringin ortasında neye uğradığını anlamaya çalışırken Danhausen dizlerinin üzerinde doğruluyor, ellerini iki yana açıyor ve sanki her şey en başından beri planının bir parçasıymış gibi kameraya doğru bakıyor. Bu yalnızca bir galibiyet değil. Bu, Danhausen’ın PGW’daki ilk resmi zaferi. Ve üstelik bunu kendi tarzıyla, kendi kaosuyla, kendi lanetiyle yapıyor! Max Caster turnuvaya kendini kanıtlamak için çıkmıştı. Ama bu gece karşısında alışılmış bir rakip yoktu. Caster, Danhausen’ın tuhaf ritmine, akıl oyunlarına ve o meşhur lanetine karşı koyamıyor. Sonuçta Danhausen, PGW World Television Championship turnuvasında adını bir üst tura yazdırıyor!

Danhausen ayağa kalkarken müziği yeniden çalmaya başlıyor. Seyirciler şarkıya eşlik ediyor, bazıları “Danhausen!” tezahüratlarıyla salonu inletiyor. Danhausen ise ringin ortasında zaferini kutluyor; bir yandan hakemin kaldırdığı elini gururla havada tutuyor, bir yandan da Max Caster’a dönüp onu lanetlemiş olmanın memnuniyetiyle başını sallıyor. Bu sırada ekrana maçın tekrar görüntüleri geliyor. Caster’ın maç başındaki özgüveni, Danhausen’ın tuhaf ama etkili hamleleri, seyircilerin reaksiyonu ve maçın kaderini değiştiren o lanetli an bir kez daha gösteriliyor. Her tekrar, Danhausen’ın PGW’ya yalnızca eğlenceli bir karakter olarak değil, turnuvada ciddiye alınması gereken bambaşka bir tehdit olarak geldiğini gösteriyor. Tekrarlar sona erdiğinde kameralar yeniden ringe dönüyor. Danhausen hâlâ kutlamasına devam ediyor. Kollarını iki yana açıyor, seyircilere dönüyor ve kendine has tavrıyla zaferinin tadını çıkarıyor. Bu sırada kameralar da kapanıyor.

4hioqql.gif


Kameralar kapanmıştı ve çeşitli video paketleri izletilmeye başlanmıştı. Artık araya belli bir müddet girdi ve bununla birlikte kameralar tekrardan ringe açılıyor. Ringimizin içerisinin boş olduğunu ve seyircilerin heyecanlarını kaybetmemiş bir şekilde şovun devam etmesini beklediklerini gözlemliyoruz. Onların bu bekleme halini sonlandıracak ve oturdukları yerlerinden kalkmak suretiyle seslerini arttırmalarına sebep olacak bir gelişme yaşanıyor- arenanın ses sisteminden bir tema müziğinin çaldırılmaya başlanıyor!


THE INTERRACIAL DOMINATION

PwYA8JR.png
SVAsGTI.png


Evet, The Interracial Domination burada! Tema müziğinin bir müddet ilerlemesinin sonrasında Stage'imize PGW Tag Team Şampiyonlarının geldiğini görüyoruz! Yan yana duran bu iki ismin üzerinde takım elbiselerinin olduğunu ve PGW Tag Team Championship kemerlerini de bellerine seçebiliyoruz. Kendilerini bağırış-çağırışla karşılayan seyircilerin gürültüsünü iyice arttıran bir adım atıyorlar- Taunt'larını atıyorlar! Bu şekilde bir süre kalmalarının sonrasında Alexander Hammerstone ile Bobby Lashley'nin ringe doğru yol alıyor. Kısa süre içerisinde ringe varıyorlar, Bobby çelik basamaklara doğru giderken; Alexander'ın ringin etrafında tur atmaya başladığını görüyoruz. Bobby, Apron'a çıktıktan sonra iplerin arasından ringe giriyor. Kendisine ağırlıkla pozitif reaksiyonlar gösteren seyircileri gözlüğünün ardından soğukkanlı bir şekilde seyrediyor. Bu esnada Alexander'ın da ringe girdiğini, elindeki iki mikrofondan bir tanesini Bobby'e verdiğini görüyoruz. Bu ikili bir müddet boyunca seyircilere göz gezdirirken tema müziği sonlandırılıyor ve konuşma yapmanın sırası geliyor onlar için. Şimdi Bobby elindeki mikrofonu ağzına doğru götürüyor ve konuşmaya başlıyor!

sXDZG0j.png


Bobby Lashley: Şu tabloyu görüyorsunuz, değil mi? Alexander ve ben... The Interracial Domination! (Seyirciler alkışlıyorlar) Ring of Honor'dan çıkan basit bir takım değiliz biz; biz kusursuz bir vizyonun, elit bir yatırımın fiziksel formuyuz. Birbirimizden farklı görünüyor olabiliriz, ama sahip olduğumuz bu farklılıklar, bizi bu endüstrinin en ölümcül, en durdurulamaz gücü yapıyor. Bizim kimyamız, kusursuz işleyen bir makine gibi. Biz sadece kaba kuvvetten ibaret değiliz; aynı zamanda zekayız, biz elit sınıfız, biz bu divizyonun altın standardıyız. Takım elbiselerimizi giyeriz, ringe adım atarız ve işi temiz bir şekilde bitiririz! Aynen geçen hafta devrilmez sanılan iki giant-man'i devirdiğimiz gibi! (Seyirciler destek veriyorlar) Ancak ortada çözülmesi gereken bir mesele daha var— Erick Rowan ve Braun Strowman'ı hallettik, evet... Ama onlar sadece birer piyondu. Bir tarikatın, beyni yıkanmış iki askeri. Ve dürüst olmak gerekirse, benim askerlerle işim bitti. Benim asıl istediğim kişi... Liderin ta kendisi. Kuklacının kendisini istiyorum... Onu istiyorum, Bray Wyatt'ı. (Seyirciler arasında sağlam bir pop oluşuyor) PGW Impure Championship için onun karşısına çıkmak istiyorum.

Seyirciler tarafından bu sözlere inanılmaz bir destek var! Bu sırada Bobby'nin elindeki mikrofonu indirdiğini ve kararlılıkla kafasını salladığını görüyoruz. Üzerine geçen saniyelerin sonrasında konuşmayı devralan kişi Alexander oluyor; bu sefer mikrofona doğru anlatmaya başlayan o oluyor!

Zgypn3x.png


Alexander Hammerstone: You know... Ekonomi ve doğa aslında tamamen aynı acımasız kurallarla işler. Zayıflar her zaman inanacak bir yalan, sığınacak bir gölge ararlar. Güçlüler ise gerçeğin mimarlarıdır. Bray ise yalnızca zayıfların peygamberliğini yapıyor. Karanlık, rutubetli bataklığında sahte tanrıcılık oynayarak kendisine bir "aile" yarattı. Biz ise bir aile değiliz; bir imparatorluğuz, kusursuz işleyen bir sistemin en tepe noktasıyız! (O, seyirciler cheer'larken ringin içerisinde tur atmaya başlıyor) Geçen hafta aile fertlerini, adamlarını, sözde canavarlarını o ringin zeminine serdiğimizde, inanın bana terlemedik bile. O, bizim için bir savaş değildi; sadece basit bir tasfiye işlemiydi. Satranç tahtasında piyonları öne sürmek her zaman en kolay yoldur Bray. Ancak piyonlar düştüğünde ve tahtada şahı koruyacak kimse kalmadığında... İşte o zaman masanın altına saklanamazsın. Karanlıkta fısıldadığın o korku masalları, The Interracial Domination'ın yoğun gerçekliğiyle çarpıştığında sadece ucuz birer illüzyon gibi eriyip gidecek! (Seyirciler alkışlıyorlar) Bobby'nin de söylediği gibi... Askerlerle işimiz bitti. Kuklaların iplerini kestik, şimdi sıra o ipleri tutan elleri kırmaya geldi. Elinde bulundurduğun PGW Impure Championship... Kusursuz portföyümüze katmamız gereken son derece değerli bir şirket varlığı. Adı üstünde saf olmayan birinin ellerinde, ahırlarda heba oluyor. (Bobby'i işaret ediyor) Bu makine ise o kemeri onun elinden söküp almak ve kendi beline takarak bu şirketteki mutlak tekelimizi tescillemek istiyor!

CHEER! CHEER!
CHEER! CHEER!
CHEER! CHEER!

UWRPZAt.png


Bobby Lashley: İnsanlık tarihi boyunca insanlar, anlamlandıramadıkları veya başa çıkamadıkları güçleri mistikleştirmeyi seçtiler Bray. Korktukları şeye karanlık dediler, lanet dediler, canavar dediler. Sırf kendi çaresizliklerini haklı çıkarmak için... Ama modern dünyada, bizim yönettiğimiz bu gerçeklikte, biz buna çok daha basit bir isim veriyoruz: Kaçınılmazlık. (Bobby birkaç adım ileriye çıkıyor, ringin iplerine doğru yaklaşıyor) Senin sattığın ürperti kültü, soyut masallar... Bunlar sadece zayıf zihinleri kontrol etmek için üretilmiş, son kullanma tarihi geçmiş ucuz yatırımlar. Sorun şu ki adamım, bizim dünyamızda korkunun hiçbir piyasa değeri yok. Benim karşıma çıktığında, sislerin ve dumanların arkasındaki gizem yok olacak. Karşında göreceğin tek şey; etten, kemikten, zekadan ve mutlak bir güçten oluşan saf bir gerçeklik olacak! (Seyircilerin arasındaki gürültü yükselirken, Bobby daha yüksek bir tonla devam ediyor) Saklandığın gölgelerden dışarı adım at. PGW Impure Championship'i masaya koy. Bu sana yapılan sıradan bir meydan okuma değil bu arada. Şirketimizin sana sunduğu resmi ve agresif bir devralma teklifi bu. İstediğin ne varsa yanında getir, istediğin kadar oyun oyna. Sonuç değişmeyecek. Ben almak istediğim bir varlık için masaya oturduğumda, o masadan asla eli boş kalkmam. Karşıma çık... Ve tasfiye sözleşmeni kendi kanın—

Bobby tam da sözlerini tamamlamak üzereyken, arenayı aydınlatan tüm ışıkların bir anda işlevini yitirdiğini görüyoruz! Sanki dev bir elektrik kesintisi yaşanmış gibi, bütün arena tek bir saniye içinde karanlığa gömülüyor ve Bobby’nin konuşması yarıda kesiliyor! Az önce spot ışıklarıyla parıl parıl parıldayan arena, tabiri caizse zifiri bir karanlığa teslim oluyor! Seyirciler ilk anda bunun basit bir teknik aksaklık olduğunu düşünüyor ve yükselen yuhalama sesleri karanlığın içinde yankılanmaya başlıyor. Ringin içerisindeki Alexander ile Bobby ringin ortasında ne olduğunu anlamaya çalışırken, arenanın ses sisteminden gelen uğursuz bir ses herkesi önce susturuyor. Tam o anda Titantron’da beliren görüntüyle birlikte kalabalığın tepkisi bir anda değişiyor- yuhalamaların yerini şaşkınlık, merak ve gergin bir uğultu alıyor! Neler oluyor burada?


f98lw15.gif


DERP!

DERP’in ardından görüntü yavaş yavaş açılıyor ve karşımızda oturmakta olan kişinin Bray Wyatt’tan başkası olmadığını seçebiliyoruz! Huzursuz edici bir ortamın tam merkezinde Bray, eski ve gıcırdayan ahşap sallanan sandalyesinde ağır ağır ileri geri sallanıyor. Kameranın kadrajı ilk etapta oldukça dar; sadece Bray’in siluetini, yüzüne vuran soluk ışığı ve ortamı kaplayan uğursuz sessizliği fark edebiliyoruz. Arkasında ise Wyatt Family'nin diğer fertleri yer alıyor. Braun Strowman tüm heybetiyle Bray’in hemen solunda dikilirken, Erick Rowan da onun yanında sessiz ve tehditkar bir şekilde bekliyor. İkisi de tek kelime etmiyor- sanki yalnızca Bray’in vereceği işareti bekleyen iki karanlık muhafız gibiler. Bray'in bakışlarının yönü, kendisini görüntüleyen kameralar değil; Braun'un elinde tuttuğu fenere yönelmiş vaziyette. Üstelik objektifimize henüz PGW Impure Championship kemeri yansıtılmış değil. Bray gözlerini hâlâ o fenere dikmiş halde, dudaklarında belli belirsiz bir tebessümle konuşmaya başlıyor!

vgN3AfK.png


Bray Wyatt: İnsan... Kendi diktiği beton duvarların arkasına saklanıp doğanın nefesinden kaçabileceğini sanan trajik bir mahluktur. Kağıttan kuleler inşa ederler... Üzerlerine yaldızlı, pahalı kumaşlar geçirirler... Boyunlarına bağladıkları o iplerle birbirlerini nefessiz bırakırken, buna "düzen" adını verirler... (Bray hafifçe öne doğru eğiliyor, gözleri hâlâ fenerin ışığında kilitli. Dudaklarındaki o belli belirsiz tebessüm, hastalıklı bir kıkırdamaya dönüşüyor) Bazıları... Kendilerini mimar zanneder. Gerçekliğin sadece çarklardan, dişlilerden, sayılardan ve parlak metallerden ibaret olduğuna inanırlar. Tıklayan bir saatin içindeki kusursuz dişliler olduklarını iddia ederler. Masalar kurarlar, üzerlerine madeni paralar dökerler ve evrenin sonsuz ruhunu, mürekkeple lekelenmiş bir kağıt parçasıyla devralabileceklerini düşünürler. "Tasfiye", "varlık", "yatırım"... Bunlar ne kadar da komik, ne kadar da acınası kelimeler... Rüzgarı kutulara hapsetmeye çalışan kibirli çocukların hezeyanları gibi... (Gülüyor) Siz, aynanın karşısına geçip bir makine görüyorsunuz. Ama makineler paslanmaya mahkumdur! O çok övündüğünüz ihtişamlı kuleler, altlarındaki toprak kaydığında sadece devasa, gösterişli mezar taşlarına dönüşürler! Kaçınılmazlık, iyi aydınlatılmış bir odada, el sıkışarak alınan bir karar değil; toprağın altında sessizce bekleyen kurttur. Kaçınılmazlık, ciğerlerinize dolan son nefesin o dondurucu soğukluğudur!

Bray’in yüzündeki ciddiyet yerini yeniden o delice tebessüme bırakıyor ve başını hafifçe yana eğiyor, bu şekilde konuşmasını sürdürüyor.

0Y2W7tU.png


Bray Wyatt: Bir zamanlar, okyanusu satın alabileceğini düşünen çok zengin bir adam tanırdım. En kalın halatları, en büyük gemileri getirdi. Suyu zincirleyebileceğini sandı. Ama fırtına koptuğunda... Okyanus onun altınlarını umursamadı. Dalgalar, o çok güvendiği çelik kasaları yuttu ve onu kendi kibrinin dibinde boğdu. Çünkü bazı şeyler, dostlarım... Pazarlık masasına oturmaz. Bazı güçlere "teklif" sunamazsınız. Siz bu omuzlardaki kadim yükü, şirketinizin bilançosuna eklenecek bir "varlık" sanıyorsunuz. Kusursuz portföyünüzü tamamlayacak o son parça... Ah, ne kadar da dokunaklı. Siz, uyuyan bir ejderhanın dişini söküp, onu o gösterişli masanıza kağıt ağırlığı yapmak istiyorsunuz. Ama o dişin hala zehir saçtığını, o masayı, o odayı ve içinde nefes alan herkesi çürüteceğini hesap edemiyorsunuz! (Kahkahayı basıyor) Getirin... En şık takım elbiselerinizi, parlak zekalarınızı, mutlak gücünüzü getirin. Ama o masaya oturduğunuzda... Hesabın neyle ödeneceğini asla unutmayın. Bobby'nin benimle bir kemer maçına çıkmasını sağlayabilirim, evet... Ama karanlıkta görünmeni sağlayamam Bobby. (Arena yıkılıyor, herkes çılgına dönüyor) Sen ancak spot ışıkları açıkken görünürsün, görünebilirsin ve bunun benimle aynı ringi, aynı sahneyi paylaşıyor olmanla hiçbir alakası yok. (Kahkaha atarak konuşuyor) Şu anda da olduğu gibi— hu hu, orada mısın Bobby, seni göremiyoruz da? You see, huh?

z8BfFby.png


Bray'in bu ırkçı söylemleri bütün tepkileri toplamaya yetiyor!

052dASz.png


Devam etmekte olan görüntülerde ise Bray oturduğu yerden kalkıyor ve sol-arkasında bulunan Braun'a dönüyor. Yüzünde maskesi olan "The Black Sheep" hareketsiz bir şekilde önüne bakarken Bray'in gülerek ona iyice sokulduğunu fark edebiliyoruz. Braun'a "Endişelenme Kara Koyun'um, sen karanlıkta görünebilen Kara'lardansın." diyor. Bu sözleri sarf ederken de, onun etrafında dönmeye, onu süzmeye başlıyor... Arena içerisindeki seyirciler küfürler yağdırmaktan bir an bile olsun geri durmuyorlar bu anlar karşısında!

Bray, Braun'un elinde tuttuğu feneri ani bir şekilde kapıyor! Fenerin titrek ışığı önce Bray’in yüzünü aydınlatıyor; dudaklarının kenarında beliren o rahatsız edici gülümseme yalnızca bir anlığına seçilebiliyor. Fakat hemen ardından Bray, feneri kameranın lensinin neredeyse dibine kadar getiriyor! Objektif bir anda ışıkla dolup taşıyor, görüntü keskinliğini kaybediyor ve ekrana göz alan, dağınık ışık hüzmeleri yayılmaya başlıyor! Titantron'dan yayılan bu ışık hüzmeleri, arenanın her tarafını kontrolsüz bir şekilde aydınlatıyor lakin bunu yaparken herkesin gözünü de alıyor! Herkes gözünü bu şiddetten korumaya çalışıyor- buna ringin içerisindeki ikili de dahil oluyor! Bray bunu yapmaktan zevk alıyor çünkü karanlıkta görünmeyeceğini düşündüğü Bobby'i bu şekilde "görünür" kıldığını düşünüyor, ve de düşündürtmek istiyor!

HAHAHAHAHAHAHAH! I AM THE EATER OF THE WORLDS!

BOO! BOO!
BOO! BOO!
BOO! BOO!

Reji tarafından bu bağlantı, bu görüntüler zorla sonlandırılıyor- ekrandan alınıyor!

f98lw15.gif


DERP!

rrylVHU.png


Bütün bu olanların sonrasında arenanın bütün aydınlatıcı unsurları eski hâllerine dönüyorlar ve etrafı en başta olduğu gibi net-seçilir bir şekilde görebilmeye devam ediyoruz. Titantron'daki görüntüler çekiliyor ve tekrardan şovun logosu o noktaya getiriliyor. Konunun muhatapları olan Alexander ile Bobby'nin ringin içerisindeki mevcudiyetlerini koruduklarını görüyoruz. Alexander kafası karışık ve bir o kadar da gergin görünüyor. Bobby'e göz attığımızda ise nefret dolu, öfkesinden kudurduğunu görüyoruz. Seyirciler Bray'in görüntüsünün kaybolmuş olmasına rağmen onu yuhalamayı sürdürüyorlar. Buradaki tepkiler çığ gibi büyümeye devam ederken, Bobby'nin çılgına dönmüş ifadesi eşliğinde kameralar kapanıyor ve şovumuzun yerini reklamlara bıraktığını seçebiliyoruz, Prestige Grand Wrestling'in sunduğu PAYBACK #104 şovu kısa sürecek bir araya gidiyor!

4hioqql.gif



Broken-Matt-Hardy.jpeg


Matt Hardy, kollarını iki yana açarak stage’de beliriyor ve daha ilk saniyeden parmaklarını havaya kaldırıp DELETE! DELETE! DELETE! tauntlarını yapmaya başlıyor! Seyirciler de hiç beklemeden ona eşlik ediyor, arenanın dört bir yanından aynı tempo yükseliyor. Matt ise bu ilgiden beslenircesine gazlı bir şekilde sırıtıyor, başını hafifçe sallayarak ringe doğru yürümeye başlıyor. Rampayı hızlı adımlarla inerken bir yandan da DELETE! hareketlerini yapmayı sürdürüyor. Ringin yanına geldiğinde hiç oyalanmıyor; çelik merdivenlere yöneliyor ve hızlıca merdivenlerden çıkıyor. Apron’da kısa bir an durup seyirciye son kez bakıyor, ardından ringe giriyor. “Broken” Matt Hardy, ringin içerisinde yerini alıyor ve o rahatsız edici sırıtışıyla rakibini beklemeye başlıyor.


maxresdefault.jpg


Tommaso Ciampa, stage’de beliriyor. Sert bakışlarla arenayı süzdükten sonra yavaş adımlarla ringe doğru yürümeye başlıyor. Ringe yaklaşırken gözleri bir anda PGW World Television Championship kemerine kayıyor. Ciampa, kemerin önünde kısa bir süre duruyor ve ona dik dik bakıyor; sanki hedefinin ne olduğunu herkese göstermek ister gibi. Ardından çelik merdivenlere yöneliyor ve ağır adımlarla yukarı çıkıyor. Apron’a geldiğinde bu kez gözlerini Matt Hardy’ye dikiyor. Matt de ringin içinden onu süzüyor. İkili arasında sözsüz bir gerilim oluşuyor; birbirlerine kaş göz işaretleriyle meydan okuyorlar.

Ciampa ringe girer girmez Matt Hardy üzerine geliyor! TOMMASO CIAMPA GİRER GİRMEZ KARŞILIKLI YUMRUKLAŞMA BAŞLIYOR! CIAMPA’NIN MÜZİĞİ BİR ANDA KESİLİYOR! Hakem araya girmeye çalışırken iki isim de birbirine sert yumruklarla karşılık veriyor ve maç daha başlamadan ortalık karışıyor!

PGW World Television Championship Tournament First Round Match
"Broken" Matt Hardy vs. Tommaso Ciampa


broken-matt-hardy-may-1-a-1024x576.jpg


İkili deli gibi yumruklaşıyor. Matt Hardy, üstünlüğü eline alıyor ve kafasından tutarak Ciampa'nın kafasını köşeye vuruyor! DELETE! DELETE! DELETE! Chantleri eşliğinde Ciampa'nın kafasını köşeye çarptırıyor! Fakat Ciampa bir süre sonra bundan kurtuluyor ve üst üste dirsek darbeleri vuruyor. Ardından sağlam tokatlar ve yumruklarla Matt'i sersemletiyor! Sonrasında hızla iplerden sekiyor ve High Knee sallıyor fakat Matt bundan kaçıyor ve bir Clothesline'la Ciampa'yı yere yatırıyor. Sonrasında Ciampa kalkarken dümdüz yumruklarla hunharca dalıyor. Ardından seri Headbuttlarla devam ediyor! Ciampa, Matt'i aniden üstünden iterek bundan kurtuluyor ve sağlam yumruklarla Matt'i köşeye taşıyor! Matt'i köşede hunharca stompladıktan sonra geri geri çekiliyor ve köşeye doğru koşuyor. Fakat Matt aniden Ciampa'ya bir dirsek geçiriyor. Sonrasında kafasından tutuyor ve Ciampa'yı ring dışına fırlatıyor. Ardından gülerek seyirciyi süzüyor.

images


Aprona geçiyor ve Elbow Dropla Ciampa'nın üstüne atlıyor. Fakat Ciampa aniden bir Gut Kick'i oturtuyor ve Matt'i Shoulder Charge ile aprona çarptırıyor! Sonrasında Matt'in saçlarından tutuyor ve spiker masasına vurmaya başlıyor! Vururken DELETE! DELETE! DELETE! Diye bağırıyor ve Matt'i taklit ediyor. Matt'i iyice sersemlettikten sonra ringe girip tekrardan çıkıyor. Ardından Matt'e sağlam bir yumruk atıyor ve Matt'i spiker masasının üstüne çıkartıyor! Son bir kez daha ringe girip tekrar çıkıp Countı sıfırladıktan sonra kendisi de spiker masasının üstüne çıkarken Matt'ten aniden seri yumruklar! Ciampa'yı sersemletene kadar deli gibi yumrukluyor! Ardından Suplex'e alıyor! Fakat o da ne!? Ciampa bir anda sırtına alıyor ve AIR RAID CRASHLE MATT'İ KARŞI MASAYA ÇAKIYOR!! İKİSİ DE YERDE! ACIYLA KIVRANIYORLAR! HAKEM COUNTI SAYMAYA DEVAM EDİYOR! 6... 7... 8... Ciampa ayaklanıyor ve ringe giriyor. 9...

images


MATT HARDY KENDİSİNİ BİR ANDA RİNGE ATMAYI BAŞARIYOR! Ciampa, Matt'in çenesinden tutarak kaldırıyor ve bir Knee Strike'ı oturtuyor! Sonrasında Tuş deniyor! 1... 2... KICKOUT! Ciampa tekrar ensesinden kaldırıp tekrar Knee Strike'ı oturtuyor! Tekrar Tuşa gidiyor. 1... 2... KICKOUT! Ciampa çıldırıyor! Bir Knee Strike daha ve ardından bir tane daha! Sonrasında hızla Matt'i kaldırıyor ve Powerbomb pozisyonuna alıyor. Fakat hayır! Matt bir anda Ciampa'yı bacaklarından çekip Catapult'la köşeye vuruyor! Ciampa sersemleyerek köşeye çekilirken Matt koşarak bir Clothesline! Ardından bir Bulldog'la yatırıyor! Hızla Tuşa gidiyor. 1... 2... KICKOUT! Matt yavaşça kalkıyor. Ciampa'yı da kaldırıyor. Hızla Irish Whipe fırlatıyor. Ciampa gelişine bir Bicycle Knee Strike! Matt köşeye çekiliyor. Ciampa üstüne koşuyor. Matt'in karnına bir diz darbesini oturtuyor!! Sonrasında Matt'i kendisine çekiyor ve Powerbomb pozisyonuna alıyor! PROJECT CIAMPAA!! FAKAT YİNE YAPAMIYOR! MATT BUNDAN KURTULUYOR VE CIAMPA'YI APRONA FIRLATIYOR! ARDINDAN SAĞLAM BİR HEADBUTT'I OTURTUYOR! HIZLA APRONA GEÇİYOR VE SIDE EFFECTTTTTTT!!!! İKİSİ DE TEKRARDAN RİNG DIŞINDA! YERDE ACIYLA KIVRANIRLARKEN HAKEM SAYMAYA BAŞLIYOR! 1... 2... 3... 4... 5... 6... 7... MATT YAVAŞÇA KALKIYOR VE KENDİSİNİ RİNGE ATMAYI BAŞARIYOR. 8... CIAMPA'DA YAVAŞTAN KALKIYOR. 9...

images


CIAMPA'DA KENDİSİNİ RİNGE ATMAYI BAŞARDI! İkili güçlerinin büyük bir kısmını tükettiği için ayağa kalkmakta zorlanıyor! Karşılıklı iplere sürünerek yavaşça ayağa kalkıyorlar. Sonrasında hızla birbirlerine yaklaşıyorlar. Matt bir yumruk! Ciampa'dan da bir yumruk! Matt'ten bir yumruk daha! Ciampa'dan bir tekme ve Matt eğilince tam kafasına diz! Matt'den buna karşılık bir Spinning Back Fist! Ciampa geri geri çekiliyor ve Bicycle Knee Strike! Matt'te geri geri çekiliyor. Sağlam bir Headbutt! Ciampa tekrar geri geri çekiliyor ve High Knee'yi Matt'in suratına oturtuyor! Matt sersemliyor fakat kontrolsüz bir şekilde Ciampa'ya koşuyor. Double Clothesline! İkisi de yerde kalıyor! Hakem sayıyor! 1... 2... 3... 4... 5... 6... 7... İkili birbirlerine sürünüyor ve birbirlerini tutarak kalkıyorlar. Birbirlerini deli gibi yumruklamaya başlıyorlar! Karşılıklı seri yumruklar! Matt aniden Ciampa'yı üstünden itiyor ve ani bir Gut Kick! Sonrasında DDT pozisyonunda kendine çekip bir TWIST OF FATEEE!!! FAKAT HAYIR! CIAMPA BUNU TERSİNE ÇEVİRİYOR VE ANİ BİR GUT KICK'TEN SONRA PROJECT CIAMPAAAA!!! TUŞŞ!! 1... 2...

images


KICKOUT! CIAMPA İYİCE SİNİRLENİYOR! Matt'i saçından tutarak kaldırıyor ve FAIRYTALE ENDING'E HAZIRLANIYOR! FAKAT HAYIR! MATT BİR ANDA CIAMPA'YI SHOULDER CHARGE İLE KÖŞEYE ÇARPTIRIYOR! Ardından Shoulder Trustlar! Sonrasında seri yumruklarla devam ediyor. Fakat Ciampa aniden bunu tersine çevirip Matt'i tutup köşeye doğru çekiyor. Hızla Choplar vuruyor! Matt'in göğsüne göğsüne choplarla devam ediyor! Fakat Matt bir anda Ciampa'nın elinden tutuyor ve kafasını hayır olmaz dercesine oynatıyor. Sonrasında Ciampa'yı köşeye sıkıştırıyor ve tepesine çıkıyor! DELETE! Chantleri eşliğinde üst üste yumruklar! ANCAK O DA NE!? CIAMPA'DAN BİR ANDA BİR PROJECT CIAMPA DAHAAA!! SONRASINDA HIZLA MATT'İ KALDIRIYOR VE POWERBOMB ŞEKLİNDE KÖŞEYE ÇIKARTIYOR! BİR PROJECT CIAMPA DAHA! HEMDE TOP ROPE'TANNN!!

hq720.jpg


FAKAT MATT HARDY BİR ANDA BUNU TWIST OF FATE'E ÇEVİRİYORRR!!! İKİSİ DE ACIYLA YERDE YATIYORLAR! BİR SÜRE SONRA MATT, CIAMPA'NIN ÜSTÜNE SÜRÜNÜP KOLUNU CIAMPA'NIN ÜSTÜNE KOYMAYI BAŞARIYOR VE TUŞ! 1... 2...

3!!!

Kazanan ve PGW World Television Championship Turnuvasında Çeyrek Finale Yükselen: "Broken" Matt Hardy

9vNgcmk.png


"Broken" Matt Hardy, DELETE! DELETE! DELETE! tauntları eşliğinde galibiyetini kutlamaya başlıyor. Hakem de yanına gelerek "Broken" Matt'in elini havaya kaldırıyor ve zaferini resmileştiriyor. Matt ise bununla yetinmiyor; ringden aşağı iniyor, ağır adımlarla spiker masasına yöneliyor ve tek hamlede masanın üzerine çıkıyor. Kollarını iki yana açarak seyircilerin tepkisini üzerine çeken "Broken" Matt, bir kez daha DELETE tauntlarını yaparak zaferini spiker masasının üzerinde kutluyor. Kameralar, bu görüntüler eşliğinde yavaş yavaş kapanıyor.

4hioqql.gif

zwqUf4o.png


Kapanan kameralar tekrardan açılıyor ve kendimizi arenanın içerisindeki Catering bölümüne açılıyor. Arenanın içerisinde kafeterya olarak adlandırabileceğimiz alan, Val Venis'in ayrılığı için özel bir şekilde hazırlanmış ve neredeyse lüks bir restoran havasına getirilmiş. Val'un tanıdıkları ve sektörden tanıdığımız bazı isimlerin halihazırda masalarında oturduklarını, kendi aralarında iletişim kurduklarını, Val'un sırasıyla her masaya gitmek suretiyle onun bu davetine gelen özel misafirlerini karşıladığını görüyoruz. Bir taraftan da davet listesi uyarınca alana intikaller sürüyor, bazı isimlerin daha hâlâ bu bölgeye girmekte olduklarını gözlemleyebiliyoruz. İçeriden yansıyan çeşitli görüntülerin ardından kameralar yeniden Catering alanının girişine, davetlilerin sırayla içeri alındığı bölgeye dönüyor. Girişte oluşan sıranın neredeyse en önünde PGW Şampiyonu Kazuchika Okada ve onun yanında yer alan Gedo’yu görmek hiç de zor değil! Kazuchika, omzunda gururla taşıdığı PGW Championship kemeriyle birlikte sırada bekliyor- yüzündeki soğukkanlı ifade, bulunduğu ortamın havasından pek de etkilenmediğini gösteriyor. Saniyeler içerisinde sıra onlara geliyor. Görevli, davetli listesini kontrol etmek üzere başını kaldırıyor ve Kazuchika ile Gedo, isimlerini ibraz ediyorla— ancak tam o anda kameranın açısı değişiyor! Bir saniye…

Trick Williams! Trick, elinde tuttuğu içkiyle birlikte giriş alanına doğru ağır ama kendinden emin adımlarla yaklaşıyor. Onu fark eden Kazuchika’nın bakışları bir anda sertleşiyor. PGW Şampiyonu, refleks olarak öne atılacakmış gibi oluyor; aradaki gerilim daha ilk saniyeden havayı keskinleştiriyor. Fakat Gedo hemen araya giriyor ve Kazuchika’nın koluna hafifçe dokunarak onu sakinleştirmeye çalışıyor. Gedo’nun bu özel geceyi, Val Venis’in vedası için hazırlanmış bu etkinliği, gereksiz bir olayla gölgelemek istemediği çok açık. Kazuchika, Trick’ten gözünü bir an olsun ayırmıyor. Trick ise elindeki içkiden küçük bir yudum aldıktan sonra, yüzünde kendine has özgüvenli ifadesiyle Kazuchika’ya biraz daha yaklaşıyor. İki adam arasındaki mesafe giderek azalırken, ortamın neşeli havası yerini anlık bir sessizliğe ve herkesin fark ettiği o ağır gerilime bırakıyor.

NLlZxiC.png


Trick Williams: Rahatla Gedo... İtinin tasmasını bu kadar sıkı tutmana gerek yok. Ben Hollywood'un kırmızı halılarına, üstüme patlayan kamera flaşlarına alışkın bir adamım; bu ucuz Catering kuyruğunda bir meydan kavgası çıkarıp milyon dolarlık yüzümü tehlikeye atacak değilim. (Kazuchika'nın bakışları iyice sertleşiyor) Ve sen... (İronili bir tonla konuşuyor) Büyük Kazuchika Okada. Omuzunda o PGW Championship kemeri varken kendini buraların yıldızı sanıyorsun, değil mi? Bu şirketin en değerli altınlarından bir tanesini taşımana rağmen bu ortamda ne kadar da pısırık-sönük durduğunu görüyorsun, huh? Ama gerçek şu ki dostum... Sen sadece sıkıcı, altyazılı bir bağımsız filmin başrolüsün! (Pis pis sırıtıyor) Senin karşında ise gişe rekorları kıran bir Hollywood yıldızı, bu sektörün gördüğü en kusursuz, en karizmatik yetenek duruyor! Ben Los Angeles'taki malikanemde VIP partiler için hazırlanırken, senin gibi figüranlar böyle kapılarda sıra bekliyor. O kemer senin omuzlarında bir şampiyonluk sembolü falan değil... Benim bir sonraki blockbuster başyapıtımda belime takacağım, senin de geçici süreliğine sıcak tuttuğun emanet bir aksesuar. Her neyse... Sizi içeride bek—

Trick sözünü bitirmeden, Gedo'nun yanıt vermeye başladığını görüyoruz!

gStRp7K.png


Gedo: Metnini iyi ezberlemişsin, ama bitmesini bekleyemem. Senin gösterinde değiliz, ya da senin için burada değiliz. Hiçbir zaman ait olmadığın, Los Angeles'taki sahte dünyanda, dublörlerin arkasına saklanıp kendini yenilmez sanabilirsin. Elindeki içkinin etkisiyle çok iyi olmadığının farkındayım ama onun etkisiyle sana istediğin kadar saçmalama hakkını tanıyamayacağız. Şimdi o elindeki süslü bardağı al ve kendi seviyendeki figüranların yanına, arka masalara doğru ikile. Bizim senin ucuz Hollywood dramalarına ayıracak tek bir saniyemiz bile yok. Sen o kırmızı halı fantezilerini kendi hayal dünyanda yaşamaya devam edebilirsin ama bizim gerçekliğimizde, bizim önümüzde duramazsın. Derhal önümüzden çekil ve kalabalık yapma.

Gedo konunun kapandığına inanarak kafasını tekrardan görevliye çeviriyor, bu esnada Kazuchika'nın lafa girdiğini görüyoruz. Gedo da onun yanıt vermesine şaşırıyor, konuyu kapattıklarını zannediyordu! Kazuchika'dan dinliyoruz!

Mhe06Rw.png


Kazuchika Okada: Gedo-san sana fazla kibar davranıyor... Arka masalardaki figüranlar bile ringe çıktıklarında ne yapmaları gerektiğini bilirler. Ama sen... Sen sadece bu endüstrinin katlanmak zorunda kaldığı ucuz bir şakasın. (Trick kaşlarını çatarak onu izliyor) Hollywood yalanlarını, yapmacık gülüşünü ve o kibrini sadece ringdeki acizliğini gizlemek için bir zırh olarak kullanıyorsun. Bir young lion bile bu işe senden daha fazla ciddiyet ve saygı katıyor. Omuzumdaki bu PGW Championship, senin o plastik dünyanda parayla satın alamayacağın ya da senaryosunu yazamayacağın tek realite. Benim seviyeme çıkmayı hayal etmeyi bırak Trick. Sen benim gölgemde durmaya bile layık değilsin. Şimdi bir daha kemerime bakmaya cüret etmeden önce gözümün önünden çekil ve bana sayg—

Xz0EFQb.png


İnanılmaz bir olay! Kazuchika sözünü henüz tamamlayamadan Trick, elindeki bardağı ağır ağır kaldırıyor ve tek kelime etmeden içeceği PGW Şampiyonu’nun başından aşağıya boşaltıyor! Soğuk sıvı, Kazuchika’nın saçlarından yüzüne, oradan da omuzundaki PGW Championship kemerinin üzerine doğru süzülürken ortam bir anda buz kesiyor. Gedo’nun gözleri büyüyor, görevli ne yapacağını şaşırmış bir şekilde birkaç adım geriye çekiliyor. Kazuchika ilk anda hiçbir şey yapmıyor. Sadece başını hafifçe eğiyor, yüzünden akan damlaları eliyle siliyor ve avucuna bakıyor. O birkaç saniyelik sessizlik, Trick’in yüzündeki sırıtışı daha da belirgin hâle getiriyor. Fakat Kazuchika’nın bakışları tekrar yukarı kalktığında, o soğukkanlı ifadenin yerinde artık saf bir öfke var!

Yg3Ct2P.png
Tmh8tx1.png


VE KAZUCHIKA PATLIYOR! PGW Şampiyonu artık kendini tutmuyor ve Trick’in üzerine yıldırım gibi atılıyor! Trick daha geri çekilmeye bile fırsat bulamadan Kazuchika onu yakasından kavrıyor, bütün gücüyle geriye doğru sürüklüyor ve giriş bariyerlerine çarpıyor! Trick’in elindeki bardak yere düşüp parçalanırken Kazuchika arka arkaya yumrukları indirmeye başlıyor! Sağ! Bir sağ daha! Trick ellerini kaldırıp kendini korumaya çalışsa da Kazuchika ona nefes aldırmıyor! Kafasından aşağıya dökülen içkinin hesabını her darbede biraz daha sert soruyor! Kazuchika, Trick’i bariyerlerden ayırıp bu kez Catering girişindeki masaya doğru savuruyor! Trick masaya çarpıyor, davetli listesi, bardaklar ve süslemeler etrafa saçılıyor! Gedo hemen araya girmeye çalışıyor ama Kazuchika’nın gözü hiçbir şey görmüyor! Kazuchika bir kez daha Trick’in üzerine çullanıyor, onu ensesinden yakalayıp masanın üzerine doğru bastırıyor ve birkaç sert yumruk daha indiriyor! Trick sendeleyerek ayakta kalmaya çalışırken Kazuchika onu kolundan çekip kendisine doğru alıyor ve sert bir diz darbesiyle iki büklüm ediyor! Etraftaki davetliler panikle geri çekilirken güvenlik görevlileri nihayet araya giriyor! Birkaç görevli Kazuchika’yı zorla Trick’ten ayırmaya çalışıyor ama PGW Şampiyonu hâlâ onun üzerine yürümek istiyor! Trick birkaç adım geriye sendeleyerek toparlanmaya çalışırken Kazuchika, yüzünden süzülen içki damlalarıyla ona kilitlenmiş durumda. Catering alanının lüks ve sakin havası saniyeler içinde yerini kaosa bırakıyor!

AbqVWO7.png


Kazuchika güvenliğin arasından bir kez daha sıyrılmayı başarıyor ve Trick’in üzerine yürümeye devam ediyor! PGW Şampiyonu kolunu geriye çekiyor, bir yumruk daha savuracakken Trick son anda eğiliyor ve Kazuchika’nın darbesi boşa gidiyor! İşte o boşluğu yakalayan Trick, Kazuchika’nın gövdesine sert bir yumruk gömüyor! Kazuchika bir anlığına nefesini kaybederken Trick onu yakasından kavrıyor ve bütün ağırlığıyla Catering masasının kenarına doğru itiyor! Bu kez masaya çarpan Kazuchika oluyor! Trick hiç beklemeden üzerine çullanıyor ve arka arkaya yumrukları indirmeye başlıyor! Sağ! Sol! Bir sağ daha! Gedo panikle araya girmeye çalışıyor ama Trick onu omzuyla geriye savuruyor! Trick, Kazuchika’yı ensesinden yakalıyor ve yüzünü masanın üzerine doğru bastırıyor! PGW Championship kemeri Kazuchika’nın omzundan kayıp yere düşerken Trick, bunu görünce daha da hırslanıyor! Kazuchika toparlanmaya çalışıyor fakat Trick ona izin vermiyor; onu kolundan çekip bariyerlere doğru savuruyor! Kazuchika sert şekilde bariyerlere çarpıyor ve bu kez Trick hız alıp omzuyla doğrudan şampiyonun üzerine giriyor! Çarpmanın etkisiyle Kazuchika olduğu yerde iki büklüm olurken Trick onu saçlarından değil, çenesinden kavrayıp başını kaldırıyor ve gözlerinin içine baka baka birkaç kelime fısıldıyor. Ardından bir yumruk daha! Kazuchika geriye sendeleyince Trick onu bir kez daha masaya doğru itiyor ve Catering alanındaki karmaşa iyice büyüyor! Güvenlik görevlileri yeniden araya doluşuyor ama artık sadece Kazuchika’yı değil, Trick’i de durdurmak zorundalar! Trick hâlâ ileri atılmaya çalışıyor, Kazuchika ise yüzündeki içki ve aldığı darbelerin öfkesiyle ona kilitlenmiş durumda. Az önce kontrol tamamen Kazuchika’dayken, Trick bu kavgaya kendi imzasını atmayı başarmış durumda!

TAM O SIRADA KADRAJIN DIŞINDAN ORAYA DALAN BİRİSİ VAR! Kalabalığın arasından hızla fırlayan bu kişi, güvenlik görevlilerinin arasındaki boşluğu yakalıyor ve bütün hızıyla Trick’in üzerine çullanıyor! Trick daha Kazuchika’ya doğru bir hamle yapacakken arkadan gelen darbeyle öne doğru savruluyor! Etraftaki davetliler bir anda geri çekilirken, bu gizemli isim Trick’i yakasından kavrıyor ve arka arkaya yumrukları indirmeye başlıyor! Trick ellerini kaldırıp kendini korumaya çalışıyor ama saldırının ani gelişiyle tamamen hazırlıksız yakalanmış durumda! Bir sağ! Bir sağ daha! Ardından Trick kolundan çekiliyor ve Catering masasının kenarına doğru sertçe savruluyor! Trick masaya çarpıp sendeleyince kameralar sonunda saldıran kişinin yüzünü net şekilde yakalıyor—

dOaFY3f.png


JTG!

Catering alanından büyük bir uğultu yükseliyor! JTG hiç durmuyor- Trick’in üzerine bir kez daha yürüyor ve onu göğsünden iterek servis arabasına doğru geriletiyor! Trick bu kez kendini toplamaya çalışıyor, yüzündeki şaşkınlık yerini öfkeye bırakıyor ama JTG ona nefes aldırmıyor! Bir yumruk daha! Trick bariyerlere yaslanırken JTG bağırarak üzerine gidiyor, onu orada tutup birkaç sert darbe daha indiriyor! Bu esnada Kazuchika, Gedo’nun yanında birkaç adım geride kalıyor. PGW Şampiyonu hâlâ öfkeli, hâlâ Trick’e kilitlenmiş durumda ama yaşanan bu ani saldırı yüzünden birkaç saniyeliğine olduğu yerde durup olup biteni izlemek zorunda kalıyor!

fqGNtbq.png


Güvenlik görevlileri JTG ile Trick’in arasına girmeye çalışıyor fakat ikili çoktan birbirine girmiş durumda! Trick sonunda JTG’yi göğsünden sertçe iterek kendisine alan açıyor ve bir yumruk savuruyor! JTG darbenin bir kısmını alsa da hemen karşılık veriyor! İki adam Catering girişinin ortasında kontrolsüzce yumruklaşmaya başlıyor! Sağlar, sollar, itişmeler derken kalabalık iyice dağılırken davetliler masalardan uzaklaşıyor! Trick, JTG’yi omzundan yakalayıp bariyerlere doğru itiyor ama JTG dengesini kaybetmeden geri dönüyor ve Trick’i bir kez daha masaya doğru sürüklüyor! Masanın üzerindeki kalan süslemeler de yere saçılırken güvenlik artık tamamen bu ikiliyi ayırmaya odaklanıyor!

BEnMmnB.png
ZMnp7FG.png
1y8ubbO.png


Tam bu karmaşanın ortasında Kazuchika yavaşça başını kaldırıyor. Gedo onu durdurmaya çalışıyor ama PGW Şampiyonu artık beklemiyor! KAZUCHIKA TEKRAR HAREKETE GEÇİYOR! Kazuchika hızla araya dalıyor ve önce Trick’i yakasından kavrayıp sertçe geriye savuruyor! Trick masaya çarpıp sendeleyince JTG, Kazuchika’nın üzerine yürümeye çalışıyor ama Kazuchika onu da sert bir yumrukla durduruyor! JTG birkaç adım geriye savrulurken Trick yeniden saldırıya geçiyor... Fakat Kazuchika onun kolunu yakalıyor, kendisine doğru çekiyor! RAINMAKER! Trick yere yığılıyor! JTG aradan dalmak istiyor ama Kazuchika bu kez onu da yakalıyor- BİR RAINMAKER DAHA! JTG de yere seriliyor! Catering alanı birkaç saniyeliğine tamamen buz kesiyor! Kazuchika yerde yatan ikiliye öfkeyle bakarken Gedo hemen PGW Championship kemerini alıp ona uzatıyor. Tam Kazuchika yeniden üzerlerine yürümek isterken güvenlik görevlileri kalabalık şekilde araya giriyor ve herkesi zorla birbirinden ayırıyor!

elKnOSl.png


Trick ile JTG yerde kendilerine gelmeye çalışırken, kameralar apar topar alandan uzaklaştırılan Kazuchika ve Gedo’yu görüntülüyor. Kazuchika hâlâ arkasına dönüp bakıyor, Gedo ise onu sakinleştirmeye çalışarak güvenlik görevlileriyle birlikte koridora doğru ilerliyor. Catering alanında devrilmiş masalar, kırılmış bardaklar ve şaşkın davetliler kalırken, bu kaosun ardından Prestige Grand Wrestling’in haftalık olarak sunduğu PAYBACK serisinin 104 numaralı şovunun sonuna geliniyor. Ekran yavaşça kararırken kameralar kapanıyor ve bu çalkantılı gece, yerini reklamlara bırakıyor!

𝐏𝐆𝐖 𝐏𝐀𝐘𝐁𝐀𝐂𝐊 #𝟏𝟎𝟒
Prestige Grand Wrestling, LLC ™ 2026

All Rights Reserved ©
 
Anasayfa Üst Alt
Tema Rengi